ANA SAYFA         Hakkımızda        HAVA DURUMU        RADYO-TV        İLETİŞM

Kategoriler
İstanbul Hal Fiyatları


TUZLA KÖYÜ


TUZLA TARİHİ


HARİTA-COGRAFİ YAPI-İKLİM-NUFUS-TANITIM

Ulaşım haritası


Bölgenin uzaydan görünümü


TUZDAĞI


DOGAL ZENGİNLİKLER


TARİHİ ZENGİNLİKLER


TUZLA RESİMLERİ


YEREL ADETLER-YEMEK-MÜZİK

Köy Hayırları


Deve güreşi


Tuzla Deve Güresi


KOMŞU KÖYLER


EKONOMİ-İŞ HAYATI


EĞİTİM

Tuzla İlköğretim Okulu


Küçüklere tavsiye siteler


ZİRAAT-HAYVANCILIK

Faydalı ziraat linkleri


Ziraat Makaleleri


Ziraat Hatıraları


LİNKLER


PRATİK BİLGİLER


TUZLA OVASI


ÇANAKKALE SAVAŞLARI HATIRASI


TUZLADAN HATIRALAR


ESKİ ÇANAKKALE HATIRALARI


Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buldunuz ?


     Anket Sonuçları

Sayaç
Şu An 2
Tekil
Bugün 106
Toplam 106
Sayfa Görüntülenme
Bugün 199
Toplam 830289

Denemek için aldılar, geçim kaynakları oldu
Denemek için aldılar, geçim kaynakları oldu 

Antalyalı çiftçileri, yarım asır önce deneme amaçlı üretimine başladıkları avokadoya artan talep memnun ediyor.

Türkiye'de, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) projesi kapsamında 1970'de, deneme amaçlı Kaliforniya'dan Antalya'ya getirilen avokado üzerine Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde (BATEM) 1983'e kadar çalışma yapıldı. Kentte toplam 50 çeşidinin bulunduğu avokadonun 7 türünün sertifikasyonu tamamlanıp, tescili alındı. 1990'lı yıllarda da fidan üretimine geçilerek avokado yetiştiriciliğine başlandı. 2000'li yıllarda 400 dönümde yıllık 200 ton avokado yetiştirilen kentte, avokado üretimi 12 kat arttı. Ürüne talep yoğun olunca üretim alanı 6 bin 61 dekara ulaştı. Pazar sorunu yaşanmayan avokadoda bu yıl 10 bin ton üretim hedefleniyor.

Dünyada ortalama ağaç başına verim yaklaşık 40-45 kilogramken Türkiye'de bu değer 50-60 kilograma çıkabiliyor. Kente yarım asır önce getirilen avokado, birçok üreticinin geçim kapısı oldu.

"Üretim miktarımız üç katına çıkacak"

İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, BATEM'de yıllık 10-15 bine yakın avokado fidanı üretildiğini, çiftçilerin ürüne yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Yıllık 5 bin tona yakın üretim olduğunu belirten Özen, avokadonun profesyonel meyve bahçesi formatında yeni yapılmaya başlandığını, 15 dönüm, 100 dönüm avokado bahçeleri tesis edildiğini aktardı.


İki, üç yıl içinde üretim miktarının en az üç katına çıkacağını vurgulayan Özen, "Türkiye'deki avokadonun yüzde 81'ini Antalya'da üretiyoruz. Avokadoya yoğun ilgi var, pazar sorunumuz da yok. Rusya ve Ukrayna, Romanya ve Avrupa ülkelerine de avokado ihracatımız başladı. Üretim miktarımız daha da arttığında bu ürün, hem iç pazarda hem dış pazarda ciddi anlamda yer bulacak." diye konuştu.

"Avokado fidanına olan talebi karşılamakta güçlük çekiyoruz"

BATEM Müdürü Abdullah Ünlü ise avokadonun Türkiye'ye ilk yarım asır önce FAO kapsamında getirildiğini, ilk etapta deneme amaçlı ekildiğini dile getirdi.

BATEM'de avokadonun türleri üzerine yapılan çalışmalardan sonra fidan üretimine başlandığını aktaran Ünlü, "Farklı türlerde fidan üreterek, çiftçilere satıyoruz. Avokado fidanına yoğun ilgi var, talebi karşılamakta güçlük çekiyoruz." dedi.

"Avokadoya 'yeşil altın' diyoruz"

Gazipaşa ilçesinde 18 yıldır avokado üreten Atike Kaplan, ilk başlarda kimsenin avokadoyu sevmediğini, kendilerinin de tüketmediğini bildirdi.

"Artık her sabah kahvaltıda mutlaka yiyorum. Şimdi herkes çok seviyor. Müthiş bir talep var, tüccarlar dalında tanesini 3-5 liradan satın alıyor." diyen Kaplan, avokadonun bakımı kolay, getirisi yüksek bir meyve olduğunu söyledi.

İlçede 20 yıldır üreticilik yapan İlhan Kaplan ise avokadonun ektikten sonra üç yılda meyve verdiğini, bir dönüm araziden 40-50 bin lira kazanabildiklerini aktardı.            haber7






Hollanda 94,5 milyar euroluk tarım ihracatı ile dünya ikincisi oldu
Hollanda 94,5 milyar euroluk tarım ihracatı ile dünya ikincisi oldu

Hollanda İstatistik Kurumu ve Wageningen Üniversitesi Ekonomik Araştırma Merkezi’nin verilerine göre Hollanda geçen yıl 94,5 milyar euroluk tarım ürünleri ihracatı gerçekleştirdi.

İhracat oranını bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 5 artıran Hollanda, ABD’nin ardından dünyanın en büyük ikinci tarım ihracatçısı unvanını korudu.

Hollanda, yüz ölçümü ve nüfus bakımından birçok ülkenin gerisinde. Buna rağmen, yaklaşık 17 milyon nüfusa sahip olan ülke, her yıl tarım ürünleri ihracatını biraz daha artırıyor.

Hollanda’nın dünyaya sattığı ürünlerin başında gıda ürünleri ile çiçek soğanı ve bitkiler yer alıyor. Resmi rakamlara göre, Hollanda’nın 2019 yılında en fazla ihraç ettiği altı ürün şöyle sıralanıyor:

  • Çiçek soğanı ve süs bitkileri: 9,5 milyar euro
  • Et ve et ürünleri : 8,8 milyar euro
  • Süt ürünleri ve yumurta: 8,6 milyar euro
  • Sebze : 7,3 milyar euro
  • Meyve : 6,2 milyar euro
  • İçecek : 5,8 milyar euro

Yaş sebze ve meyvenin yanı sıra, 2019 yılında et ihracatı da önemli ölçüde arttı.

Wageningen Üniversitesi’nden Krijn Poppe’ye göre, et ihracatındaki  artışın en önemli nedeni, Asya’da ortaya çıkan domuz humması. Bu nedenle özellikle Çin’den ciddi miktarda et talebi oldu.

Geriye kalanı da, Hollanda tarafından işlenen ya da üretilen diğer ürünler oluşturuyor.

Hollanda’nın en fazla ürün sattığı ülke 23,6 milyar euro ile Almanya. Bunu sırasıyla, 10,8 milyar euro ile Belçika, 8,7 milyar euro ile İngiltere, 7,7 milyar euro ile Fransa, 3,6 milyar euro ile İtalya, 3 milyar euro ile Çin ve 2,8 milyar euro ile de İspanya izliyor.           gidatarim







Ayvacık Ümmühatun Şampiyon!
Ayvacık Ümmühatun Şampiyon! ile ilgili görsel sonucu
Çanakkale Ortaokul Yıldız Kızlar Basketbol Ligi sona erdi

 Çanakkale’nin sporda, özellikle Basketbol’daki ‘Pilot İlçesi’ Ayvacık bir önemli organizasyondan daha başarıyla çıktı. Çanakkale MEB Okullar arası, Ortaokul Yıldız Kızlarda oynanan final maçında Ayvacık Ümmühan Hatun O.O. , Biga Özel Doğa O.O. nu açık skor farkıyla 69-18 yenerek İl Birincisi oldu. Dereceye giren Okullara madalya ve kupalarını Okulların Beden Eğitimi öğretmenleri Tezcan Çete, Osman Çakıroğlu, Semih Eraymanlı, Giray Orhan verdi.              (Oya Koyuncu)

 
Klasman sıralaması;
1.Ayvacık Ümmühan Hatun O.O.
2.Biga Özel Doğa O.O.
3.Cevatpaşa O.O.
4.Çanakkale Özel O.O.  oldu...           canakkaleolay






ELEKTRİK KESİNTİSİ
12.1.2020 16:00 - 12.1.2020 16:15 Tarihleri arasında,
EZİNE ilçesinde sebebiyle elektrik kesintisi uygulanacaktır.
TEİAŞ TARAFINDAN ARIZA VE BAKIM ÇALIŞMASI MANEVRASI sebebiyle aşağıdaki adreslere elektrik verilemeyecektir.
EZİNE İLÇESİ MERKEZİ VE KÖYLERİN TAMAMI // AYVACIK İLÇESİ MERKEZİ VE KÖYLERİN TAMAMI // BAYRAMİÇ İLÇESİ MERKEZİ VE KÖYLERİN TAMAMI // ÇANAKKALE MERKEZE BAĞLI; AKÇAPINAR KÖYÜ, AKÇEŞME KÖYÜ, CİVLER KÖYÜ VE KEMERDERE MAHALLESİ






Tamamen yerli kaya kamyonu "Deve" seri üretime hazırlanıyor
Tamamen yerli kaya kamyonu Deve seri üretime hazırlanıyor
Afyonkarahisar'da bir iş adamı, 22 yıllık hayali olan kaya taşıma kamyonunu üretmeyi başardı

Yerli kaya kamyonunun, çok büyük taşları ve kayaları taşıyabilen "belden kırmalı" diye tabir edilen kamyonlardan olduğunu aktaran Varank, iş adamı Şuayp Demirel'in başında bulunduğu aile şirketinin kendi imkan ve gayretleriyle bu aracı ürettiğini dile getirdi.
Elektrik ve elektronik mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra demirci atölyesinde babasıyla çalışmaya başlayan ve mermer ocaklarına yönelik aletler üreten Demirel, daha sonra Demmak Demireller Makine Sanayi ve Ticaret AŞ'yi kurdu. İthal edilen kaya kamyonlarını Türkiye'de üretme hayali kuran ve 1997'den itibaren bunun üzerinde çalışmalar yapan Demirel, 2019 yılında bu hayalini gerçekleştirdi.

Tamamen yerli kaya kamyonu Deve seri üretime hazırlanıyor

İş adamı Demirel, mermer ocakları için makineler ürettiklerini, bu ocaklarda en büyük işlerden birinin kamyonlarla kaya parçalarının taşınması olduğunu söyledi.  Bu taşıma işinin bugüne kadar ithal kamyonlarla yapıldığını dile getiren Demirel, şunları kaydetti:
"1997 yılından bu yana bu kamyonun üzerinde çalışıyorum, 2011'den beri de ciddi manada yedek parçalarını yapmaya başladım. 2019 yılının ocak ayında kamyonu yapmaya karar verdim ve 29 Ekim 2019'da bu kamyonu, kendi imkanlarımla yaptım. İnsan kaynağı aynı, kullandığım teknolojik kaynaklarım aynı. Diğer klasik kamyonlara göre arızası olmayan bir araç. Karda, yağmurda, çamurda ve eğimli arazide çalışabiliyor. Çok ihtiyaç duyulan stratejik bir araç olduğu için bunu yapmaya karar verdim. Bunda da Allah'ın izniyle başarılı olduk. Bu memleketin insanıyla yaptık."
Kamyonun, full otomatik 6 ileri şanzımana sahip olduğunu anlatan Demirel, sürücü kısmında da her türlü konforun düşünüldüğünü ifade etti.
          ahaber







Sarıkamış şehitleri için 20 bin kişi karda yürüdü
Sarıkamış şehitleri için 20 bin kişi karda yürüdü (2), System.String[]
BAKAN PAKDEMİRLİ: ÇANAKKALE'DE YANMIŞ, KARSTA DONMUŞUZ

'Türkiye Şehitleriyle Yürüyor, Gençlik Şühedanın İzinde' yürüyüşünün ardından Yukarı Sarıkamış Mahallesi'ndeki tören alanında şehit anıtına çelenk sunuldu ve saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı ve Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından kürsüye gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Zamanın donduğu yerdeyiz. Allahuekber nidalarını dağlara kazıyan şehitlerin yanındayız. Şehitlerin torunları, yiğitlerle büyük Türkiye'nin güçlü Türkiye'nin gençleriyle birlikteyiz" diyerek konuşmasına başladı. Pakdemirli şunları söyledi:

"Biz hala bütün dünyanın bildiği, alemin tanıdığı bir devletiz. Bedenimizle, nefesimizle, sesimizle dünyanın bütün coğrafyalarında varlık gösteren aziz bir milletiz. Hala bir başımız Altay, bir başımız Söğüt, bir başımız Kaşgar. Biz böyle bastığımız her toprağı yurt edinmiş milletiz. Geçtiğimiz yurtlarımızı unutmamış bir milletimiz. Bizim yurdumuz candan kıymetli, vatan sevgimiz imandan, bir canımız bir cananımız var. Bir imanımız bir de vatanımız var. Bunar için Çanakkale'de yanmış, Kars'ta da donmuşuz. Her öldü dediklerinde dirilmiş, her bitti dediklerinde yeniden başlamayı bilmişiz. Bir ölmüş bin dirilmiş bir milletiz. Sarıkamış böyle bir milleti tarif eder. Hamdolsun ki biz o milletiz, o izzet ve şerefteniz. 105 yıl evvel anaların yüreğine ateş, yiğitlerin kaderine kar düştü. Kafkas cephesini savunmak için başlattığımız harekat hepimiz için bir beyaz hüzün olarak durmakta. Bu hüznü unutmamalıyız. Seferlerimizi, zaferlerimizi hatırladığımız kadar hatırlamalıyız Sarıkamış'ı."

100 MİLYON LİRA YATIRIM YAPTIK

Hükümet olarak 2004 yılında Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı olarak ilan ettikleri alana 100 milyon lira yatırım yaptıklarını, 8 şehitliğin ihyasını gerçekleştirdiklerini söyleyen Pakdemirli, "22 bin 520 hektar alanı Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı olarak ilan ettik. 100 milyon lira yatırım yaptık, 7 şehitliğin ihyası tamamlandı. Bu tarihi gelecek nesillere aktarmak maksadıyla 40 bin metrekare Sarıkamış Harekatı Tanıtım Merkezinin inşasına başladık. Burada sergi bölümü, panorama çalışmalarını bu yıl tamamlayarak vatandaşların istifadesine sunacağız. İstedik ki gençlerimiz burayı unutmasın her zaman gelip ziyaret edebilsin. Bu dağlar bizimdir diyerek gençler sahiplensin. Bu topraklar bizimdir, gençler vazgeçmesin. Gördüğüm kadarıyla verdiğimiz her emeğe de değmiş. Bu kış gününde bu kadar genç şehitlerine yürüyor, şehitleriyle yürüyorsa o ruh hala dipdiri çap canlı demektir. Allah sizlerden razı olsun" diye konuştu.          sondakika





 

 DENEYAP TEKNOLOJİ ATÖLYELERİ
DENEYAP TEKNOLOJİ ATÖLYELERİ ile ilgili görsel sonucu

Deneyap Teknoloji Atölyeleri 18 ilde daha hizmete açılıyor, öğrenci seçimi için başvurular 6 Ocak 2020 tarihinde sona erecek.

Geleceğin teknoloji yıldızlarını yetiştirmek amacıyla, Cumhurbaşkanlığımızın 100 Günlük Eylem Planlarında yer alan Deneyap Türkiye projesi kapsamında, 81 İlde 100 Deneyap Teknoloji Atölyesi kurulacaktır. Projenin ilk etabında 12 ilde atölyelerimiz açılmış olup, ikinci etabında Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Antalya, Çanakkale, Çorum, Elazığ, Gaziantep, Isparta, Kahramanmaraş, Kastamonu, Malatya, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tokat ve Yozgat illerinde olmak üzere 18 ilde daha atölyelerimiz hayata geçirilecektir.

Deneyap Teknoloji Atölyelerinde öğrencilere 3 yıl boyunca ücretsiz olarak Robotik Kodlama, Elektronik Programlama, Yapay Zekâ, Siber Güvenlik, Nanoteknoloji gibi teknoloji alanlarında eğitim verilmesi planlanmaktadır. Ayrıca, öğrencilerin girişimcilik, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme, karmaşık problemleri çözme, etkili iletişim ve takım çalışması gibi becerilerinin geliştirilmesi de hedeflenmektedir. Programa katılan öğrenciler 3 yıllık bir süreçte, hem temel teknoloji yetkinlikleri kazanma, hem de özel ilgi alanlarında derinleşme imkânı elde edecektir. Atölye programları ortaokul düzeyinde hâlihazırda 4. ve 5. sınıfta eğitim gören öğrencilere, lise düzeyinde ise 8,9 ve lise hazırlık sınıflarında eğitim gören öğrencilere hitap etmektedir.

Deneyap Teknoloji Atölyelerine öğrenci kabulü, iki aşamalı seçme süreci sonunda yapılacaktır. Sürecin ilk aşaması olan yazılı seçme sınavı, Atatürk Üniversitesi işbirliği ile belirtilen 18 ilde, 9 Şubat 2020 tarihinde gerçekleştirilecektir. Sınava başvurular 06 Ocak 2020 tarihine kadar devam etmekte olup, ayrıntılı bilgiye www.deneyapturkiye.org internet adresinden ulaşılabilmektedir.          TÜBİTAK - Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı


ÇANAKKALE:  GENÇLİK MERKEZİBARBAROS MAHALLESİ TROYA CADDESİ AKSU SOKAK NO:22
MERKEZ/ÇANAKKALE


286-502-0500    505-813-8455






Ayvacık Belediyespor Şampiyon

Basketbol'da U-14 Yıldız Kızlar müsabakaları sona erdi 

 2018-2019 Basketbol İsmet Badem, sezonu U14 Yıldız Kızlarda Şampiyon Ayvacık Belediyespor oynadığı 16 karşılaşmadan namağlup ayrılarak, Şampiyon oldu.5 takımın katıldığı, çift devreli 20 maçın oynandığı maçlar sonunda Çanakkale’yi temsil edecek olan Ayvacık Belediyespor Kulübünü kutluyoruz.          canakkaleolay

 
Sıralama ise:
1.Ayvacık Bld.spor
2.Türk Telekomspor
3.Geliboluspor





 
Çanakkale'de trüf mantarı yetiştiriciliği eğitimi
çanakkale de trüf mantarı yetiştiriciliği eğitimi ile ilgili görsel sonucu
Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından trüf mantarı yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması amacıyla eğitim düzenlendi.

Çanakkale Ticaret Borsası'nda düzenlenen eğitimde 130 katılımcıya trüf mantarı toplama ve yetiştirme konusunda bilgi verildi.

Orman Bölge Müdürlüğü Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Şube Müdürü, diğer ülkelerde trüfün kıymetinin iyi bilindiğini belirterek, Türkiye'de de yeni yeni değer kazandığını vurguladı.

Bu mantarın vatandaşa gelir kaynağı olması için çabaladıklarını ifade eden Demirbaş, "OGM'' bünyesinde 2019 yılı itibarıyla toplanan trüf mantarı miktarı 40 bin kiloya kadar ulaşmıştır. Çok önemli bir hücre yenileyici ve insana güç kazandıran özelliği bilinmektedir. Bu eğitim ile vatandaşlarımıza faydalı olacağımız inancındayım." diye konuştu.

Eğitimin ardından trüf mantar konusunda uzman Ziyafettin Arslan ve beraberindeki heyet, Radar Mevkisindeki ormanlık alanda mantar aradı. Arslan'ın "Arthur" isimli özel eğitimli köpeğinin yardımıyla bir miktar trüf mantarı bulundu.          sondakika

 

 





1915 Çanakkale Köprüsü ayakları 100 metreye ulaştı

1915 Çanakkale Köprüsü ayakları 100 metreye ulaştı 

 1915 Çanakkale Köprüsü'nün ayakları yükselirken, Gelibolu yakasındaki keson üzerine 10, Lapseki yakasındaki keson üzerine ise 9'uncu bloklar yerleştirildi. Yüksekliği 100 metreye ulaşan köprü ayakları, tamamlandığında 318 metre olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart 2017'de temeli atılan 1915 Çanakkale Köprüsü'nün kırmızı beyaz renkleriyle Türk bayrağını simgeleyen ayakları, yükselmeye devam ediyor.  Gelibolu'nun Sütlüce ve Lapseki'nin Şekerkaya mevkileri arasına yapılan köprünün, Cumhuriyet'in kuruluşunun 100'üncü yılını simgelemesi için orta açıklığı, 2023 metre olacak. Bu açıklık köprüye, 'dünyanın en uzun kuleler arası açıklığa sahip asma köprüsü' unvanını kazandıracak.
1915 Çanakkale Köprüsü'nün iki kıtadaki yakalarında denize batırılan kule kesonları üzerine ağustosta, her biri 800 ton ağırlığındaki bloklar yerleştirilmeye başlandı. Gelibolu ve Lapseki yakasında denize batırılan kesonlar üzerine konulan ilk blokların ardından beliren köprü ayaklarının yüksekliği son olarak 100 metre yüksekliğe ulaştı. Gelibolu yakasındaki keson üzerine 10'uncu blok, Lapseki yakasındaki keson üzerine ise 9'uncu blok konuldu. Montaj içen 10'uncu ayaklarda kesona getirildi. Ayrıca daha önce denizdeki büyük vinçle yapılan çalışmalar, kesona montajı tamamlanan çalışma platformu üzerinde yükselen büyük vinçler ile yapılıyor.  
Denize batırılan kule kesonları üzerine konulmaya devam edilen bloklarla köprü ayakları, ilerleyen günlerde yükseltilecek. Tüm blokların konulmasının ardından Türk bayrağının renklerini alacak, 318 metrelik köprü kuleleri tamamlanacak. Çanakkale Deniz Zaferi'nin yıl dönümü olan 18 Mart'ı temsil eden 318 metre yüksekliğindeki kulelerin üst kısmı da Seyit Onbaşı'nın Çanakkale Savaşı'nda namluya sürdüğü top mermisini temsil edecek şekilde olacak.          haber7
 






Yok böyle yaratıcılık! 3 bin pet şişeyle…
Yok böyle yaratıcılık! 3 bin pet şişeyle…
Hurdacıdan aldığı 3 bin pet şişeyle sera yaptı

Yozgat'ta ürünleri soğuk havadan etkilenmesin diye hurdacıdan aldığı 3 bin adet 5 litrelik pet şişeyle sera yapan çiftçi Hacı Ömer Kılıç, bu sayede hem sera maliyetini düşürüyor hem de diğer çiftçilere oranla 1 ay önce ürün elde ediyor.

Yozgat'ın Başıbüyüklü Köyü'nde çiftçilikle uğraşan Hacı Ömer Kılıç, erken ürün almak için tarlasına ektiği sebze fidelerini, hurdacıdan aldığı 3 bin pet şişe ile don olayından koruyor. Yozgatlı çiftçi, zirai don olayına karşı geliştirdiği bu ilginç yöntemle hem ürünlerini soğuk gecelerde don olayına karşı koruyor hem de erken ürün elde etmeyi amaçlıyor.

Bu yöntemi internette hobi bahçesi yapılan yerlerde gördüğünü ve kendisinin de uyguladığını söyleyen Kılıç, tarlasının 2 dönümüne ektiği sebzeleri bu yöntemle soğuktan koruduğunu söyledi. 5 litrelik 3 bin pet şişenin kendisine 500 liraya mal olduğunu dile getiren Kılıç, sera yapmak ve sebzelerin üzerini örtmenin maliyetinin ise yaklaşık 3 bin lira olduğunu ifade etti.

Kılıç, köylerinde genelde sebze ekiminin 25 Nisan'dan itibaren yapıldığını anlatarak, "Daha erken ürün almak için ben 25 Mart'ta ekim yaptım, bu şekilde pet şişe ile sebzeleri korumaya aldım. Şu an da sebzeler büyüyor, don olmasına rağmen zarar görmedi. Mayıs'ın 10'unda da pet şişeleri tekrar alacağım. Bu yıl bunu ilk defa denedim, başarılı olursam bundan sonra da her zaman bu şekilde yaparım" şeklinde konuştu.

Yozgat'ta iki gün önce don olayının yaşadığını ve ceviz ağaçlarını soğuk vurduğunu belirten Kılıç, buna rağmen pet şişe ile korunan fidelerin soğuktan etkilenmediğini sözlerine ekledi.           tarimpusulasi






Topraksız tarımla domates ve biber fidesi yetiştiriliyor
Topraksız tarımla domates ve biber fidesi yetiştiriliyor
Bilecik’in Söğüt ilçesinde faaliyet gösteren firmanın topraksız tarımla yetiştirdiği fidelere yurt içi ve dışından yoğun talep geliyor.

Bilecik’in Söğüt ilçesinde kurulu firma, topraksız tarım uygulamaları kapsamında ürettiği fideleri yurt içi ve dışına satıyor.25 yıl önce çiftçilere ilaç tedariği sağlayarak sektöre giren firma, zaman içinde topraksız tarıma yöneldi.

Topraksız tarımla domates ve biber fidesi yetiştiren firma, yurt içi ve dışından gelen siparişlere yetişmeye çalışıyor.

Firmada ziraat mühendisi olarak görev yapan Çağın Deniz Dikmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin fide konusunda dünyayla yarıştığını söyledi.
Başlangıçta 3 dekarda fide yetiştirdiklerini, bugün ise 30 dekara ulaştıklarını belirten Dikmen, “Yıllık 100 milyon adet fide kapasitesine ulaştık. Tohumculuk için gerekli yatırımlarımızı yaptık. Tohumlarımız dünyadan aşırı talep görüyor.” dedi.

Dikmen, topraklı tarımda sezonun kısa, yabancı otla mücadelenin zor olduğunu dile getirerek şunları kaydetti:

“Biz de topraksız tohum üretimini tercih ettik. Özellikle yurt dışından bu konuda çok talep geliyor. Sadece bitkinin istediği gübre ve gerekli mineralleri hazırlıyoruz, tanklarımıza aldığımız solüsyonu perlit torbalarının içinden dolaylı olarak veriyoruz. Bitki, gerekli şartlar sağlandığı için çok güzel gelişme gösteriyor. Topraksız tarımın üretim veya sağlık bakımından topraklı tarımla bir farkı yok. Çevre sağlığı bakımından daha da faydalı. Balkan ülkeleri başta olmak üzere Türk cumhuriyetleri ve İsrail’e kadar tohum dağıtımı yapıyoruz.”

Özellikle domates fidesine talebin yoğun olduğunu belirten Dikmen, gelecek yıllarda daha fazla ülkeye satış yapmayı hedeflediklerini ifade etti.            sondakika






Mevlana, Gelibolu Mevlevihanesi'nde anıldı
Mevlana, Gelibolu Mevlevihanesi'nde anıldı, System.String[]
Gelibolu ilçesindeki Mevlevihanede, Mevlana Celaleddin Rumi'nin 746'ncı vuslat yıldönümü nedeniyle Şeb-i Arus töreni düzenlendi.

Tasavvuf Vakfı, (ÇOMÜ) Tasavvuf Topluluğu ve Gelibolu Mevlevihanesi Derneği'nce, Mevlana Celalettin Rumi'nin 746'ncı vuslat yıl dönümü nedeniyle Gelibolu Mevlevihanesi'nde 8'inci Uluslararası Şeb-i Arus töreni düzenlendi. Törene, Gelibolu Kaymakamı Hakan Kılınçkaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Belviranlı, 2'nci Kolordu Komutanı Korgenaral Zekai Aksakallı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Levent Kerim Uça, ÇOMÜ Rektörü  Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı , Tasavvuf Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı , Proje Koordinatörü, Tasavvuf Vakfı İl Temsilcisi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tasavvuf Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Halit Kuşku, Balkan Coğrafyası'ndan çok sayıda yabancı konuk ile halk katıldı.

Program, enstrümantal ney ve ilahi dinletisi ile başladı. Ardından açılış konuşmasını gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Belviranlı, "Dünyanın en büyük mevlevihanesi Gelibolu Mevlevihanesi'nde aşk ile Hazreti Mevlana'yı anmak için bir araya geldik. Kula vefası olmayanın, hakka vefası olmaz buyuruyor Hazreti Mevlana. Bugün vefa vakti. Vefaya hoşgeldiniz" diye konuştu.

Program, Tasavvuf Vakfı ekibinin sema gösterisi ve yapılan dua ile sona erdi.          sondakika






Çanakkale'de şeb-i arüs törenleri başladı
Çanakkale'de şeb-i arüs törenleri başladı 

(ÇOMÜ) Tasavvuf Topluluğu tarafından bu yıl 8'incisi düzenlenen Uluslararası Hz. Mevlana Anma 746'ncı Şeb-i Arüs etkinlikleri başladı.

ÇOMÜ Tasavvuf Topluluğu tarafından düzenlenen 'Hz. Mevlana'da Ortak Yaşam' projesi ve Hz. Mevlana'nın 746'ncı Vuslat Yıldönümü etkinlikleri Mesnevi Kültür ve Sanat Evi'nde düzenlenen programla başladı. İlk olarak programa katılan davetlilere ikramda bulunuldu. Ardından açılış konuşmasını gerçekleştiren ÇOMÜ Tasavvuf Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Halit Kuşku, Mevlana'nın farklı bir alim olduğunu belirterek, Bütün düşünce ve fikir aleminde gezseniz, bütün dinleri dolaşsanız şöyle bir öğretiye denk gelemiyeceksiniz; ölümü düğün gecesi olarak nitelendiren bir öğretiye denk gelemeyeceksiniz. Hazreti Mevlana ölümü yani herkesin bir nebze olsun korktuğu ölümü düğün gecesi olarak nitelendirmiştir dedi. Program Mevlevi Sema Zikr-i Şerifin ardından dua okunmasıyla son buldu.

8'inci Uluslararası Hz. Mevlana'yı Anma Etkinlikleri 15 Aralık Pazar günü Gelibolu Mevlevihanesi'nde gerçekleştirilecek programla devam edecek.            sondakika



 




Japonya’da zorunlu tüketilen mor ekmek ülkemize de geldi!

Japonya’da zorunlu olarak tüketilen ve Türkiye’de ilk kez Malatya’da üretilmeye başlanılan ‘Mor Ekmek’ vatandaşlardan ilgi görüyor.

Türkiye’de İstanbul Üniversitesi, Beyin ve Biyoteknoloji Araştırma Merkezi’nin 12 yıllık araştırmaları sonucu Prof. Dr. İhsan Kara ve ekibi tarafından geliştirilen mor ekmek Malatya’da bir ekmek fırınında üretilmeye başlanıldı.

Yaklaşık 3 ay önce üretilmeye başlanan mor ekmeğin faydalarını duyan Malatyalıların ilgisi her geçen gün artarken, unlu mamulleri firması mor ekmeğin yanı sıra birçok üründe de antosiyanin maddesini kullanmaya başladı.

Hileli mor ekmeğe dikkat! Tüketici hileyi nasıl anlayabilir?

Mor meyve ve sebzelerin renk pigmentlerinden alınan antosiyanin maddesinin hamura katılımı ile ortaya çıkan mor ekmeğin faydalarını anlatan Gıda Mühendisi Onur Palut, tüketicilere merdiven altı üretimler konusunda da önemli uyarılarda da bulundu.

Mor ekmeğin sahtelerinden de kaçınılması gerektiğini ifade eden Palut, “İster istemez bu konuda önümüzde sahte mor ekmekler çıkacaktır. Bunu anlamayın en kolay yolu, mor ekmeğe sıkılacak limon ile belli oluyor. Limon sıkılınca mor ekmeğimizin kırmızıya dönmesi ile ürünün gerçek olduğunu anlayabiliriz” dedi.

“Sağlık için günde 2.5 mg antosiyanin”

Her insanın sağlıklı sürebilmesi için günde 2,5 mg antosiyanın kanında dolaşması gerektiğini dile getiren Palut, “Mor ekmekte 100 gramda 20 mg antosiyan bulunmaktadır, bu nedenle bir dilim mor ekmek yemek bizim ihtiyacımızı fazlasıyla karşılayacaktır’ şeklinde konuştu.

Mor ekmeğin, normal yani beyaz ekmek ile arasındaki farkı da anlatan Palut, tat olarak herhangi bir fark olmadığını fakat faydalarının saymakla bitmeyeceğini vurguladı.

Malatya’da mor ekmek üretimi yapan firmanın çalışanı Abdulvahap Çatkın da mor ekmeği tam buğday unundan ürettiklerini belirterek, katkı maddesi kullanmadan mor ekmeği hazırladıklarını söyledi. Bunun tamamen bir ilaç olmadığının altını çizen Çatkın, mor ekmeğinin diyabet, tansiyon gibi hastalıklara iyi geldiğinin bilindiğini söyledi.

Mor ekmek tüketen vatandaşlar ise sadece renginin farklı olduğu belirterek, sağlıklı beslenme adına mor ekmeği her gün aldıklarını ifade ettiler.

“Mor baklava, simit ve kurabiye de üretilebilir”

Mormiksten sadece ekmek üretilmiyor, aynı zamanda baklava, kurabiye, simit gibi daha birçok ürün vatandaşların damağında adeta eşsiz bir lezzet bırakıyor.

Antosiyan, serbest radikallerle savaşıyor. Kansere yakalanma riskini azaltan antosiyanin, kalp ve karaciğer için detoks etkisi yaratıyor.

Antosiyanin, diğer besin öğeleri gibi vücudumuzda depolanmıyor ya da enerji olarak kullanılmıyor. Vücutta düzenleyici olarak görev yapıyor, organların ve hücrelerin daha rahat çalışabilmesine yardımcı oluyor.          gidatarim







Dünyada bir ilk: Çiftçi fotoğraf çekecek hastalığı öğrenecek
Dünyada bir ilk: Çiftçi fotoğraf çekecek hastalığı öğrenecek

HEKTAŞ’ın yapay zekâ destekli Akıllı Asistan mobil uygulaması sayesinde çiftçi mobil cihazlarla arazide sadece fotoğraf çekerek üründeki hastalık tespitini yaparak, zirai ilaç uygulamasına yönelik güncel ve doğru bilgileri alabilecek.

HEKTAŞ, yapay zekâ destekli Akıllı Asistan mobil uygulamasını Growtech Eurasia 2019 Fuarı’nda tanıttı. Fuar kapsamında gerçekleştirilen ATSO Growtech Tarım İnovasyon Ödülleri kapsamında HEKTAŞ Akıllı Asistan, “Tarımsal Bilişim” ödülünün de sahibi oldu. Mobil cihazlarla arazide sadece fotoğraf çekerek üründeki hastalık tespitini yapan, zirai ilaç uygulamasına yönelik güncel ve doğru bilgileri veren yapay zekâ destekli Akıllı Asistan ile HEKTAŞ, üreticilere büyük avantajlar sağlıyor.

‘Akıllı Tarımın Öncüsü’ mottosuyla inovatif ve katma değer yaratan çalışmalara imza atan OYAK Grubu şirketlerinden HEKTAŞ, inovatif ve katma değer yaratan çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Geçen yıl Akıllı Asistan mobil uygulamasının ön lansmanını yapan HEKTAŞ, 27-30 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Growtech Eurasia 2019 – 19. Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı’nda mobil uygulamayı uygulama marketlerinde yayınlayarak üreticiler ve fuar ziyaretçileri ile buluşturdu. Akıllı Asistan mobil uygulaması ile  sadece fotoğraf çekilerek üründeki hastalıklar kolayca tespit edilebiliyor, zirai ilaç uygulamasına yönelik güncel ve doğru bilgiler üreticilerle paylaşılıyor. Bölgesel hava durumlarıyla ilgili geçmiş veriler paylaşılıp geleceğe yönelik tahminler de sunuluyor. Üreticilere büyük avantaj sağlayan mobil uygulama Hektaş  Akıllı Asistan, Google Play Store’dan ve iOS App Store’dan ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Türkiye ve dünyada bir ilk 

Akıllı Asistan uygulamasının tarımsal faaliyetlerde büyük bir zaman tasarrufu sağladığını belirten HEKTAŞ Genel Müdürü Levent Ortakçıer şunları söyledi: “HEKTAŞ olarak, OYAK’ın hedefleri ve destekleri sayesinde tarım alanında katma değerli projeleri hayata geçirerek üreticilerimizin yeni teknolojilere erişimini, doğru bilgiye ve ürüne ulaşmalarını sağlıyoruz. Türkiye ve dünyada bir ilk olan bu uygulama da çalışmalarımızın somut bir karşılığı. Üreticilerimizin, akıllı tarım teknolojilerine uyum sağladıkça, küresel rekabette güçleneceğine inanıyorum” dedi.

Tarımsal Bilişim ödülü  Akıllı Asistan’ın oldu

HEKTAŞ Akıllı Asistan, Growtech 2019 kapsamında gerçekleştirilen ATSO Growtech Tarım İnovasyon Ödülleri kapsamında “Tarımsal Bilişim” ödülüne layık görüldü. HEKTAŞ Genel Müdürü Levent Ortakçıer ödülü, Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun elinden aldı. Ödülle ilgili görüşlerini paylaşan Ortakçıer, OYAK’ın vizyonuyla yeni teknolojileri yakından takip ettiklerini ve HEKTAŞ’ın faaliyet alanını nasıl geliştirebilecekleri üzerine her zaman araştırmalar yaptıklarını söyledi. Akıllı Asistan’ın, OYAK’ın vizyonu doğrultusunda milli tarım hedefiyle hayata geçirdikleri projelerden yalnızca biri olduğunu belirten Ortakçıer, “Sırada fark yaratan, katma değerli birçok projemiz daha var. Onları da birer birer hayata geçirip üreticilerimizin daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapmalarını sağlayacağız” diye konuştu.          gidatarim






TUZLA DEVE GÜREŞLERİ YAPILDI
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, gökyüzü, açık hava ve doğa
Yoğun bir katılıma ev sahipliği yapan Tuzla köyü deve ?? güreşinden alıntılar          Tuzla Köyü Ayvacık Çanakkale

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, gökyüzü, bulut, açık hava ve doğa Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar, gökyüzü, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, gökyüzü, çocuk ve açık hava  Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, gökyüzü, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, kalabalık, gökyüzü, düğün ve açık hava  Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, gökyüzü, bulut, kalabalık, çocuk ve açık hava







TUZLA DEVE GÜREŞLERİNE DAVETLİSİNİZ
Görüntünün olası içeriği: yazı
Beklenen an özlenen heyecan eski tarihi ilçe sebzeciler diyarı tuzlaya davetlisiniz 1 Aralık pazar           Rafer Deniz haberi





Yüzde yüz Türk üretimi bin tonluk makine dünyanın ilgisini çekiyor

Yüzde yüz Türk üretimi bin tonluk makine dünyanın ilgisini çekiyor 

Simge Group şirketlerinden E-MAK, asfalt makineleri üretiminde uzun yıllara dayanan AR-GE çalışmaları ile geliştirdiği, çevreci ve üstün teknolojiye sahip agrega fabrikası Megaton ile tüm dünyanın ilgisini çekmeye devam ediyor.

Asfalt ve madencilik makineleri üretiminde dünyanın en büyük markalarından biri olan E-MAK’ın yüzde 100 Türk mühendisliği ile geliştirerek pazara sunduğu, dünyada eşi benzeri olmayan bin ton asfalt malzemesi üreten çevreci ve yüksek kalite standartlarındaki agrega asfalt Megaton, Brüksel’de düzenlenen özel etkinlikte Avrupa Parlamentosu üyelerine tanıtıldı.

Asfalt ve madencilik makineleri üretiminde dünyanın en büyük markalarından biri olan Bursalı E-MAK, çevreci yönü ve sahip olduğu üstün teknolojilerle tüm dikkatleri üzerine çeken, yerli üretim agrega fabrikası Megaton ile ülkemizi uluslararası arenada gururlandırmaya devam ediyor.

Uzun yıllara dayanan AR-GE çalışmaları ile geliştirdiği, çevreci ve ileri teknolojiye sahip agrega fabrikası Megaton ile dünya genelinde yoğun ilgi gören E-MAK, Avrupa Agrega Birliği’nin (UEPG) düzenlediği UEPG Sürdürülebilir Kalkınma Ödül Töreni’nde (Sustainable Development Awards Ceremony 2019), üstün özelliklerle donatılan Megaton’u tanıttı.          habr7






Dev yatırım! Türkiye'nin en büyüğü olacak
Dev yatırım! Türkiye'nin en büyüğü olacak
İzmir'in Dikili ilçesi, örtü altı yaş sebze üretiminde Türkiye'nin en büyük modern seracılık merkezi olacak.

İzmir'in turizm açısından önemli merkezlerinden Dikili ilçesi, tarımsal alanda da kritik bir öneme sahip olacak. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteği ile İsmetpaşa Mahallesi'nde, yerleşim yerlerine uzak bir notadaki 3 bin dekarlık sazlık ve bataklık alan, Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi olarak belirlendi. Sıcak su kaynaklarının bulunduğu alanın 2 bin dekarlık bölümünde jeotermal ısıtma ile seracılık yapılacak. Bölgede, seralarda üretilecek yaş sebze ve meyvenin işlenmesi, depolanması gibi endüstriyel faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için tesisler de kurulacak. Projenin tamamlanmasının ardından Dikili, örtü altı yaş ve sebze üretiminde, Türkiye'nin en büyük modern seracılık merkezi olacak.           haber7






Tuzla'da esrarengiz balık ölümleri
Çanakkale'de esrarengiz balık ölümleri 
 Tuzla Çayı'nda meydana gelen esrarengiz balık ölümleri vatandaşları tedirgin etti.

Tuzla Çayı üzerinde yüzlerce ölü sazan balığı gören vatandaşlar hem şaşkınlık hem de tedirginlik yaşıyor. Çok sayıda balığın telef olması sonrasında bölgeye giden Ayvacık Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, dere suyundan ve telef olan balıklardan numune aldı. Yapılacak araştırmalar sonucu balıkların ölüm sebebi belirlenecek.
Yukarıköy Muhtarı Ergün Polat, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölge halkının balık ölümlerinin nedeniyle ilgili incelemenin sonucunu beklediğini söyledi.
Polat, "Köylülerin geçim kaynağı Tuzla Ovası'ndan olduğu için buradaki su kaynağını kullanıyorlar. Bundan dolayı ölümlerin sebebini merak ediyoruz." dedi.         sondakika






Bir ilçenin geçim kaynağı oldu! Kilosu 30 TL

Bir ilçenin geçim kaynağı oldu! Kilosu 30 TL

Adana’nın Kozan ilçesinde “sarı altın” olarak nitelendirilen cennet hurması, bahçede kilosu 3 liradan satılırken, kurutulmuş hali ise 30 liradan alıcı buluyor. Başta İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlere gönderilen hurma kurusu için üreticiler siparişlere yetişemiyor.

Özel yapılan tezgahlarda, evlerin damında ve balkonunda kurutularak kilosu 30 TL’den satılan hurma kurusu, Kozan ilçesinde vatandaşın geçim kaynağı oldu. Bahçelerdeki ağaçlardan toplanan hurmalar, kurutulma alanına getirilip mahallede toplanan ev hanımları sayesinde bıçakla ve soyucu aletlerle tek tek soyuluyor. Ardından iplere özenle bağlanan soyulmuş hurmalar tezgahlara ve evlerin damına iple bağlanarak 20-25 gün kadar bekletilip kurutuluyor. İpte doğal ortamda kurutulan hurmalar ardından da iplerden çözülerek dinlenme tezgahlarında 5 gün bekletiliyor. Daha sonra özenle paketlenen kuru hurma başta İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirler olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında tüketiciye ulaştırılıyor.
Kilosu 30 TL’den satılan hurma kurusu için başta yurt içi ve yurt dışından talebin yoğun olduğunu, özellikle kış mevsimi siparişlere yetişemediklerini belirten kuru hurma üreticisi Onur Çürük, “Kozan’ımızın keşfedilmemiş güzelliğini sarı altın dediğimiz cennet meyvesini burada özenle bahçelerde kestirip ,yaptırdığımız soğuk hava deposu ve kurutma alanlarında ev hanımlarına soyduruyoruz. Yaklaşık 25 gün süre zarfında bu ürün kuruyor ve üzerine kendi şekerini vererek beyazlaşıyor. Bizde bu ürünü genelde büyükşehirlere pazarlıyoruz. Şu anda yurt dışı siparişlerimizde var. Bu ürün Türkiye’de sadece Denizli Honaz ilçesinde yapılıyor. Kozan'ı kimse bilmiyor. Hurma kurusu Türkiye’de çok rağbet gördüğü için talebe yetişemeyen satıcılar Gürcistan’dan bu ürünü getiriyorlar. Kozan olarak Türkiye’de ki bu açığı kapatacağız. Kozan ilçesinden Türkiye’ye 50 ton kuru hurma dağılıyor. Ve kilosu 30 liradan satılıyor” dedi.          haber7






Türkiye’nin ilk, dünyanın en büyük off-shore rüzgâr santrali için aday bölgeler belirlendi
Türkiye’nin ilk, dünyanın en büyük off-shore rüzgâr santrali için aday bölgeler belirlendi
Dünyanın en büyük off-shore (deniz üstü) rüzgar enerjisi santrali olma özelliğini taşıyacak YEKA ihalesi için Saros, Kıyıköy ve Gelibolu aday bölgeleri seçildi.

Bu yıl ihalesi yapılması planlanan dünyanın en büyük, Türkiye’nin ilk off-shore rüzgâr santrali için aday bölgeler belli oldu. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) kapsamında ihalesi yapılacak deniz üstü rüzgâr santrali için Saros, Kıyıköy ve Gelibolu aday bölge olarak belirlendi.

Off-shore projesinin yanında bu yıl yapılması planan bir başka ihale olan bin megavat kapasiteli güneş YEKA’sı için Hatay-Erzin, Niğde-Bor ve Şanlıurfa-Viranşehir aday bölgeler oldu.

Off-shore rüzgâr YEKA’sının için yaklaşık bin megavat kapasiteli olması planlanıyor. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü, üç aday bölgeden en uygun bölgeyi seçerek ihalenin şartnamesini hazırlayacak. Dünyanın en büyük off-shore rüzgâr santrali 630 megavat kapasiteyle İngiltere’de bulunuyor. İngiltere, sahip olduğu toplam 6 bin 836 megavat kapasite ile off-shore rüzgârda en fazla kapasiteye sahip ülke konumunda bulunuyor. İngiltere’yi sırasıyla Almanya ve Çin seyrediyor.

Dünya genelinde toplam 18 bin 814 megavat gücünde kapasite bulunuyor. Türkiye’deki bin megavat kapasiteli off-shore rüzgâr ihalesine dünyanın en büyük üreticilerinin katılması bekleniyor

Güneş ve rüzgârda biner megavatlık ilk YEKA ihaleleri geçen yıl yapılmış, rüzgâr YEKA'da kilovatsaat başına çıkan 3,49 dolar/centlik fiyat bir dünya rekoru olarak gerçekleşmişti.           donanimhaber






Ayvacık'ta 'havut hayrı'
Ayvacık'ta 'havut hayrı', System.String[] 
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde, Deveciler Derneği tarafından 'havut hayrı' yapıldı.

Ayvacık Belediyesi Deve Güreşi Arenası'nda yaklaşık 30 devenin katılımıyla gerçekleştirilen hayırda, develere havut bağlanırken, hayra katılan vatandaşlara da lokma, peynir ve tatlı ikram edildi.
Ayvacık Deveciler Derneği Başkanı Müjdat Bayram, hayrın her yıl geleneksel olarak düzenlendiğini belirterek, hayra katılan vatandaşlara teşekkür etti.           sondakika






Ayvacık'ta 12 bin fidan toprakla buluştu
Ayvacık'ta 12 bin fidan toprakla buluştu, System.String[] 
Tarım ve Orman Bakanlığınca Türkiye genelinde gerçekleştirilen "Geleceğe Nefes" seferberliği çerçevesinde Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde 12 bin fidan dikildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı OGM koordinasyonunda başlatılan "Geleceğe Nefes" seferberliği çerçevesinde saat 11.11'de fidan dikimine başlandı. Bütün Türkiye'de eş zamanlı başlatılan etkinliklerden biri de Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde yapıldı. Ayvacık Orman İşletme Müdürü, "İlçemizde önceden belirlediğimiz 3 farklı 7 hektarlık bir alanda 12 bin fidanı toprakla buluşturacağız" dedi.          sondakika






Ayvacık depremzedelerin ikinci etap kalıcı konutları inşaatı hızla ilerliyor, Teslimat 2020  
Ayvacık depremzedelerin ikinci etap kalıcı konutları inşaatı hızla ilerliyor, Teslimat 2020 ile ilgili görsel sonucu
Ayvacık depreminin ardından bölgede başlatılan çalışmalar devam ederken, daha önce birinci etap 245 kalıcı konutun teslim edilmesinin ardından ikinci etap olarak 246 konutun inşaatına başlanmıştı. İkinci etap kalıcı konutların kaba inşaatı bu yıl biteceği teslimatının ise gelecek yıl yapılacağı açıklandı.

Ayvacık’ta 6 Şubat 2017 yılında meydana gelen 5.3 şiddetinde ki depremin ardından Çanakkale  İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü deprem bölgesine hızlı bir şekilde ulaşılıp depremzedelere ilk müdahalede bulunarak olay yerine çok sayıda çadır kurdu. Ardından bölgeye gelen konteynerler ile depremzedelerin daha iyi şartlar altında geçici barınmasını sağladı.
Ardından yapılan alt yapı ve üst yapının sağlamlaştırılması ile ilk etapta Yukarıköy, Çamkabalak, Gülpınarı- Kızıl keçili köylerinde inşaatı biten 245 konut depremzedelere teslim edildi. İkinci etap olarak ta 246 konutunun 2019 yılında ise kaba inşaatı bitecek.
Ayvacık’ta meydana gelen deprem ve depremin ardından bölgede yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Çanakkale İl Afet ve Acil Durum Müdürü Levent Yılmaz, “Ayvacık’ta 6 Şubat 2017 yılında meydana gelen depremden sonra hızlı bir şekilde müdahalemizi gerçekleştirdik. Burada çadırlar kurduk arkasından bir hafta içinde çadırlarımızı oradan kaldırdık. Çadırlarımızı kaldırdıktan sonra konteyner bölgeye sevk edildi. Vatandaşlarımız bir süre bu anlamda konteyner da kaldılar. Daha sonra ki aşamada hak sahipliği sürecimiz ve ön hasar tespit süreci ve kesin hasar tespit sürecinden sonra hak sahiplerini belirleme süreci gerçekleştirildi. Hak sahiplerimiz belirlendikten sonra yer seçim sürecimizi tamamladık. Yer seçim sürecinden sonra burayla ilgili gerekli fizibilite çalışmaları, imara esas planlar, jeofizik, jeoteknik raporlar, imar uygulamaları ve bu planların onaylatılması sürecinde aşıldıktan sonra buralarda hızlı bir şekilde konutlarımızı yapmaya başladık. Burada 245 tane konutumuzu şu anda Yukarıköy, Çamkabalak, Gülpınarı- Kızıl keçili mahallesinde olmak üzere tamamlamış bulunuyoruz. Toplam 245 konutumuzda vatandaşlarımıza teslim ettik. Vatandaşlarımız bu konutlarında kalmaya devam ediyorlar. Bundan sonra ki aşamada ikinci etapta yaklaşık 22 tane yerleşim yerinde 246 konut yapımı devam ediyor. Bunların şuanda altyapı ve üst yapı olarak iki aşamada yapıyoruz. 22 yerleşim yerinde ki alt yapıyı tamamen tamamladık. 2019 yılı sonunda kadarda kaba inşaatlarını tamamlamış olacağız. Henüz yapım aşamasında olan fizibilite çalışmaları aşamasında olan 4 köyümüz var. Bunlarla ilgili gerekli imar planlarını onaylatmak için ilgili bakanlıklarla yazışmalarımız devam ediyor. Bunlarda sonuçlanmak üzeredir. Yaklaşık 80 tane bu anlamda üçüncü etapta yapacağımız konutlarında biran önce ihalesi yapılarak onlarında yapımına başlanacak. Bu anlamda 2019’un Şubat ayının 20’sinde tekrar bir deprem oldu” diye konuştu.           burasicanakkale






Çanakkale'de kızların renkli futbol maçı
Çanakkale'de kızların renkli futbol maçı ile ilgili görsel sonucu
Karşılamaya şalvar ve çemberleriyle çıkan yörük kızları renkli görüntüler oluşturdu.

Ayvacık Belediyesi, Yukarıköy Muhtarlığı ve ÇOMÜ'nin Ayvacık 21 Eylül Stadyumu'nda ortaklaşa düzenlediği futbol karşılaşmasında Ayvacık'ın Yukarıköy kız futbol takımı Şalvarspor ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Bilimleri Meslek Yüksek Okulu kız futbol takımı karşılaştı. Renkli görüntülere sahne olan karşılaşma 2-2 beraberlikle sonuçlandı. Karşılaşmaya üzerindeki şalvarlar ve başlarındaki çemberlerle çıkan Şalvarspor kız futbol takımı renkli görüntüler yaşanmasına sebep oldu. Ayvacıklı futbolseverlerin de izlediği karşılaşmada dostluk kazandı.

Karşılaşma öncesinde konuşan Yukarıköy Köy Muhtarı Ergün Polat, "Ayvacık Belediye Başkanı bana bu karşılaşmadan bahsetti. Ben de olumlu karşıladım. Kızlara söyledim onlar da kabul ettiler. Onların da burada olması bizi sevindirdi. Kızların aileleri de izin verdi. Onlara da teşekkür ediyorum. Böyle bir etkinlik olsun dedik. Önemli olan burada dostluğun kazanması. Gönüllerin bir olması. Benim köyümde bir halısaha olsa kızlarımız da orada oynar. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi.

Karşılaşma sonrası konuşan Şalvarsporlu oyuncular ise burada olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ve dostluğun kazandığını söyledi.          sondakika





Ayvacık'ta 3. Geleneksel Zeytin Şenliği
ayvacık'ta 3. geleneksel zeytin şenliği yerler ile ilgili görsel sonucu
Ayvacık ilçesinde 3. geleneksel zeytin şenliği yapıldı.

Ayvacık Kaymakamlığı, Ayvacık Belediyesi, Çanakkale Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ayvacık İlçe  Ayvacık Ziraat Odası ve Ayvacık Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın ortaklaşa gerçekleştirdiği zeytin şenliği kapsamında Ayvacık'ın Paşaköy köyündeki bir zeytinlikte zeytin hasadı yapıldı.

Ayvacık 3. Zeytin Şenliği kapsamında, zeytinyağı üreticileri Ayvacık Atatürk Kültür Parkı'nda açılan stantlarda zeytin ve zeytinyağlarını sergiledi. İlçe genelinde yapılan şiir, resim ve kompozisyon dalında dereceye giren öğrenciler ile zeytin tadım yarışmasında dereceye giren üreticilere ödülleri verildi.

Ayvacık Atatürk Kültür Parkı'nda düzenlenen etkinlikte bir konuşma yapan Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Ayvacık'ın zeytin ve zeytinyağı üretiminde önemli bir ilçe olduğunu ifade ederek, " Türkiye'de zeytinyağı üreten 29 il var. Çanakkale Türkiye'de zeytinyağı üretiminde 6. sıradadır. Çanakkale'de 5 milyon civarında bir zeytin ağacımız var. Çanakkale'de en çok zeytinyağı Ayvacık'ta üretiliyor. Çanakkale'de üretilen zeytinyağının %37'si Ayvacık'ta üretiliyor. Bu da gösteriyor ki Ayvacık zeytin ve zeytinyağı üretiminde ön safhada" dedi.

Konuşmanın ardından stantların açılışı yapıldı. Yöresel el sanatları, bal, reçel, el işlemesi ürünler ve kilimlerin de bulunduğu stantlar katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.          sondakika

 

 





11 milyon fidan için geri sayım başladı
11 milyon fidan için geri sayım başladı ile ilgili görsel sonucu

11 Kasım’da yurt genelinde gerçekleştirilecek seferberlikle, ‘Daha Yeşil Bir Türkiye İçin’, 11 milyon ağacı geleceğe miras bırakarak dünya rekoruna koşulacak.

11 Kasım’da saat 11:11’de, 81 ildeki 2023 noktada 3 saat içinde tam 11 milyon fidan toprakla buluşacak.

11 Kasım’da yurt genelinde gerçekleştirilecek seferberlikle, ‘Daha Yeşil Bir Türkiye İçin’, 11 milyon ağacı geleceğe miras bırakarak dünya rekoruna koşulacak.

Tarihi seferberlik öncesi, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Ankara’da ağaçlandırılacak 650 dönümlük alanda incelemelerde bulundu. “Şu an Ankara’da çalışma yaptığımız yeri, Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılacağı tören alanını ziyaret ediyoruz. Burası aşağı yukarı 650 dönümlük, 150 bin civarında ağaç dikeceğimiz bir yer” dedi.

Dünya üzerinde yaşayacak nesillerin sayısını artırmak, yaşamın daha uzun süre kaliteli ve sağlıklı olmasını sağlamak için hepimizin yarın değil, hemen şimdi bir şeyler yapmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli “Geleceğe Nefes” kampanyasına da dikkat çekti.          gidatarim





Sizde katılın adınıza 5 fidan dikilsin 
İlgili resim
Türkiye'nin dört bir yanına 11 Kasım’da 11 milyon fidan dikilecek. Peki kampanyaya katılmak için ne yapmak gerekiyor?

Tarım ve Orman Bakanlığının başlattığı ‘Geleceğe Nefes Kampanyası’ çerçevesinde Türkiye'nin dört bir yanına 11 Kasım’da 11 milyon fidan dikilecek. Kampanyaya yoğun bir katılım gözlenirken, projede fidan bağışı yapan vatandaşlara sertifika veriliyor. 

Fidan dikimi kampanyasına internet üzerinden fidan sahiplenerek ya da fidan bağışı yaparak başvuru yapılabiliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın başlattığı 11 milyon fidan dikme kampanyası 11 Kasım 2019’da saat 11:11’de 81 ilde gerçekleştirilecek

 Geleceğe Nefes Ol Kampanyasına internetten        gelecegenefes.com     adresinden katılabilirsiniz.







"Bunu kimse yemez" dediler, şimdi talebe yetişemiyor


Fransa'da geçirdiği beyin kanaması sonucu bir dönem sağ tarafı felç olan gurbetçi Ayten Çot, şifa niyetine tattığı "goji berry" meyvesinin hem üreticisi hem de ihracatçısı oldu

Antalyalı Ayten Çot, 2008'de geçirdiği beyin kanaması sonucu 15 gün komada kaldı. Sağ tarafı felç olan Çot, gördüğü tedaviyle 6 ay sonra sağlığına kavuştu.

Çot, hastalığında şifa niyetine tattığı goji berry meyvesinin üretimini yapmaya karar verdi.

Bitkinin üretimini öğrenmek için Tibet'e gitmeye karar verdiğinde çevresindekilerin olumsuz cümlelerine kulak tıkayan Çot, meyvenin üretiminden hasadına kadar olan süreci takip etti.
Türkiye'de halk arasında "kurt üzümü" olarak da bilinen goji berry yetiştiriciliği yapmak isteyen üreticilerle deneyimlerini paylaşan ve fidan desteği de sağlayan Çot, sağlık yönünden faydalı olduğuna inandığı meyveyi herkesinin tatması için üretiminin yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Felçli olduğu dönemde çevresindekilere muhtaç olan, herkesin neredeyse kendisinden umudunu kestiği Çot, artık ailesinin ve çevresindekilerin gururu haline geldi.

Goji, goji meyvesi veya wolfberry, Solanaceae'da bulunan ve gece çekimi ailesinde birbirine yakın iki tür boksör türü olan Lycium barbarum veya Lycium chinense'nin meyvesidir. L. barbarum ve L. chinense meyveleri benzerdir ancak tat ve şeker muhtevasındaki farklılıklar ile ayırt edilebilir.

"MALİYETİ DÜŞÜK VE GETİRİSİ ÇOK YÜKSEK"

Antalya'nın Korkuteli ilçesindeki bahçesinde işçileriyle hasat yapan Çot, hastalığı sonrası hayata adeta yeniden başladığını söyledi.

Geçirdiği rahatsızlık sonucu tanıştığı goji berry bitkisinin hayatını tümden değiştirdiğini aktaran Çot, şöyle konuştu:

"Goji berry'yi ilk getirdiğimde 'Bu ne böyle, hiç kimse bunu bilmez, yetiştirmez, yemez' gibi tepkiler aldım. Yılmadan, usanmadan tanıtmaya, anlatmaya ve yemeye devam ettim. Gojy berry, Türk çiftçisi için alternatif bir ürün. Yetiştirmesi ve bakımı kolay. Maliyeti düşük ve getirisi çok yüksek. Biz üretmekten daha çok ürettiriyoruz, ihraç ediyoruz. Üreticimiz kaç dönüm yapacağını, kaç kişi çalıştıracağını kendisi belirliyor. Meyveyi kuru olarak bize satıyorlar. Fidanlığımız ve kendi örnek arazimizde sezonluk işçi çalıştırdığımız gibi devamlı işçilerimiz de var. Kuru meyve ihraç ettiğimiz Fransız firmaya FOB olarak teslim ediliyor. Yani direkt üretim yerinden teslim ediliyor. Temsil ettiğim Fransız firma Avrupa geneline kuru meyve ve çerez dağıtımı yapan büyük bir şirket. Yeterli üretim olmadığından dolayı Fransa'nın talebini zor karşılıyoruz. Şimdilik Almanya, Hollanda ve İsveç'ten gelen talepleri değerlendiremedik."

KURULUŞ ÇALIŞMALARI DEVAM EDEN FABRİKAYLA YAĞ ÇIKARACAK

Goji berry için Türkiye'nin toprağı ve ikliminin çok uygun olduğunu anlatan Çot, 2009'da bu işe girerken Avrupa'nın goji berry ihtiyacını karşılamayı hedeflediğini dile getirdi.

Çot, ürünün hem iç hem dış pazarı bulunduğunu, goji berry'nin meyvesi kadar yapraklarının da çok değerli olduğunu vurgulayarak, kuruluş çalışmaları devam eden fabrikanın açılmasıyla dallarından da yağ çıkaracaklarını bildirdi.

Bu zamana kadar kurusunu aldıkları üründe bu sezon yaş meyve alımına da başladıklarını belirten Çot, "Türkiye'de her geçen gün daha çok tanınmaya başlayan meyvenin yaş olarak kilosunun 15 liradan, kurusunun ise 60 liraya kadar toptan satışı yapılıyor. Kaliteye göre fiyatları daha da yükseliyor. Üçüncü seneden itibaren dönüm başına masraflar hariç en az 30 bin lira kar bırakıyor. Alım garantili dikim yaptırıyoruz. Yani ürünün pazarlama sorunu da yok." diye konuştu. Çot, özellikle kadın ve genç çiftçilere bu ürüne yönelmeleri tavsiyesinde bulundu.          haber7


 



 

Çanakkale yörüklerin asırlık çeyiz asma geleneği

Çanakkale yörüklerin asırlık çeyiz asma geleneği

Yörüklerin asırlık çeyiz asma geleneği Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Çamkalabak köyündeki Yörükler, düğünlerinde asırlık çeyiz asma geleneğini sürdürüyor.
Çamkalabak köyündeki Yörükler, düğünlerinde asırlık çeyiz asma geleneğini sürdürüyor. Çeyiz sandığından çıkarılan rengarenk el işlemeli çeyizler, gelin evinin bahçesinde çamaşır iplerine asılarak, sergileniyor.

Ayvacık ilçesinde Yörük köylerinden olan Çamkalabak'ta bahçede çeyiz asma geleneği, nesilden nesile aktarılarak sürüyor. Köyde gelinlik kızlar için hazırlanan çeyizler, düğün günü evlerinin bahçesinde akşama kadar sergileniyor. Köyde en son hayatlarını birleştiren Neslihan ve Gökhan Topaloğlu'nun düğününde de asırlık gelenek bir kez daha yaşatıldı. Gelin Neslihan Topaloğlu'nun ailesi, kızları için hazırladıkları çeyizi sandıktan çıkardı, evlerinin bahçesinde çamaşır iplerine asarak sergiledi.

Yörüklerin vazgeçilmez giysilerinden biri olan, sokağa çıkarken başlarına bağladıkları 'Çeki' denilen çemberlerin çoğunlukta olduğu çeyizde, fistanlar, el dokuması halı ve kilimler, yastıklar ve giysilerin olduğu görüldü. Akşam yapılan eğlenceye kadar çamaşır iplerinde asılı kalan çeyizde, desen desen işlenen çemberler dikkat çekti. Düğüne köy dışından gelen davetliler, Yörüklere has rengarenk kıyafetler ile el dokuması halı ve kilimleri görünce şaşkınlıklarını gizleyemedi.

DÜĞÜNDE YÖRESEL KIYAFETLER GİYİYORLAR

Düğünlerde hem gelinler, hem de köylü kadınlar, yöresel kıyafetler giymeyi tercih ediyor. Yörük kıyafetleri ile gelini de aralarına alarak oynayan köylü kadınlar, ilginç görüntüler oluşturuyor.

'ASIRLARDIR GELENEĞİMİZ DEVAM EDİYOR'

Çeyiz asma geleneğinin asırlardır devam ettiğini belirten Çamkalabak Köyü Muhtarı Remzi Ercan, Gelin kızlarımızın çeyizleri düğün günü böyle bahçede ipe asılarak sergileniyor. Çeyizlerinde evlendikten sonra giyecekleri giysileri yer alıyor. Düğün bitince çeyizler toplanarak gelin ve damadın evine götürülüyor. Yörükler için bu önemli bir gelenek dedi.

'ÇEYİZLERDE EN ÇOK ÇEMBER BULUNUYOR'

Köy sakinlerinden Fatma Ercan ise, çeyiz geleneğinin uzun yıllardır sürdüğünü ifade ederek, Çeyizlerde çember, penye, kazak, fistan, şalvar, gömlekler sergilenir. Kilim, halı da çeyizlerin içerisinde yer alır diye konuştu.

Neslihan-Gökhan Topaloğlu çiftinin teyzesi Hanife Öztürk de, gelinlerin çeyizleri için her hafta pazar alışverişinde Yörük kıyafetlerinin satın alınarak sandığa konduğunu, ayrıca gelinin yakınlarının da el işi ürünlerle çeyiz hazırladığını söyledi.          sondakika



 

 

 

 

 




  Duyurular
  TUZLA 2019 GÜZ DEVE GÜREŞLERİ (Lütfen tıklayın)

  2019 Tuzla Köy Hayrı (Lütfen tıklayın)

  Resim Galerisi
 



































































Site içi Arama
   

E-posta Bülteni
   


Tasarım & Programlama: Met Tasarım