ANA SAYFA         Hakkımızda        HAVA DURUMU        RADYO-TV        İLETİŞM

Kategoriler
İstanbul Hal Fiyatları


TUZLA KÖYÜ


TUZLA TARİHİ


HARİTA-COGRAFİ YAPI-İKLİM-NUFUS-TANITIM

Ulaşım haritası


Bölgenin uzaydan görünümü


TUZDAĞI


DOGAL ZENGİNLİKLER


TARİHİ ZENGİNLİKLER


TUZLA RESİMLERİ


YEREL ADETLER-YEMEK-MÜZİK

Köy Hayırları


Deve güreşi


Tuzla Deve Güresi


KOMŞU KÖYLER


EKONOMİ-İŞ HAYATI


EĞİTİM

Tuzla İlköğretim Okulu


Küçüklere tavsiye siteler


ZİRAAT-HAYVANCILIK

Faydalı ziraat linkleri


Ziraat Makaleleri


Ziraat Hatıraları


LİNKLER


PRATİK BİLGİLER


TUZLA OVASI


ÇANAKKALE SAVAŞLARI HATIRASI


TUZLADAN HATIRALAR


ESKİ ÇANAKKALE HATIRALARI


SAMSUN AYVACIK


Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buldunuz ?


     Anket Sonuçları

Sayaç
Şu An 392
Tekil
Bugün 64
Toplam 64
Sayfa Görüntülenme
Bugün 152
Toplam 906572

Temsa İlk İhracını İsveç’e Yaptı

TEMSA Yönetim Kurulu Başkanı Alemdar, “Türk mühendisliğinin bir ürünü olan Temsa markalı elektrikli araçları İsveç’te yollarda görmek bizler için büyük gurur ve mutluluk kaynağı. Bu ihracat sadece Temsa için değil aynı zamanda ülkemiz ekonomisi ve Türk sanayisi için de çok önemli bir adım, bir dönüm noktası.” ifadelerini kullandı.

Temsa, elektrikli şehir içi otobüsü MD9 electriCITY’nin ilk ihracatını İsveç’e gerçekleştirdi.

Temsa’dan yapılan açıklamaya göre, şirket mühendisleri tarafından geliştirilen ve şirketin Adana’daki tesislerinde üretilen 6 adet MD9 electriCITY elektrikli otobüs, İsveç’e doğru yola çıktı.

Söz konusu araçların, önümüzdeki günlerde Göteborg yakınlarındaki Öckerö bölgesine ulaşması ve kısa süre içinde trafiğe çıkması bekleniyor.

Toplam 1000 araçlık filosuyla bölgenin en seçkin yerel operatörlerinden olan Connect Bus’a satışı gerçekleştirilen bu araçlar, Öckerö Belediyesi’nin toplu taşıma faaliyetlerinde kullanılacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Holding Sanayi Grup Başkanı ve TEMSA Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Alemdar, geçen günlerde tamamlanan hisse devriyle şirkette yeni bir sürecin başladığını belirterek şunları kaydetti:

“Sabancı Holding ve PPF Group ortaklığında, Temsa’nın özellikle küresel pazarlarda çok daha güçlü bir yapıya kavuşacağı bir döneme giriyoruz. Bu ihracat hamlesini de 50 yılı aşkın süredir Türk sanayisine hizmet veren Temsa’nın yazacağı yeni başarı hikayesinin ilk adımı olarak görüyoruz. Türk mühendisliğinin bir ürünü olan Temsa markalı elektrikli araçları İsveç’te yollarda görmek bizler için büyük gurur ve mutluluk kaynağı.

Bu ihracat sadece Temsa için değil aynı zamanda ülkemiz ekonomisi ve Türk sanayisi için de çok önemli bir adım, bir dönüm noktası. Hepimizin bildiği gibi İsveç, dünyada karbon emisyonunun azaltılması konusunda en aktif çalışan, elektrikli araçlar konusunda da en fazla bilgi birikimine sahip ülkelerden bir tanesi. TEMSA’nın ilk elektrikli araç ihracatını İsveç’e yapması bizim için çok anlamlı.”

“Dünyada toplu taşımanın geleceği elektrikli araçlar odağında şekilleniyor”

Temsa CEO’su Tolga Kaan Doğancıoğlu, seri üretime hazır hale getirdikleri MD9 electriCITY, Avenue Electron ve Avenue EV model elektrikli araçlarla, bu alanda müşterilerine birden fazla model alternatifi sunabilen dünyadaki ender üreticilerden biri olduklarını aktardı.

Doğancıoğlu, “Dünyada toplu taşımanın geleceği elektrikli araçlar odağında şekilleniyor. Biz de bu gelecekte oyun kurucu şirketler arasında yer almak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şimdi yeni organizasyon yapımızın da verdiği güç ve heyecanla, özellikle yurt dışı pazarlarda çok daha büyük başarılara imza atacağımız bir döneme giriyoruz. İsveç’e gerçekleştirdiğimiz 6 adetlik MD9 electriCITY ihracatımızla da bu dönemin ilk adımını atmış olduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Connect Bus Yönetim Kurulu üyeleri ve yetkililerinin geçen dönemlerde Adana’ya geldiklerini ve araçlarla ilgili yerinde detaylı bilgiler aldıklarını bildiren Doğancıoğlu, önümüzdeki günlerde ihracat adetlerini çok daha üst seviyelere çıkaracaklarını kaydetti.

Doğancıoğlu, “Bununla birlikte bölgedeki diğer operatörlerin de elektrikli araçlarımıza yönelik talebi var. Onlarla da görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Araçlarımızın bölgede trafiğe çıkmalarıyla birlikte kendileri de bu araçları daha yakından tanıma fırsatı bulacaktır.” ifadelerini kullandı.          solarbabatr







Vali Aktaş JES’i yerinde inceledi


Vali İlhami Aktaş, Ayvacık ilçesi Tuzla mevkiindeki Jeotermal Enerji Santrallerini yerinde inceledi.

Valiliğin haberine göre; Bir dizi incelemelerde bulunmak üzere Çanakkale ili Ayvacık ilçesine giden Vali İlhami Aktaş, ilk olarak Gülpınar Jandarma Karakol Komutanlığını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik’in de bulunduğu ziyarette Vali İlhami Aktaş, Astsubay Üstçavuş Özkan Yaşar ile bir süre görüşerek yapılan çalışmalarla ilgili bilgi aldı.Yapılan bilgilendirmenin ardından Gülpınar Jandarma Karakol Komutanlığının hizmet birimlerini inceleyen Vali İlhami Aktaş, görevli jandarma personellerine çalışmalarında başarılar diledi.

Gülpınar Jandarma Karakol Komutanlığı ziyaretlerinin ardından Vali İlhami Aktaş, Ayvacık ilçesi Tuzla mevkiindeki Jeotermal Enerji Santrallerini yerinde inceledi.İlk olarak İDA Jeotermal Santralinde incelemelerde bulunan Vali İlhami Aktaş, Yerka Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürü Volkan Öztürk’ten Jeotermal Enerji Santrali hakkında bilgi aldı.

Ardından Transmark Jeotermal Enerji Santraline geçerek burada incelemelerde bulunan Vali İlhami Aktaş, Transmark Türkiye Gülpınar Enerji Üretim San. Tic. A.Ş. Genel Müdürü Elvan Güven’den santral hakkında bilgi aldı.Transmark JES alanının incelenmesinin ardından Vali İlhami Aktaş, MTN Enerji Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş. tarafından işletilen Jeotermal Enerji Santraline geçerek MTN Enerji İşletme Müdürü Çağatay Mitil’den çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Son olarak Vali İlhami Aktaş, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından projelendirilen seracılık faaliyetleri kapsamında Ayvacık ilçesi Tuzla bölgesinde hayata geçecek olan jeotermal sera alanında incelemelerde bulundu.Vali İlhami Aktaş, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün projelendirdiği jeotermal sera alanı için yapılacak olan çalışmalar ve faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Ayvacık ilçesi Tuzla bölgesinde gerekli altyapı oluşturulduğunda hayata geçecek ve Çanakkale’yi kısa sürede sera üssüne dönüştürecek olan jeotermal sera alanı, Çanakkale’nin tarım alanında ihracatına ivme kazandırıp uygun fiyatlı tarım ürünlerini de vatandaşlara ulaştıracak.Vali İlhami Aktaş’ın Jeotermal Enerji Santral incelemelerine Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik, Tarım ve Orman İl Müdürü Erdem Karadağ ve İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Celil Sezgin eşlik etti.          canakkalegundem






1915 Çanakkale Köprüsü'nde ilk tabliye ulaştırıldı!

Çanakkale Boğazı'nın Avrupa ve Asya yakalarını birleştirecek "1915 Çanakkale Köprüsü"nün ilk tabliyesi yüklendiği özel gemi ile Karakova bölgesine ulaştırıldı.

Hizmete girdiğinde "dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü" unvanını alacak, renkleri, figürleri ve diğer özellikleriyle özgün mimariye sahip 1915 Çanakkale Köprüsü'nün inşası sürüyor.
"Simgelerin Köprüsü" olarak adlandırılan 1915 Çanakkale Köprüsü için imalatçı Çimtaş firmasının Gölcük ve Gemlik'teki fabrikalarında üretilen ilk tabliye özel gemiye yüklendi. Firmaya ait "GMK-1" isimli gemi 18 saat süren yolculukla tabliyeyi bölgeye ulaştırdı.

Mega blok olma özelliğine sahip, 48 metre uzunluğunda, 45 metre genişliğinde ve 700 ton ağırlığındaki tabliyenin gerekli hazırlıkların ardından montajına başlanacağı öğrenildi.
Orta açıklığı 2023 metre, 770'er metre yan açıklıklar, 365 ve 680 metrelik yaklaşım viyadükleriyle Çanakkale Boğazı'nın ilk asma köprüsünün toplam uzunluğu 4 bin 608 metreyi bulacak.
Üretimi tamamlanan tabliyelerin sevkiyatının süreceği, üretim safhalarının büyük bir titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.
Her iki yakayı birbirine ilk kez bağlayan halatlar üzerinden devam eden çalışmalarda, köprü inşaatı için en önemli noktalardan olan kedi yolu yapım çalışmaları da devam ediyor.

 
iki ayak aralığı Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100'üncü yılıyla anlamlandırılarak 2023 metre olarak planlandı.

Köprünün kule bağlantıları ve unsurları, Türk bayrağına atfen kırmızı ve beyaz renklerde olacak. Her iki yakada 333'er metre yüksekliğindeki kulelerin üst kısmı da Seyit Onbaşı'nın Çanakkale Savaşları'nda namluya sürdüğü top mermisini temsil edecek şekilde yapılacak.

"2x3" şeritle hizmet verecek köprünün tabliyesi 45,06 metre genişlikte ve 3,5 metre yükseklikte olacak. Tabliyenin her iki tarafında inşa edilecek yürüme yolları, bakım onarım amacıyla kullanılacak.
Çanakkale Boğazı'nın Avrupa ve Asya yakalarını birleştirecek "1915 Çanakkale Köprüsü"nde işçilerin üzerinde çalışacağı platform olan "kedi yolu" yapımına başlandı.           haber7





 

1915 Çanakkale Köprüsü'nde 'Kedi Yolu' yapımına başlandı

1915 Çanakkale Köprüsü'nde 'Kedi Yolu' yapımına başlandı, System.String[]

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın, 18 Mart 2017 tarihinde temelini attığı ve 'asırların hayali' dediği 1915 Çanakkale Köprüsü çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi.

1915 Çanakkale Köprüsü'nün temeli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart 2017 tarihinde atılmıştı. Geçen aylarda ise 318 metrelik kuleler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın video konferans ile katıldığı törenle tamamlanmıştı. Ardından da Kedi Yolu yapımı için kılavuz halatlar çekilerek, Avrupa ve Asya kıtaları ilk kez bir çelik halatla da olsa birbirine bağlanmıştı.
Boğazı'nın 'gerdanlığı' olacak 1915 Çanakkale Köprüsü'nde çalışmalar, koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında gerekli izolasyon sağlanarak, ara vermeden devam ediyor. 1915 Çanakkale Köprüsü'nde, ana halatların çekilmesi sırasında çalışma platformu olarak kullanılacak 'Kedi Yolu' yapımına da başlandı. İlk olarak Kedi Yolu'nun halatları çekildi. Ardından da üzerinde çalışılacak platform örülmeye başlandı. Yaklaşık 400 metrelik bölümü tamamlanan Kedi Yolu Platformu Asya yakasından Avrupa yakasına kadar uzanacak. Köprünün ana halatları Kedi Yolu üzerinde yapılacak çalışmalarla çekilecek. Askı halatlarının montajı da tamamlandıktan sonra tabliyelerin montajına başlanacak. DÜNYANIN EN YÜKSEK KULESİNE SAHİP OLACAK1915 Çanakkale Köprüsü, toplam 101 kilometrelik, Malkara- Çanakkale otoyol hattının gözbebeği ve kilit noktasında yer alıyor. Köprü projesi, Türkiye'nin ulaşım altyapısında geleceğe atılmış en önemli adımlardan birisi olarak gösteriliyor.
Cumhuriyet'in yüzüncü yılı olan 2023'e atıfta bulunan 1915 Çanakkale Köprüsü, yapımı tamamlandığında, 2023 metre orta açıklığı ile sınıfında dünya lideri olacak. Ayrıca, Dünyanın en yüksek kulesine de sahip olacak Çanakkale Köprüsünün, 318 metrelik yüksekliği, 3'üncü ayın 18'ine gönderme yaparak, 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi'ni temsil ediyor.TASARIMDA İNCE DETAYLAR1915 Çanakkale Köprüsü, tasarımındaki inceliklerle de dünyada ilk olmaya aday. Cumhuriyetin 100'üncü kuruluş yıl dönümünü temsil eden 2023 metrelik orta açıklığıyla tamamlandığında 'dünyanın en büyük orta açıklığına sahip asma köprüsü' unvanına sahip olacak 1915 Çanakkale Köprüsü'nün kule bağlantıları ve bağlantı unsurları, Türk bayrağının renkleri olan kırmızı-beyaza boyanacak. 318 metrelik yüksekliğiyle 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'ni simgeleyecek kulelerin üst kısmı da Seyit Onbaşı'nın Çanakkale Savaşları'nda namluya sürdüğü top mermisini temsil edecek şekilde olacak. Köprünün 770'er metre yan açıklıklar ile toplam 3 bin 563 metre uzunluğunda olması planlanırken, 365 ve 680 metrelik yaklaşım viyadükleri ile toplam geçiş uzunluğu ise 4 bin 608 metre olacak. 2x3 trafik şeritli olacak köprünün, yaklaşık 45,06 metre genişlikte olması öngörülüyor. Köprü tabliyesinin iki tarafında bakım onarım amacıyla kullanılacak yürüme yolları olacak.18 MART 2022'DE HİZMETE AÇILACAK

Proje kapsamında 1 asma köprü, 2 yaklaşım viyadüğü, 4 betonarme viyadük, 6 alt geçit köprüsü, 38 üst geçit köprüsü, 5 köprü, 43 alt geçit, 115 çeşitli boyutlarda menfez, 12 kavşak (devlet yolu üzerindeki kavşaklar dahil), 4 otoyol hizmet tesisi, 2 bakım işletme merkezi, 6 ücret toplama istasyonu inşa edilecek. 1915 Çanakkale Köprüsü, 18 Mart 2022'de tamamlanarak, hizmete açılacak. Çanakkale Boğazı, köprü sayesinde 6 dakikada geçilebilecek.          sondakika







AYVACIK ADLİYESİNİ DE KORONA VURDU!

Ayvacık Adliyesi’nde duruşmalar ertelendi.

Ayvacık Adliyesi’nde çalışan personellerde koronavirüs testleri pozitif çıktığından dolayı, duruşmalar ertelendi.
Edinilen bilgiye göre adliye personellerinde koronavirüs testleri pozitif çıkması dolayısıyla, duruşmaların ve keşiflerin 27 Kasım’a ertelenmesine karar verildi.          gazetecan






Kestanelik köyü karantinaya alındı

Bir köy karantinaya alındı

 Ayvacık ilçesine bağlı Kestanelik köyü, koronavirüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında 14 gün süreyle karantinaya alındı.

İlçeye 24 kilometre uzaklıktaki Kestanelik köyü, Ayvacık İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla karantinaya alındı.

Jandarma ekipleri, köy giriş ve çıkışlarını kapattı. Yetkililer, köyde çok sayıda kişinin testinin pozitif olduğunu belirtti. 14 günlük karantina süresi boyunca, alınan tedbirlere uymayanlar hakkında idari işlem yapılacak.          olay





4-11-2020 Ayvacık Çanakkale Elektrik Kesintisi Var

Tahmini Kesinti Süresi : 3 saat
Kesinti Başlama Zamanı : 4.11.2020 Çarşanba Saat :04:00
Kesinti Bitiş Zamanı : 04 Kasım Çarşamba Saati :07:00
Meydana Gelen Arızanın Açıklaması : KULFAL, TAMIŞ, TAŞAĞIL, KIZILKEÇİLİ, ŞAPKÖY, TUZLA, DOĞANCI, KARABURUN, AŞAĞI OBA, YUKARIKÖY, ÇAMKÖY, ELMALI, TABAKLAR mahallelerinde Şebeke Çalışması, sebebiyle elektrik temin edilemeyecektir.
İlçe Belediyesi : Ayvacık






Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nden erken hasat uyarısı
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nden erken hasat uyarısı
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi İcra Direktörü Dr. Mustafa Tan, Türkiye’nin önde gelen zeytin üretim merkezlerinden Edremit Körfezi’nde üreticilere, çok erken yapılan hasadın ekonomik kayba yol açacağı uyarısında bulundu.

Erken hasadın bugünlerde yapılmaması gerektiğini söyleyen Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) İcra Direktörü Dr. Mustafa Tan, sezon içinde sıkılan zeytinlerden elde edilen yağın kaliteli olması için yağ oranının önemine dikkati çekti.

Tan, şunları kaydetti: “Kaliteli zeytinyağının içindeki besin ögeleri, özellikle fenol bileşikleri, antioksidanlar ve vitaminlerin oldukça yoğun olduğu zeytinler, erken dönemde toplanan yeşil zeytinlerden veya pembeye dönen zeytinlerden elde ediliyor ancak son zamanlarda adeta rüzgara karşı üreticiler arasında yarış başladı. Bu hem ülke ve bölge ekonomisi hem zeytin bilançoları hem de zeytinyağı bilançoları için son derece sağlıksız bir tutum. Çünkü zeytinin yağ miktarı belirli bir tarihten sonra istenen seviyeye ulaşıyor. Bunun da yüzde 17-20 olması lazım.”

Ay sonuna doğru başlaması gereken erken hasadın daha önce yapılması halinde yağ oranının yüzde 12-14, hatta bugünlerde yüzde 9’a kadar düştüğünü dile getiren Tan, zeytincilikte dünya literatüründe ve bilimsel yayınlarda en uygun erken hasadın, zeytinin yeşilden alaca renge yani pembe ile siyah arasına döndüğünde başlaması tespitinde bulunulduğunu aktardı.

Sadece yağ çıkarmak için bu kadar erken hasat etmenin yanlış olduğunu belirten Tan, “Körfez bölgesinde özellikle bazı küçük üreticiler, az olan ürünlerini kaybetme korkusuyla mümkün olduğu kadar kısa sürede erken hasat yapmayı tercih ediyor. Aksi takdirde günümüzde motorize olmuş birtakım gruplar çete gibi zeytinliklerden süratle zeytin çalıp belirli merkezlerde topluyorlar ve maalesef bazı yağhaneler bu zeytinleri alıyorlar. Bunun önüne geçilmesi, özellikle hem emniyet birimlerinden hem de idari amirlerden beklentimiz. Erken hasada evet ama çok erken hasada hayır.” diye konuştu.

“Bölge az yağış aldığı için zeytinler yeterince irilikte değil”

Edremit Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yılmaz Diker de kendisinin de zeytin üreticisi olduğunu ifade ederek, son yıllarda “erken hasat” olarak adlandırılan bir yağ çeşidinin literatüre girdiğini aktardı. İçeriğindeki polifenollerin yüksekliğinden dolayı erken hasat zeytinin bölgesel olarak kullanıldığını bildiren Diker, “Ancak bu sene Edremit Körfezi’ne yaklaşık 5 aydır az yağış düşmesinden dolayı zeytinimiz maalesef yeterli irilikte değil. Bu nedenle zeytin buruşuk bir vaziyette. Geçen hafta bölgede güzel bir yağış oldu ancak bu yağış sulanmayan araziler için yeterli gelmedi. Onun için hasatta çok erken davranmakta fayda görmüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Diker, erken hasatta acele edilmesi ve yağ randımanının düşüklüğünün, rekolte azlığına da yol açacağını vurguladı. Üreticilere uygun zamanı beklemelerini öneren Diker, şunları kaydetti: “Bir yerden kazanalım derken diğer taraftan randımandan kaybedeceğiz. O yüzden zeytinin biraz daha güzel ve ekimin bu sıcak günlerinde biraz daha yağlandıktan sonra hasadına geçersek hem erken hasadın gerekliliğini tam zamanında yerine getirmiş olacağız hem de yağ randımanı birkaç puan daha yükselecek. Önümüzdeki günlerde yağış alırsak bu zeytin daha da gelişecek, daha güzelleşecek, içine daha çok yağ çekecektir. Dolayısıyla olumlu yönden düşündüğümüz zaman 10-15 gün içinde, ekim ayının sonlarına doğru erken hasat için çok daha güzel günler olacağına inanıyorum.”          gidatarim






UNUTULAN DEĞER; TUZLA KAPLICASI!

UNUTULAN DEĞER; TUZLA KAPLICASI!
Ayvacık ilçesinin sıcak su kaynakları ile ünlü köyü olan Tuzla köyünde yer alan tarihi Tuzla Kaplıcası unutulmaya yüz tuttu. Kaplıca, onarım bekliyor.

6 Şubat 2017 tarihinde yaşanan Yukarıköy depreminde hasar alarak, kullanıma kapatılan tarihi Tuzla Kaplıcası 3,5 yıldır atıl bir durumda bekliyor. Kaplıcanın içerisinde içki şişeleri ve çöplerle dolarken, hemen yan tarafında bir ilkokulun bulunması da tepkileri beraberinde getiriyor. Kaplıcanın bazı odalarına da köylüler tarafından saman koyulduğu görülürken, kaplıcanın yeniden ne zaman faaliyete geçeceği ise bilinmiyor.
Ayvacık bölgemizdeki Çetmi köyünde kaplıcanın kapanmasının ardından tek kaplıca olan Tuzla Kaplıcası da depremden sonra kullanılmaz hale gelerek, o da kapandı. Ayvacık’ın uzun zamandır bir kaplıcası bulunmuyor. İlçedeki vatandaşlar da bu kadar sıcak su kaynaklarının bulunduğu bir bölgede bir kaplıcanın veya bir termal turizm alanının bulunmamasının şaşırtıcı olduğunu ifade ediyorlar.
“KAPLICANIN YA YIKILMASI YA DA ONARILMASI GEREKİYOR”
Atıl bir durumda bulunan kaplıcanın yeniden ne zaman onarılacağı ise bilinmezken, kaplıcanın üst çatı kısmında depremde meydana gelen açıklık bulunuyor. Büyük tehlike arzeden kaplıcanın akibeti merak konusu olurken, vatandaşlar da bu duruma tepki gösteriyor. Çanakkale’de yaşayan ve kaplıcaya zaman zaman gittiğini söyleyen Ahmet Işık isimli vatandaş, “Ben bu kaplıcaya önceleri ara ara gidiyordum. Demir yüksekliği falan olan şifalı bir kaplıcaydı. Şimdi son durumunu gördüm çok üzüldüm. Bazı yerlerinde çatlaklar oluşmuş. Kapıları da açık. Yakınında da bir ilkokul var. Allah korusun, bina çürük. Bu binanın ya onarılması ya da yıkılması lazım” dedi.
Romatizma, nevrit, geç tutan kırıklar ve kadın hastalıkları problemleri olanlar için de şifa bulunduğu söylenen Tuzla Kaplıcası, artık tehlike saçıyor.          gazeteayvacik






Nadir görülen kara leylekler Tuzla Çayı’nda fotoğraflandı

Nadir görülen kara leylekler Tuzla Çayı’nda fotoğraflandı
Nesli koruma altında olan ve yerleşim merkezlerinden uzakta nadir görülen kara leylekler, Ayvacık ilçesindeki Tuzla Çayı’nda fotoğraflandı.

Türkiye'nin önemli sulak alanlarından Tuzla köyü içerisindeki çayda, nesli koruma altında olan kara leylekler görüntülendi. Kara leylekler, ise sürü halinde çay içerisindeki balıklardan beslendikleri gözlemlendi. Nadir görülen kara leylekleri gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Mehmet Yavaş tarafından fotoğraflandırıldı.
-Kara Leylek-
Bilimsel adı "Ciconia nigra" olan kara leylek, leyleğin yakın akrabası olarak biliniyor. Gagası ince, uzun ve kırmızı renkli, bacakları kırmızı olan bu kuş türü başı, boynu, göğsü ve üst tarafının parlak siyah, karnının ise beyaz olmasıyla dikkat çekiyor.
Diğer leyleklerin aksine yerleşim yerlerinden uzak duran kara leylek, ormanlık, sulak, yarı bataklık alanlar ve tatlı su kaynaklarının yakınlarında yaşıyor. Kara leylek, gizlenme olanağı yüksek, insanlardan izole yerleri tercih ettiği için diğer leylek türünden tamamen ayrılıyor. Etobur olan kara leylekler, balık, amfibi, böcek ve sürüngenlerle besleniyor.          gazeteayvacik






Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı SİDA tanıtıldı
sida_1.jpg
ULAQ serisinin ilk ürünü olan SİDA'nın prototip üretimi aralık ayında tamamlanacak.

Ares Tersanesi ve Meteksan Savunma, Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracını (SİDA) geliştirdi. İki şirketin birkaç yıldır devam eden araştırma geliştirme faaliyetleri sonunda ortaya çıkan ULAQ serisinin ilk ürünü olan SİDA'nın prototip üretimi aralık ayında tamamlanacak.

SİDA, 400 kilometre seyir menziline, saatte 65 kilometre sürate, gündüz/gece görüş kabiliyetine, milli kriptolu haberleşme altyapısına sahip olacak.

Araç, farklı operasyonel harekat ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde füze sistemlerinin yanı sıra elektronik harp, karıştırma gibi farklı tiplerde faydalı yükler ve farklı haberleşme ve istihbarat sistemleriyle donatılabilecek. Bununla birlikte, kendisiyle eş veya farklı yapıya sahip diğer SİDA'larla operasyon yapabilecek araç, insansız ve insanlı hava araçlarıyla müşterek harekat gerçekleştirebilecek.

SİDA, sadece uzaktan kontrol edilen bir insansız deniz aracı olmanın haricinde, yapay zeka ve otonom davranış özellikleriyle üstün ve çağın ilerisinde yeteneklerle donatılacak.

"MAVİ VATAN"DA STRATEJİK ÜSTÜNLÜK

Ares Tersanesi Genel Müdürü Utku Alanç, SİDA'nın tanıtımı dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında, keşif, gözetleme ve istihbarat, su üstü harbi, asimetrik harp, silahlı eskort ve kuvvet koruma, stratejik tesis güvenliği gibi görevlerin icrasını gerçekleştirme hedefiyle üretimine başladıkları insansız deniz araçlarının, başta "Adalar Denizi" olmak üzere "Mavi Vatan"ın her karışında stratejik üstünlük sağlayacağını söyledi.

SİDA'nın, farklı operasyonel harekat ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde füze, elektronik taarruz, karıştırma gibi farklı tiplerde faydalı yükler, farklı haberleşme ve istihbarat sistemleriyle donatılabildiği bilgisini veren Alanç, şöyle konuştu:

"SİDA'nın, karadan olduğu gibi, uçak gemisi, fırkateyn, çıkarma gemileri gibi yüzer platformlardan da denize atılması ve kumanda edilmesi kullanım esnekliği sağlayacak ve harekat sahasında ülkemize muazzam ilave yetenekler kazandıracaktır. Tasarım çalışmalarını ağustos ayında sonlandırdığımız SİDA'nın deniz aracı yapısal üretimi de bugün itibarıyla tamamlanmıştır ve donatım faaliyetlerinin ardından Aralık 2020'de denize indirilecektir. İlk SİDA'nın 2021'in ilk çeyreğinde milli füze sistemleri, üreticimiz ROKETSAN tarafından sağlanan 4 adet Cirit ve 2 adet UMTAS füze sistemleriyle atış testlerinin yapılacağı bilgisini de paylaşmak isterim. İnsansız deniz araçları alanında başlattığımız projenin ilk fazı olan ve üretim hattındaki prototip SİDA'nın ardından istihbarat toplama, mayın avlama, denizaltı savunma harbi, yangın söndürme ve insani yardım/tahliye amaçlı insansız deniz araçlarının da üretime hazır olacağının müjdesini de paylaşmaktan gurur duyuyoruz."

Utku Alanç, basın mensuplarının soruları üzerine, 2021 yılının ilk çeyreği itibarıyla SİDA'nın kullanıma hazır olacağını bildirdi.

Sürü kullanım kabiliyeti, insanlı veya insansız hava araçları, gemilerle entegrasyon istendiğinde yeni konsept ve ürünlerin ortaya çıkacağını dile getiren Alanç, insansız deniz araçlarının kolluk kuvvetlerinin ihtiyaçları yanında nükleer santral gibi tesislerin korunmasında da kullanılabileceğini söyledi.

YÜKSEK İHRACAT POTANSİYELİ

Meteksan Savunma Genel Müdürü Selçuk Alparslan da Ares Tersanesi'nin geliştirdiği üstün platformu, haberleşme, radar, elektro optik, elektronik harp ve sonar sistemleri gibi yerli ve milli görev yükleriyle donatacaklarını belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat ihtiyaçlarını dikkate alarak geliştirdikleri bu sistem serisinin dost ve müttefik ülkelere ihracat potansiyelinin kendilerini motive ettiğini vurgulayan Alparslan, "Tamamen yerli ve milli bir platform olan ULAQ, dünyadaki benzerlerinden daha üstün bir sistem olacağından, Mavi Vatan savunmasına büyük katkı sağlayacağından, ülkemizin ihracat potansiyelini artıracağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın." dedi.          denizhaber





Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek! 30 Ekim'de açılıyor

Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek! 30 Ekim'de açılıyor 

BURSA Ticaret ve Sanayi Odası'nın öncülüğünde yapımı tamamlanan Türkiye'nin uzay temalı ilk eğitim merkezi Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), 30 Ekim Cuma günü Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katılımıyla açılacak.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) iş birliğinde 200 milyon liralık bütçeyle yapımı tamamlanan GUHEM'in kapıları, ziyaretçilere açılacak. Cuma günü saat 15.00'te yapılacak açılışa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve kent protokolü katılacak.
Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek! 30 Ekim'de açılıyor
Merkez, 13 bin 500 metrekare alanda kuruldu. Tamamı yerli, uzay ve havacılıkla ilgili eğitim amaçlı 154 interaktif düzenek, havacılık öğrenme ve uzay inovasyon merkezi ile dikey rüzgar tüneli gibi birbirinden farklı uygulamaların yer aldığı GUHEM'in ilk katında modern uçuş simülatörleri bulunuyor. 'Uzay Katı' olarak adlandırılan ikinci katta ise atmosfer olayları, güneş sistemi, gezegenler ve galaksilere ilişkin bilgiler sunuluyor.

Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek! 30 Ekim'de açılıyor

ÖZGÜN VE ÖDÜLLÜ MİMARİ

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve yönetim kurulunun 2013 yılında hayata geçirdiği Gökmen Projesi'nin bir ayağı olan GUHEM'de, çocukların ve gençlerin uzay ve havacılık alanında farkındalıklarını artırmak hedefleniyor. Mimarisiyle dikkati çeken, uluslararası jüri kurulunca bugünün ve geleceğin en iyi yapılarının seçildiği 2019 Avrupa Gayrimenkul Ödülleri'nde (European Property Awards 2019) 'Kamusal Yapılar' kategorisinde ödül alan merkezin Avrupa'nın en iyi, dünyanın ise en iyi 5 merkezinden biri olması bekleniyor.

Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek! 30 Ekim'de açılıyor

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM’in 2013'te göreve geldiklerinde ortaya koydukları Gökmen Projesi kapsamında kurgulandığını söyledi.
"Merkez Avrupa'daki en iyi, dünyadaki ise ilk 5 merkezden birisi olma özelliğine sahip" diyen Başkan Burkay, "Türkiye’nin milli teknoloji hamlesi doğrultusunda genç nesillerin uzay ve havacılığa ilgisini artırmak amacıyla hayata geçirdiğimiz GUHEM'de farklı nitelikte 154 adet interaktif düzenek bulunuyor.
 Özellikle farklı içerikleriyle değişik yaş gruplarının hem farkındalıklarını artıracak hem de uzay ve havacılık konularında eğitimler verilecek.
GUHEM, aynı zamanda Bursa'nın kent kimliğine katkı koyacak bir mimariye sahip. 
Türkiye’nin geleceğini şekillendiren en önemli yer olan GUHEM’in hayata geçmesinde bizlere destek veren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na, Büyükşehir Belediyesi’ne ve TÜBİTAK’a şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.          haber7






Türkiye'de yerli ve milli olarak 3'te biri fiyatına üretildi
 
Türkiye'de ilk defa organik malzemelerin ambalajlanmasında kullanılan 'spin kaplama cihazı' üretildi. 

Amerika, Avusturya ve Suudi Arabistan gibi ülkelere ihraç edilen cihazın ülke ekonomisine katkı sağlaması hedefleniyor. Cihazı ürettikten sonra yurt içine ve yurt dışına sattıklarını dile getiren Prof. Dr. Yakuphanoğlu, "Şu anda bu cihazı Türkiye'de ve yurt dışında farklı üniversitelere pazarlamaktayız. Bu cihazı yurt dışından satın almaya çalışırsanız yaklaşık maliyeti 50-60 bin TL. Biz bunu Türkiye'de sattığımızda 3'te birine, 2,5'ta birine veriyoruz ama yurt dışına satarken kesinlikle aynı fiyattan satıyoruz" dedi.

Ürettikleri cihazla organik bir malzemeyi herhangi bir yüzeye kolaylıkla kaplayabildiklerini belirten Prof. Dr. Yakuphanoğlu, "Kapladıktan sonra bununla farklı elektronik aygıtlar yapabilirsiniz. Örneğin organik güneş pili, ışık yayan diyot. Yani elektroniğin temeli olan bütün aygıtları organik malzemeden kolaylıkla yapabilirsiniz.
Onları üretebilmek için öncelikle böyle bir cihaza ihtiyaç var. Biz bu cihazı üretirken 2 yıl Ar-Ge çalışması sürdü. 2 yıldan sonra motorumuz, elektronik aksamından sonra yazılım ve son aşamada ise cihaz, ticari ürün olarak üretildi. Üretimi yapıldıktan sonra farklı uygulamalarda önce biz kullandık. Farklı bilimsel çalışmalar yaptık. 

 

Üretmiş olduğumuz cihazın teknik özelliklerine göre kendi laboratuvarımızda farklı nano malzemeler ürettik. Bu malzemelerin cihazın metotları ile olan kıyaslamasını yaptık. Örneğin cihazımızda 3 farklı metot var. Bu metotlar dünyada herhangi bir cihazda yok.
Bizim cihazda 3 metot aynı anda var. Birincisi statik kaplama, ikincisi dinamik kaplama, üçüncüsü ise değişken kaplama metodu. Bu üç farklı metodu kullanarak aynı malzemeyi ürettik.k" dedi.
 Daha sonra bunun elektriksel, yapısal özelliğini karakterize ettikten sonra gerçekten üretim metotlarının etkili olduğunu gördü
Cihazı ürettikten sonra yurt içine ve yurt dışına sattıklarını dile getiren Prof. Dr. Yakuphanoğlu, şunları kaydetti:
"Şu anda bu cihazın farklı modelleri elimizde mevcut olup, bunları Türkiye'de ve yurt dışında farklı üniversitelere pazarlamaktayız. Organik bir malzeme ile bir aygıt yapmak istiyorsanız kesinlikle bu cihaza ihtiyacınız var. Bu cihazı yurt dışından satın almaya çalışırsanız şu anda yaklaşık maliyeti 50-60 bin TL. Biz bunu Türkiye'de sattığımızda 3’te birine, 2,5’ta birine veriyoruz ama yurt dışına satarken kesinlikle aynı fiyattan satıyoruz."          haber7






-Türkiye'nin yerli ve milli sebze tohumları kadınlara emanet

Türkiye'nin yerli ve milli sebze tohumları kadınlara emanet

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Antalya'daki Boztepe Tarım İşletmesince sürdürülen yerli ve milli sebze tohumu üretim çalışmaları, kadınlar tarafından yürütülüyor.

Aksu ilçesindeki TİGEM Boztepe Tarım İşletmesi Müdürlüğünün 11 bin metrekarelik alanı kapsayan seralarında yaklaşık iki yıldır domates, kavun, patlıcan, biber ve salatalık gibi sebzelerin yerli ve milli tohum üretimi yapılıyor.
 

Büyük bir özveriyle 14 kadının sürdürdüğü çalışmalar, toprak işleme ve tohumların ekilmesiyle başlıyor.

Fidelerin yeşermesi ve seraya dikilmesiyle devam eden süreç, zamanı geldiğinde erkek bitkiden alınan tozların dişi bitkilerin çiçeklerine tek tek elle yapılan melezleme işlemleriyle devam ediyor.

 

Daha sonra büyüyen meyvelerden tohumlar çıkartılıyor, kurutma işleminin ardından selektörden geçirilerek temizleniyor.

Zayıf tohumlar seçilerek ayrılırken, tohum taneleri makineler aracılığıyla sayılarak paketleniyor, son aşama olarak soğuk hava depolarında istifleniyor.

"Kadınların elinde ilmek ilmek bir dantel gibi işleniyor"

İşletme Müdürü Olcay Akın, TİGEM'in Türk çiftçisinin yüksek fiyatla sebze tohumu alımını önlemek için 2018'de bu işe başladığını söyledi.

Toplam 11 bin metrekarelik sera alanında domates ve kavunda iki çeşit, patlıcan, biber ve hıyarda da birer çeşit olmak üzere 7 çeşit sebze tohumu üretimi yaptıklarını aktaran Akın, "Türk çiftçisinin ihtiyacı olan tohumlar kadınlar eliyle ilmek ilmek bir dantel gibi oya gibi işleniyor.  Kadınlar eliyle üretim yapıldıktan sonra tohumlar fidanlara dönüşüyor, halkımızın beslenmesinde kullanılıyor." dedi.

TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece'nin de bir kadın olduğunu anımsatan Akın, tüm aşamalarda, sebze tohumunun üretiminde kadınların el emeği göz nuru olduğunu dile getirdi.

Tohum, ekonomik ve stratejik anlamda önemli

Akın, sebze tohumculuğunun dünyada stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Çünkü artık gelişen dünyanın beslenmesinde tohum ilk girdi malzemesi olarak hem ekonomik hem de stratejik anlamda önemli bir unsur. Bunun yerli ve milli olması çok daha önemli. Biz de TİGEM'in Antalya'daki Boztepe tesislerinde bu işe soyunduk. Geçen iki yıllık süreçte 203 kilogram kadar tohum ürettik. Bunun karşılığı 15 bin dekarlık sera demek. Domateste bin adet tohum 2 gram geliyor. Yani 2 gramda bin adet sebze tohumu var. 203 kilogramı bu anlamda düşünmek lazım."

Üretilen sebze tohumlarının yurt dışından da ilgi görmeye başladığını vurgulayan Akın, ihracat konusunda da yavaş yavaş ilerleme kaydettiklerine dikkati çekti.

Yerli ve milli sebze tohumunun diğer üretici ülkelerden daha ucuz olduğuna değinen Akın, "Üretime başlayalı yaklaşık 2 yıl oldu ama 12 kilogram tohum sattık. Her geçen gün satışımız artıyor. Son olarak Cibuti'ye gönderdik. Öncesinde ise deneme ekimleri için Kırgızistan ve Özbekistan'a gönderdik. Fas ve Tunus ile görüşmelerimiz de sürüyor." ifadelerini kullandı.

Akın, sebze tohumlarının tüm TİGEM işletmeleri ve bayileriyle, PTTAVM'den satışa sunulduğunu, işletmeden de bilgi alınabileceğini bildirdi.           haber7






9 tarım ilacına daha yasak, 7 tanesine kısıtlama getirildi

Tarım ve Orman Bakanlığı, hastalık ve zararlı organizmaların ürüne zarar vermesini önlemek için tarımda kullanılan 9 pestisiti tarım ilacını yasakladı. 7 pestisitin ise yeniden yapılacak değerlendirmeye kadar kullanım alanlarının kısıtlanmasına karar verdi.

Türkiye, bir yandan tarımsal üretimini arttırmak için projeleri hayata geçirirken, diğer yandan ürettiği tarım ürünlerinin daha sağlıklı olması için adımlar atıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı geçtiğimiz haziran ayında hastalık ve zararlı organizmaların ürüne zarar vermesini önlemek için kullanılan 16 tarım ilacını (bitki koruma ürünü) yasaklamışken, 5 Ağustos 2020 tarihinde bu listeye 9 pestisiti daha ilave etti. 7 pestisitin ise; Aralık 2021 tarihinde yeniden yapılacak değerlendirmeye kadar kullanım alanlarının kısıtlanmasına karar verdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu kararını 81 il müdürlüğüne genelge ile duyurduğunu belirten Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, 2009 yılından beri Türkiye’de kullanımı yasaklanan ve kısıtlanan pestisitlerin sayısının 220’e ulaştığını kaydetti.          gidatarim





jeotermal sera çalışması

Ayvacık ili Tuzla ilçesinde jeotermal sera yapılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından projelerinden çalışmaların, ilin, tarım alanında ihracatına ivme kazandırması bekleniyor.

Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Vali Yardımcısı, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Abdullah Köklü ve Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik, çalışma alanında incelemelerde bulundu.

Bölgede gerekli altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından planlanan proje ile, Çanakkale’nin kısa sürede sera üssüne dönüştürüleceği düşünüyor.

Tarım sektörü, gayri safi yurtiçi hasıla içinde aldığı pay, istihdama olan etkisi, bitkisel üretimdeki öncülüğü,  markalaşmış  ürünleri  ve  ürettiği  katma  değer  ile  Çanakkale’nin  öncelikli  sektörleri arasında yer almakta.

Çanakkale, çok çeşitli meyve ve sebzenin yetişmesi için elverişli iklim ve toprak yapısına sahip. Tarım alanlarını 256.254 hektar ile tarla alanları, 32.214 hektar ile zeytinlik alanlar, 20.268 hektar ile sebze alanları, 18.155 hektar ile meyve alanları ve 4.743 hektar ile bağ alanları oluşturuyor.          jeotermalhaberler





Hollanda’da gördüğü asansörlü tam otomatik çilek serasını Türkiye’de kurdu
Hollanda’da gördüğü asansörlü tam otomatik çilek serasını Türkiye’de kurdu
Sera imalatçısı Faik Çalışkan, Hollanda ve İsrail’de kullanılan asansörlü ve tam otomatik çilek serasını kendi köyündeki arazisine uyguladı.

Tokat’ta sera imalatçısı Faik Çalışkan (50), kendi arazisine asansörlü ve tam otomatik çilek serası kurdu. Çalışkan, bu sistem sayesinde olumsuz şartlardan etkilenmeden üretim yapıyor.

Sera imalatçısı Faik Çalışkan, Hollanda ve İsrail’de kullanılan asansörlü ve tam otomatik çilek serasını Turhal ilçesine bağlı Necip köyünde bulunan 5 bin metrekarelik arazisine uyguladı. Hava şartlarına göre üzeri açılabilen serada, kokopit malzeme üzerinde yetiştirilen 115 bin çilek, kurulan sistem sayesinde 10 dakikada sulanıyor.

Çilek serasının kendi imalatları olduğunu belirten Faik Çalışkan, “Tokat’ta sera imalatı yapıyoruz. Kendimize de bir çilek serası yaptık. Şu anda bulunduğumuz sera bin metrekare üzerine kurulu asansörlü sistem dünyada 3 tane. Türkiye’de ise bu sistemi ilk defa biz yaptık. Topraksız tarım dediğimiz kokopitte yetiştiriyoruz. Seramız aynı zamanda asansörlü, otomasyonlu, iklimlendirilmeli. Bulunduğumuz seramızda 115 bin tane çilek bitkimiz var. 1,5 ay önce çileklerimizi ektik. İlk çiçekleri kestik. Şu anda ikinci çiçeklenmemiz oluyor. 15 gün sonra da ürünlerimizi alacağız” dedi.          gidatarim






Vali İlhami AKTAŞ, Ayvacık İlçesi Tuzla Bölgesinde Hayata Geçecek Olan Jeotermal Sera Alanını Yerinde İnceledi

Vali İlhami AKTAŞ, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından projelendirilen seracılık faaliyetleri kapsamında Ayvacık ilçesi Tuzla bölgesinde hayata geçecek olan jeotermal sera alanında incelemelerde bulundu.

Vali Yardımcısı – İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Abdullah Köklü ve Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik’in de bulunduğu incelemelerde Vali İlhami AKTAŞ, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün projelendirdiği jeotermal sera alanı için yapılacak olan çalışmalar ve faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Ayvacık ilçesi Tuzla bölgesinde gerekli altyapı oluşturulduğunda hayata geçecek ve Çanakkale’yi kısa sürede sera üssüne dönüştürecek olan jeotermal sera alanı, Çanakkalemizin tarım alanında ihracatına ivme kazandırıp uygun fiyatlı tarım ürünlerini de tüketicimize ulaştıracak.          canakkale.gov





“5 Yıl Içinde Jeotermal Kaynaklı Sera Alanını 5 Katına Çıkarmayı Hedefliyoruz”
“5 Yıl Içinde Jeotermal Kaynaklı Sera Alanını 5 Katına Çıkarmayı Hedefliyoruz”

JES yatırımcıları, ikinci yatırım konusu olan jeotermal kaynaklar ile tarımsal üretim konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’de hali hazırda 4 bin dekarlık alanda jeotermal kaynaklı sera yapıldığını kaydeden JESDER Başkanı Ufuk Şentürk; “Jeotermal kaynaklı tarımsal üretim, üyelerimizin tamamının ikincil yatırım konusu. 5 yıl içinde jeotermal kaynaklı sera alanını 5 katına çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Jeotermal kaynakların ülkemizdeki kullanım alanlarını artırmak ve Türkiye’ye daha fazla katma değer yaratmak için hem yatırıma hem de araştırma ve geliştirmeye devam eden Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği üyeleri, jeotermal ısıtmanın ardından gündemine jeotermal tarımı aldı. Jeotermal tarımın elektrik üretiminin ardından ikincil yatırım konusu olduğunu belirten JESDER Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Şentürk, Tarım ve Orman Bakanlığı ile yürütülen “Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sera Bölgeleri” (TDİOSB) çalışmaları kapsamında yer tahsis çalışmalarına geçildiğini belirtti.

Yürütülen çalışmalarla ilgili olarak Şentürk; “TDİOSB çalışmaları kapsamında Aydın Efeler’de 650 Dönüm ve Manisa Alaşehir’de bin 500 dönümde yer belirleme çalışmaları sonuçlandı. Denizli Sarayköy’de ise 650 dönümlük altyapı ve arazi tahsis çalışmaları tamamlanarak arazi dağıtımları yapıldı. TDİOSB çalışmaları kapsamında yıl sonuna kadar 2800 dönüm arazide seraların inşasına başlanması planlanıyor.” açıklamasını yaptı.          gidatarim






Kuzey Ege zeytini Aydın'ın inciriyle birleşti, ortaya doyumsuz bir tat çıktı
Kuzey Ege zeytini Aydın'ın inciriyle birleşti, ortaya doyumsuz bir tat çıktı, System.String[]
"Korona virüs (Covid-19) salgınında ikinci dalga yaşanır mı" sorusu akılları kurcalarken, bir zeytin ve zeytinyağı üreticisi, bağışıklık sistemini güçlendiren yeni bir formül buldu.

"Korona virüs (Covid-19) salgınında ikinci dalga yaşanır mı" sorusu akılları kurcalarken, bir zeytin ve zeytinyağı üreticisi, bağışıklık sistemini güçlendiren yeni bir formül buldu. Kuzey Ege'nin en kaliteli zeytini, Aydın'ın ünlü inciri ile birleşti ortaya hem doyumsuz bir tat, hem de bağışıklık sistemini güçlendiren farklı bir ürün çıktı.


Geyikli beldesinde faaliyet gösteren bir zeytinyağı firmasının sahibi Enis Özçin sağlıklı beslenmenin en önemli unsurlarından zeytinyağı ile sindirim sistemine iyi geldiği bilinen inciri bir araya getirerek yeni bir ürün üretti.


Tüm semavi dinlerde kutsal olan iki ağaç bulunduğuna dikkat çeken Enis Özçin "Bu ağaçlardan biri zeytin diğeri de incir. Biz de düşündük ki bu iki ağacın meyvelerini birleştirerek bir ürün elde edelim. Aynı zamanda vücudumuza ve bağışıklık sistemimize de faydalı olsun. Aydın'dan hiçbir şekilde kimyasal ilaç kullanılmayan bahçelerden aldığımız incirleri kuruttuk. Burada kaliteli natürel sızma zeytinyağı ile birleştirdik" dedi.


Zeytinyağlı incirin her sabah aç karnına tüketilmesi durumunda hem bağışıklık hem de sindirim sistemine katkı sağlayacağını dile getiren Özçin, "Kasım, Aralık ayında biz bu ürünü hazırlarken henüz korona virüsü bilmiyorduk. Öyle bir talep geldi ki neredeyse stoklarımız tükenmek üzere. Biz bile şaşırdık" diye konuştu.


Zeytinyağının aslında bir meyve suyu olduğunu kaydeden Enis Özçin, "Sağlıklı olmasının yanında diğer bütün yağlar ancak rafine edildikten sonra yemeklik yağ olarak kullanılabilmelerine rağmen zeytinyağı, doğal haliyle de kullanılabilen tek yağdır. Bu bölgede de yaz aylarında yağmur yağması, batı rüzgarlarını alması ve toprağın verimliliği zeytinin kalitesini artırıyor" dedi.          sondakika






Bursa'da yaban mersini yetiştiren çiftçi, ürünlerini kilosu 50 liradan dalında satıyor

Bursa'da 6 yıl önce yaban mersini ekmeye karar veren çiftçi, ürünlerini toplamadan dalında kilosu 50 liradan satıyor.

Bursa 'da tarlasına ektiği yaban mersinlerinin kilosunu 50 liradan satan vatandaş, ürünlerini hasat etmeye başlamadan hepsini sattı.
Orhaneli ilçesinde yaşayan Salih Arsil, tarlasına yeni ürünler ekmek için araştırma yaptı. Arsil Türkiye'de yaban mersinin çok fazla olmadığını görünce ekmeye karar verdi. Bir çok hastalığa iyi geldiği söylenen yaban mersinlerine rağbet oldukça fazla. Geçen yıl kilosu 40 lira olan yaban mersini bu sene ise 50 liradan alıcı buluyor.

Bu yıl yaban mersinlerini hasat etmeye başladığını ifade eden Salih Arsil, "Bir dönüm bahçeye 500 adet yaban mersini fidesi dikilebiliyor. Yetişkin bir ağaç ise yılda 4 kiloya kadar ürün verebiliyor. Geçen yıl kilosunu 40 liradan sattım. Bu yıl kilo fiyatı ise 50 lira. Bir çok vilayetten almaya geliyorlar. Türkiye'de pek üretilmediği için talep çok fazla. Daha hasat etmeye başlamadan mahsulün hepsini sattım" dedi.          sondakika






Jeotermalle ısınacak sera projesi yolda!

Geçtiğimiz hafta Çanakkale Ziraat Odası, ilçe başkanlarının katılımıyla Çan ilçesinde düzenlenen İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı sonrasında, bölgede kurulmuş olan ilk topraksız sera gezilerek, hakkında yetkililerden bilgi almışlardı.

Oda Başkanı İsmail Kaya da bu seranın Çanakkale için önemini anlatan açıklamalarda bulundu. Ayrıca Ayvacık ilçesine kurulacak olan devlet destekli bir seranın müjdesini veren Kaya, seranın ısıtılmasında jeotermal enerjiden faydalanacağı bilgisini verdi.
Çan ilçesinde İhtiyacı olan ısıyı Çanakkale Seramik fabrikalarının baca atıklarından elde ederek çalışmasına devam eden sera, Çanakkale Ziraat Odası oda başkanları tarafından geçtiğimiz hafta ziyaret edildi. Yapılan bu ziyaret sonrası, bu seranın özellikleri ve önemi hakkında bilgi veren Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, “Geçtiğimiz hafta Çan ilçesinde Çanakkale Seramik Fabrikaları’nın boşa gidecek olan atık baca gazlarının üretime kazandırılması amacıyla, bu gazlarla ısıtılan bir serayı ziyaret ettik. 100 dönümlük bir alanda olan kapalı sera alanını ziyaret ettik. Birinci özelliği; oradaki fabrikaların kullanılmazsa uçup gidecek olan atık gazları ile ısıtılan ve topraksız tarım yapılan bir seraydı bu. Daha az ilaç kullanılan bir seraydı. Topraksız olması önemli. Bir diğer önemli nokta ise, ayrıca artık hiçbir şekilde kullanılmayacak olan gazlar seranın ısınması için kullanışmış ve ciddi şekilde yatırım yapılmış. Çanakkale özelinde konuşacak olursak, Çanakkale’ye örnek olacak bir proje.  Bu projeye yatırım sağlayanları tebrik etmek lazım” dedi.
 
“TOPRAKSIZ TARIM YAPILAN ÇANAKKALE’DE İLK SERA”
Kaya, “Sera yetkililerin bize verdiği bilgilerde ciddi şekilde kazançlı bir iş olabileceğini anlattı. Çanakkale’de yavaş yavaş sera bölgeleri oluşmaya başlıyor, seracılık ön plana çıkmaya başlıyor ama topraksız tarım yapılan Çanakkale’de ilk sera. Çanakkale’nin tarımına yardımcı olacaktır bu sera çünkü bakma, anlama açısından bilmek gerekiyor. Bilmek içinse, görmek, birinin anlatması gerekiyor. Bölgede bu sera örnek olacak.  O yüzden üreticilerimizin bu tarzda yatırımları yerlerinde görmesinin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Biz de bu anlamda üreticilerimize bunu anlatabilmek adına Çan’da yaptığımız İl Koordinasyon Toplantısı’ndan sonra Çan’da kurulmuş olan ve oradan ülke içine ve yurtdışına ürün satan bir serayı ziyaret ettik. Orada görüş alışverişinde bulunduk, kendi noksanlarımız vardı, bilmediğimiz konular vardı. Noksanlıklar üzerinde fikir alışverişinde bulunduk. Bizim için çok kıymetli geçti. Ben tekrar o yatırımı oraya kazandıranlardan, emek verenlerden hepsine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
 
“AYVACIK BÖLGESİNDE BİR SERA PROJESİ GÜNDEMDE”
“Ayvacık bölgesinde, özellikle bu  yeraltı sıcak suların çıktığı, termal turizmde de kullanılan suların, tarımda da kullanılarak bir sera projesi gündemde ve çok kıymetli bir proje” diyen Kaya “Orada da topraksız tarım olacak. Ayvacık bölgesinde, yaklaşık 3 bin dönüm alanın üzerine 25’er dönümlük seralar yapılacak. Çan’daki seranın bir benzeri olacak. Çan’daki sera fabrikanın atık gazlarının ısısı kullanılıyordu, burada ise jeotermal su ile ısıtılıp, bütün altyapı hazırlanmış olacak” şeklinde konuştu.
 
“OSB’NİN İKİNCİ AYAĞI OLACAK”
Kurulması planlanan önemine değinen Kaya, “Ayvacık’ta kurulacak olan seranın bütün altyapısını devlet yapacak. Önemli olmasının sebebi şu; bu devletin bir projesi, bakanlığın projesi. İl müdürlüğümüz ile beraberce takip ettiğimiz bir proje. Ama çok güçlü bir proje. Kıymetli olmasının nedeni ise şu; Ezine’ye tarım OSB’si yapılıyor. Bu yapılınca orada birçok tarım ürünü işlenecek. Tarımda ürettiğimiz domatesimizi, şeftalimizin, karpuzumuz bölgemizde ne yetişiyorsa orada işlenecek. Bu seralarda da, oraya mal temini yapılacak. Çanakkale bölgesinin şöyle dezavantajı var; bir sürü ürünün bir arada yetişmesinden ötürü Çanakkale’ye fabrika kurulmak istenmiyor çünkü yeteri kadar ürün bulamadığı için. Biz bir ürünün üstüne yoğunlaşmış bir il değiliz. İklimimizden dolayı 110 tane üretebildiğimiz ürün var. Bunların 30 tanesi de ülke sıralamasında ciddi yerlerdeyiz. Dolayısıyla Ayvacık bölgesindeki sera tamamlandığında, bizim OSB’nin ikinci ayağı olacak. O yüzden bu o kadar kıymetli ki. Ezine’ye tarım OSB’sinin altyapısı bitti, şimdi fabrikalar kurulmaya başlanacak. Biz eğer ki bu projede başarılı olursak, devlet altyapı imkanlarını oraya sera kuracak üreticilere sağlanacak ve orada biz ciddi şekilde ürün üreteceğiz. Çan’da olan sera bu seranın minyatürü. Belki 250 tane sera olacak orada. Orası tam faaliyete geçtiğinde tarım OSB’sine de çok ciddi mal aktarımı, hammadde üretimi yapacağız, ülke içindeki metropol kentlere de ürün gidecek. Komşu ülkelere de o bölgeden ihracat kapılarını açılacağını düşünüyorum. Böyle iyi projeyi Çanakkale’ye kazandıranlara teşekkür etmek lazım. bizim de yapmamız gereken böyle verimli, böyle kazançlı projelere sahip çıkmak ve üreticilerimizi bu projeyi dahil etmek için çalışmak” diye belirtti.
 
“MUTLAKA BİZİM ÜRETİCİLERİMİZİN YER ALMASI GEREKİYOR”
Kaya, birlikte hareket etmenin önemine dikkatleri çekerek, “Bu proje pahalı bir proje. 25 dönüm topraksız tarım yapmak için büyük paralar gerekiyor ama biz toplu hareket ederek, dayanışma sağlayarak bu projenin içinde yer almamız gerektiğinin mutlaka altını çizerek söylüyorum. Üreticilerimiz ile beraber o projenin içinde olmak için her türlü girişimi, destekleyici çalışmaları yapacağız. Bu projenin içinde çevredeki projeler de yer alsın diye biz elimizden geleni yapacağız. Kimsenin önü kapalı değil ama masraflı bir iş olmasından dolayı, bir araya gelerek bu projeye yön verebileceklerini düşünüyorum. Eskiden bir imece kültürü vardı, bu kayboldu. Bu çalışmalarla bu kültürün tekrar kazanılacağını düşünüyorum. İlk etapta iş adamlarından da talep olacak. Bazı büyük holdingler pazar yerlerinde tezgah açacak duruma geldiler bu tehlikeli bir şey. Bunlar küçük esnafın önünü kapatan şeyler. Dolayısıyla küçük esnaf ve üretici de bunu görerek birlikte hareket ederek mücadele edebileceğimizi göreceğiz. Bu imece kültürünün tekrar kazanarak, sermayelerimizi de yeri geldiğinde havuzun içine atarak mutlaka projede olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu projenin içinde mutlaka bizim üreticilerimizin yer alması gerekiyor” şeklinde anlattı.          bogazgazetesi





Çanakkale'de maskesiz sokağa çıkmak yasaklandı

Çanakkale'de, yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınını önlemek amacıyla maskesiz sokağa çıkmak yasaklandı.

Çanakkale Valiliği, İl Hıfzıssıhha Kurulu kararı doğrultusunda maskesiz sokağa çıkmak yasaklandı. Konuya ilişkin Çanakkale Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada; 22 Haziran Pazartesi gününden itibaren, İl Hıfzıssıhha kararı ile maske kullanım kurallarına aykırı hareket eden vatandaşlarımıza Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 900 lira idari para cezası uygulanmasına, tedbirlere ilişkin kararların, uygulanmasında herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi ve mağduriyete neden olunmaması, alınan kararlara uymayan vatandaşlara Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi gereğince idari para cezası verilmesi başta olmak üzere aykırılığın durumuna göre Kanunun ilgili maddeleri gereğince işlem yapılması, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanunu'nun 195'inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılmasına karar verildi" ifadelerine yer verildi.          sondakika






AYVACIK LGS SINAVINA HAZIR
AYVACIK LGS SINAVINA HAZIR
Ayvacık’ta 7 ortaokulda, toplamda 25 salonda, 448 öğrencimizin katılımı ile gerçekleşecek olan Liselere Geçiş Sınavı (LGS) 20 Haziran 2020 Cumartesi yapılacak.

Her öğrencinin kendi okulunda gireceği sınav, sayısal ve sözel bölüm olmak üzere 2 oturum halinde uygulanacak. Sözel alandan oluşan birinci oturum 50 sorudan oluşacak ve saat 9.30 da başlayıp 10.45’te sona erecek. 45 dakikalık aranın ardından yapılacak olan Sayısal alan oturum ise, 40 sorudan oluşacak ve saat 11:30’da başlayıp 12:50’de sona erecek.
Sinavla ilgili olarak Ayvacık İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Çetin gazetemize yaptığı açıklamada,  çocuklarımızın sağlığının ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini önemle ifade ederek, ülkemizin ve tüm dünyanın içinde bulunduğu bu ortam koşullarında gerçekleştirilecek olan sınavda, sınava girecek öğrencilerimizin ve sınavda görevli olan öğretmenlerin sağlığı ve güvenliği için gerekli olan tüm tedbirlerin en ince ayrıntısına kadar alındığını belirtti.
Ayrıca, hem eğitim öğretim hem de pandemi sürecinde, öğrencilerimizin yetiştirilmesi ve halk sağlığının korunmasında ciddi emek veren çok değerli öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin başarılarının temel taşı olan kıymetli anne babaların büyük bir teşekkürü hak ettiğini belirten Çetin, LGS’ye girecek tüm öğrencilerimize başarılar dilerken, sınavda görev alacak öğretmenlere ve güvenlik görevlilerine kolaylıklar diledi.          gazeteayvacik






Türkiye'nin ilk raylı sistemler aküsü üretildi
Türkiye'nin ilk raylı sistemler aküsü üretildi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ihtiyaç duyduğu uzun ömürlü bataryaları üreten ASPİLSAN Enerji, çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek yerlileşme konusunda Türkiye'nin ilk raylı sistemler aküsünü üretti.

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'nde 1981'de hayırsever iş insanlarının katkılarıyla kurulan ASPİLSAN  Enerji, askeri birirliklerde kullanılan cihazlara özgü pil ve bataryalar üreterek TSK'nın gücüne güç katıyor.

Kamuya ait hava araçlarının büyük bölümünün akü ihtiyacını da karşılayan ASPİLSAN, bu konudaki çalışmalarına hız vererek Türkiye'nin ihtiyaçları doğrultusunda hizmet ağını geliştiriyor.

ASPİLSAN Havacılık ve Raylı Sistemler Müdürü Murat Kaan, yaklaşık 30 senedir ülkede tek nikel kadmiyum uçak/helikopter akülerini ürettiklerini söyledi.

Bu üretimden kaynaklı ciddi bir tecrübeye sahip olduklarını belirten Kaan, raylı sistemler akülerini üretmek için de harekete geçtiklerini ifade etti.

Çalışmalar sonucu Kayseri Ulaşım AŞ'ye ait tramvaya akünün takıldığını ve başarılı olunduğunu kaydeden Kaan, "Akülerimizin güvenlik ve performans açısından laboratuvar testleri yapıldı. Beklediğimizin üzerinde bir performans gördük. Türkiye'de bizim dışımızda raylı sistemler için üretim yapan bir batarya firması yok." dedi.

Kaan, yerlilik payı ile üretime başladıklarını söyleyerek, aküyle ilgili yaklaşık 3 senedir Ar-Ge faaliyetleri yürüttüklerini dile getirdi.

"Raylı sistemlerde daha çok tercih edilen nikel fiber kadmiyum tekniğini geliştirmeyi başardık." diyen Kaan, geliştirilen ürünün ciddi pazar payının bulunduğunu, Almanya, Fransa ve Çin gibi ülkelerin sahip olduğu pazar payında boşluğu doldurmak için yola çıktıklarını kaydetti.

Üretilen akünün özelliklerine değinen Kaan, "Bu aküler, metro, tramvay, hızlı tren, elektrikli tren gibi ülkemizde yürütülen ciddi projelerin hepsinde kullanılabilir. Uzun ömürlüler ve birçok avantajları var. " diye konuştu.

"1 milyar dolara ulaşan bir pazar var"

Teknoloji noktasında yabancı rakipler açısından hiçbir eksiklerinin olmadığını vurgulayan Kaan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kapasite ve performans açısından bizim akümüz rekabet edebilir seviyede. Hatta şunu söyleyebilirim, fiyat ve performans açsından bizim ürünümüz daha avantajlı. Seri üretime geçtiğimizde daha iyi seviyeye çekeceğiz. Türkiye'nin ilk raylı sistemler aküsünü ürettik. Bundan sonra da bu çalışmayı seri üretime çevirmek istiyoruz. Kapasitemiz, gücümüz, enerjimiz var. Yaklaşık 1 milyar dolara ulaşan bir pazar var ve bir ilki başardığımızı düşünüyorum."

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım AŞ Genel Müdürü Feyzullah Gündoğdu da tramvaylarda kullanılan bataryaların yurt dışı üretimi olduğunu ve yüksek bedellerle alındığını söyledi.

ASPİLSAN'ın tecrübesini ortaya koyarak yerli aküler ürettiğini ve bu ürünün Kayseri'deki tramvaylarda denendiğini belirten Gündoğdu, daha ucuz maliyetli ve hızlı temin edebilecekleri bir ürüne sahip olduklarını ifade etti.

Gündoğdu, Türkiye'de 12 büyükşehirde raylı sistem araçlarının bulunduğunu ve daha uygun koşullarda akülerin kullanılabileceğini sözlerine ekledi.          haber7





İki ada kendi elektriğini üretecek

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI UYGULAMALARI

Çanakkale'nin iki ilçesi Gökçeada ve Bozcaada'da, AB tarafından desteklenecek "Horizon2020 Projesi" kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarıyla elektrik üretimi için hazırlık yapılıyor.

"Horizon2020" adlı 6 milyon avro bütçeli proje kapsamında, iki adaya yeni nesil depolama sistemleri, güneş enerjisi panelleri ve şebeke modelleri kurulacak. Üretilecek enerjinin kaç megavat gücünde olacağı, bu çalışmaların sonucunda belirlenecek.

Saha çalışmalarına eylül ayında başlanması planlanan projenin ortaklarından Troya Çevre Derneğinin Yönetim Kurulu Başkanı Oral Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu çalışma sayesinde adaların kendi enerjilerini üreterek, doğayı koruyup yenilenebilir kaynakları değerlendirme konusunda örnek olacağını söyledi.

AB'nin özellikle yenilenebilir enerjinin daha yaygın kullanılması, fosil yakıtlardan dünyayı kurtarmak ve iklim değişikliği ile mücadele için çeşitli projeler yürüttüğünü belirten Kaya, "Bu proje, bir yenilik programı aslında. Bu programda yeni modeller ve araştırma teknikleri yönünde araştırmalar yapılıyor. Türkiye'den 4 kurum ile AB'nin bu projesine yaptığımız başvuru kabul edildi." diye konuştu.

Kaya, Bozcaada ve Gökçeada'nın yanı sıra Marmara'daki adaların da bu sistemden yararlanabileceğini anlattı.

Ana karayla organik bağı bulunan iki adanın, kendi enerji sistemlerini yenilenebilir kaynaklardan oluşturacağını vurgulayan Kaya, "Bu süreç adalarda denendikten sonra diğer kentlere ve başka alanlara da yansıtılabilecek." ifadesini kullandı.

ANA KARA İLE ENERJİ BAĞLANTISI GEREKLİ OLMAYACAK

Oral Kaya, bu sistemlerin, oluşturulduğu andan itibaren adaların ana karayla enerji bağlantısının gerekli olmayacağını dile getirdi.

Ortak çalışacakları kurumlardan birinin Uludağ Elektrik Dağıtım AŞ (UEDAŞ) olduğunu belirten Kaya, şöyle devam etti:

"UEDAŞ, Gökçeada'da bir depolama ünitesi kuracak ve bu depolama ünitesinin de araştırmalarını yapacak. Bozcaada'da da biz Troya Çevre Derneği olarak ilçe halkıyla beraber kendi enerjilerine insanların sahip olmalarını ve böylelikle verimli bir enerji kullanmalarını, yenilenebilir sistemlerin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesini sağlamanın yollarını arayacağız. Ankara'dan bir proje ortağımız var. Onlar da enerji sistemleri üzerine yoğunlaştılar. Ar-Ge üniteleri ve birimleri üzerinden bir yenileme aşamasına geçecekler, bir model yaratmanın yollarını arayacaklar."

Kaya, dört yıl boyunca Gökçeada ve Bozcaada'da denenecek sisteme benzer çalışmaların, Türkiye'deki diğer adalar ile Danimarka, İtalya ve İspanya'daki adalarda da yapılacağını kaydetti.

Büyük bir model ortaya çıkarılacağını ifade eden Kaya, "Daha sonra bu modelin geliştirilmesi ve herkese yaygınlaştırılması için daha büyük projeler ve sistemler yaratılmaya çalışılacak. Böylece adalar kendi enerjilerini yenilenebilir enerjiden elde edecekler." diye konuştu.          haber7






SALI PAZARI YENİDEN ESKİ YERİNDE
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, gökyüzü, ağaç ve açık hava
Ayvacık'ta bir süredir koronavirüs sebebiyle cuma pazarı yerine kurulan Salı Pazarı bugün itibariyle yeniden eski yeri olan çarşı merkezine kuruldu.          ayvacikgazetesi




Muğla'da salep eken çiftçiler, kilosu 350 TL'den siparişlere yetişemiyor

Yöre halkının geçim kaynağı oldu! Kilosu 350 liradan siparişlere yetişemiyorlar

Muğla ve turistik ilçelerinde hayata geçirilen proje kapsamında dikimi yapılan salep orkideleri, önemli bir gelir kapısı oldu. Yetiştiriciler, kilosu 350 liradan tohumluk olarak tüm Türkiye'ye gönderdiği bitkide talebi karşılamakta güçlük çekiyor.

Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce yürütülen "Itri-Tıbbı, Aromatik ve Boya Bitkilerinin Üretiminin Yaygınlaştırılıp Geliştirilmesi" projesi kapsamında Mugla'da Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğinde salep üretim çalışması yürütülüyor. Bu kapsamda kentin farklı rakımlardaki turistik ilçelerinde ekimi yapılan salep orkidesinin üreticisine gelir getirilmesi ve türün korunması hedefleniyor.

TÜRKİYE'DE DOĞADAN KOPARILMASI YASAK

Tarım ve Orman İl Müdür, salep bitkisinin 183 ülkede koruma altına alındığını, Türkiye'de ise 1996'dan bu yana doğadan toplanmasının yasak olduğunu söyledi. Muğla'da 5 ilçede 10 dekar alanda üretime devam ettikleri salebin önemli ve katma değerli bir bitki olduğunu vurgulayan Saylak, bitkinin doğada koparılması ve toplanmasının son derece ağır cezaları olduğunu dile getirdi. Sürdürülebilirlik için artık salebin tarımının yapıldığını aktaran Saylak, bir dekara yaklaşık 300 kilogram ürün alındığını ifade etti.

KİLOSU 350 LİRA

Ülkenin zengin salep ve orkide türlerinin yıllarca kaçak sökümlerle yurt dışına kaçırıldığına dikkati çeken Saylak, "Yürütülen projeyle salep üretiminde üreticiye önemli bir gelir sağlayıp, türün devamlılığını sağlıyoruz. Salebin kilogramı 350 liradan sadece tohumluk olarak ülkenin dört bir yanına gönderiliyor. Şu anda talebi karşılamakta güçlük çekiyoruz. Amacımız salep ekimini artırmak" diye konuştu.

Saylak, üretilen saleplerin daha çok içecek olarak değil, yumru ve tohumluk olarak diğer illerdeki üreticilere satışının yapıldığını söyledi.          gidatarim

 




Geçimlerini mangal kömürü yaparak sağlıyorlar

Geçimlerini mangal kömürü yaparak sağlıyorlar - ÇANAKKALE

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde Bozkurt ailesi geçimlerini mangal kömürü üreterek sağlıyor.

İlçeye bağlı İlyasfakı köyünde mart ve kasım ayları arasında toplanan ağaçlar mangal kömürüne dönüştürülmek üzere işleme alınıyor.

Kesilen ağaçlar kurulan ocaklarda 3 ile 4 hafta kontrollü şekilde ve başında nöbet tutularak yakılıp daha sonra soğutmaya bırakılıyor.

Meşe ve zeytin ağaçlarından yapılan mangal kömürü, geçirilen zorlu süreçlerin ardından paketlenip kullanıma hazır hale getiriliyor.

Elde edilen kömürler ardından kamyonlara yüklenip alıcılarına götürülerek satışa sunuluyor.

Kömür işletmesinin sorumlusu Yahya Bozkurt, gazetecilere yaptığı açıklamada, yıllardır mangal kömürü imal ettiklerini söyledi.
Bu işin baba meslekleri olduğunu anlatan Bozkurt, "Dağdan izinli olarak satın aldığımız odunları buraya getirip ocak şeklinde örüyoruz. Ateşledikten sonra öbek 11-12 gün zaman zarfında yanıyor, sonra temizleyip soğutup kömür olarak açıyoruz. Büyük şehirlerde belirli tüccar müşterilerimiz var onlara, bazen de diğer tüccarlara kendimiz satıyoruz. Kömürcülük Ayvacık bölgesinin geçim kaynağı. Odunun ağırlığına göre yanma süresi değişiyor. Bazen uzun bir süre alıyor bazen de kısa alıyor, odunların inceliğine kalınlığına göre değişiyor. 11-12 günlük bir zaman zarfında satış haline geliyor." dedi.
Bozkurt, 20 ton odundan 5 ton civarında mangal kömür elde ettiklerini sözlerine ekledi.          sondakika





Samsun'da yetişiyor, pazara inmeden satılıyor

Samsun'da yetişiyor, pazara inmeden satılıyor 

Normal fasulyeden 3 kat daha erken pişen ve protein değeri ete yakın olan Nebiyan fasulyesinin ekimine başlandı.

Samsun’un 19 Mayıs ilçesindeki Nebiyan Dağı eteklerinde üretilen, üretiminde kimyasal gübre ve ilaç kullanılmayan fasulye, doğallığı ile dikkat çekiyor. Hanelerin mutfak tercihlerini yapan ev hanımları, kısa sürede pişmesi ve dağılmaması nedeniyle Nebiyan fasulyesini tercih ediyor. Uzmanlar, sindirim sistemini daha iyi çalıştırdığı ve vücuttaki kolesterolü düşürdüğünü belirttikleri Nebiyan fasulyesinin bol miktarda tüketilmesini tavsiye ediyor. Kırmızı ete yakın değerde protein içeren fasulye cinsi, kas kütlelerini geliştirmek isteyen sporcular tarafından da sıkça tüketiliyor. Verim alınabilmesi için belirli özelliklere sahip arazilerde yetiştirilen Nebiyan fasulyesinin üretimi sınırlı olduğu için piyasadaki ekonomik değeri de her hasat döneminde yüksek seyrediyor. Daha ekilmeden satışı yapılan fasulyenin ekimine Nebiyan Dağı eteklerinde başlandı.
7 yıldır fasulye eken 27 yaşındaki çiftçi Şafak Ayvaz, “Nebiyan fasulyesi ekimine başladık. Nebiyan fasulyesi erken pişmesi, tamamen organik olması ve dağılmaması nedeniyle tercih ediliyor. Sulamasını Nebiyan suyuyla yapıyoruz. Organik gübre üretiyoruz ve kimyasal hiçbir madde kullanmıyoruz. Be sebepten dolayı çok lezzetli bir fasulye elde ediyoruz. Diğer fasulyelere oranla fiyatı biraz daha pahalı. Çünkü az üretiliyor. Fasulyeyi zaten pazara indirmiyoruz. Tüketici gelip buradan fasulyeyi kendileri alıyorlar. Pazara inme derdimiz olmuyor. Daha fasulyeyi ekmeden satmış oluyoruz. Bu sene 5-6 ton üretim hedefliyorum. 6 ton fasulyeyi daha üretmeden satmış bulunuyoruz. Geçen sene kabuklu şeklinde kilosunu 10 TL’den sattık. Tane şeklinde kurumuş olarak da kilosunu 20 TL’den sattık. Bu sene biraz daha pahalı olmasını bekliyoruz” dedi.
Bölgeden çokça ekilen fındıkların yerini Nebiyan fasulyesinin aldığını dile getiren 19 Mayıs Belediye Başkanı Osman Topaloğlu ise, “Nebiyan fasulyesinin ekiminde son 5 yılda büyük bir artış oldu. Özellikle Nebiyan Festivali’nde de tanıtımını birçok insana yaptık. İspir fasulyesinden kat ve kat lezzetli ve de pişirilmesi de daha kısa sürüyor. Protein değeri de diğer fasulyelere göre oldukça yüksek. Fasulyenin çok az bir miktarı pazarı inme şansı buluyor. Genelde daha ekilmeden satışı gerçekleşiyor. Üretimin artmasıyla birlikte Nebiyan’da 1-2 senedir fındıklar sökülerek, Nebiyan fasulyesi ekilmeye başlandı. Şu ana kadar Çiftçi Kayı Sistemi'ne kayıtlı olarak 300 dönüm arazide, toplamda ise 500 dönüm arazide ekim yapılıyor. Her geçen yıl ekilen alanlar daha da artacak. Çünkü 1 dönüm yerden ortalama 1,5-2 ton, en düşük ise 1 ton mahsul alıyorlar. 1 tonu yaş olarak 10 bin TL, kuru olarak 20 bin TL ediyor. Fındık olarak 1 dönümden en fazla 250 kilo mahsul alırsın o da 4 bin TL civarında bir para yapar. Bakımları yapılırsa, kuruma ve diğer dezavantajları da yok. Fındıkta don veya kurak verirse, randıman oldukça düşüyor. Fasulye ise korunduğunda daha çok verim elde edebiliyorsunuz. Zannediyorum ki 5 yıl içerisinde hem biz markayı tamamlamış olacağız hem de paketleyip, yurt içi ve yurt dışına ihracata başlamış olacağız” şeklinde konuştu.          haber7












Bir dönümden 15 bin lira kazandırıyor! Kapış kapış gidiyor...

Bir dönümden 15 bin lira kazandırıyor! Kapış kapış gidiyor... 

Türkiye'nin en kaliteli ve lezzetli enginarlarının yetiştiği Nilüfer ilçesine bağlı Hasanağa'da hasat başladı. Kılçıksız ve yumuşak olması sebebiyle ön plana çıkan enginar bir dönümden 15 bin lira kazandırıyor.

Nilüfer ilçesi Hasanağa köyünde yetişen enginarların ünü şehir sınırlarını aşmış durumda. Lezzeti ve iriliğiyle tadına bakanların unutamadığı enginarın hasadı başladı.

Normal enginarlar pazarlarda 3 liradan satılırken Hasanağa enginarı pazara çıkmadan tarlada 5 liradan alıcı buluyor. Köylüler gelen siparişleri müşterilerin evlerine kadar ulaştırıyor. Üreticinin en büyük sıkıntısı ise sokağa çıkma kısıtlamasında müşterilerine siparişleri yetiştirememek. Tarlada olgunlaşan enginarlar toplanamazsa çürümekle karşı karşıya kalabilir.

Üreticiler yetkililerden sokağa çıkma kısıtlamasında kendilerine izin verilmesini siparişlerini müşterilerine ulaştırmak istediklerini ifade ediyor. Hasanağa enginarının ünü o kadar fazla ki daha enginar hasadı başlamadan pazarlarda başka enginarları "Hasanağa enginarı" diye satıyorlar. Bir dönüm enginar bahçesi iyi bakıldığında 3 bin kafa enginar veriyor.

Bu yıl enginar hasadına başladıklarını ifade eden Mehmet Akipek, "Enginarlarımız oldu. Kesim yapılacak durumdalar. Hasada başladık. Gelen çok sayıda sipariş var ama sokağa çıkma yasağından dolayı siparişleri adrese teslim edemiyoruz. Biz sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulmak istiyoruz. Biraz daha zaman geçtiğinde enginarlar daha fazla olgunlaşmaya başlayacak. Bizim köyün enginarları çok meşhur. Pazarda başka enginarları Hasanağa enginarı diye satıyorlar. Biz soyulmuş enginarları tanesini 5 liradan satmaktayız. Bir dönümden ise 3 bin kafa enginar çıkıyor" dedi.

Hasanağa Muhtarı Halli Turan, "Bu yılki enginar hasadı başladı. En büyük sıkıntımız sokağa çıkma kısıtlamasında ürünlerimizi satamıyoruz. Biz yetkililerden ürünümüzü satmak için bir kolaylık bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Kilo verme sürecini hızlandırmasıyla bilinen enginar, aynı zamanda karaciğeri temizleyip mideyi koruyor. Enginarın antioksidan, vitamin ve mineral açısından zengin olmasından dolayı dolaşım, sindirim sistemi ve kan basıncını düzenlemeye yardımcı olduğu biliniyor. Enginar, kanı da temizliyor. Kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterolü de dengede tutuyor.          haber7





Gıdada taklit ve tağşişe 5 yıla kadar hapis cezası geliyor
Gıdada taklit ve tağşişe 5 yıla kadar hapis cezası geliyor

Gıdada taklit ve tağşiş yapanlara 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası, 500 bin liraya kadar para cezası verilecek. Aynı suçun iki yıl içinde tekrarlanması durumunda ise işletmeci 5 yıldan 10 yıla kadar gıda sektöründen men edilebilecek.

Gıdada taklit ve tağşiş yapanlara 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası, 500 bin liraya kadar para cezası verilecek.  Aynı suçun iki yıl içinde tekrarlanması durumunda gıdayı üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecisi 5 yıldan 10 yıla kadar gıda sektöründeki faaliyetinden men edilecek.

Uzun süredir gündemde olan gıdada taklit ve tağşişte cezai yaptırımların artırılmasını öngören yasa değişikliğinin Haziran ayında Meclisin yeniden çalışmalarına başlamasıyla birlikte gündeme gelmesi bekleniyor. AK Parti Grubu tarım, gıda, orman, tarım arazileri, tütün ve şeker konusunda düzenlemelerin yer aldığı yeni bir torba kanun teklifi üzerinde çalışma başlattı. Yapılan taslak çalışmaya göre 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanununda yapılan değişiklikle  gıdada taklit ve tağşiş yapanlara yönelik cezalar da yeniden düzenleniyor.

Yanıltıcı yayın tanımı yapılıyor

Kanuna ‘yanıltıcı yayın’ tanımı ekleniyor. Yanıltıcı yayın, h er türlü yazılı, görsel, işitsel ve dijital iletişim araçları üzerinden yapılan ve ticari reklam kapsamına girmeyen, gıda güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen gerçeğe aykırı yayınlar olarak tanımlanıyor.  Taklit ve tağşiş yapılmış ürünün  işleme tabi tutulamayacağı ve piyasaya arz edilemeyeceği  kanuna ekleniyor.

10 yıl sektörden men edilecek  

Kanunun cezai yaptırımlarla ilgili maddesi yeniden düzenleniyor. Taslak çalışmaya göre; kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılacak ve  mülkiyeti kamuya geçirilerek imha edilecek. Bu gıdaları üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecilerine 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve bin günden beş bin güne kadar adli para cezası verilecek.  Fiilin 2 yıl içinde tekrarlanması durumunda gıdayı üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecisi 5 yıldan 10 yıla kadar gıda sektörü faaliyetinden men edilecek.

Taklit veya tağşiş yapılan gıda veya yemlere el konulacak. Ürünler masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılacak. Piyasaya arz amacı dışında değerlendirilmesi mümkün olmayan ürünler işletmecisi tarafından Bakanlık gözetiminde imha edilecek. Piyasaya arz amacı dışında değerlendirilmesi mümkün olan ürünlerin mülkiyeti kamuya geçirilecek.

Taklit veya tağşiş yapılan gıda veya yemleri;

-Üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda veya yem işletmecisine 50 bin liradan,

-İzlenebilirliğini sağlamadan piyasaya arz eden perakende gıda veya yem işletmecisine 5 bin liradan aşağı olmamak ve 500 bin lirayı geçmemek kaydıyla gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idarî para cezası verilecek.

Fiilin iki yıl içinde tekrarlanması durumunda üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda veya yem işletmecisine 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve bin günden üç bin güne kadar adli para cezası verilecek ve gıda veya yem işletmecisi 5 yıldan  10 yıla kadar sektördeki faaliyetinden men edilecek.  Gerçeğe aykırı yayın yapan kişilere 20 bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

nin hobi bahçeleri gibi uygulamalarla bölünmelerinin engellenmesi yönünde düzenlemeler yapılıyor.Yüzde 30 yerli tütün kullanılacak

Hazırlanan taslağı ile Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunda da değişiklik yapılarak yerli tütün kullanım şartı getiriliyor. Taslağa göre;  tütün mamulü üreticilerinin, bir takvim yılı içinde yurt içi piyasaya arz amacıyla ürettikleri ve ithal ettikleri; sigara, nargilelik tütün mamulü, sarmalık kıyılmış tütün mamulü ve pipoluk tütün mamulü kategorilerinde kullandıkları toplam tütünün, kategori bazında en az yüzde 30’unun Türkiye’de üretilen tütün olması zorunlu hale getiriliyor.  Tarım ve Orman Bakanına , bu oranı yüzde 45  kadar artırmaya ve yüzde  15’ine kadar indirmeye yetki veriliyor.

Tarım arazileri hobi bahçesi  için bölünemeyecek

Kanun teklifi taslağı ile sulama kooperatifleri DSİ’den çıkarılarak Bakanlığa bağlanıyor.  Özel ormanların ve ağaçlandırmanın teşviki yönünde düzenlemeler yapılırken, devlet ormanlarında orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğine, odun dışı ürünlerin mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis kurulmasına izin veriliyor. Tarım arazilerine ilişkin düzenlemelerde yapılırken, tarım arazilerinin paydaşlara devrinde bazı vergi ve harçlardan muafiyet, tarım arazilerinin satışında önalım hakkının kaldırılması, tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırılık hallerine yönelik denetim ve yaptırımların genişletilmesi ve tarım arazilerinin hobi bahçeleri gibi uygulamalarla bölünmelerinin engellenmesi yönünde düzenlemeler yapılıyor.          gidatarim





Tuzla Yoluna 10 Km Beton Yol Yapılacak

Tuzla Yoluna 10 Km Beton Yol Yapılacak
Ayvacık AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Turan Tumay, Ayvacık-Tuzla yoluna 10 kilometrelik beton yol çalışmalarının başladığını söyledi.

Ayvacık-Tuzla yolunun Çamköy-Çınarpınar arasında kalan 10 kilometrelik yolda altyapı çalışmaları başladı. Yol çalışmasının KÖYDES kapsamında yapıldığını ifade eden Ayvacık AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Turan Tumay, vatandaşların yol bozukluğu sebebiyle yaşadığı sıkıntının yapılacak 10 kilometrelik beton yol ile hafifleyeceğini söyledi.          gazeteayvacik





1915 Çanakkale Köprüsü'nün 318 metrelik çelik kuleleri tamamlandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, "Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı 2023'e atıfta bulunan 1915 Çanakkale Köprüsü, yapımı tamamlandığında, 2 bin 23 metre orta açıklığı ile sınıfında dünya lideri olacaktır.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, "Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı 2023'e atıfta bulunan 1915 Çanakkale Köprüsü, yapımı tamamlandığında, 2 bin 23 metre orta açıklığı ile sınıfında dünya lideri olacaktır. Ayrıca dünyanın en yüksek kulesine de sahip olacak Çanakkale Köprüsü'nün 318 metrelik yüksekliği, 3'üncü ayın 18'ine gönderme yaparak 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi'ni temsil etmektedir." dedi.

Yapımı süren 1915 Çanakkale Köprüsü'nün 32 bloktan oluşan kırmızı beyaz kulelerinin son bloku Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın video konferansla katıldığı törenle yerine yerleştirildi.

Törende konuşan Karaismailoğlu, Türkiye'nin ulaşım altyapısında tarihi günlerden birini daha yaşadığını, Cumhuriyet tarihinin en önemli projelerinden birini yaptıklarını söyledi. Köprünün 318 metrelik dünya birincisi kulelerinin son çelik blok montajını yaptıklarını belirten Karaismailoğlu, şöyle devam etti:

"Dördüncü kulemizin 128. son tablasını yerleştiriyoruz. 1915 Çanakkale Köprümüz, toplam 101 kilometrelik, Malkara-Çanakkale Otoyol hattının gözbebeği ve kilit noktasında yer almaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ailesi olarak bir hafta önce İstanbul Gayrettepe-Havalimanı Metro hattının tünel bitim töreninde yerin 72 metre altındaydık. Bugün de sizlerle birlikte 318 metre yükseklikte yeni bir başarıya imza atıyoruz. Bu proje, Türkiye'nin ulaşım altyapısında geleceğe atılmış en önemli adımlardan biridir. 1915 Çanakkale Köprüsü, iki yakayı buluşturacak bir köprü olmaktan öte, adeta tarihimize saygı duruşudur. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı 2023'e atıfta bulunan 1915 Çanakkale Köprüsü, yapımı tamamlandığında, 2 bin 23 metre orta açıklığı ile sınıfında dünya lideri olacaktır. Ayrıca, Dünyanın en yüksek kulesine de sahip olacak Çanakkale Köprüsü'nün 318 metrelik yüksekliği, 3. ayın 18'ine gönderme yaparak 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi'ni temsil etmektedir."

1915 Çanakkale Köprüsü'nün, vatan için şehit olanlara ve bugün bölgenin kalkınması için gayret edenlere vefa borçları olduğunu söyleyen Karaismailoğlu, "Bu borcu ödemek için var gücümüzle çalışarak projeyi 18 Mart 2022'de başarıyla bitireceğiz. Karayollarımızdaki yük ve yolcu taşıma yoğunluğu, gün geçtikçe artmaktadır. Bu kapsamda, 6 bin 101 kilometreden 27 bin kilometrenin üzerine çıkardığımız bölünmüş yol uzunluğumuz, sürekli artan bu yük ve yolcu taşıma yoğunluğumuzu kaldırmıştır. Ülkemiz düne kadar doğu-batı aksında koridor ülke konumunda iken bugün güney-kuzey aksında da üç kıtanın bağlandığı lojistik üs olmuştur. 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu projelerimizle bu konumumuz daha da güçlenecektir." ifadelerini kullandı.

- "Zaman ve yakıttan yapılacak tasarruf yıllık 567 milyon lira olacak"

1915 Çanakkale Köprüsü tamamlandığında, Lapseki-Gelibolu arasındaki feribot seferleri ile 1,5 saat süren ulaşımın 6 dakikaya ineceğini belirten Bakan Karaismailoğlu, taşıt işletme giderleri ve ekonomik kayıpların da ortadan kalkacağını söyledi.

Trafik sıkışıklığı, emisyon artışları ve gürültü kirliliğinin de azalacağını aktaran Karaismailoğlu, "Trafik kazaları ile oluşan can ve mal kayıpları en aza inecek. Çok daha kısa, hızlı ve konforlu bir yolculuk tesis edilecektir. Yalnız Çanakkale'ye değil tüm Türkiye'ye sosyo-ekonomik açıdan değer katacak ve ulaştırma sahnesinde yeni bir perde açacaktır. Trakya ve Ege Bölgemizi kıta Avrupası ile buluşturan 1915 Çanakkale Köprüsü, bölgemizde ticaret yollarını bir kez daha birbirine bağlayarak ekonomik canlılığa büyük fayda sağlayacaktır." dedi.

Köprüyü de içeren Malkara-Çanakkale Otoyolu'nun İstanbul, Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne'yi Ege Bölgesi'ne bağlayan ana arter olacağını dile getiren Karaismailoğlu, şunları aktardı:

"Marmara'nın kuzeyini, Kınalı-Tekirdağ, Çanakkale Balıkesir Otoyolu ile batı ve güneyini Balıkesir-Bursa ve Kocaeli Otoyolları ile, tüm Marmara'nın etrafındaki otoyol ringini tamamlayacak. Avrupa ve Trakya üzerinden, Ege ve İç Anadolu'nun batısına, Adana-Konya aksı ve Batı Akdeniz Bölgelerine yönelecek karayolu trafiği için İstanbul Boğazı geçişine yeni bir alternatif olacak. 101 kilometre olacak otoyolumuz ile, mevcut devlet yolu, yaklaşık 40 kilometre kısalacak. Zaman ve yakıttan yapılacak tasarruf yıllık 567 milyon lira olacak.          sondakika





Tarım Kredi'den devrim gibi yenilik!
Tarım Kredi'den devrim gibi yenilik! 
2020 yılında 1 milyar liralık sözleşmeli üretim modeliyle ortaklarından alım yapmayı hedefleyen Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (TTKKMB), ürünlerinin tüketiciye ulaşması için de yeni bir çalışma başlattı.

TTKKMB Genel Müdürü Fahrettin Poyraz,kooperatif ürünlerinin internet üzerinden satışını gerçekleştirecekleri bir sistemin hazırlıklarını tamamlamak üzere olduklarını söyledi. TTKKMB’nin sözleşmeli üretim modelinde bu yıl gerçekleştireceği çalışmalara ilişkin Poyraz, 2017’de 100 milyon lira olan sözleşmeli üretim büyüklüğünü, bu yıl 1 milyar liraya çıkarmayı öngördüklerini kaydetti.

Yaklaşık 35 milyar büyüklüğe sahip TTKKMB’nin ortaklarının tohum dahil tüm girdi ihtiyaçlarını karşıladığını belirten Poyraz, bu görevleri yanı sıra tarım ürünleri ve gıda piyasasında fiyatları düzenleme sorumluluklarının da olduğunu aktardı. Poyraz, hem üreticilerin ürünlerinin daha iyi değerlendirilmesi, hem de sanayici ve tüketicilerin, ucuz-kaliteli ürüne erişimini sağlamaya çalıştıklarını belirtirken, ortalarından 300’den fazla ürün aldıkları bilgisini verdi.

'ÜRETİMLE TÜKETİM ARASINDA KÖPRÜ KURUYORUZ'

Tarım ürünleri piyasasında arz dengesizliğine bağlı olarak ciddi fiyat dalgalanmaları olduğunun altını çizen Poyraz, bu sorunun minimize edilmesi için sözleşmeli üretim modeline ağırlık verdiklerini bildirdi. Makarna, meyve suyu ve nişasta sanayicileriyle sözleşe imzalayarak bunların kaliteli hammadde ihtiyacını karşılamaya başladıklarını belirten Poyraz, bunu gerçekleştirirken üreticilerin ürünlerini de daha iyi fiyattan değerlendirdiklerini söyledi.

TARIM KREDİ ÜRÜNLERİ 20 BİN MARKETTE!

Ortaklarından aldıkları ürünleri Tarım Kredi markasıyla 20 bini aşkın zincir market şubesi yanı sıra Tarım Kredi marketlerle tüketicilere ulaştırdıklarını söyleyen Poyraz, sözleşmeli üretim noktasında önümüzdeki yıllarda daha çok büyümeyi öngördüklerini dile getirdi.

2020 yılında ortaklarından 2.5 milyar liralık ürün alacaklarını bunun da 1 milyar lirasının sözleşmeli üretimden oluşacağını ifade eden Poyraz, “Önümüzdeki yıllarda sanayicilerden gelen talepleri bir araya getirip, çiftçilerimize aktaracağız. Ortaklarımızın tüm girdi ihtiyaçlarını avans biçiminde vererek, sözleşmeli üretim miktarımızı artıracağız” dedi. Sistemde, üreticinin ne kadar üretim yapacağını ve karşılığında ne kadar para kazanacağını, sanayicinin de kaliteli hammaddeyi hangi fiyattan alacağını bileceğini vurgulayan Poyraz, sadece zincir marketler değil, bireysel sanayicilerin de ihtiyaçlarını bu yolla karşılayabileceklerini anlattı.

DİJİTAL MARKETİN ALTYAPISI TAMAMLANDI

Tarım Kredi olarak özel sektöre rakip olmadıklarını ve bu yüzden Tarım Kredi Market sayısını 500 ile sınırlı tutacaklarını söyleyen Poyraz, e-PTT AVM üzerinden de ürün satışı yapıldığını bildirdi. Bu noktada Tarım Kredi ürünlerinin dijital ortamda satışını kendi bünyelerinde gerçekleştirmek için başlattıkları çalışmanın da son aşamaya geldiği bilgisini veren Poyraz, “Bunun yazılımları tamamlanmak üzere. Kendi altyapımızla ilk etapta; İstanbul, Ankara ve İzmir’de başlayacak olan satışlar, daha sonra tüm Türkiye’ye yayılacak” diye konuştu.

'HEDEF FAİZİ TAMAMEN KALDIRMAK'

TTKKMB’nin geçmiş yıllarda değişken faizli kredi kullandırdığını, bunun da bazı maliyetlere yol açtığını kaydeden TTKKMB Genel Müdürü Fatih Poyraz, bu yıl yüzde 5.5 sabit faiz uyguladıklarını belirtti. Bu konuda da bir çalışmaları olduğunu söyleyen Poyraz, nihai hedefl erinin destekte faizi tamamen kaldıracak bir sistem kurmak olduğunu anlattı.          haber7




AYVACIK BAHAR PANAYIRI İPTAL

 
AYVACIK BAHAR PANAYIRI İPTAL
Ayvacık ilçesinde 26-29 Mayıs tarihlerinde düzenlenen “Ayvacık Bahar Panayırı” koronavirüs tedbirleri kapsamında iptal edildi.
Ayvacık Geleneksel Hayvan ve Emtia Bahar Panayırı bu yılda da 26-27-28 Mayıs tarihleri arasında yapılacaktı. Koronavirüs salgını sebebiyle Ayvacık Belediyesi tarafından panayır kurulması iptal edildi.
İlçede geçen yıldan bu yana ilk kez kurulan Ayvacık Geleneksel Hayvan ve Emtia Güz Panayırı’nın ise bu yıl kurulup kurulmayacağı ise önümüzdeki zaman belli olacak.          ayvacikgazetesi






Üreticiye “Tarım Orman Akademi” ile uzaktan eğitim verilecek
Üreticiye “Tarım Orman Akademi” ile uzaktan eğitim verilecek

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında çiftçi, üretici ve orman köylüsü için sürdürülen tarımsal eğitim ve yayın çalışmalarına yeni bir format eklendiği bildirildi.

Samsun Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, yaptığı yazılı açıklamada, uzaktan eğitim felsefesiyle kurgulanan "Tarım Orman Akademi" portalı ile çiftçi ve üreticiye ihtiyaç duydukları konulardaki bilginin, internet üzerinden yayınlanacak ders ve eğitim videolarıyla ulaştırılacağını ifade etti.

Tarım Orman Akademi ile çiftçinin, aradığı bilgiye istediği an hızlı şekilde ulaşabileceğini vurgulayan Sağlam, şu bilgileri verdi:
"Portal, 'akademi.tarimorman.gov.tr' ve 'www.tarimtv.gov.tr' adreslerinden hizmet vermeye başladı. Bütün dünyanın mücadele ettiği salgının gelecekte de olabilme ihtimali, uzaktan eğitimin bir lüks değil mecburiyet haline geldiğini gösteriyor. Bakanlığımız Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığınca geliştirilerek hizmete sunulan uzaktan eğitim modeliyle bilgiye zamandan ve mekandan bağımsız ulaşımın önünün açıldı."

Sağlam, uzaktan eğitim sisteminin üreticilere ve çiftçiye büyük destek sağlayacağını belirterek şunları kaydetti:
"Uzaktan eğitim sistemi, değerli çiftçilerimize, üreticilerimize, tarımsal üretimin her alanına ilişkin eğitim vermek ve bilgilendirme yapmak amacıyla faaliyete alındı. Çiftçilerimiz, uzaktan eğitim sistemi ile bakanlığımızın internetten yayın yapan televizyonu Tarım TV (www.tarimtv.gov.tr) üzerinden uygun saatler dikkate alınarak programlanan canlı yayın derslerini izleyebilecek. İhtiyaç duymaları halinde de canlı yayın derslerine katılabilecekler. Bakanlığımızın uzman eğitici personeli ve üniversite hocalarımızın verdiği bu derslerin gün içinde de TV'mizde tekrarı olacak."           gidatarim





Hayırsever iş adamından 500 kolilik erzak yardımı
Hayırsever iş adamından 500 kolilik erzak yardımı, System.String[]
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde hayırsever bir iş adamı, korona virüs salgını sebebiyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için 500 adet gıda erzak kolisini Ayvacık Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na teslim etti. ilçesinde hayırsever bir iş adamı, korona virüs salgını sebebiyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için 500 adet gıda erzak kolisini Ayvacık Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na teslim etti.

Ayvacık İlçesinin hayırsever iş adamlarından Mehmet Emin Erkan, korona virüs salgını sebebiyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için hazırlattığı 500 adet gıda erzak kolisini bir kamyon içerisinde vakıf yetkililerine teslim etti.


Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik yapılan yardım için Erkan'a teşekkür ederek, "İş adamımız Mehmet Emin Erkan beye yaptığı yardım için teşekkür ederiz. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ekiplerimiz bu kolileri ihtiyaç sahiplerine kısa sürede ulaştıracak" dedi.          sondakika





Üreticiye yem desteği geliyor hayvan başı 65 lira
Üreticiye yem desteği geliyor hayvan başı 65 lira Foto Galerisi

Yem fiyatlarının kısa sürede yükselmesi besici ve süt üreticisini mağdur ederken, Tarım ve Orman Bakanlığı üreticiye destek olmak için bir çalışma başlattı.

Küçük aile işletmelerini desteklemek için küçükbaş ve büyükbaş hayvan sahiplerine yem desteği verilecek.

Küçükbaşta yem desteğinin miktarı üzerinde çalışılırken, büyükbaşta hayvan başına 65 lira verilmesi planlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, katıldığı bir televizyon programında, yem fiyatları konusunda zor günler geçiren yetiştirici ve üreticiler için önemli bir açıklamada bulundu.

Küçük aile işletmelerini desteklemek için yem desteği verileceğini kaydeden Pakdemirli, destek bütçesinin 100 milyon lira olduğunu açıkladı.          gidatarim





İmzalar atıldı! 300 bin kişiye istihdam sağlayacak
 İmzalar atıldı! 300 bin kişiye istihdam sağlayacak
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, sulamada yeni bir adım daha attıklarını aktararak, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) arasında sulama tesislerinin yapımı konusunda bir protokol imzalandığını belirtti.

İmzalanan protokol kapsamında değişik illerde 25 adet sulama projesinin hayata geçirileceğini vurgulayan Bakan Pakdemirli, “Bu kapsamda 3 milyon 200 bin dekar civarında araziyi sulayacak projeler ile çiftçimizin yanında olacağız. Söz konusu projelerin tamamlanması ile 300 bin kişiye istihdam sağlanması ve ülke ekonomisine yıllık 2,5 milyar lira katkı sağlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

TOPLAM MALİYET 8,5 MİLYAR TL

Sulamaya yapılan yatırımlar ile suya hasret toprakları suyla buluşturduklarını kaydeden Bakan Pakdemirli, protokol ile yapılacak tesislerin toplam maliyetinin 8,5 milyar lirayı bulduğunun altını çizdi. Türkiye'nin 85 milyon dekar olan ekonomik sulanabilir arazisinin yüzde 78’inin, yani 66,5 milyon dekarının sulamaya açıldığını ifade eden Bakan Pakdemirli, “Sulamaya açılan 66,5 milyon dekar arazide uygun ziraat usulleri ve ürün deseniyle tarım yapılması durumunda takriben yıllık 49,5 milyar lira zirai gelir artışı sağlanması mümkün” diye konuştu.

EN GELİŞMİŞ SİSTEMLER KULLANILACAK

Türkiye’de suyun dörtte üçünün sulamada kullanıldığını aktaran Bakan Pakdemirli, “Bu yüzden sulama tesislerini inşa ederken en modern ve tasarrufu en yüksek yağmurlama ve damlama sistemleri tercih ediyoruz. Protokol kapsamında inşa edilecek tesislerde de bu sistemler uygulanacak. Kapalı sistem basınçlı borulu sulamaya geçilmesi ile iletim kayıpları minimum seviye indirilmekte ve tarla içi sulama sistemleri ile önemli ölçüde su tasarrufu sağlanarak çiftlik randımanı maksimum seviyeye yükseltilmektedir. Böylelikle yağmurlama sulamalarda yüzde 35, damla sulamalarda ise yüzde 65 oranında su tasarrufu sağlanmaktadır” dedi.          haber7





Aşı tutarsa yöre halkına 10 milyon TL'lik ek kazanç sağlayacak
Aşı tutarsa yöre halkına 10 milyon TL'lik ek kazanç sağlayacak, System.String[]
Kaz Dağları'nın kuzey yamaçlarında yetişen doğal kestaneler, kalitesi ve ekonomik değerini yükselmek amacıyla aşılanmaya başladı.

Orman Bölge Müdürü Enver Demirci, aşının tutması halinde önümüzdeki yıllarda yaklaşık 50 hektarlık bir sahada bu çalışmayı devam ettireceklerini belirterek, "Bu proje ile yöre insanına yıllık 10 milyon TL'lik bir ek katkı sağlamayı planlıyoruz" dedi.

Kaz Dağları'nın kuzey yamaçlarını sınırları içinde barındıran Bayramiç ilçesinin yüksek kesimlerinde doğal olarak yetişen kestaneler, Serhat, Yassıbağ, Akçakıl,Karaköy, Çırpılar ve Daloba gibi köylerde yaşayanlara yıllardır ek gelir kaynağı oluşturuyor. Her yıl Ekim ayı ile birlikte olgunlaşan kestaneler ağaçlardan yere dökülüyor. Geceden yere dökülen kestaneleri toplayabilmek için köylüler sabah erken saatlerde kalkıp birbirleriyle yarışıyor. Kestaneler, dikenli kabuklarının içinden binbir zahmetle çıkarılarak toplanıyor. Kilosu ise 5 ila 10 TL arasında değişen fiyatla satılan doğal Kaz Dağı kestanesi, bölgedeki köylüler için ev ekonomisine katkı sunuyor. Ancak, Kaz Dağı kestanesinde verimin az, ürünün ise küçük olması dikkat çekiyor. Bu nedenle Kaz Dağı'nın doğal kestanesi piyasadaki aşı kestanelere göre çok daha düşük rakamlarla pazarlanabiliyor.

Kestaneleri aşılayan Ercan Çağlayan, çocukluğundan beri atadan, dededen gördüğü şekilde aşılama yaptığını belirterek, " 1 Nisan'da yapmış olduğumuz aşılarımız göz vermeye başlamış, kaynaşma tamamlanmış. Bunlar daha önceden yaşlı ağaçlardan almış olduğumuz pişkin 1 yıllık kalemler. Aşılarımız tutmuş. İnşallah bir doğal afete uğramazsa, büyüyüp yetişecekler. Aşılar, bizim bildiğimiz verimli, yaşlı kestane ağaçlarından alındı. Bu ağaç yabani kestaneydi. Küçük küçük kestaneleri olur, toplanmaz, yenmez, damak tadı yoktur. Aşılamayla iri, yenilebilen güzel bir kestaneye dönüştürdük bu ağaçları. Aşıladığımız kestanenin en küçüğü 1 TL'den daha büyük olacak ve daha çok gelir sağlayacak. Mevcut durumda 5 TL olan kestane, bu aşılama ile 20 TL'lik kestaneye dönüşmüş oldu. İlk etapta 50 aşı yaptık. Bu bölgedeki kestane ağaçları tamamen aşılanırsa ve başarılı olunursa çok büyük gelir kaynağı olacaktır" dedi.          sondakika






Ayvacık İlçemizde Eğitim Yatırımları Devam Ediyor

Vali Orhan TAVLI, Ayvacık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde incelemelerde bulundu.

Vali Orhan TAVLI, Milli Eğitim Bakanlığımızca ödeneği gönderilen ve Çanakkale Valiliği İl Özel İdaresi tarafından yapım işine başlanan Ayvacık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde incelemelerde bulundu.

Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik tarafından Vali Orhan TAVLI’ya; Ayvacık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin 1. kat kolon imalatlarının tamamlandığı, 1. kat tabliye demir ve kalıp imalatlarına başlanıldığı, bodrum kat ve 1. kat tuğla duvar imalatlarının devam ettiği bilgisi verildi.

Çanakkale Valiliği İl Özel İdaresi tarafından 6.740.000,00 TL proje bedeli ile çalışmaları devam eden 24 derslikten oluşacak Ayvacık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde spor salonu, kütüphane, çok amaçlı salon, sığınak, kantin, idari birimler, biyoloji, kimya, fizik laboratuvarları yer alacak.          ÇANAKKALE VALİLİĞİ
 
 




Ayvacık Yukarıköy Köyü 128 ada 143 parselde JES amaçlı imar planı

ÇANAKKALE İL ÖZEL İDARESİ

İMAR VE KENTSEL İYİLEŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ

Çanakkale İli, Ayvacık İlçesi, Yukarıköy Köyü, 128 ada, 143 numaralı parselin bulunduğu alanda “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Üretim Tesis Alanı (JES)” amaçlı 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği, 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 25.03.2020 tarihli ve 2020-06/8 sayılı kararı doğrultusunda 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünce 20.04.2020 tarihinde onaylanmıştır.

            Onaylanan planlar, 29.04.2020 tarihinden itibaren bir (1) ay süre ile İl Özel İdaresi internet sayfasında ve İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü ilan tahtasında ilan edilmiştir. 29.04.2020





Dijital Tarım Portalı: ‘dijitaltarimpazari.gov.tr’ açıldı
Dijital Tarım Portalı: ‘dijitaltarimpazari.gov.tr’ açıldı

Değer fiyattan tüm alıcılar ve üreticilerin buluşacağı, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen pazaryeri platformu DİTAP (Dijital Tarım Pazarı) www.dijitaltarimpazari.gov.tr sitesiyle faaliyete geçti.

DİTAP, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca çevrimiçi olarak düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Gıda tedarik zincirinin tüm paydaşlarını bir noktada buluşturacak Dijital Tarım Pazarı ile çiftçinin ürününü kolaylıkla satması, tüketicilerin ise kaliteli ürünlere kolaylıkla ulaşması amaçlanıyor.

Tanıtım toplantısında bir sunum yapan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, proje ile tarımda dijitalleşme adına önemli bir adım atıldığını, bu platform sayesinde üretici, tüketici ve sektörün tamamının kazançlı çıkacağını belirtti.         gidatarim





Dijital Tarım Pazarı açılıyor
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, takım elbise
Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Dijital Tarım Pazarı'nın online tanıtımında konuştu.

Dijital Tarım Pazarı'nın online tanıtımında konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Dijital Tarım Pazarı ile çiftçimiz ürünlerine pazar bulabilecek, tüketicimiz, esnafımız aradığı kalitede ürünü tedarik edebilecek" dedi.

"Tarımsal alan bakımından dünyada 17. olmamıza rağmen, tarımsal hasılada Avrupa'da birinci sırada, dünyada ilk 10'da yer almaktayız" diyen Pakdemirli, şöyle devam etti:

"Dijital Tarım Pazarı ile çiftçimiz ürünlerine pazar bulabilecek, tüketicimiz, esnafımız aradığı kalitede ürünü tedarik edebilecek."

'DİTAP planlı üretimin yapıldığı pazar olacak'
Pakdemirli, "DİTAP, tohumdan çatala kadar olan zincirin takip edildiği, üretim ve tedarikin sağlandığı, planlı üretimin yapıldığı pazar olacak. DİTAP ile tarım ürünlerimizin direkt satışı sağlanacak, fiyatların sezon öncesi öngörülebilir olmasıyla ihracat pazarları genişleyecek. DİTAP, üreticilerimize avantaj getirecek, öncelikle girdi finansmanı kolaylığıyla tohum, gübre gibi ürünlerin tedariki sağlanacak" diye konuştu.

Pekcan: Dijital Tarım Pazarı tarımsal üretim ve ticarete önemli bir ivme kazandıracak
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da "Dijital Tarım Pazarı, alıcı ve satıcıyı online bir araya getirerek, tarımsal üretim ve ticarete önemli bir ivme kazandıracaktır" dedi.

Pekcan, "Uygulamayla daha planlı ve öngörülebilir bir üretim yapısı oluşacak, küçük üreticilerin pazara erişimi kolaylaşacak" ifadelerini kullandı.          ulusaltarim





Ayvacık'ta afet konutları inşaatında ‘virüs önlemi’!
Ayvacık'ta afet konutları inşaatında ‘virüs önlemi’! 
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün yaptığı yazılı açıklamaya göre, “Afet konutları projesinde inşaat faaliyetleri, Koronavirüse karşı alınan tedbirler doğrultusunda hızlı bir şekilde devam etmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde yapımı devam eden  “Afet konutları projesi'' ile ilgili açıklama yayınladı. 
“Günümüz koşullarına uygun en kaliteli yapı malzemeleri kullanılarak, yeni deprem yönetmeliğine uygun olarak tasarlanan özel proje kapsamında Ahmetçe, Balabanlı, Belen, Çamköy, Kestanelik, Kösedere, Koyunevi, Köseler, Kulfal, Kuruoba, Tamış, Tuzla, Bademli, Bektaş, Gülpınar, Kocaköy, Korubaşı, Koyunevi, Naldöken ve Paşaköy olmak üzere 20 köyde 246 konutun yapımında Nisan ayı itibariyle üst yapı işlerinde %68, altyapı işlerinde  %78 fiziki ilerleme kaydedilmiştir. 150 afet konutunun 2020 yılının haziran ayında, 96 afet konutunun 2020 yılının aralık ayında bitirilmesi planlanmaktadır.”
“İl Müdürümüz Ömer Bolat da, Proje ve Yapım İşleri Şube Müdürümüz Haydar ÖZDEMİR, kontrol heyeti ve yüklenici firma ile birlikte Korubaşı, Bektaş, Bademli ve Koyunevi ve diğer köylerdeki inşaat sahalarında incelemelerde bulunmuştur.”             emlakkulisi











Ezine'de orman yangını

Çanakkale'de orman yangını, System.String[]
 Ezine ilçesine bağlı Derbentbaşı köyünde meydana gelen örtü yangınında 1 hektarlık alan küle döndü.

 Ezine ilçesine bağlı Derbentbaşı köyünde meydana gelen örtü yangınında 1 hektarlık alan küle döndü. Yangın, Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla kısa sürede kontrol altına alındı.


Edinilen bilgiye göre, Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Derbentbaşı köyünde henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı ağaçlık alanda örtü yangını meydana geldi. Alevler, şiddetli rüzgarın da etkisiyle büyüdü. Bölgeye 3 arozöz ve 15 işçisi gönderildi. Ekiplerinin başarılı müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınırken, 1 hektarlık alan küle döndü. Alanda soğutma çalışmaları sürüyor.           sondakika





SÜRÜ BÜYÜTME VE YENİLEME DESTEĞİ ÖDEMELERİ BU HAFTA BAŞLIYOR
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
KOYUN VE KEÇİ YETİŞTİRİCİLERİMİZE 187 MİLYON LİRA DESTEK

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, küçükbaş hayvancılıkta bir ilk olarak sürü büyütmeye yönelik ek destek planı hazırladıklarını belirterek, "Sürü Büyütme ve Yenileme Desteği'nin ödemelerini bu hafta başlatıyoruz. Koyun ve keçide 81 ilde yetiştiricilerimize 187 milyon lira destek vereceğiz." dedi.

Tarımsal destekleri geçen yıl yüzde 36 artırdıklarını hatırlatan Pakdemirli, hiçbir bütçe kaleminin bu kadar artmadığını, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın desteğiyle bu artışı sağladıklarını söyledi.

Pakdemirli, bunun karşılığını da üreticilerin fazlasıyla verdiğini ifade ederek, "2018'de tarımsal gayrisafi milli hasılamız 215 milyar lira iken 2019'da 276 milyar liraya geldi ve tarımsal gayrisafi hasılamız yüzde 27 büyüdü. Üreticimiz için her zaman söylüyorum, destek bizden, gayret sizden, bereket Allah'tan. 3'ü bir araya gelince bereket oluyor. Biz mümkün mertebe desteklerimizi bütçe imkânları çerçevesinde en hızlı şekilde üreticimize ulaştırma konusunda gayret sarf ediyoruz." diye konuştu.

Destekler konusunda pamukla ilgili bir beklenti olduğunu aktaran Pakdemirli, bu alanda da neler yapılabileceği konusunda çalıştıklarını dile getirdi.

"SÜRÜ BÜYÜTME DESTEĞİNDE ÖDEMELER CUMA GÜNÜ BAŞLAYACAK"

Pakdemirli, böyle bir dönemde amaçlarının üreticiyi rahatlatmak olduğuna dikkati çekerek, çiftçinin moral ve motivasyonunu üst düzeyde tutmak için çalıştıklarını anlattı.

Geçen hafta sonu itibarıyla 2019 yılı birinci dönem buzağı destek ödemelerine başladıklarını anımsatan Pakdemirli, şöyle konuştu:

"700 bin yetiştiricimize 3,4 milyon baş buzağı için 1,4 milyar liralık desteğe 24 Nisan'da başlayacağımızı iletmiştik. Ayrıca küçükbaş hayvancılıkta, Türkiye'de yaşayan her bir vatandaşa bir tane küçükbaş, yani 83 milyon vatandaşa 83 milyon küçükbaş hayvan düşünceye kadar biz mücadele edeceğiz. Geçen yıl 46 milyondan alıp rakamı 50 milyona getirdik. Bu yıl 56 milyon gibi iddialı bir hedef koymuştuk. 2023'e kadar da 83 milyon hedefimiz var. Küçükbaş hayvancılıkta bir ilk olarak, sürü büyütmeyle alakalı bir ek destek planıyla yola çıkmıştık. Bu kapsamda 'Sürü Büyütme ve Yenileme Desteği'nin ödemelerine bu hafta başlatıyoruz. Koyun ve keçide 81 ilde yetiştiricilerimize 187 milyon lira destek vereceğiz. 24 Nisan Cuma günü saat 18.00'den sonra yetiştiricilerimizin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının son hanesine göre ödemeleri başlatıyoruz."

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın çiftçinin sorunlarının çözümü için her zaman destek verdiğini vurgulayan Pakdemirli, bu sayede bugüne kadar çiftçilerin sorununun çözümü konusunda epey mesafe katettiklerini söyledi.

Pakdemirli, "2018'de Türkiye'ye karşı yapılmış kötü tuzak ve döviz atağından sonra 2019'da biz çiftçimize 'Sizi memnun edecek fiyatlarla karşınıza çıkacağız.' demiştik, çiftçimizi memnun ettik. Bugünkü Kovid-19 krizi de dâhil, sahada çiftçimizin memnun olmadığı bir konu bırakmadık, bırakmamaya da gayret gösterdik. Etinden sütüne, buğdayından arpasına, fındığından çayına kadar hepsinde üreticimizi memnun ettik." değerlendirmesinde bulundu.          ulusaltarim







1915 Çanakkale Köprüsü kuleleri, 250 metreye ulaştı

1915 Çanakkale Köprüsü kuleleri, 250 metreye ulaştı,  koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında gerekli izolasyon sağlanarak, hızla sürdürülüyor.

Koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında, Lapseki şantiyesi yaşam alanlarında izolasyonun sağlanması amacıyla gerekli önlemler alınarak, 1915 Çanakkale Köprüsü'nde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Köprü inşaatında 2500 kişi, otoyol projesinde ise 3 bin 600 kişi çalışıyor.

318 METRELİK YÜKSEKLİĞİYLE ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ'Nİ SİMGELİYOR

Toplam 32 bloktan oluşacak köprü ayakları, tamamlandığında 318 metrelik uzunluğuyla 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'ni simgeleyecek. Kulelerin en ucunda ise Çanakkale Savaşları kahramanı Seyit Onbaşı'nın, sırtlayarak namluya sürdüğü top mermisi tasviri yer alacak. Cumhuriyet'in kuruluşunun 100'üncü yılını simgeleyen 2023 metrelik orta açıklığı köprüye, 'dünyanın en uzun kuleler arası açıklığa sahip asma köprüsü' unvanını kazandıracak.

YAKLAŞIM VİYADÜKLERİNİN AYAKLARI YÜKSELDİ

Gelibolu'nun Sütlüce ve Lapseki'nin Şekerkaya mevkileri arasında inşa edilen 1915 Çanakkale Köprüsü'nün her iki yakasındaki ankraj bloku imalatı da tamamlandı. Malkara'dan Lapseki'ye kadar uzanan otoyol çalışmaları sürdürülürken, Lapseki yakasında 680, Gelibolu yakasında 365 metrelik yaklaşım viyadüklerinin ayakları da büyük oranda tamamlandı. Yaklaşım viyadükleriyle birlikte yani kabloların ankrajlanacağı noktalar arasındaki mesafe ise 4 bin 100 metre. Projedeki tabliye genişliği 45 metre. Ayakların yüksekliği 318 metre. Tabliyede kullanılan çeliğin ağırlığı 49 bin ton. Köprünün inşaatında 114 bin ton inşaat çeliği kullanılacak. Ankraj betonları da dahil yaklaşım viyadükleri için de kullanılacak beton miktarı ise 230 bin ton olacak.          sondakika





GENÇLER DİKKAT... BU FIRSATI KAÇIRMAYIN GELECEK BURADA
Başkan Erdoğan'dan gençlere önemli duyuru!
Başkan Erdoğan'dan gençlere önemli duyuru!
Gençlere çağrıda bulunanErdoğan "Yazılım sektörü gençleri bekliyor. Üç yılda bir milyon yazılımcı yetiştirmeyi hedefleyen bir program başlattık.'' ifadelerini kulllandı.

Başkan Erdoğan "Evde Kal Türkiye' sloganıyla gönüllü karantina uyguladığımız şu günlerde özellikle gençlerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Dünyada yıldızı her geçen gün daha da parlayan yazılım sektörü sizleri bekliyor. Bunun için 3 yılda 1 milyon yazılımcı yetiştirmeyi hedefleyen bir program başlatıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın hazırladığı proje kapsamında eğitimler, özellikle de BTK Akademi Eğitim Portalı üzerinden gerçekleştirilecektir. Hala 13 başlıkta 47 bin dakikayı bulan 31 ayrı eğitim bu sitede hizmet veriyor. Yıl sonuna kadar eğitim sayısı 100'e çıkacaktır. Gençlerimizin tek yapması gereken sisteme girip öz geçmişlerini kaydettirmektir. Tamamlanan eğitimler ve başarı dereceleri sistemdeki öz geçmişlere otomatik olarak işlenecektir. Programı tamamlayanlar güvenliğinden veri analistliğine, siber güvenlikten yazılım geliştirmeye kadar 15 farklı alanda uzman olarak istihdam edilebilme imkanı kazanacaktır. Böylece gençlerimiz korona günlerini geleceklerine ışık tutacak bir fırsata çevirebilecektir. Bu programın ülkemizin yazılımcı ihtiyacının giderilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum." dedi.          haber7
 






Ayvacık'da bir köye giriş ve çıkışlar kapatıldı
Çanakkale'de bir köye giriş ve çıkışlar kapatıldı, System.String[]
Ayvacık ilçesine bağlı Uzunalan köyüne giriş ve çıkışlar 14 gün süreyle kapatıldı.

60'ya yakın hanenin bulunduğu Türkmen köyü olan Uzunalan köyüne Ayvacık İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla giriş ve çıkışlar 14 günlüğüne kapatıldı. Jandarma ekipleri, köy giriş ve çıkışlarını şerit çekerek kapattı. Uzunalan Muhtarı Cengiz Can, gazetecilere yaptığı açıklamada, köyünde resmi bir karantinanın olmadığını, köydeki 3 vatandaşda koronavirüs tespit edilmesi sebebiyle 14 gün süreyle köye giriş ve çıkış yasağı uygulandığını belirtti. 10 Nisan tarihinde başlayan giriş ve çıkış yasağının 24 Nisan tarihinde son bulacağı belirtildi.          sondakika

 

 

 




  Duyurular
  TUZLA 2019 GÜZ DEVE GÜREŞLERİ (Lütfen tıklayın)

  2019 Tuzla Köy Hayrı (Lütfen tıklayın)

  Resim Galerisi
 



































































Site içi Arama
   

E-posta Bülteni
   


Tasarım & Programlama: Met Tasarım