ANA SAYFA         Hakkımızda        HAVA DURUMU        RADYO-TV        İLETİŞM

Kategoriler
İstanbul Hal Fiyatları


TUZLA KÖYÜ


TUZLA TARİHİ


HARİTA-COGRAFİ YAPI-İKLİM-NUFUS-TANITIM

Ulaşım haritası


Bölgenin uzaydan görünümü


TUZDAĞI


DOGAL ZENGİNLİKLER


TARİHİ ZENGİNLİKLER


TUZLA RESİMLERİ


YEREL ADETLER-YEMEK-MÜZİK

Köy Hayırları


Deve güreşi


Tuzla Deve Güresi


KOMŞU KÖYLER


EKONOMİ-İŞ HAYATI


EĞİTİM

Tuzla İlköğretim Okulu


Küçüklere tavsiye siteler


ZİRAAT-HAYVANCILIK

Faydalı ziraat linkleri


Ziraat Makaleleri


Ziraat Hatıraları


LİNKLER


PRATİK BİLGİLER


TUZLA OVASI


ÇANAKKALE SAVAŞLARI HATIRASI


TUZLADAN HATIRALAR


Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buldunuz ?


     Anket Sonuçları

Sayaç
Şu An 269
Tekil
Bugün 130
Toplam 130
Sayfa Görüntülenme
Bugün 273
Toplam 813736

Ayvacık'ta 'havut hayrı'
Ayvacık'ta 'havut hayrı', System.String[] 
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde, Deveciler Derneği tarafından 'havut hayrı' yapıldı.

Ayvacık Belediyesi Deve Güreşi Arenası'nda yaklaşık 30 devenin katılımıyla gerçekleştirilen hayırda, develere havut bağlanırken, hayra katılan vatandaşlara da lokma, peynir ve tatlı ikram edildi.
Ayvacık Deveciler Derneği Başkanı Müjdat Bayram, hayrın her yıl geleneksel olarak düzenlendiğini belirterek, hayra katılan vatandaşlara teşekkür etti.           sondakika






Ayvacık'ta 12 bin fidan toprakla buluştu
Ayvacık'ta 12 bin fidan toprakla buluştu, System.String[] 
Tarım ve Orman Bakanlığınca Türkiye genelinde gerçekleştirilen "Geleceğe Nefes" seferberliği çerçevesinde Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde 12 bin fidan dikildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı OGM koordinasyonunda başlatılan "Geleceğe Nefes" seferberliği çerçevesinde saat 11.11'de fidan dikimine başlandı. Bütün Türkiye'de eş zamanlı başlatılan etkinliklerden biri de Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde yapıldı. Ayvacık Orman İşletme Müdürü, "İlçemizde önceden belirlediğimiz 3 farklı 7 hektarlık bir alanda 12 bin fidanı toprakla buluşturacağız" dedi.          sondakika






Ayvacık depremzedelerin ikinci etap kalıcı konutları inşaatı hızla ilerliyor, Teslimat 2020  
Ayvacık depremzedelerin ikinci etap kalıcı konutları inşaatı hızla ilerliyor, Teslimat 2020 ile ilgili görsel sonucu
Ayvacık depreminin ardından bölgede başlatılan çalışmalar devam ederken, daha önce birinci etap 245 kalıcı konutun teslim edilmesinin ardından ikinci etap olarak 246 konutun inşaatına başlanmıştı. İkinci etap kalıcı konutların kaba inşaatı bu yıl biteceği teslimatının ise gelecek yıl yapılacağı açıklandı.

Ayvacık’ta 6 Şubat 2017 yılında meydana gelen 5.3 şiddetinde ki depremin ardından Çanakkale  İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü deprem bölgesine hızlı bir şekilde ulaşılıp depremzedelere ilk müdahalede bulunarak olay yerine çok sayıda çadır kurdu. Ardından bölgeye gelen konteynerler ile depremzedelerin daha iyi şartlar altında geçici barınmasını sağladı.
Ardından yapılan alt yapı ve üst yapının sağlamlaştırılması ile ilk etapta Yukarıköy, Çamkabalak, Gülpınarı- Kızıl keçili köylerinde inşaatı biten 245 konut depremzedelere teslim edildi. İkinci etap olarak ta 246 konutunun 2019 yılında ise kaba inşaatı bitecek.
Ayvacık’ta meydana gelen deprem ve depremin ardından bölgede yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Çanakkale İl Afet ve Acil Durum Müdürü Levent Yılmaz, “Ayvacık’ta 6 Şubat 2017 yılında meydana gelen depremden sonra hızlı bir şekilde müdahalemizi gerçekleştirdik. Burada çadırlar kurduk arkasından bir hafta içinde çadırlarımızı oradan kaldırdık. Çadırlarımızı kaldırdıktan sonra konteyner bölgeye sevk edildi. Vatandaşlarımız bir süre bu anlamda konteyner da kaldılar. Daha sonra ki aşamada hak sahipliği sürecimiz ve ön hasar tespit süreci ve kesin hasar tespit sürecinden sonra hak sahiplerini belirleme süreci gerçekleştirildi. Hak sahiplerimiz belirlendikten sonra yer seçim sürecimizi tamamladık. Yer seçim sürecinden sonra burayla ilgili gerekli fizibilite çalışmaları, imara esas planlar, jeofizik, jeoteknik raporlar, imar uygulamaları ve bu planların onaylatılması sürecinde aşıldıktan sonra buralarda hızlı bir şekilde konutlarımızı yapmaya başladık. Burada 245 tane konutumuzu şu anda Yukarıköy, Çamkabalak, Gülpınarı- Kızıl keçili mahallesinde olmak üzere tamamlamış bulunuyoruz. Toplam 245 konutumuzda vatandaşlarımıza teslim ettik. Vatandaşlarımız bu konutlarında kalmaya devam ediyorlar. Bundan sonra ki aşamada ikinci etapta yaklaşık 22 tane yerleşim yerinde 246 konut yapımı devam ediyor. Bunların şuanda altyapı ve üst yapı olarak iki aşamada yapıyoruz. 22 yerleşim yerinde ki alt yapıyı tamamen tamamladık. 2019 yılı sonunda kadarda kaba inşaatlarını tamamlamış olacağız. Henüz yapım aşamasında olan fizibilite çalışmaları aşamasında olan 4 köyümüz var. Bunlarla ilgili gerekli imar planlarını onaylatmak için ilgili bakanlıklarla yazışmalarımız devam ediyor. Bunlarda sonuçlanmak üzeredir. Yaklaşık 80 tane bu anlamda üçüncü etapta yapacağımız konutlarında biran önce ihalesi yapılarak onlarında yapımına başlanacak. Bu anlamda 2019’un Şubat ayının 20’sinde tekrar bir deprem oldu” diye konuştu.           burasicanakkale






Çanakkale'de kızların renkli futbol maçı
Çanakkale'de kızların renkli futbol maçı ile ilgili görsel sonucu
Karşılamaya şalvar ve çemberleriyle çıkan yörük kızları renkli görüntüler oluşturdu.

Ayvacık Belediyesi, Yukarıköy Muhtarlığı ve ÇOMÜ'nin Ayvacık 21 Eylül Stadyumu'nda ortaklaşa düzenlediği futbol karşılaşmasında Ayvacık'ın Yukarıköy kız futbol takımı Şalvarspor ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Bilimleri Meslek Yüksek Okulu kız futbol takımı karşılaştı. Renkli görüntülere sahne olan karşılaşma 2-2 beraberlikle sonuçlandı. Karşılaşmaya üzerindeki şalvarlar ve başlarındaki çemberlerle çıkan Şalvarspor kız futbol takımı renkli görüntüler yaşanmasına sebep oldu. Ayvacıklı futbolseverlerin de izlediği karşılaşmada dostluk kazandı.

Karşılaşma öncesinde konuşan Yukarıköy Köy Muhtarı Ergün Polat, "Ayvacık Belediye Başkanı bana bu karşılaşmadan bahsetti. Ben de olumlu karşıladım. Kızlara söyledim onlar da kabul ettiler. Onların da burada olması bizi sevindirdi. Kızların aileleri de izin verdi. Onlara da teşekkür ediyorum. Böyle bir etkinlik olsun dedik. Önemli olan burada dostluğun kazanması. Gönüllerin bir olması. Benim köyümde bir halısaha olsa kızlarımız da orada oynar. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi.

Karşılaşma sonrası konuşan Şalvarsporlu oyuncular ise burada olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ve dostluğun kazandığını söyledi.          sondakika





Ayvacık'ta 3. Geleneksel Zeytin Şenliği
ayvacık'ta 3. geleneksel zeytin şenliği yerler ile ilgili görsel sonucu
Ayvacık ilçesinde 3. geleneksel zeytin şenliği yapıldı.

Ayvacık Kaymakamlığı, Ayvacık Belediyesi, Çanakkale Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ayvacık İlçe  Ayvacık Ziraat Odası ve Ayvacık Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın ortaklaşa gerçekleştirdiği zeytin şenliği kapsamında Ayvacık'ın Paşaköy köyündeki bir zeytinlikte zeytin hasadı yapıldı.

Ayvacık 3. Zeytin Şenliği kapsamında, zeytinyağı üreticileri Ayvacık Atatürk Kültür Parkı'nda açılan stantlarda zeytin ve zeytinyağlarını sergiledi. İlçe genelinde yapılan şiir, resim ve kompozisyon dalında dereceye giren öğrenciler ile zeytin tadım yarışmasında dereceye giren üreticilere ödülleri verildi.

Ayvacık Atatürk Kültür Parkı'nda düzenlenen etkinlikte bir konuşma yapan Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Ayvacık'ın zeytin ve zeytinyağı üretiminde önemli bir ilçe olduğunu ifade ederek, " Türkiye'de zeytinyağı üreten 29 il var. Çanakkale Türkiye'de zeytinyağı üretiminde 6. sıradadır. Çanakkale'de 5 milyon civarında bir zeytin ağacımız var. Çanakkale'de en çok zeytinyağı Ayvacık'ta üretiliyor. Çanakkale'de üretilen zeytinyağının %37'si Ayvacık'ta üretiliyor. Bu da gösteriyor ki Ayvacık zeytin ve zeytinyağı üretiminde ön safhada" dedi.

Konuşmanın ardından stantların açılışı yapıldı. Yöresel el sanatları, bal, reçel, el işlemesi ürünler ve kilimlerin de bulunduğu stantlar katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.          sondakika

 

 





11 milyon fidan için geri sayım başladı
11 milyon fidan için geri sayım başladı ile ilgili görsel sonucu

11 Kasım’da yurt genelinde gerçekleştirilecek seferberlikle, ‘Daha Yeşil Bir Türkiye İçin’, 11 milyon ağacı geleceğe miras bırakarak dünya rekoruna koşulacak.

11 Kasım’da saat 11:11’de, 81 ildeki 2023 noktada 3 saat içinde tam 11 milyon fidan toprakla buluşacak.

11 Kasım’da yurt genelinde gerçekleştirilecek seferberlikle, ‘Daha Yeşil Bir Türkiye İçin’, 11 milyon ağacı geleceğe miras bırakarak dünya rekoruna koşulacak.

Tarihi seferberlik öncesi, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Ankara’da ağaçlandırılacak 650 dönümlük alanda incelemelerde bulundu. “Şu an Ankara’da çalışma yaptığımız yeri, Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılacağı tören alanını ziyaret ediyoruz. Burası aşağı yukarı 650 dönümlük, 150 bin civarında ağaç dikeceğimiz bir yer” dedi.

Dünya üzerinde yaşayacak nesillerin sayısını artırmak, yaşamın daha uzun süre kaliteli ve sağlıklı olmasını sağlamak için hepimizin yarın değil, hemen şimdi bir şeyler yapmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli “Geleceğe Nefes” kampanyasına da dikkat çekti.          gidatarim





Sizde katılın adınıza 5 fidan dikilsin 
İlgili resim
Türkiye'nin dört bir yanına 11 Kasım’da 11 milyon fidan dikilecek. Peki kampanyaya katılmak için ne yapmak gerekiyor?

Tarım ve Orman Bakanlığının başlattığı ‘Geleceğe Nefes Kampanyası’ çerçevesinde Türkiye'nin dört bir yanına 11 Kasım’da 11 milyon fidan dikilecek. Kampanyaya yoğun bir katılım gözlenirken, projede fidan bağışı yapan vatandaşlara sertifika veriliyor. 

Fidan dikimi kampanyasına internet üzerinden fidan sahiplenerek ya da fidan bağışı yaparak başvuru yapılabiliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın başlattığı 11 milyon fidan dikme kampanyası 11 Kasım 2019’da saat 11:11’de 81 ilde gerçekleştirilecek

 Geleceğe Nefes Ol Kampanyasına internetten        gelecegenefes.com     adresinden katılabilirsiniz.







"Bunu kimse yemez" dediler, şimdi talebe yetişemiyor


Fransa'da geçirdiği beyin kanaması sonucu bir dönem sağ tarafı felç olan gurbetçi Ayten Çot, şifa niyetine tattığı "goji berry" meyvesinin hem üreticisi hem de ihracatçısı oldu

Antalyalı Ayten Çot, 2008'de geçirdiği beyin kanaması sonucu 15 gün komada kaldı. Sağ tarafı felç olan Çot, gördüğü tedaviyle 6 ay sonra sağlığına kavuştu.

Çot, hastalığında şifa niyetine tattığı goji berry meyvesinin üretimini yapmaya karar verdi.

Bitkinin üretimini öğrenmek için Tibet'e gitmeye karar verdiğinde çevresindekilerin olumsuz cümlelerine kulak tıkayan Çot, meyvenin üretiminden hasadına kadar olan süreci takip etti.
Türkiye'de halk arasında "kurt üzümü" olarak da bilinen goji berry yetiştiriciliği yapmak isteyen üreticilerle deneyimlerini paylaşan ve fidan desteği de sağlayan Çot, sağlık yönünden faydalı olduğuna inandığı meyveyi herkesinin tatması için üretiminin yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Felçli olduğu dönemde çevresindekilere muhtaç olan, herkesin neredeyse kendisinden umudunu kestiği Çot, artık ailesinin ve çevresindekilerin gururu haline geldi.

Goji, goji meyvesi veya wolfberry, Solanaceae'da bulunan ve gece çekimi ailesinde birbirine yakın iki tür boksör türü olan Lycium barbarum veya Lycium chinense'nin meyvesidir. L. barbarum ve L. chinense meyveleri benzerdir ancak tat ve şeker muhtevasındaki farklılıklar ile ayırt edilebilir.

"MALİYETİ DÜŞÜK VE GETİRİSİ ÇOK YÜKSEK"

Antalya'nın Korkuteli ilçesindeki bahçesinde işçileriyle hasat yapan Çot, hastalığı sonrası hayata adeta yeniden başladığını söyledi.

Geçirdiği rahatsızlık sonucu tanıştığı goji berry bitkisinin hayatını tümden değiştirdiğini aktaran Çot, şöyle konuştu:

"Goji berry'yi ilk getirdiğimde 'Bu ne böyle, hiç kimse bunu bilmez, yetiştirmez, yemez' gibi tepkiler aldım. Yılmadan, usanmadan tanıtmaya, anlatmaya ve yemeye devam ettim. Gojy berry, Türk çiftçisi için alternatif bir ürün. Yetiştirmesi ve bakımı kolay. Maliyeti düşük ve getirisi çok yüksek. Biz üretmekten daha çok ürettiriyoruz, ihraç ediyoruz. Üreticimiz kaç dönüm yapacağını, kaç kişi çalıştıracağını kendisi belirliyor. Meyveyi kuru olarak bize satıyorlar. Fidanlığımız ve kendi örnek arazimizde sezonluk işçi çalıştırdığımız gibi devamlı işçilerimiz de var. Kuru meyve ihraç ettiğimiz Fransız firmaya FOB olarak teslim ediliyor. Yani direkt üretim yerinden teslim ediliyor. Temsil ettiğim Fransız firma Avrupa geneline kuru meyve ve çerez dağıtımı yapan büyük bir şirket. Yeterli üretim olmadığından dolayı Fransa'nın talebini zor karşılıyoruz. Şimdilik Almanya, Hollanda ve İsveç'ten gelen talepleri değerlendiremedik."

KURULUŞ ÇALIŞMALARI DEVAM EDEN FABRİKAYLA YAĞ ÇIKARACAK

Goji berry için Türkiye'nin toprağı ve ikliminin çok uygun olduğunu anlatan Çot, 2009'da bu işe girerken Avrupa'nın goji berry ihtiyacını karşılamayı hedeflediğini dile getirdi.

Çot, ürünün hem iç hem dış pazarı bulunduğunu, goji berry'nin meyvesi kadar yapraklarının da çok değerli olduğunu vurgulayarak, kuruluş çalışmaları devam eden fabrikanın açılmasıyla dallarından da yağ çıkaracaklarını bildirdi.

Bu zamana kadar kurusunu aldıkları üründe bu sezon yaş meyve alımına da başladıklarını belirten Çot, "Türkiye'de her geçen gün daha çok tanınmaya başlayan meyvenin yaş olarak kilosunun 15 liradan, kurusunun ise 60 liraya kadar toptan satışı yapılıyor. Kaliteye göre fiyatları daha da yükseliyor. Üçüncü seneden itibaren dönüm başına masraflar hariç en az 30 bin lira kar bırakıyor. Alım garantili dikim yaptırıyoruz. Yani ürünün pazarlama sorunu da yok." diye konuştu. Çot, özellikle kadın ve genç çiftçilere bu ürüne yönelmeleri tavsiyesinde bulundu.          haber7






Zeytin ve zeytinyağı rekoltesi açıklandı

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Tunç “2019 yılı sofralık zeytin üretiminin 415 bin ton, yağlık zeytin üretiminin 1 milyon 110 bin ton, dane zeytin üretiminin 1 milyon 515 bin ton, zeytinyağı üretiminin ise 225 bin ton olacağı öngörülmek.” dedi.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç, “2019 yılı sofralık zeytin üretiminin 415 bin ton, yağlık zeytin üretiminin 1 milyon 110 bin ton, dane zeytin üretiminin 1 milyon 515 bin ton ve zeytinyağı üretiminin ise 225 bin ton olacağı öngörülmektedir.” dedi.
Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde düzenlenen 2019-2020 Zeytin Rekolte Tahmini Toplantısı’nda konuşan Tunç, dane zeytindeki desteklerle ilgili bilgiler paylaştı.
Üreticileri desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Tunç, “Sayın Bakanımız kilogram başına 15 kuruş destek verileceğinin sözünü vermişti. Bu sözün gereği olarak kararname Cumhurbaşkanlığına sevk edildi. Kilogram başına 15 kuruşluk destek hayırlı uğurlu olsun.” diye konuştu.
Türkiye’nin zeytinin gen merkezi olduğunu ifade eden Tunç, zeytinin dünyaya Anadolu’dan yayıldığını vurguladı.
Zeytin ve zeytinyağının sadece beslenmede değil bir çok alanda kullanıldığını aktaran Tunç, Türkiye’nin zeytincilikte İspanya ve Mısır’ın ardından dünyada üçüncü olduğunu dile getirdi.
Zeytinyağı üretiminde ise dünyada 5. sırada olduklarını hatırlatan Tunç, “2001’de 600 bin hektar olan zeytin alanı 2018’de yaklaşık 864 bin hektara, 99 milyon olan zeytin ağacı 177 milyona ulaştı. Zeytin üretimi ise 2018’de 427 bin ton oldu. Yağlık zeytin üretimimiz ise 1 milyon 74 bin tona çıktı.” bilgisini verdi.
Zeytin üretiminde artışın gerçekleşmesinde bakanlığın yanında sektörün de ciddi katkısı olduğunun altını çizen Tunç, tüketici bilincinin gelişmesinin Türkiye’deki zeytinyağı tüketimini artırdığını belirtti.
Son yıllarda zeytinyağı üretiminde ciddi gelişmeler katedildiğini ve ürünlerin uluslararası yarışmalarda dereceler kazandığını dile getiren Tunç, bunların dış pazarda rekabet gücünü artırdığını vurguladı.          gidatarim






Jeotermal seracılıktan ekonomiye 300 milyon TL

Jeotermal seracılıktan ekonomiye 300 milyon TL

Türkiye’nin ilk Jeotermal İhtisas Organize Sera Bölgesi’nde yer tahsisleri tamamlandı, jeotermal ısıtmalı seracılık yatırımları başladı. Bölgenin ekonomiye yıllık 300 milyon TL’lik katkı sunması bekleniyor.

Denizli’nin Sarayköy ilçesinde kurulan Türkiye’nin ilk Jeotermal İhtisas Organize Sera Bölgesi’nde (JEOSEB) arazi sahiplerine tahsis belgeleri verildi. Yaklaşık 600 kişiye istihdam sağlayacak Sarayköy JEOSEB’nin Türkiye ekonomisine yılda doğrudan 100 milyon liralık katkı sunması bekliyor. Dolaylı etkileriyle birlikte istihdam sayısının 1500’ü, ekonomik katkının ise 300 milyon lirayı aşabileceği hesaplanıyor.

Sarayköy JEOSEB’nin ısıtması, ilçede bulunan Zorlu Enerji’ye ait jeotermal elektrik santrali tarafından sağlanacak. Böylece seralarda işletme maliyeti, alternatif yakıtlara göre yüzde 30-40 azaltılmış olacak.

GIDA ENFLASYONUNA JEOTERMAL DİZGİNİ

Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ali Kındap, jeotermal ısıtmalı seracılığın yaygınlaşmasıyla tarımsal üretimde maliyetlerin ciddi oranda aşağıya çekilebileceğini belirtti. Bu sayede gıda enflasyonunun da daha rahat kontrol altına alınabileceğini anlatan Kındap, devletin kurduğu JEOSEB’lere JESDER yönetimi ve üyeleri olarak her türlü desteği verdiklerini vurguladı.

“TARIMDA MALİYETLERİ MİNİMİZE EDECEK”

JESDER Başkanı ve Zorlu Enerji Genel Müdürü Ali Kındap, önümüzdeki dönemde Aydın’ın Efeler ve Germencik, Manisa’nın Alaşehir ilçelerinde de JEOSEB’lerin devreye gireceğini vurguladı. Ali Kındap “Tarımın geleceği kontrollü tarımda. Türkiye tektonik yapısı nedeniyle kontrollü tarımda büyük bir avantaja sahip. Zira çok zengin jeotermal kaynaklarımız var. Jeotermal ısıtmalı seracılığın gelişmesiyle tarımsal üretimde maliyetleri minimize edeceğiz” diye konuştu.          enerjigunlugu





Türkiye’de az görülüyor! Günde 6 kilo süt veriyor

Antalya’da günde 6 kiloya kadar süt verebilen Halep keçisine talep artıyor. Keçi yetiştiricisi Hacı Mahmut Demir, Türkiye’de az görülen keçilerinden oldukça iyi verim aldığını belirterek, keçi sayısını artırmak istediğini söyledi.

Antalya’nın Aksu ilçesinde yaşayan Hacı Mahmut Demir, süt veriminin fazla olmasından dolayı tercih edilen ancak çok az sayıda bulunan Halep Şami keçisi yetiştiriyor. Kardeşi Yasin Demir ve ailesi ile Kurşunlu Mahallesi’nde kurdukları Kavi adlı çiftlikte zor şartlar altında Halep keçisi ırkını yaşatmak ve sayılarını arttırmak istediklerini söyleyen Demir, üretmek isteyenlere de Halep keçisi temin ediyor. Halep keçisi ırkının Antalya’da olmadığını ve çok talep gördüğünü belirten Demir, “Antalya bölgesinde olmadığını düşündük ve temin ettik. Antalya’da çok talep var. Özellikle süt için almak isteyen arkadaşlar çok. Sütü bol yağlı bir hayvan. Sütünde, peynirinde ve yoğurdunda koku yok. Antalya bölgesinin hava şartları uygun olduğu için bu hayvanları üretmeyi tercih ettik. Günde bir tanesinden 4 ile 6 kilo arasında süt alıyoruz. Bu hayvanlar bizim için çok büyük bir avantaj. İlk doğumu ikiz gerçekleştiriyor, üçüz, dördüz olabiliyor. Üremesi daha kolay” şeklinde konuştu.          gidatarim






Evinin bahçesinde üretiyor! Tayvan’dan bile talep var

Balıkesir’in Manyas ilçesinde 5 yıl önce KOSGEB’den aldığı kredi ile endemik otlarla makarna üreten girişimci Serap Karakaş, gelen taleplere yetişemiyor. Karakaş’ın evinin bahçesinde ürettiği makarnaya, Tayvan’dan talip olan bir firma, 4 ton makarna siparişi verdi.

Manyas ilçesi Kulak Mahallesi’nde 5 yıl önce KOSGEB’den aldığı 10 bin liralık krediyle küçük çapta başladığı endemik otlarla makarna imalatında bugün taleplere yetişemeyen Serap Karakaş, ürün çeşidi yelpazesini genişletiyor. Serap Karakaş son olarak yosun, zerdeçal ve üzüm çekirdeğini ilgili kişiler ve gıda danışmanlarıyla istişare ederek makarnalarına kattığını söyledi. Hedefinin yurt dışına ihracat yapmak olduğunu belirten Serap Karakaş, Tayvanlı bir firmanın yetkilileriyle görüştüklerini kendilerinden ürün istendiğini dile getirerek, “İlk etapta 4 ton istendi. İnşallah bu bir başlangıç olur, devamında diğer ülkelerden de talepler gelir, bunun onurunu yaşarız. Şu anda çok heyecanlıyız” dedi.

Evinin bahçesinde üretiyor! Tayvan’dan bile talep var ile ilgili görsel sonucu

KİŞİYE ÖZEL MAKARNAÜrettikleri makarnaların Türkiye’deki en önemli alışveriş merkezlerinin organik üretim raflarında yer bulduğunu ve neredeyse taleplere cevap vermekte zorlandığını aktaran Karakaş, “Kişiye özel makarna üretimi de yapıyoruz. Isırgan otu, kırmızı pancar, bal kabağı, kapya biber, domates ve dut yaprağını bakliyat unlarıyla buluşturarak ürettiğimiz makarnalar aşırı talep görüyor. Kendi tarlamızda ve bahçemizde yetiştirdiğimiz endemik bitkileri, yine bir kısmını yetiştirdiğimiz, bir kısmını ise dışarıdan temin ettiğimiz bakliyatları kendi makinelerimizde un haline getiriyoruz. Yumurtaları da evimizin bahçesinde yetiştiğimiz tavuklardan sağlıyoruz” diye konuştu.          gidatarim






3000 yıllık zeytin ağacından üretilen yağın litresi 100 bin lira

Muğla’nın Milas ilçesinde yaklaşık 3 bin yıllık olduğu belirtilen anıt ağaçtan elde edilen zeytinyağının litresi 100 bin liradan açık artırmaya sunulacak.

Kentte 2-3 Kasım’da gerçekleştirilecek “6. Milas Zeytin Hasat Şenliği” etkinlikleri kapsamında, Kazıklı Mahallesi’ndeki anıt zeytin ağacının meyveleri, protokol üyelerinin de katılımıyla toplandı.

Yöresel kıyafetli kadınların renkli görüntüler oluşturduğu hasat etkinliğinde toplanan zeytinler, kasalara konularak fabrikaya sıkıma gönderildi.

Bilimsel araştırmalarda 3 bin 200 yıllık olduğu belirtilen ağacın meyvelerinden elde edilen zeytinyağının litresi, öğrencilerin eğitimi için şenlikte 100 bin liradan açık artırmaya sunulacak.

Turizme kazandırılacak

Milas Kaymakamı Eren Arslan, gazetecilere, “Ata” ismi verilen ağacın halen ayakta olduğunu söyledi.

Ata ağacın bulunduğu zeytinlik arazinin sahibi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aktürk de söz konusu ağacın yağının polifenol değerlerinin oldukça yüksek olduğunu dile getirdi.

Geçen yıl söz konusu ağaçtan 35 kilogram zeytin toplandığını, 3 litre yağ elde edildiğini belirten Aktürk, şunları kaydetti:

“Geçen yıl yarım litresi 30 bin liradan satıldı. Bu yıl 90 kilogram zeytin oldu ve 6 litre yağ elde edildi. Şenlikte litresini 100 bin liradan açık artırmaya sunacağız. Şu an teklif verenler var, 100 bin liranın da üzerine çıkacaktır. Anıt zeytin ağaçlarını turizme kazandırmak için çalışma yapıyoruz. Ata ağacın yaşını bilimsel çalışmalarda 3 bin ile 3 bin 200 olarak belirledik. Bilimsel makalesi yazıldı, Amerika’da bir dergide basılmak üzere yayıma gönderildi. Girit adasında bu boyutta 3 bin 3 bin 500 yaşlarında olduğu söylenen bir ağaç her sene 40-50 bin ziyaretçi kabul ediyor. Milas yöresinde 120 civarında anıt zeytin ağacı var. Turizm için önemli. Ata ağaçtan elde edilecek gelirin tamamını, okulların ihtiyaçlarının karşılanması ve çocukların eğitimi için bağışlanacak.”

Butik Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Derneği Başkanı Atilla Totoş ise Türkiye’nin gurme ürün kalitesi bakımından İtalya’nın tahtını salladığını aktardı.          gidatarim






Çanakkale yörüklerin asırlık çeyiz asma geleneği

Çanakkale yörüklerin asırlık çeyiz asma geleneği

Yörüklerin asırlık çeyiz asma geleneği Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Çamkalabak köyündeki Yörükler, düğünlerinde asırlık çeyiz asma geleneğini sürdürüyor.
Çamkalabak köyündeki Yörükler, düğünlerinde asırlık çeyiz asma geleneğini sürdürüyor. Çeyiz sandığından çıkarılan rengarenk el işlemeli çeyizler, gelin evinin bahçesinde çamaşır iplerine asılarak, sergileniyor.

Ayvacık ilçesinde Yörük köylerinden olan Çamkalabak'ta bahçede çeyiz asma geleneği, nesilden nesile aktarılarak sürüyor. Köyde gelinlik kızlar için hazırlanan çeyizler, düğün günü evlerinin bahçesinde akşama kadar sergileniyor. Köyde en son hayatlarını birleştiren Neslihan ve Gökhan Topaloğlu'nun düğününde de asırlık gelenek bir kez daha yaşatıldı. Gelin Neslihan Topaloğlu'nun ailesi, kızları için hazırladıkları çeyizi sandıktan çıkardı, evlerinin bahçesinde çamaşır iplerine asarak sergiledi.

Yörüklerin vazgeçilmez giysilerinden biri olan, sokağa çıkarken başlarına bağladıkları 'Çeki' denilen çemberlerin çoğunlukta olduğu çeyizde, fistanlar, el dokuması halı ve kilimler, yastıklar ve giysilerin olduğu görüldü. Akşam yapılan eğlenceye kadar çamaşır iplerinde asılı kalan çeyizde, desen desen işlenen çemberler dikkat çekti. Düğüne köy dışından gelen davetliler, Yörüklere has rengarenk kıyafetler ile el dokuması halı ve kilimleri görünce şaşkınlıklarını gizleyemedi.

DÜĞÜNDE YÖRESEL KIYAFETLER GİYİYORLAR

Düğünlerde hem gelinler, hem de köylü kadınlar, yöresel kıyafetler giymeyi tercih ediyor. Yörük kıyafetleri ile gelini de aralarına alarak oynayan köylü kadınlar, ilginç görüntüler oluşturuyor.

'ASIRLARDIR GELENEĞİMİZ DEVAM EDİYOR'

Çeyiz asma geleneğinin asırlardır devam ettiğini belirten Çamkalabak Köyü Muhtarı Remzi Ercan, Gelin kızlarımızın çeyizleri düğün günü böyle bahçede ipe asılarak sergileniyor. Çeyizlerinde evlendikten sonra giyecekleri giysileri yer alıyor. Düğün bitince çeyizler toplanarak gelin ve damadın evine götürülüyor. Yörükler için bu önemli bir gelenek dedi.

'ÇEYİZLERDE EN ÇOK ÇEMBER BULUNUYOR'

Köy sakinlerinden Fatma Ercan ise, çeyiz geleneğinin uzun yıllardır sürdüğünü ifade ederek, Çeyizlerde çember, penye, kazak, fistan, şalvar, gömlekler sergilenir. Kilim, halı da çeyizlerin içerisinde yer alır diye konuştu.

Neslihan-Gökhan Topaloğlu çiftinin teyzesi Hanife Öztürk de, gelinlerin çeyizleri için her hafta pazar alışverişinde Yörük kıyafetlerinin satın alınarak sandığa konduğunu, ayrıca gelinin yakınlarının da el işi ürünlerle çeyiz hazırladığını söyledi.          sondakika





İlk hasat zeytinyağı 15 bin liraya satıldı
İlk hasat zeytinyağı 15 bin liraya satıldı ile ilgili görsel sonucu
Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinde, bu yıl ilki düzenlenen zeytin hasat şenliğinde, açık artırmayla 15 bin liraya satılan ilk zeytinyağından elde edilen gelir, Mehmetçik Vakfı'na bağışlandı.

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Ezine Kaymakamlığı, Geyikli Belediyesi, (ÇOMÜ) ve Geyikli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi iş birliğiyle Geyikli İlkokulu'nda gerçekleştirlen etkinlikte, sembolik zeytin hasadı yapıldı.

Dualar eşliğinde toplanan zeytinlerin sıkılmasıyla elde edilen bir litrelik zeytinyağı şişelendikten sonra açık artırmayla 15 bin liraya satıldı. Satıştan elde edilen gelir, Mehmetçik Vakfı'na bağışlandı.

İskenderoğlu, burada yaptığı konuşmada, Geyikli için bereketli bir hasat yılı olmasını diledi.

Çanakkale için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden İskenderoğlu, "Ezine'de Gıda İhtisas Organize Sanayi'ni hazırlıyoruz. İnşallah zeytinin, zeytinyağının daha da değerleneceği, nitelendirileceği bu çalışmayla, Çanakkale, Ezine ve Geyikli'nin dünya markası olmasıyla ihracata hız vereceğiz." dedi.

Ardından resim ve şiir yarışmalarında dereceye giren öğrenciler adına okul bahçesine zeytin fidanı dikildi.          sondakika

 

 



Sınırsız havada kalabiliyor! Türkiye ABD'ye satışa başladı!
Sınırsız havada kalabiliyor! Türkiye ABD'ye satışa başladı! ile ilgili görsel sonucu

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumunun (MKEK) ABD'deki resmi temsilcisi Zenith Quest Corporation (ZQC)/ ZNT Global ile Will-Burt (WB) firması arasında kablolu drone alım anlaşması imzalandı.

 Robonik Mekatronik AŞ tarafından Türkiye'de üretilen kablolu drone ABD'de ZQC tesislerinde satışa hazır getirilecek ve WB firmasınca yangın söndürme araçları ve acil durum ortam aydınlatması başta olmak üzere ticari, güvenlik, sınır güvenliği ve askeri alanlarda pazarlanacak.

BAŞARISI ULUSLARARASI ALANDA TESCİLLENDİ! 3 YIL İÇİNDE 65 MİLYON DOLARLIK SATIŞ!

Anlaşma kapsamında 3 yıl içinde 65 milyon dolarlık satış öngörülüyor. İlk teslimat bu yılın aralık ayında yapılacak. Bu anlaşma ile 12 yıllık tecrübeye sahip Robonik tarafından üretilen kablolu drone çözümlerinin başarısı uluslararası alanda tescillendi.

SINIRSIZ HAVADA KALABİLME ÖZELLİĞİ

Kablolu drone teknolojisinin çok farklı sektörde kullanım alanı bulunuyor. Bu sayede sınırsız havada kalma özelliği ve geniş faydalı yük seçenekleriyle sınır karakolları, operasyonlar, miting ve konser gibi organizasyonlarda geniş alan gözetlemesi yapabiliyor.

KARA VE DENİZ ARAÇLARINA DA ENTEGRE OLABİLECEK

Söz konusu ürünün, sabit uygulamaların dışında kara ve deniz araçlarına entegre olması, bu sayede birçok farklı uygulama alanı için yenilikçi çözümler sunması bekleniyor.

ÖZELLİKLERİ

Ürün, kolay ve hızlı mevzilenmodüler mimari, akıllı araç takip sistemi, otonom kalkış ve iniş, acil durumlar için yedek batarya sistemi, gerekli durumlarda kablosuz uçuş yeteneği, kablo üzerinden veri aktarımı, faydalı yük seçenekleri, su ve toz geçirmez mimari ile zorlu koşullarda operasyon yeteneği ve 150 metreye kadar kablo mesafesi gibi yenilikçi özellikleri ile hem askeri, hem endüstiyel kalite standartlarına uygun şekilde tasarlandı ve geliştirildi.me, güvenli ve sinyal boğuculardan bağımsız iletişim, hareketli araçlara entegre edilebilen          haber7







1915 Çanakkale Köprüsü yükselmeye devam ediyor
1915 Çanakkale Köprüsü yükselmeye devam ediyor
Çanakkale Boğazında inşası aralıksız olarak devam eden 1915 Çanakkale Köprüsünün deniz içindeki kesonları üzerine üçüncü blokları da yerleştirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart 2017'de temeli atılan ve Çanakkale'nin Lapseki ilçesine bağlı Şekerkaya Mevkiisi ile Gelibolu'nun Sütlüce Mevkiisi arasında yapımı süren 1915 Çanakkale Köprüsünün ayakları yükselmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde her iki yakadaki köprü ayakları arasında bağ krişi montajı yapılmıştı. Bu kez de tarihi köprünün deniz içindeki kesonları üzerine üçüncü blokları yerleştirildi. Tamamlandığında 318 metreye kadar ulaşacak olan köprü ayakları bu montajın ardından biraz daha yükseldi.

1915 Çanakkale Köprüsünün, Cumhuriyet'in kuruluşunun 100'üncü yılını simgelemesi nedeniyle orta açıklığının 2023 metre olması planlanıyor. Bu açıklık, dünyanın en uzun kuleler arası açıklığa sahip asma köprüsü olması özelliğini taşıyor.

Sürdürülen proje çalışmaları kapsamında 1 asma köprü, 2 yaklaşım viyadüğü, 4 betonarme viyadük, 6 alt geçit köprüsü, 38 üst geçit köprüsü, 5 köprü, 43 alt geçit, 115 çeşitli ebatlarda menfez, 12 kavşak, 4 otoyol hizmet tesisi, 2 bakım işletme merkezi, 6 ücret toplama istasyonu inşa edilecek          denizhaber






Çanakkale'de bulundu! Tapınak hazinesi...
Çanakkale'de bulundu! Tapınak hazinesi... 
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar köyündeki Apollon Smintheus Tapınağı çevresindeki arkeolojik kazılarda, Bizans dönemine ait bir evin odasında, 1'inci ve 2'nci Justinianus dönemine ait 68 altın sikkeden oluşan hazine bulundu.
Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar köyündeki Apollon Smintheus Tapınağı çevresinde 1980 yılında başlayan kazı ve restorasyon çalışmalarında, şimdiye kadarki en önemli hazine ortaya çıkarıldı. 1989 yılında 675 bronz sikke bulunan Apollon Smintheus'ta, ilk kez 68 altın sikkenin bir arada olduğu altın hazine bulunmuş oldu. 7 Ağustos günü, bir Bizans evinin odasında bulunan 1'inci ve 2'nci Justinianus dönemine ait 68 altın sikkenin tanıtımı için Troya Müzesi'nde düzenlenen basın toplantısında İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz, Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük ve Apollon Smintheus Kazıları Başkanı Prof. Dr. Coşkun Özgünel katıldı.Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar köyündeki Apollon Smintheus Tapınağı çevresinde 1980 yılında başlayan kazı ve restorasyon çalışmalarında, şimdiye kadarki en önemli hazine ortaya çıkarıldı. 1989 yılında 675 bronz sikke bulunan Apollon Smintheus'ta, ilk kez 68 altın sikkenin bir arada olduğu altın hazine bulunmuş oldu. 7 Ağustos günü, bir Bizans evinin odasında bulunan 1'inci ve 2'nci Justinianus dönemine ait 68 altın sikkenin tanıtımı için Troya Müzesi'nde düzenlenen basın toplantısına;  İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz, Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük ve Apollon Smintheus Kazıları Başkanı Prof. Dr. Coşkun Özgünel katıldı.
1980 yılından bu yana Apollon Smintheus'un kutsal alanı, hamamları, evleri ve işliklerinde kazılar yaptıklarını belirten Prof. Dr. Coşkun Özgünel, "Her dönem ayrı bir buluntu, ayrı bir heyecanla yürüttüğümüz kazılarda bu yıl, M.S 550-575 yılları arasına tarihlenen bir hazine bulduk. Bir Bizans evinin odasında toprak içinden ortaya çıkardığımız 68 altın sikke, 1'nci ve 2'nci Justinianus dönemine ait. Buda, Apollon Smintheus Tapınağı ve çevresinde yaşamın M.S. 6. yüzyıla kadar devam ettiğini ortaya koyuyor. Altın, bronz gibi paslanan bir madde değil. Yağışlardan dolayı alanı su basmış ve çamur içindeydi. Çamurlar temizlendikten sonra 68 irili ufaklı sikke bulduk. Hepsinin gramları farklı. Birbirleri arasında çok az farklılıklar var. Bu da 1'inci ve 2'nci Justinianus zamanındaki ölçü farklılıklarından kaynaklanmaktadır" dedi.          haber7






Çanakkale domatesinde "son turfanda" umudu
domates üretici ile ilgili görsel sonucu
Kendine has tadı, rengi ve kokusuyla tezgahların en çok aranan ürünlerinden olan Çanakkale domatesinde üreticiler, son turfandanın bereketli geçmesini umut ediyor
 
Çanakkale'de "Batak Ovası" olarak anılan Kumkale köyü başta olmak üzere Ezine, Bayramiç ve Ayvacık ilçelerine uzanan geniş bir alanda yetiştirilen domatesin üreticisi, son turfanda döneminde iyi bir gelir elde etmeyi bekliyor.Kendine has tadı, rengi ve kokusuyla tezgahların en çok aranan ürünlerinden Çanakkale domatesinin üreticisi, hastalıklarla mücadele konusunda başarılı olunduğu takdirde fiyatların son turfandada yükselmesini umut ediyor.Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, AA muhabirine, Çanakkale bölgesinde nisan ayının ilk günlerinde domates fidelerinin toprakla buluşmaya başladığını söyledi. Haziran ayına girilmesiyle hasada başlandığını belirten Kaya, iklim koşulları uygun giderse aralık ayının ortalarına kadar Çanakkale'den çevre illere ve tezgahlara domates sevkiyatının sürdüğünü anlattı.Bölgede ilk turfanda domatesin fiyatının üreticiyi memnun ettiğini vurgulayan Kaya, "Orta turfandanın başlamasıyla fiyatlar üreticimizin beklentilerini karşılamadı. Şu anda tarladan domates 50 kuruş ila 1 liradan satılıyor. Üreticimiz, fiyatlar beklentilerini karşılamadı diye tarlasını terk etmesin çünkü geçmiş yıllarda bunun örnekleri var. Domates fiyatları ciddi şekilde yukarı doğru seyredebilir, üreticiyi memnun edecek hale gelebilir." dedi.- Üreticiye "Tarlanızı terk etmeyin" uyarısıKaya, hastalıklarla mücadele konusunda üreticilerin ciddi çaba sarf ettiğini dile getirdi.Mücadelede sağlanan başarının, Çanakkale domatesinde kalite ve yüksek verimi beraberinde getirdiğine dikkati çeken Kaya, şöyle konuştu:"Bu sene verim noktasında ciddi şekilde başarılıydık ama fiyat noktasına gelince şu ana kadar iyi bir yıl olmadı. Tarlalarımızı terk etmediğimiz takdirde önümüzdeki günlerde bölgemizde üretilen domatesin fiyatının yukarı yönde değişeceğini ve elinde malı olan üreticilerimizin inşallah para kazanabileceğini umut ediyoruz. Biz sonuna kadar tarlalarımızı bırakmamaya gayret gösterelim. Bütün beklentiler son turfanda domatese odaklandı. Hastalıklarla mücadele konusunda başarılı olursak umut ediyorum ki piyasalar yukarı yönde seyredecek ve üreticiyi memnun edecek."İsmail Kaya, iç piyasada özellikle İstanbul, İzmir gibi metropol kentlerin hallerinde satılan domatesin yarısından fazlasının Çanakkale'den gönderildiğini sözlerine ekledi.          trakyagazetesi


 





Assos'ta 2 bin 200 yıllık aslan heykeli bulundu

Assos'ta 2 bin 200 yıllık aslan heykeli bulundu

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyü sınırları içindeki Assos Antik Kenti'nde devam eden kazı çalışmalarında 2 bin 200 yıllık aslan heykeli ve bin 500 yıllık üç gözlü ocak gün ışığına çıkarıldı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan,Çalışma alanlarından birinin, kentin batı nekropolisinde yer alan ana kapının hemen gerisindeki Bizans dönemine ait yapılar olduğunu dile getiren Arslan, "Bu yapılardan biri 'Xenodochion' adını verdiğimiz, o dönemde han olarak kullanılan bir kompleks yapıydı. Bu yapı içindeki çalışmalarda başka dönemlere ait bir aslan heykeli parçası bulundu. Bu aslan heykeli büyük olasılıkla Helenistik döneme ait olmalı fakat daha sonra Bizans döneminde bir yapı içinde ikinci bir yapı malzeme olarak kullanıldığını biliyoruz." dedi.

Aslan heykelinin milattan önce 2'nci yüzyıldan kalma olduğunu değerlendirdikleri bilgisini veren Arslan, bunun da 2 bin 200 yıllık bir geçmişi olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Agoranın batısında yer alan Bizans yapılarındaki kazılarda da önemli bir buluntu elde ettiklerini kaydeden Arslan, şöyle konuştu:

"Yapıların birinin içinde o dönemde pişirme ocağı olarak kullanılan ve üzerinde aynı anda üç kapla pişirme yapılabilen bir ocak bulundu. Bu ocak tabii ki gerek biçim gerekse iyi korunmuş olması açısından, Bizans çağındaki gündelik yaşamı aydınlatması bakımından oldukça ilginç bir örnek. Milattan sonra 5'inci yüzyıl yani Bizans dönemine, yaklaşık bin 500 yıllık bir tarihe ait.          btmhaber







DOMATES İLE SEMİZOTUNUN İŞBİRLİĞİ

Bundan üç yıl önce Sivas/Gürün'deki bahçemizde tesadüf bir domates fidesının kökünün yanında yabani semiz otu filızlenmişti. Hiç dokunmadım. Aylar içerisinde gördüğüm olgu, kökünde semiz otunun fılızlendiği domates fidesi, tarladaki diğer domateslerden daha fazla buyudüğünü, geliştiğini hiç hastalanmadığını ve daha fazla ürün verdiğini gordüm. Bu semiz otundan aldığım bütün tohumları ertesi sene diktiğim her domates fidesinin yanın...a bir SEMİZ OTU tohumu koydum. sonuç mükemmeldi. Domatasler hayvansal gübreye bile ihtiyaç duymuyordu. (LÜTFEN YETİŞTİRDİĞİNİZ BİTKİLERDE AZOT NİTRAT VB. KIMYASAL BARINDIRAN GÜBRELER KULLANMAYIN. SİZİN İNANIN CANINIZI, CANLARINIZI ALAN AZRAİL OLUYORLAR.) Bu sene merakımdan köklerini görebileceğim şekilde 20 cm kadar kazdım. Domatesin kokleri 18 cm bitiyordu ama semiz otunun köklerinin sonunu 30 yada 40 cm kazmama rağmen sonunu göremedim . İşin ılgınç yanı semiz otunun kökleri ve o köklere ait zilleri domatesin kökleri ile e kaynamıştı. İşin sırrı, semiz otu toprağın çok derinliklerine ulasıyor o derinliklerdeki besinlerle beslenirken o derinliklerdeki domatesin ulasamadığı besinleri de domatesle paylaşıyordu. . Toprağın altında öyle bir dünya vardı ki bitkiler birbirleri ile yardımlaşıyor birbirlerini guçlü tutabılmek için her şeylerini paylaşıyorlardı. Toprağın altında bir hoşgörü cenneti mevcuttu. Insanlar çocukları kadınlari öldürürken bitkiler birbirlerini yasatıyordu.          Yıldıray ŞİMŞEK







13 yıl emek harcadı... 'Egebeyi' kullanıma sunuldu!


Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 13 yıldır üzerinde çalıştığı ve 2 yıl süren tescil denemelerinden sonra 'Egebeyi' adı ile geçen nisan ayında tescillenen arpa çeşidini, çiftçinin kullanımına sundu. Hastalıklara dayanıklı ve verimi yüksek olan Egebeyi, toprakla buluşmaya hazırlanıyor.

 13 yıllık çalışmanın ardından, hastalıklara dayanıklı, verimi yüksek 'Egebeyi' adı verilen arpa çeşidini tescillendirerek, çiftçinin kullanımına sundu. Egebeyi Marmara'nın bir kısmı, Akdeniz Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin kuru tarım yapılan alanlarında yetiştirilebilecek. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nün Arpa Bölümü'nde Ziraat Yüksek Mühendisi Seda Üçeş, Egebeyi'nin geçen nisan ayında tescillenerek milli çeşit listesine kayıt ettirildiğini belirtti.

Egebeyi için gen bankasındaki tohumların belirli aralıklarla çimlendirildiği, ardından karakterlerinin kontrolü için üretim yenileme çalışmaları yapıldığı ve bu çalışmaların en iyi tohumu bulana kadar devam ettiğini söyleyen Üçeş, şu şekilde açıklamada bulundu:

"Elimizdeki gözlem bahçesi materyalleri, melez bahçesi materyalleri içinden yapılan melezlemeler sonucunda birçok değişik varyasyon (çeşitlilik) elde ediyoruz. Bu elde ettiğimiz çeşitlilik içinde ise istediğimiz sonuca almak için, tohumu her yıl tekrar tekrar ekiyoruz ve 7- 8 yılın ardından saflaştığını düşündüğümüz ileri hatlarımız (çeşit adayları) için tescil denemelerine uygun çalışmalar yapıyoruz. Arkasından tescil kurumu ile birlikte bu çalışmaları devam ettirerek sonuca ulaşıyoruz."          haber7






JES’lerin Türkiye ekonomisine katkısı 1 milyar dolar

JES’lerin Türkiye ekonomisine katkısı 1 milyar dolar 

JESDER Başkanı ve Zorlu Enerji Genel Müdürü Kındap, Türkiye’de kurulu JES Türkiye ekonomisine katkısının yıllık 1 milyar dolar olduğunu söyledi.

Türkiye’de kurulu JES’lerin yüzde 60’ının bulunduğu Aydın’da basın mensuplarına yönelik Germencik ilçesindeki Maren Enerji firmasına JES tanıtım gezisi düzenlendi. Maren Enerji Genel Müdürü Mehmet Şişman, işletme ile ilgili bilgi vererek, “Bu bölgede hava soğutmalı çalışan 6 tane santralimiz var. Bölgede yaklaşık 100’e yakın kuyu kazdık. Derinlikleri ortalama 2 bin ile 2 bin 500 metre aralığında. Hem üretim hem de reenjeksiyon kuyularımız aynı derinlikte. 150 megavatlık kurulu gücümüz var Germencik bölgemizde” diye konuştu.
 

 

JESDER Başkanı ve Zorlu Enerji Genel Müdürü Ali Kındap ise, JES’lerin çalışma prensiplerinden bahsederek, “Biz yerin 2 bin, 2 bin 500 metre derinliklerindeki kaynağı üretim kuyuları ile alıp, hiçbir şekilde başka bir yere temas ettirmeden santral tesislerimize taşıyoruz. Buradaki su işlendikten sonra, ısısı alındıktan sonra bu yerin altındaki su aynı şekilde reenjeksiyon kuyuları vasıtasıyla da yerin altına tekrar geri gönderiyoruz” dedi.

"TÜRKİYE EKONOMİSİNE 1 MİLYAR DOLARLIK KATKI"

10 sene içerisinde jeotermal sektörünün çok büyüdüğünü ifade eden Kındap, “Biz dünya ortalamasının çok üzerinde yılda yaklaşık 250-300 megavatlık bir kurulu gücü hayata geçirdik. Bugün bin 350 megavatlar düzeyinde bir güce ulaşmış bulunuyoruz. Bugün bu gücün Türkiye ekonomisine katkısına bakarsak, bunun yıllık 1 milyar dolar civarında bir katkı olduğunu gösteriyor.          haber7

 





YERLİ ELEKTRİKLİ TRAKTÖRÜN BATARYA ÖMRÜ 20 YIL
Traktörün bataryası ‘20 liraya’ dolacak...

Çiftçinin dört gözle beklediği elektrikli traktörde yeni detaylar belli oldu. Yerli ve milli imkânlarla geliştirilen elektrikli traktörden yıllık 10 bin adet üretilmesi bekleniyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın deneme sürüşünü yaptığı çevre dostu elektrikli traktörle yıllık ortalama 133 bin lira yakıt tasarrufu sağlanacağı tahmin ediliyor.

Elektrikli traktör Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin talimatıyla Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünce yaklaşık bir yıl süren çalışmalarla geliştirildi.

Elektrikli traktörün en önemli kısmı olan yazılımı tamamen yerli mühendislerce geliştirildi, motoru ve kablolama işlemleri Türk firmaları tarafından yapıldı.

Bataryaların ömrü 20 yıl

Yeni nesil 236 bataryanın kullanıldığı elektrikli traktörde, kısa sürede şarj edilmesi gibi fonksiyonları kontrol eden bir batarya yönetim sistemi yazılımı da bulunuyor.

Traktördeki bataryaların ömrü 20 yılı bulacak. Bu süreden sonra bataryalar yaklaşık yüzde 80 kapasiteyle kullanılabilecek.

Mevcut fiyat düzeyinden hesaplandığında elektrikli traktörün bataryası yaklaşık 20 lira maliyetle dolacak. İlk prototip olan 105 beygirlik elektrikli traktör, aynı güce sahip fosil yakıtlı bir traktörle kıyaslandığında yıllık ortalama 750 saatlik kullanımda 133 bin lira yakıt tasarrufu sağlayacak. Traktörün vergi ve bakım masrafları da diğer traktörlere göre daha düşük olacak.

Elektrikli traktörü şarj edebilmek için şarj istasyonu kurulması gerekmeyecek, çünkü şarj için gerekli bütün sistemler traktörün içinde bulunuyor. Dışarıdan bir aparat kullanmadan sadece fişi prize takılarak şarj edilebilecek.

Yılda 10 bin adet üretilecek

Seri üretime geçildiğinde yılda 10 bin adet elektrikli traktör üretilmesi hedefleniyor. Traktör için yapılacak anlaşmalar sonrasında ilk üretimin en geç bir yıl içinde gerçekleştirilmesi öngörülüyor. 65, 105 ve 250 beygir gücünde üretimi yapılacak traktörün özellikle 250 beygirlik tipinin Avrupa ve ABD'ye ihraç amacıyla imal edilmesi planlanıyor.

Traktördeki yazılımlar sayesinde herhangi bir arıza kullanıcıya uygulama üzerinden bildiriliyor ve traktörün 3 yıl içinde tamamen otonom hale getirilmesi amaçlanıyor. Bu sayede sürücüsüz kullanım da sağlanacak.

Otomatik vites ve hız sabitleme özelliği olan 105 beygirlik elektrikli traktör devamlı olarak 450 tork güç üretebiliyor.

Traktöre uygun tarım aletlerinin üretimi ve mevcut traktörlerin dönüşümleri için de çalışmalar devam ediyor.          ulusaltarim














Zeytinde ilaçlama krizi!


Balıkesir’in Edremit Körfezinde yıllardır Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan havadan uçakla zeytin sineği ile mücadele için ilaçlamanın yapılmayacağının öğrenilmesi üzerine zeytinin başkentinde ilaçlama krizi çıktı. Yetkililer bu ilaçlamanın her yıl belediye tarafından yapıldığını ancak bu yıl ödenek olmadığı gerekçesiyle yapılmayacağını söylüyor. Bu ilaçlama yapılmaz ise yaklaşık 600 milyon liralık bir gelir kaybı söz konusu olacak.

Zeytin üreticileri adına bir açıklama yapan Edremit Ziraat Odası Meclis Başkanı Dr. Mustafa Tan “Zeytin sineği dediğimiz Bactrocera Olea zeytinin en önemli ekonomik zararlılarından bir tanesidir. Bölgemiz de dünyanın en kaliteli yağlarını üreten, uluslararası yarışmalarda madalya alınan son derece önemli bir bölgedir. Dolayısıyla bu yılda önemli bir zeytin rekoltesi beklentisi içinde olan bölgede zeytin sineğinin böylesi yıllarda mutlaka toplu uçakla ilaçlanması gereklidir. Bildiğiniz gibi körfez bölgesi Balıkesir Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz 3-4 yıldan beri üstlendiği bir görev olarak uçakla ilaçlamayı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi finanse ediyordu. Tarım ve Orman Bakanlığının ilaçlama ekibi, personeli, uçakları ve ilaç desteği ile bu sürdürülüyordu. Biz geçtiğimiz 15-20 gün önce sayın belediye başkanı ile yaptığımız görüşmede bölgede bu ilaçlamanın bu yıl kendileri aracılığı ile yapılamayacağını, bunun için bütçenin yeterli olmadığını belirtti. Biz bunun mutlaka yapılması gerektiğini, bu bütçenin zaten kendilerinin geçmişten gelen bir görevi olduğunu, bütçenin olmayışının bahanesiyle yapılmamasının zeytin üreticisini çok derinden yaralayacağını ifade etmiştik. Hala daha ümidimiz var kendilerinden bu ilaçlama konusunda. Çünkü ilaçlar hazır ve uçaklar da hazır. Personel de hazır. Ancak böylesine bir paranın olmadığından söz ediliyor.”dedi.          sondakika







Çanakkale'de 70 dönümlük makilik alan kül oldu
Çanakkale'de makilik yangını, System.String[]
Ayvacık ilçesinde çıkan yangın, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi ile söndürüldü.

Ayvacık ilçesinde pırnal ve meşe ağaçlarının bulunduğu makilik alanda çıkan yangında 70 dönümlük alan zarar gördü. Bilaller köyü yakınlarında henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü çıkan yangın makilik alanda etkili oldu. Yangına Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait 1 helikopter, 9 arozöz, 2 su ikmal aracı, 1 dozer ve Ayvacık Belediyesi'ne ait 2 itfaiye aracıyla müdahale edildi. Yangında 70 dönümlük bir makilik alan yanarken, yangın ekiplerce kontrol altına alındığı belirtildi. Bölgede soğutma çalışmaları ise devam ediyor.          sondakika






Getirisi en yüksek alternatif ürün, bamya

Osmaniye Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, üretimi ve hasadı zahmetli olan bamyanın, getirisi en yüksek alternatif ürünlerden olduğunu söyledi. Sağlam, bir dekar alana ekilen bamyanın yaklaşık 10 bin TL cirosu olduğunu, masrafların çıkmasıyla üreticinin eline 5 bin TL kazanç bıraktığını kaydetti.

Osmaniye-Kadirli Karayolu Cevdetiye beldesindeki bamya tarlasında incelemelerde bulunan İbrahim sağlam, 2010-2011 yılları içerisinde 200-250 dekar olan bamya ekiminin, 2019 yılı içerisinde 2 bin 595 dekara yükseldiğini belirterek, “İlimiz, daha önce bamya tarımı bilinmezken, bugün Balıkesir, İzmir ve Amasya’dan sonra Türkiye’de 4’üncü sırada gelmekte. Bamya üretiminde 2010-11 yılları içerisinde toplam dönüm başına 700-750 kilogram ürün alınıyordu. Bugün baktığımızda 1000-1200 kilogram arasında verim alınmakta. İnsan emeği ile çok yakından ilgili olan bir tarım. İki günde, üç günde bir hasat edilmesi gereken bir ürün. Mart’ın 15’inde ekilir, mayıs ayının sonunda hasat başlar. Kasım ayına kadar 5 ay hasat edilebilir bir ürün” dedi.

BÜBRE İSTEMEDİĞİ İÇİN TOPRAĞI YORMAMAKTA

Bamyanın Osmaniye ekonomisine 20-25 milyon TL arasında girdi sağladığını ifade eden Sağlam, “Aynı zamanda çevre illerimiz Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay, Adana illerine bamya göndermekteyiz. İşgücü açısından, alternatif ürün olarak düz arazide iyi bir alternatif ürün.  1 ton verimle toptan 7-7,5 liraya satılıyor. Perakende fiyatı ise 8-10 lira arasında. Bu da 4-5 bin lira getiri sağlıyor.  Bu hiç bir ürünümüzde yok. İyi bir alternatif ürün. Gübre istememesi açısından toprağı da yormamaktadır” diye konuştu.          gidatarim






YERLİ ELEKTRİKLİ TRAKTÖR
45 DAKİKALIK ŞARJ İLE 7 SAAT ÇALIŞACAK

Özellikle elektrikli araçlarla gündeme gelen Türk otomotiv sektöründe geçtiğimiz günlerde önemli... bir yenilik yaşandı. Tanıtılan ilk yerli ve milli elektrikli traktörün yetenekleri görenleri hayran bıraktı. İşte yerli elektrikli traktörün teknik özellikleri:

- 45 dakikada tam şarj
- Tam şarj ile 7 saat aralıksız çalışabilme
- 7 saatlik çalışma bedeli 20 TL
- 105 beygir gücü
- Bakım masrafı yok
- %90'dan fazla yakıt tasarrufu

4 tonluk su tankını hiç zorlanmadan çekebilmesinin üzerinde oldukça durulan yeni ve yerli ilk elektrikli traktörün içerisinde bulunduğumuz yıl bitmeden seri üretim bandındaki yerini alacağı söyleniyor. Elektrikli traktörün fiyatı hakkında ise ne yazık ki henüz net bir sayı bulunmuyor. En kesin detayların Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığıyla açıklanabileceği üzerinde duruluyor.        yenidenyerlimali







Kale Grubu 62. yılında 141 çocuğu sünnet ettirdi
Kale Grubu 62. yılında 141 çocuğu sünnet ettirdi ile ilgili görsel sonucu
Kale Grubu'nun 62. kuruluş yıl dönümü kutlamaları, firmanın temellerinin atıldığı  Çan ilçesinde düzenlenen sünnet törenleriyle başladı.

2016'da hayatını kaybeden Türk sanayiinin duayenlerinden İbrahim Bodur'un, 27 Temmuz 1957'de temellerini attığı Kale Grubu'nun 62. kuruluş yıl dönümü ve geleneksel Seramik Bayramı dolayısıyla etkinlikler gerçekleştiriliyor. Çan ilçesinde kurulu Kale Seramik Fabrikalarındaki törene Kale Grubu Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay;Kuruluşundan bu yana 15 bin 500 çocuğun sünnetinin gerçekleştiği fabrikalarda bu yıl Yozgat Yerköy tesislerinde 41 çocuk, Çan'da 100 Çocuk sünnet ettirildi. Bu yılki sünnet ettirilen çocuklar ile birlikte 15 bin 641 çocuğun sünnet ettirildiği Kale Grubu'nda sünnet olan çocuklara Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay tarafından çeyrek altın, tablet ve çeşitli hediyeler verildi. Tören de ayrıca 5 yıldan 60 yıla kadar fabrikaya hizmet etmiş çalışanlara kıdem ödülü verildi. Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay yaptığı konuşmasında "Yaşamın güzelliği, doğruluğu, anlamı, tadı, tuzu paylaşmaktan geçer" derler. Ne mutlu bize ki gelenekselleşen Seramik Bayramlarımızda bunun tadına varıyor; doğduğumuz topraklarda geleneklerimizi devam ettirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.          sondakika







Yerli traktör görücüye çıktı, Başkan Erdoğan test etti

Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polatlı Tarım İşletme Müdürlüğünde TİGEM 69. Geleneksel Hasat Bayramı'na katıldı. Başkan Erdoğan burada 45 dakika şarjla 7 saat aralıksız çalışan yerli üretim elektirkli traktörün deneme sürüşünü yaptı.

Bakan Pakdemirli ile bindiği Türkiye'de ilk olma özelliği taşıyan ve yerli olarak geliştirilen elektrikli traktörü de kullanan Erdoğan, traktörün arkasındaki pullukla tarla sürdü.

69. Hasat Bayramı kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde yürütülen, ülkemiz için büyük önem taşıyan Türkiye'de ilklere imza atılan milli ve yerli projelerin tanıtımı da gerçekleştirildi.          haber7







1915 Çanakkale Köprüsü'nün kule blokları geldi
1915 Çanakkale Köprüsü'nün kule blokları geldi

İki ayak aralığı Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100'üncü yılıyla anlamlandırılarak 2023 metre olacak 1915 Çanakkale Köprüsü için Avrupa ve Anadolu yakalarında çalışmalar sürüyor.

Tamamlandığında "dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü" unvanını alacak, renkleri, figürleri ve diğer özellikleriyle "simgelerin köprüsü" olacak 1915 Çanakkale Köprüsü'nün, kule bloklarının ilk sevkiyatı yapıldı.

Gelibolu ilçesi Sütlüce ve Lapseki ilçesi Şekerkaya mevkileri arasında inşası süren 1915 Çanakkale Köprüsü'nün ıslak havuzdaki kule kesonlarında, çelik şaft montajı çalışmaları sona erdi.


Devam eden çalışmalar kapsamında köprünün çelik imalatını yapan Çimtaş tarafından, Bursa'nın Gemlik ilçesinde imal edilen köprü kule bloklarının ilk kısmı tamamlandı. Her biri 800 ton ağırlığındaki 4 kule blokunun sevkiyatı yapılıp "1915 Çanakkale Köprüsü" şantiye alanına deniz yoluyla ulaştırıldı.

Köprünün diğer bloklarının imalatının sürdüğü, tamamlanmalarının ardından Çanakkale'ye gönderilecekleri öğrenildi.

Çimtaş tarafından sürdürülen çalışmalar kapsamında, 1915 Çanakkale Köprüsü'nde toplamda 90 bin tonu bulacak çelik kule ve çelik tabliye imalatı gerçekleştirilecek.          denizhaber






3 Türk girişimciden organik tarım için önemli bir buluş

3 Türk girişimciden organik tarım için önemli bir buluş 

3 arkadaş, Bekir Sıtkı Artı, Gürbüz Kalyoncu, ve Halil İbrahim Bilgin 16 yıldır yaptıkları çalışmanın meyvesini aldılar.

erli ve Milli olarak buldukları ürünle Toprakta ve Bitkide (meyve ve sebze) de bulunan kimyasal kalıntıları yok etmeyi doğal yollardan başardılar.

4 yıllık bir sürede Türkiye’ deki hemen hemen birçok bitkide Ar- Ge çalışmalarını tamamladılar. Sahada elde edilen ürünler Tarım Bakanlığı Akrediteli Labaratuvarları ile Üniversite Raporlarında hem kalıntı hem de verimlilik test sonuçlarından başarıyla geçti..

AVRUPA BİRLİĞİ ORBİTÖR ÜRÜNÜN PEŞİNDE

3 Türk girişimci bununla da yetinmeyip 12 Avrupa ülkesine gönderdikleri ürünlerin iddia ettikleri test sonuçları olumlu olarak almışlar. Son gelen raporda özellikle ürün yaklaşık 3 yıllık süreç içerisinde tohumdan bitkinini hasadına kadar her evrede teste tabi tutulmuş ve sonuç beklendiği gibi olumlu… Kimyasal kalıntı hatta eksi (-) sonuçlara kadar ilerlemiş…

Avrupa’nın bu sonuçlardan sonra ilgisi 3 Türk girişimci üzerine yoğunlaşmış.

Özellikle Almanya; bu ülkenin gübre ve ilaç konusundaki Dünya hakimiyetini anlatmaya gerek yok.

İşte Bu Almanya şu anda 3 Türk Girişimci den Randevu almak için peşlerine düşmüş durumda . Ürünün Almanya da üretilmesi için 3 Girişimci Türk’ü ikna etmeye çalışıyorlar.

Yerli ve Milli olan ürün için ise girişimciler bu ürünün Türkiye de üretilmesi konusunda hem fikirler. Bu noktada Devletin elini güçlendirecek stratejik bir ürün olduğunu düşünüyorlar.

Hem ihracat gelirlerinin artması hem de bu ürünün sertifikasyon süreci göze alındığında yıllık 100 milyar dolarları aşan bir hacimden bahsediliyor.

İşte bu noktada Bekir Sıtkı Arı buldukları ürünün önemini böyle vurguluyor. .

ARI: “ ORBİTOLOJİK TARIM VE ORBİTÖRLE TÜRKİYE DÜNYADA TEK SÖZ SAHİBİ OLABİLECEK BİR ÜLKE”.

Arı ; sistemin adını “Orbitolojik “ tarım sistemi olarak adlandırıyor. Ürünü de “orbitör revülasyon “ olarak adlandırıyor.

Yani Var olduğun yere geri dönme bunu da özlemini duyduğumuz Ata tarımına dönüş olarak niteliyor.

Orbitör’ ü gübre olarak değerlendirmek yanlış olur. Şu An Türkiye’ de toprağı güçlendirdiği bilenen çok sayıda kimyasal gübre var çoğu da ithal..

Orbitör ürün doğallığının yanında gübre, bitki güçlendirici, hasatlık önleyici, dezenfektan vs. vs birçok özelliği bünyesinde barındırıyor.

ATA TARIMINA DÖNÜŞ

"Orbitolojik tarım" ya da ata tarıma geri dönüş..

Kimyasal ilaç ve sentetik gübre kullanmadan, tarladaki hiç bir canlıya zarar vermeden ürün yetiştirmek .

50-60 yıl önce atalarımızın yediği o lezzetli sebze ve meyvenin lezzetini , aromasını yeniden tatmak.

Arı ürünün başlıca özelliklerini ve kullanımını şöyle özetliyor.

Arı: tamamen doğal yaptığı çalışma sistemi topraktaki organizmaları destekleyip çoğalmalarını sağlayarak toprakta parçalanamayan bütün madde ve minarelleri parçalayarak bitkinini savunma mekanizmasını faaliyete geçirip kalıntılardan arındırıp toprağı zenginleştiren bir olay..

GÜBRE VE İLAÇ MALİYETLERİNİ İLK YIL YÜZDE 50’ YE DÜŞÜRÜYOR.

Çiftçinin belini büken en önemli üretim maliyetini kullanılan Gübre ve İlaç oluşturuyor. Özellikle ihracata giden sera ürünlerinde 1 dönüm tarlaya ortalama 300 kg Kimyasal gübre kullanılıyor.

Gübrenin kullanım amacı ise daha fazla ürün almak. Bir de buna meyve ve sebzelerde hastalık oluşmasını engellemek için kullanılan tarımsal ilaçların maliyetini de ilave ettiğinizde çiftçinin maliyeti daha da artıyor. Elde edeceği ürün şu an Çiftçinin maliyetini karşılayamaz duruma gelmiş durumda .

İHRACATTA GÜMRÜK KAPILARINDAN GERİ DÖNEN KALINTI ENGELİNE SON VERİYOR

Başka bir sıkıntı ise İhracat giden yaş Sebze ve Meyve ürünlerinin kimyasal kalıntı nedeniyle geri dönmesi. Hem ihracatçıya büyük bir zarar hem de çiftçiye.

İşte bu Orbitör ürün buna son veriyor. Kalıntıyı sıfıra indiriyor Avrupa’nın bahanelerinin önüne geçiyor.

Günde 1000 tondan 300 tona düşen ihracatın yeniden günlük bin ton hatta daha da yukarıya çıkacağını düşündüğümüzde ihracatta Türkiye’nin elini güçlendirecek bir ürün olma özelliğine sahip…

Proje koordinatörü Gürbüz Kalyoncu kalıntıdaki sonucu şu sözlerle aktarıyor.

Kalyoncu: bir haftalık bir süreçte yetişmiş herhangi bir sebze ve meyveye hasattan bir hafta önce ürnümüz uygulandığı anda yedinci günün sonunda bir hafta öncesi 5 ppm dğerinde olan herhangi bir zehirli atığın bir hafta sonrası bin de binde (0.001) ‘ e kadar gerilediğini biz raporla ispatladık

VERİMLİLİĞİ YÜZDE YÜZ ARTIRIYOR

Çiftçilerin en büyük sıkıntılarından birisi de verimde azalma. Bu azalmayı Gübre kullanımını artırmakta bulsalar da ilerleyen yıllarda aldıkları mevcut verim daha da düşüyor.

“Orbitör” bu noktada devreye giriyor. Topraktaki kimyasalları yok ederken toprakta olması gereken mineralleri mikroorganizmaların yeniden oluşmasını sağlıyor. Hem toprağı güçlendirirken bitki kökünden başlayarak gövde çiçek ve meyveye kadar güçlü bir bitki oluşmasını sağlıyor.

HİBRİT TOHUM DAN ALINAN TOHUMU EKİLDİ SONUÇ ŞAŞIRTTI.

Çiftçi Altan Seyfi aynı zamanda da pet shopu var. Kuşlar için kullandığı Darı maliyetleri onu darı ekmeye zorlamış . Ancak darı tohumu Fransa dan ithal geliyor ve fiyatı da çok yüksek hem de hibrit tohum yani tek kullanımlık.

Bir kere ekiyorsun bir daha ürün alamıyorsun. Ancak çiftçi Bekir Sıtlı Arı’nın orbitör ürnünü kulanmaya başlamış. Hibrit tohumdan aldığı tohumları bir dönümlük tarlaya ekmeye karar vermiş. Çevresi ise. Bunu mümkün olmayacağını boşa para ve zaman harcayacağını söylemiş . İş inada binmiş ve ekmiş. Gübre be ilaç kullanmamış sadece Orbitör ürünü kullanmış her aşamada. Sonuç ise herkesi şaşırtmış.. Hibrit tohumdan alınan tohumundan mükemmel bir sonuç almış. Hem de maliyetsiz.. Kendisi de şaşırmış…

ORBİTÖR ürünün Domates, Patlıcan, limon, Şekerpancarı, Ayçiçeği ,Çay, Salatalık, Kiraz , Muz gibi bir çok üründe kullanılmış hem verim hem de Kimyasal Kalıntıda başarılı sonuçlar alınmış bunlar raporlarla da belgelenmiş..

3 Türk Girişimcinin asıl hedefi ticari satıştan önce Türk Tarımına sağlayacağı katkılardan dolayı devlet destekli ülke geneline yayılması. Bu konuda destek bekliyorlar…          haber7







2018 yılında 100 ton antepfıstığı elde ettik!
2018 yılında 100 ton antepfıstığı elde ettik! 
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde düzenlenen “Antepfıstığı Aşılama Kursu” nu başarı ile bitiren kursiyerlere sertifikaları İlyasfakı köyünde törenle verildi.

Ayvacık Kaymakamlığı, Çanakkale İl/ Ayvacık İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Ayvacık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından ortaklaşa düzenlenen törene; Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Halil İbrahim Büyükgaga, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Başak Egesel, Ayvacık İlçe Jandarma Komutanı Emre Önem, Ayvacık İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Emin Ekici, Ayvacık Halk Eğitim Merkezi Müdürü Nuray Çetin, Köy Muhtarları, Teknik Personel ve çok sayıda üretici katıldı. Törende bir konuşma yapan Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ konuşmasında; “Çanakkale’de 112 farklı ürün yetiştirilmekte. Bunlardan bir tanesi de antepfıstığıdır. Biz birkaç yıldır Antepfıstığı Aşılama Projesi kapsamında antepfıstığının aşılanması ve bakımı hakkında neler yapılması gerekiyorsa bunları üreticilerimize aktarmaya çalıştık. Çanakkale İl Özel İdaresi’nin finanse ettiği Antepfıstığı Aşılama Projesi ile 170 bin göz aşısı yapıldı. Son 4 yılda 23 bin ağacın aşılamasını yaptık. 2018 yılında yaklaşık 100 ton antepfıstığı elde edildi. Üretimi diğer illerle kıyaslamıyoruz ama ek gelir olması sebebiyle bizim için çok önemli. Bu yüzden Çanakkale İl Özel İdaresi ve Genel Bütçeden bu konuda çeşitli projeler yapıyoruz. Bu projeleri özelliklede kurs bölümünü Ayvacık Kaymakamlığı ve Ayvacık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile yürütüyoruz. Bu sene Ezine ilçemizi de bu kurslara dâhil ettik. Ayvacık İlyasfakı köyünden 21 ve Ezine Köseler köyünden ise 22 kursiyerimiz var. Bugün sertifikalarınızı vereceğiz. Ayrıca size müjdeli bir haberim var. Birkaç ay içerisinde 20 kursiyerimizi teknik gezi kapsamında Gaziantep’e götüreceğiz. Gaziantep Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü’nde 6 gün uygulamalı eğitim verilecek. Bugünkü törenimize katılım gösterdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. İnşallah sizlere iyi bir ek gelir kaynağı olur” dedi. Yetiştiricilere kurs bitirme sertifikaların verilmesi, aşılama yapılan alanların gezilmesinin ardından Sertifika Töreni sona erdi.          canakkalekalem





Görenler çok şaşırıyor

Mersin’in merkez Mezitli Belediyesi’nin gönüllülere tahsis ettiği sebze üretim alanında siyah domates yetiştirildi.

Mersin’in merkez Mezitli Belediyesi’nin gönüllülere tahsis ettiği sebze üretim alanında yetiştirilen domatesleri görenler şaşırıyor.
Domatesle özdeşleşen kırmızı renk, bu bahçede siyaha döndü. Emekli bir deniz astsubayı, salkım salkım parlak siyah domates yetiştirdi.
Mezitli Belediyesi Gönüllüleri Sebze Üretim Alanında, Mersin özelinde bir ilk gerçekleştirildi. Gönüllü olarak belediye bahçesinde sebze yetiştiren Emekli Deniz Astsubayı Salman Kalender, kökeni Güney Amerika’nın Galapagos Adaları olan, Türkiye ve dünyada ender olarak yetiştirilen siyah domates üretmeyi başardı.          gidatarim






Çanakkale'deki barajlarda doluluk oranları arttı
Çanakkale'deki barajlarda doluluk oranları arttı ile ilgili görsel sonucu
Çanakkale'de barajlardaki doluluk oranında geçen yıla göre artış yaşandı.

 Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden edindiği bilgiye göre, kent merkezinin içme ve kullanma suyu ile tarımsal sulama ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı'nda 2018 yılında yüzde 88,37 olan doluluk yüzde 89,3'e ulaştı.

Ayvacık Barajı’nda doluluk yüzde 71,29'den yüzde 80,11'e, Biga Bakacak Barajı’nda yüzde 33,34'ten yüzde 80,34'e, Lapseki Bayramdere Barajı’nda yüzde 91,09'den yüzde 99,5'e, Bayramiç Barajı'nda yüzde 75,61'den yüzde 79,29'a, Gökçeada Zeytinliköy Barajı'nda yüzde 72,67'den yüzde 77,31'e çıktı.

Biga Taşoluk Barajı'ndaki doluluk yüzde 53,50'den yüzde 74,21'e, Gelibolu'daki Tayfur Barajı'nda yüzde 90,42'den yüzde 92,09'a yükseldi.

Umurbey Barajı’nda ise 2018 yılında yüzde 89,66 olan doluluk bu sene yüzde 83,10 olarak ölçüldü.

İl genelindeki barajlarda ortalama doluluğun geçen seneye göre yüzde 63,76'dan yüzde 81,03'e çıkması üreticilerin yüzünü güldürdü.          sondakika






Küçükbaş kurbanlıkların kilogram fiyatı ortalama 23 lira

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Çelik:”Küçükbaş kurbanlık fiyatları geçen yıla göre yüzde 5-10 civarında arttı. Canlı küçükbaş hayvanın kilogram fiyatı ortalama 23 liradan işlem görüyor.” dedi.

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, küçükbaş kurbanlık fiyatlarının geçen yıla göre yüzde 5-10 civarında arttığını belirterek, “Canlı küçükbaş hayvanın kilogram fiyatı piyasada ortalama 23 liradan işlem görüyor. Fiyatlar bölgesel olarak değişiklik gösterebilir.” dedi.

Çelik, Kurban Bayramı öncesi kurbanlık hayvan fiyatlarındaki değişime ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kurban Bayramı’nın simgesinin koç olduğunu anımsatan Çelik, geleneksel damak tadı ve fiyat olarak ekonomik olması nedeniyle her yıl bayramda çoğunlukla küçükbaş hayvanın tercih edildiğini söyledi.

Çelik, kurban kesecek vatandaşların hem sağlık hem de ekonomik açıdan küçükbaş hayvanları tercih etmelerinin faydalı olacağını vurgulayarak, Türkiye’de büyükbaş kurbanlığın 3 katı küçükbaş hayvan kesildiğini, bu sene de vatandaşların kurbanlık için koyun ve keçiyi tercih etmelerini beklediklerini ifade etti.          sondakika






Çanakkale'yi kasırga vurdu

Çanakkale'yi kasırga vurdu ile ilgili görsel sonucu

Ayvacık ilçesine bağlı 7 köyde kasırga sebebiyle 20 ev ve 1 zeytinyağı fabrikasının çatısı uçtu.

Ayvalık ve Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Ayvacık ilçesine bağl Bademli, Koyunevi, Bektaş, Balabanlı, Korubaşı, Gülpınar ve Babakale köylerinde şiddetli fırtına ve yağmur sebebiyle 20 den fazla ev ile 1 zeytinyağı fabrikasının çatısı uçtu. Kerpiç olan 1 ahır tamamen çökerken bazı ahır ve evlerinde duvarları yıkıldı. Fırtına sebebiyle 5 elektrik direği yerinden sökülüp devrildi. Bazı köylere bu sebeple elektrik verilemediği öğrenildi.
İlçenin turizm açısından önemli sahillerinden mavi bayraklı Sokakağzı ve Sivrice sahilleri de fırtına yüzünden zarar gördü. Kıyıda bağlanan bazı tekneler batarken sahildeki şezlong ve şemsiyelerde rüzgarda uçtu. Yaşanan afette ölen yada yaralanan olmazken Ayvacık kaymakamlığı ve belediyesi tarafından kriz masası oluşturulup bölgede zarar tespit çalışması başlatıldı.          sondakika







Ayvacık'ta, 3 hektarlık tarım arazisi yandı
Ayvacık'ta, 3 hektarlık tarım arazisi yandı, System.String[] 
Ayvacık ilçesindeki tarım arazisinde, belirlenemeyen nedenle çıkan yangında, 3 hektarlık alan kül oldu.

Behramkale (Assos) köyündeki tarım arazisinde, öğle saatlerinde, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Dumanları gören çevredekiler, itfaiyeye haber verdi. İhbar üzerine bölgeye,  Bayramiç  Orman Müdürlüğü ve Ayvacık Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, 2 helikopterle havadan, 5 arazözle de karadan alevlere müdahale etti. Yangın, ormanlığa yaklaştığı sırada kontrol altına alınıp, söndürüldü. 3 hektarlık tarım arazisinin kül olduğu yangının çıkış nedeni araştırılıyor.          sondakika





Türkiye'nin ilk zeytinyağı müzesine yoğun ilgi 
Türkiye'nin ilk zeytinyağı müzesine yoğun ilgi, System.String[] 
Türkiye'nin ilk zeytinyağı müzesi olan Aktepe Müzesi'ne, ziyaretçiler yoğun ilgi gösteriyor.

 İçerisinde 200 yıl öncesinden bugüne kadar zeytinyağı sıkımında kullanılan, 200'e yakın ürün sergilenen müzede, zeytinyağıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar da anlatılıyor.
Küçükkuyu ilçesinde 2001 yılında kurulan Türkiye'nin ilk zeytinyağı müzesi, zeytine ve zeytinciliğe merak salanların ilgi odağı oldu. Kültür Turizm Bakanlığı'na bağlı hizmet veren tek müze olan Adatepe Müzesi'nde yaklaşık 200 yıl öncesinden bugüne kadar zeytinyağı sıkımında kullanılan aletlerden 200'e yakın ürün sergileniyor. Sergilenen eserlerin yanı sıra satılan hediyelik eşyalar, zeytinyağı, sabun ve bazı kozmetik ürünlerinin üzerindeki logoda bulunan kadının hikayesi de ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.
TÜRKİYE'NİN İLK ZEYTİNYAĞI MÜZESİ
Türkiye'de bir ilke imza attıklarını belirten Adatepe Zeytinyağı Müzesi Rehberi Mehmet Çamkıran, müzeye yoğun bir ilgi olduğunu belirterek, "Bina, 1960 yılında sabunhane olarak yapılmış. Zeytinyağlı sabunlar üretiliyormuş burada. Biz binayı 2001 yılında alıp restore ettik ve şu anki konumuna kavuşturduk. Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlandık. Yılda yerli ve yabancı olarak yaklaşık 50 bin kişi ziyaret etmektedir. Gelen ziyaretçilere elimizden geldiği kadar, zeytini ve zeytinyağını anlatarak doğru bildikleri yanlışları düzeltmeye çalışıyoruz" dedi.
"ANTİK ÇAĞLARDAN EPEY MALZEME SERGİLENDİ"
Müzenin kurucularından biri olan Mustafa Çakılcıoğlu, 5 arkadaşın Adatepe Köyü'ne yerleştikten sonra zeytin kültürüne ilgi göstermesiyle müzeyi açma kararı aldıklarını söyleyerek, "İlk fabrikamızın olduğu yer Burhaniye'deydi. Üretimin yakın olması için Burhaniye'den Adatepe köyüne geldik. Bu bina, eski bir sabunhanedir. Burayı önce bir üretim hattımız haline getirdik. Taş değirmen, press, mengenede uzun yıllar üretim yaptık ve daha sonra üretimimizi başka bir fabrika binasına taşıdık. Ancak üretimde olduğumuz 20 sene boyunca zeytin ve zeytinyağı ile ilgili çok değişik materyaller elimize geçti. Bunları bir sergileme fikri ortaya çıktı. Biz 5 ortağız. Beraberce oturduk, müze fikri ortaya çıktı. Kültür Bakanlığı'na başvurduk ve belli bir çalışma sonunda müzemiz açıldı. Antik çağlardan, Osmanlı döneminden, cumhuriyetin ilk dönemlerine ait epey malzeme burada sergilendi" ifadelerini kullandı.
'OBJELERİN SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR'
Çanakkale Arkeoloji Müzesi'ne bağlı olarak çalışan tek müze olduklarını belirten Çakılcıoğlu, "Birkaç sene tek müze olarak çalıştık. Şimdi bu konuda hizmet veren birden fazla müzenin açıldığını duymak da bizi mutlu ediyor. Bunu da gücümüz yettiğince devam ettirmeyi düşünüyoruz. Burada 200'e yakın objemiz var. Hepsi kültür envanterine kayıtlı ama bu her geçen gün artıyor. Müzayedelere katılıyoruz, bağışlarla çeşitli malzemeler bize ulaşıyor" sözleriyle bakanlık ve arkeoloji müzesi yetkililerine danışarak ürünlerini sergilemeye devam ettiklerini vurguladı.
'YILDA KİŞİ BAŞINA 2 LİTRE ZEYTİNYAĞI TÜKETİLİYOR'
Türkiye'de yılda kişi başına tüketilen zeytinyağının miktarının diğer ülkelere göre çok daha az olduğunu belirten Çamkıran, "Ülkemizde kişi başı zeytinyağı 2 litreye yakın tüketilmektedir. Bunun maliyeti de aşağı yukarı 60 lirayı bulmaktadır. Öyle şeylere paramızı harcıyoruz ki; konu zeytinyağına geldiğinde biraz cimri davranıyoruz. Çünkü biz ülkemizde zeytinyağını tanımıyoruz. Her geçen gün artan butik üreticiler sayesinde ve zeytinyağının her geçen gün 'trend' olması sayesinde ülkemizde daha çok tanınıyor ve daha çok tüketilmeye başlıyor.
'KANSERE DAVETİYE ÇIKARTIYORSUNUZ'
Mustafa Çamkıran, "Bilinenin aksine zeytinyağlarını kızartmalarda da kullanabilirsiniz. Bize yıllarca, 'zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman' dediler. Mısır, en çok Amerika'da var ve Amerika'nın bir numaralı ihracat ürünlerinden bir tanesi. Bizim ülkemizde zeytinyağı ile kızartma yapılamayacağını söyleyip bize mısır özü yağını satmaya çalıştılar. Halbuki mısır özü yağıyla kızartma yaptığınız zaman bu iki yağ da rafine işlem gördüğü için siz göz göre göre kansere davetiye çıkartıyorsunuz. Oysa ki zeytinyağında herhangi bir rafine işlem yoktur. Tıpkı portakal gibi" şeklinde konuştu.
SABUNLAR GELENEKSEL YÖNTEMLERLE ÜRETİLİYOR
20 senedir zeytinyağı imalatı yaptıklarını söyleyen Mustafa Çakılcıoğlu, "Biz doğal sızma zeytinyağı üretiyoruz. Butik çalışıyoruz ve seçilmiş zeytin kullanıyoruz. Kendi üretimimiz dışında başka bir zeytinyağı satışı yapmıyoruz. Bölgesel zeytin satışımız da var. Bu bölgeden toplanan zeytinlerin işlendiği kırma zeytin, çizik zeytin, çevirme zeytin üretimimiz var. Çok önemli bir diğer üretim konumuz da zeytinyağlı sabun imalatı. Geleneksel yöntemlerle imal edilen sabunları satıyoruz. Bir kısmı organik sertifikalı uçucu yağlar kapsıyor. Burada da lavanta, biberiye, portakal gibi birtakım ürünler var. Bu üretimlerin belli bir kısmını yurt dışına özellikle de Japonya'ya ihraç ediyoruz. Japonya'ya satış yapıldığında karlılık oranı oldukça yüksek. Ancak çok limitli satışımız. Onun dışında yerli pazarda gerek mağaza gerek internette satışlarımız devam ediyor" dedi.





40 afet konutu için kuralar çekildi
40 afet konutu için kuralar çekildi, System.String[] 
Ayvacık ilçesinde 6 Şubat 2017 tarihinde meydana depremin ardından evleri hasar gören afetzedeler yeni evlerine kavuşmaya devam ediyor

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından Yukarıköy, Çamkalabak ve Kızılkeçili'de Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) yaptırılan 40 adet afet konutunun daha hak sahiplerinin belirlenmesi için noter huzurunda kura çekimi düzenledi.

Ayvacık ilçesi ve köylerinde meydana gelen deprem sonrasında çok sayıda konut ağır hasar görmüştü. AFAD tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları kapsamında hak sahibi afetzedeler için afet konutlarının yapımına TOKİ kanalıyla hızlı bir şekilde başlanmıştı. İlk etapta deprem felaketinde en çok hasar gören köylerde yapımına başlanan 205 afet konutu 1 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanarak anahtarları 2018 yılı içinde hak sahiplerine teslim edilmişti.

Noter huzurunda afetzedelerin konutları belirlendi

Ayvacık Yukarıköy, Çamkalabak( Çamiçi, Çamtepe ve Kaşkaya Mahalleleri)  ve Gülpınar Köyü Kızılkeçili Mahallesinde 2018 yılı içinde 40 afet konutunun yapımına başlanmıştı. AFAD tarafından TOKİ kanalıyla yapımına başlanan 40 afet konutu da kısa süre içinde tamamlandı. Tamamlanan afet konutlarının hak sahiplerinin belirlenmesi için önceki gün Çanakkale AFAD tarafından Çamkalabak köyünde noter huzurunda kura çekimi yapıldı.

247 afet konutu daha yapılıyor

Depremden etkilenen diğer köylerde de yine AFAD tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kanalı ile 247 afet konutunun daha yapımına başlandı. Hızla yükselen bu afet konutlarının bir kısmının 2019 yılı sonuna kadar tamamlanması ve 2020 yılının içinde tümünün afetzedelere teslim edilmesi öngörülüyor.

Bölgedeki altyapı sistemleri yenileniyor

Ayvacık depremi sonrasında altyapıları zarar gören köylerde AFAD tarafından İlbank kanalı ile yapımına başlanan içme suyu, atık su, fosseptik, arıtma tesisi ve kanalizasyon sistemi yenileme çalışmalarına ise hızla devam ediliyor. 2019 yılının ilk aylarında başlayan altyapı yenileme çalışmaları ile afetten etkilenen tüm köylülerin ihtiyaçlarını karşılayacak ve kırsal planlamada daha yaşanabilir bir sosyal çevrenin ortaya çıkması sağlanmış olacak.          sondakika





İpekböceği yetiştiriciliğine taze kan!

Bursa İpekböceği Araştırma Enstitüsü’nün 2004 yılında kapatılması ile düşüşe geçen ipekböceği yetiştiriciliği yeniden canlandırılıyor.

Bursa İpekböceği Araştırma Enstitüsü’nün 2004 yılında kapatılması ile düşüşe geçen ipekböceği yetiştiriciliği yeniden canlandırılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne (TAGEM) bağlı Uluslararası Hayvancılık Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde İpekböceği Yetiştiriciliği Araştırma ve Geliştirme Ünitesi açıldı.

Dünyada yaklaşık 30 ülkede ipekböcekçiliği yapılıyor. Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü’nün 2013 yılı raporunda, ISC (International Sericultural Commission) verilerine göre, Türkiye, 30 ton ipek üretimi ile dünyada 11. sırada yer almaktaydı.

Çin gibi ipekböcekçiliğinin geliştirilmesi konusunda yüksek kalite ve miktarda ipek üretimi yapabilen, hastalıklara karşı dirençli, çevre şartlarına daha uyumlu yeni ipekböceği hatların geliştirilmesi üzerine yaptıkları Ar-Ge çalışmaları ve bilimsel araştırmalara önem veren ülkeler, ipek üretiminde dünyada ilk sıralarda yer alıyor.          gidatarim







Ezine'de zeytinlik ve ot yangını
Ezine'de zeytinlik ve ot yangını, System.String[] 
Ezine ilçesinde iki ayrı noktada yangın çıktı.

Ezine- Çanakkale karayolu üzerindeki ot yangını kontrol altına alınırken, Kemallı köyündeki zeytinlik yangının söndürme çalışmaları sürüyor.
Ezine ilçesine bağlı Kemallı köyü yakınlarında zeytinlik alanda bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Yangına, 3 helikopter, 10 arazöz ve 2 dozer ile çok sayıda işçi müdahale etti. Kuvvetli esen poyrazın, ekiplerin çalışmalarını zorlaştırdığı bildirildi.
Bu yangını söndürme çalışmaları sürerken, ilçe çıkışında, Ezine- Çanakkale karayolunun yakınında ot yangını çıktı. Bu yangın ilk müdahaleyi Ezine Belediyesi itfaiye aracı yaptı.  2 arazöz de söndürme çalışmalarına katıldı. Yangın, büyümeden kontrol altına alındı.          sondakika








BUĞDAY ÜRÜNÜ İHRACATINDAN 4 AYDA 300 MİLYON DOLARA YAKIN KAZANÇ SAĞLANDI
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yiyecek

2019 yılının ilk 4 ayında 679 milyon dolarlık buğday ithal edilirken, 960 milyon dolar değerinde işlenmiş buğday ürünü ihraç edildi.

Türkiye’de, genel olarak yıllık üretim 20-21 milyon ton seviyelerinde olup iç tüketimimiz 19 milyon ton seviyesindedir. Ülkemiz buğdayda kendine yeten bir ülkedir.

 

Diğer taraftan Sanayicilerin hammadde ihtiyacını karşılamak ve istihdama katkı sağlamak amacıyla Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında buğday ithalatına izin veriliyor. İthal edilen ürün iç pazara sunulmayarak; işlenmiş mamul ürün olarak ihracatı yapılıyor.

TÜRKİYE UN İHRACATINDA BİRİNCİ SIRADA

Türkiye, buğday ürünleri ihracatında dünya pazarında önemli bir yere sahip. Ülkemiz un ihracatında dünyada birinci sırada, makarna ihracatında da ikinci sırada bulunuyor. Un ihracatı son 10 yılda 2 katına, makarna ihracatı ise 6 katına çıktı.

SON 10 YILDA 22,2 MİLYAR DOLARLIK İŞLENMİŞ BUĞDAY MAMULÜ İHRACATI YAPILDI

Türkiye buğdayı hammadde olarak kullanan dünyanın önemli ülkelerinden biri. İthal edilen hammadde işlenerek katma değerli ürünler şeklinde yurtdışına ihraç ediliyor.

Türkiye Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında 2009-2018 yılları arasındaki 10 yıllık süreçte 12,2 milyar dolarlık buğday ithalatı gerçekleştirdi. Bu hammaddenin işlenmesiyle 22,2 milyar dolar değerinde, diğer ülkelere un, makarna, bisküvi gibi işlenmiş buğday ürünü ihraç etti. Böylece ülke ekonomisine 10 milyar dolar değerinde ek katkı sağlanmıştır.          ulusaltarim





Dağ köyünün yüzünü güldürdü… Dönümden 80 bin lira kazanıyor

Bursa’da Güney Marmara’nın ilk yaban mersini bahçesini kuran üretici, hasadına başladığı meyvelerin 1 dönümünden 80 bin lira kazanıyor.

Bursa’nın dağ ilçelerinden Orhaneli’nin Göynükbelen köyünde çiftçilik yapan Salih Arsil, ilçedeki Tarım Müdürlüğünün tavsiyesi üzerine 2012 yılında bölgedeki ilk yaban mersini bahçesini kurdu. Ülkemizde pek bulunmayan ve birçok hastalığa şifa kaynağı olan meyveler ikinci yılında ürün verdi. Şu an 7 yıllık olan bahçenin bir dönümünden 80 bin lira kazanıyor.

Hasadına başlandığı meyveleri kilosunu toptan 35 liradan satarken, paketlenmiş halini ise 40 liradan satıyor. İstanbul ve çevre illerden müşteriler yaban mersini almak için Salih Arsil’in bahçesine geliyor. Arsil’in şeker hastası olan bir arkadaşı bu meyveyi yemeye başladıktan sonra insülün kullanmayı bıraktı. Bakımı oldukça basit olan meyveler yetiştireni kısa sürede zengin ediyor.

Güney Marmara’nın ilk yaban mersini bahçesini kendisinin kurduğunu ifade eden Salih Arsil, “Benim yaban mersini bahçem 2012 yılında Güney Marmara bölgesinin ilk bahçesi olarak ekildi. Bu meyveyi ekmemi Orhaneli İlçe Tarım Müdürlüğündeki arkadaşlar tavsiye etti. Bu meyvenin 40 yıl ömrü var, ektiğiniz ikinci yılı meyve vermeye başlıyor. 5 yıldan sonra en fazla verime ulaşıyor. 5 yaşından sonra bir dönüm yaban mersini bahçesinden 2 ton mahsul alabiliyorsunuz.

Topladığım meyveleri kendim pazarlıyorum. Kilosunu toptan 35 liradan paketlersem 40 liradan satıyorum. Bir dönüm tarlaya 325 ile 500 fide dikilebiliyor. Bakımı çok kolay, zahmeti yok. Bu meyveyi genellikle şeker ve gözünde problem olanlar tercih ediyor. Benim bir arkadaşım vardı, insülün kullanıyordu. Ben ona sürekli bu meyveden yedirdim, şimdi insülün kullanmayı bıraktı. Bunu kanser hastaları da çok tercih ediyor” dedi.            gidatarim





Airbus A330 tip yolcu uçağı, Saros Körfezi'nde batırıldı
yolcu_uacagi_batirildi_1.jpg

Dalış turizmine katkı sunmak amacıyla İbrice Limanı'nda yolcu uçağı batırılma projesi kapsamında Airbus A330 tipi uçak, kıyıdan 1 mil açıkta batırıldı. Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu Saros Körfezi'nde tarihi bir gün yaşandığını söyledi.

Edirne'nin İbrice Limanı'nda dalış turizmine katkı sunmak amacıyla Airbus A330 tipi yolcu uçağı kıyıdan 1 mil açıkta batırıldı.

Edirne Vali Yardımcısı Ali Uysal, İbrice Limanı'nda düzenlenen törende, Saros Körfezi'nin turizm açısından uyuyan bir dev olduğunu söyledi.

Saros Körfezi'nin alternatif bir turizm merkezi olacağının altını çizen Uysal, "Diğer bir açıdan da dalış turizmi kitle turizmden farklı bir konumda. Kişi başına turistin getirdiği gelir 500-600 dolar gibi çok düşük. Fakat burada dalış turizmiyle 2-3 bin dolarlardan bahsetmek hayal değil. Onun için uçak batığı, yapay resifin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hayırlı uğurlu olsun." dedi.

DALIŞ TURİZMİNDE KULLANILACAK 

Önceki gün gövde montajı tamamlanan uçak, denizde hava yastıkları üzerinde, batırılacağı 1 mil açığa tekneyle çekildi.

yolcu_uacagi_batirildi_5.jpg

Daha sonra üzerindeki hava yastıkları kontrollü olarak dalgıçlarla kesilerek uçak batırılmaya başlandı. Uçak yavaş yavaş suya gömüldü. 30 metre derindeki zemine oturacak yolcu uçağının dalış turizminin en ilgi çekici noktasını oluşturması bekleniyor.

Çok sayıda kişi batırılma anını denizden ve karadan izledi.

1995 yılında ilk seferini yapan, geçen yıl da emekliye ayrılan Airbus A330 tipi yolcu uçağı mart ayında 6 tırla parçalar halinde Antalya'dan Keşan'a getirilmişti.

Saros Körfezi'ne daha önce yapay resif projesi kapsamında çeşitli objeler ve Çanakkale Savaşlarını temsil eden figürler bırakılmıştı.           denizhaber




Assos-Behramkale yolu tamamlanıyor
 
Vali Orhan Tavlı, Assos-Behramkale Yolu Standart İyileştirme çalışmaları yapımı devam eden yol çalışmalarını inceledi.

Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından 3 adet ekskavatör, 1 adet beko loader, 1 adet silindir ve 1 adet greyder ve 8 adet kamyon ile 3+400 Km’lik kısmında genişletme ve terasman kotuna getirilme çalışmaları tamamlanan ve Hidrolik altyapı sistemleri (koruge boru) montajlama işlemleri devam eden, 5+300 Km’lik Assos-Behramkale yolu yolunda yapılan yol çalışmalarını yerinde inceleyen Vali Orhan Tavlı, Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik’ten çalışmalar hakkında bilgi aldı. Burada yapılan açıklamada; “Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından altyapı ve standart iyileştirme çalışmalarının bitirilmesinin ardından Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü tarafından statik kaplama asfaltlama yapılmasından sonra Assos-Behramkale yolu vatandaşlarımıza daha güvenli ve konforlu bir sürüş keyfi ile hizmet edecektir. Çanakkale’nin tarih ve turizm bölgelerinin arasında önemli bir yere sahip, UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesinde yer alan Assos Antik kentini UNESCO Dünya Kültür Mirası Daimi listesine girmesi için Çanakkale Valiliği olarak bölgede gerekli altyapı ve üst yapı çalışmalarına devam edilecektir” denildi.          canakkalekalem

 

 




  Duyurular
  TUZLA 2019 GÜZ DEVE GÜREŞLERİ (Lütfen tıklayın)

  2019 Tuzla Köy Hayrı (Lütfen tıklayın)

  Resim Galerisi
 



































































Site içi Arama
   

E-posta Bülteni
   


Tasarım & Programlama: Met Tasarım