ANA SAYFA         Hakkımızda        HAVA DURUMU        RADYO-TV        İLETİŞM

Kategoriler
İstanbul Hal Fiyatları


TUZLA KÖYÜ


TUZLA TARİHİ


HARİTA-COGRAFİ YAPI-İKLİM-NUFUS-TANITIM

Ulaşım haritası


Bölgenin uzaydan görünümü


TUZDAĞI


DOGAL ZENGİNLİKLER


TARİHİ ZENGİNLİKLER


TUZLA RESİMLERİ


YEREL ADETLER-YEMEK-MÜZİK

Köy Hayırları


Deve güreşi


Tuzla Deve Güresi


KOMŞU KÖYLER


EKONOMİ-İŞ HAYATI


EĞİTİM

Tuzla İlköğretim Okulu


Küçüklere tavsiye siteler


ZİRAAT-HAYVANCILIK

Faydalı ziraat linkleri


Ziraat haberleri

  Zeytin-Zeytinyağı

Ziraat Makaleleri


Ziraat Hatıraları


LİNKLER


PRATİK BİLGİLER


TUZLA OVASI


ÇANAKKALE SAVAŞLARI HATIRASI


Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buldunuz ?


     Anket Sonuçları

Sayaç
Şu An 669
Tekil
Bugün 123
Toplam 123
Sayfa Görüntülenme
Bugün 287
Toplam 732128

Ayvacık Anadolu Lisesi Şampiyon


2018-2019 Öğretim yılı okullar arası basketbol müsabakalarında Genç A Kızlar final grubunda 4 takımın yaptığı mücadeleler sonunda Şampiyonluk; Biga Anadolu Lisesi'ni 52-31 yenen Ayvacık Anadolu Lisesi'nin oldu. Karşılaşmalar sonunda dereceye giren okullara ödüllerini Beden Eğitimi öğretmenleri verdi. Sıralama şöyle oluştu; 1.Ayvacık Anadolu Lisesi. 2.Biga Anadolu Lisesi 3.Ali Haydar Önder Anadolu Lisesi 4.Biga İbrahim Ateş Kız İ.H.L.          canakkaleolay




6 yıl önce diktiler! Kilosu 130 lira...


Antalya'nın Serik ilçesinde 6 yıl önce 277 dönüme dikilen pikan cevizi ağaçları meyve vermeye başladı.Kenan Yüce, pikan cevizinin kabuklusunun toptan 40- 50, kabuksuzunun 110- 130 lira arası alıcı bulduğunu belirterek, bu yıl 5 ton, gelecek yıl da 10 tonun üzerinde üretim hedeflediklerini söyledi.

Rus iş insanı Aslan Gaboev, 2012 yılında Serik'e bağlı Çandır Mahallesi'nde diğer ceviz türleri ve çeşitlerine göre iç randımanı yüksek olması ve ılıman iklimlerde de daha az masrafla yetiştirilmesiyle bilinen pikan cevizi üretimine yöneldi. 277 dönümlük alana dikilen pikan cevizi ağaçları 2016 yılında ürün vermeye başlarken, geçen yıl ürün hasadına geçildi.

'14 İLDE YETİŞTİRİLEBİLİYOR'

 

Firmanın Genel Müdürü Kenan Yüce, pikan cevizinin Ege ve Akdeniz bölgelerinde narenciye ve avokado gibi diğer üretimi yapılan meyve türlerine göre geliri en yüksek, giderleri en az çeşit olduğunu söyledi. Yüce, "Özellikle Akdeniz, Ege ve Karadeniz sahil bandında yer alan 14 ilde üretim fırsatı mevcuttur. 500 rakım altındaki 14 ili kapsayan bölgede pikan cevizi yetiştiriciliği fırsat yatırım aracıdır. Ülkemiz geçen yıl 650 milyon dolarlık ceviz ithal etmiş. Pikan cevizi ABD'de çok popüler bir meyvedir ve ana yurdu da ABD'dir. Bu meyveden 500 çeşit ürün elde edilmektedir" dedi.

BU YILKİ HEDEF 5 TON

Geçen yıl 2 ton mahsul ürettiklerini ve bunun 1250 kilosunun Afrin operasyonunda görev yapan askerlere gönderdiklerini anlatan Kenan Yüce, "Bu yılki hedefimiz 5 ton. Gelecek yıl da 10 tonun üzerinde mahsul bekliyoruz. Kabuklusu toptan 40- 50, kabuksuzu 110- 130 lira arası değişen fiyatlarda satılıyor" diye konuştu.          haber7





Türkler yaptı, 60 ülke peşine düştü

Yerli ve milli enerji silahı ‘Wattoz’

Yerli ve milli kaynaklar ile geliştirilen milli enerji silahı ‘Wattoz’ dünyaya sunuldu. Yerli üretim ‘Wattoz’ şimdiden 60 ülkeden 70 bin adet sipariş aldı. Silahın seri üretimine ise gelecek ay başlanacak.

Son yıllarda savunma sanayiinde üzerinde önemle durulan yerli ve milli üretim ürünlere bir yenisi daha eklendi. Wattozz Sida (Silahlı insansız deniz aracı) projesiyle dikkatleri üzerine çeken Albayraklar Şirketler Grubu, şimdi de üretimini bitirdiği uzaktan etkili kablosuz milli enerji silahı Wattozz'un dünyaya sundu. Tamamen yerli kaynaklarla üretilen uzaktan etkili elektroşok silahı Wattoz, distribütörlükler verilmek suretiyle dağıtılacak.
Albayraklar Şirketler Grubu’nun 4 yıllık bir çalışma sonucunda ortaya çıkardığı yerli enerji silahı, 8 metrelik menziliyle insan sağlığına zarar vermeyen ölçülerde elektroşok vererek kişiyi etkisiz hale getiriyor. Emniyet güçlerinde kullanılacak silahın tek rakibi ABD’de üretiliyor. ABD’deki örneğine daha gelişmiş olarak üretilen 'Wattoz‘ üstün teknolojiyi üzerinde barındırıyor. 

"Çok gururluyuz“

Şirketin genel merkezinde düzenlenen tanıtımda konuyla ilgili bilgi veren Albayraklar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Albayrak, "Silahımızda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Çok gururluyuz" açıklamasında bulundu.

"25 yıllık kablo teknolojisini ortadan kaldırdık"

Albayraklar Şirketler Grubu CEO’su Sertan Ayçiçek, ABD firmasının dünyadaki tekeline bugün itibariyle son verdiklerini söyleyerek, "Çok mutluyuz. 25 yıllık kablo teknolojisini ortadan kaldırdık. Silaha üstün özellikli ileri teknolojiler ekledik" dedi.

"60 ülkeden talep var"

Söz konusu silahın Türk kolluk kuvvetlerinin envanterine de gireceğini belirten Ayçiçek aynı zamanda silahın ihraç edileceğini de belirtti. Ayçiçek, an itibariyle 60 ülkeden talep aldıklarını da açıkladı. Ocak ayında seri üretime başlayacaklarının bilgisini veren Ayçiçek, "Tüm üretim kanallarımızı seri üretim için İstanbul’a taşıyacağız. Silahın ilk teslimatına Haziran ayını bulacak. Halihazırda 70 bin adet sipariş alındı" diye konuştu.

Ayçiçek, silahın fiyatıyla da ilgili bilgi veren Ayçiçek, Wattoz’un ABD’de üretilen örneğine göre daha ucuza alıcı bulacağını kaydetti.          haber7

 ‘Wattoz’un özellikleri

Uzaktan Kontrol Edilebilir Kablosuz Mermiler
Üst üste çift atış yapabilme özelliği
Anti Vibrasyon Sistemli Dahili HD Kamera
Yüksek Tetik Hassasiyeti
Barutsuz ve Gazsız Ateşleme Sistemi
Sessiz Ateşleme Sistemi
Dahili Hedef Lazeri ve Gece Aydınlatma Işığı
Kompakt Dizayn
Ergonomik Kabze
Direkt Temas Modu
Düşük, Orta ve Yüksek olmak üzere ayarlanabilir 3 Farklı Elektroşok Seviyesi
Şarj edilebilir Uzun Ömürlü Batarya
Opsiyonel İnsan Sesli Uyarı Sistemi
Opsiyonel Dataport Veri Bilgi Sistemi




Bitkiye özel yeni nesil gübreyle 10 milyar TL tasarruf

Türk gübre sektörünün önde gelen kuruluşlarından GÜBRETAŞ, bitkiye özel yeni nesil ürünler geliştirmek için büyük bir çalışma yürütüyor. Projenin hayata geçirilmesiyle tarım sektöründe yaklaşık 10 milyar TL'lik tasarruf hedefleniyor.

GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, bilinçli tarımı yaygınlaştıracak yeni nesil gübre çözümleri alanında 3 yılda tamamlanacak bir Ar-Ge projesi geliştirdiklerini belirterek, "Projemiz ile tarım sektörünün ekonomik hacminde yıllık en az yüzde 10 civarında bir tasarruf sağlanması öngörülmektedir. Bu da Türkiye’nin hali hazırda 120 milyar TL civarında olan bitkisel üretim hasılası içinde yılda 10 milyar TL’ye yakın bir milli tasarruf katkısı sağlanabileceğini göstermektedir.” dedi.

GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, Antalya’da düzenlenen 18. Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı’nda (Growtech Eurasia), yeni projeleri hakkında bilgi verdi.


12 ÇEŞİT BİTKİYE ÖZEL GÜBRE
Yumaklı, ülke tarımının sürdürülebilir geleceği için kalıcı çözümler üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, GÜBRETAŞ’ın 2005’te başlattığı Türkiye Toprak Verimliliği Haritası Projesi’yle, şimdiye kadar 81 ilden 11 bin civarında tarımsal araziden toprak numuneleri aldıklarını aktardı. GÜBRETAŞ laboratuvarlarında analiz edilen bu toprak numuneleriyle makro ve mikro besin elementler ve toprak özelliklerinin tespit edildiğini anlatan Yumaklı, projeye ilişkin şu bilgileri verdi:

“Analiz sonuçlarından elde edilen veriler, koordinatlarıyla birlikte dijital ortama aktarılmaktadır. Analiz sonuçlarına göre ‘bitki besleme reçeteleri’ oluşturularak, üreticilere danışmanlık hizmeti sunulmaktadır. Ayrıca şimdiye kadar bu proje kapsamında 50 bin çiftçiye arazide uygulamalı toprak numunesi alma ve bilinçli besleme eğitimleri verildi. Projedeki verilerden hareketle ‘Bitkiye ve bölgeye özel gübreler’ geliştirildi. Ülkemizdeki başlıca tarımsal ürünler için 12 çeşit bitkiye özel gübre ile tarımda yüksek verime katkı sağlandı.”


“Yeni nesil gübreler ve tarımsal ekipmanlar geliştirilecek”
GÜBRETAŞ’ın Türkiye’de gübreleme alışkanlıklarını değiştirerek iklim değişikliği ve kuraklık etkisini azaltmayı hedefleyen "Sulu ve Kuru Şartlarda Yetiştirilen Bitkiler için Uygun Sıvı Kimyasal Gübrelerin Üretilip Geleneksel Katı Kimyasal Gübrelerle Etkinliklerinin Karşılaştırılması ve Sıvı Gübre Kullanımı için Uygun Makinelerin Geliştirilmesi" başlıklı bir Ar-Ge projesini de geliştirdiğini anlatan Yumaklı, bu projenin Tarım Bakanlığı’na bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından desteklendiğini söyledi.

Projenin hedeflerinin başarıyla gerçekleşmesi halinde ülke tarımına kalıcı bir katkı sağlayacaklarını ifade eden Yumaklı, proje hakkında şunları söyledi: “Toplam 3 yıl sürecek projede GÜBRETAŞ, 1 tarımsal ekipman firması ile 2 üniversite ve 7 tarımsal araştırma enstitüsüyle iş birliği yapmaktadır. Bu önemli projede, ülkemizde yetiştirilen 5 temel tarımsal ürünle, buğday, ayçiçeği, mısır, pamuk ve şekerpancarı ile ilgili Türkiye’nin 7 farklı ilinde deneme ekimleri yapılacak. Şirketimizin proje kapsamında geliştireceği yeni özel gübre desenlerinin yanı sıra proje paydaşımız olan bir firma tarafından da bu gübrelerin kullanımına yönelik yeni tarımsal ekipmanlar geliştirilecek. Sektörde gübre kullanım alışkınlıklarını değiştirebilecek bu proje, iklim değişikliklerine bağlı kuraklık risklerinin tarıma etkisini azaltmayı amaçlıyor.”


"Yeni nesil sıvı gübreler kayıpları azaltacak"
Projenin milli gelir açısından sağlayacağı ekonomik yönüne de değinen Yumaklı, şunları söyledi: “Türkiye’de kimyevi gübre tüketiminde sadece azotlu ve fosforlu gübrelerde yıllık 2,5 milyar TL’lik ekonomik ve verimlilik kayıpları olduğu tahmin edilmektedir. Yeni nesil sıvı gübrelerin kullanımın yaygınlaşması halinde, bu kayıplar ciddi oranlarda azalacaktır. Buna dengeli gübreleme ve gübrelerin etkinliklerinin etkisiyle elde edilecek tarımsal verimlilik artışları da eklendiğinde ülke ekonomisi için önemli bir tasarruf ve katma değer sağlanması mümkündür.

Bilinçli tarımı yaygınlaştıracak yeni nesil gübre çözümleri alanında 3 yılda tamamlanacak projemiz ile tarım sektörünün ekonomik hacminde yıllık en az yüzde 10 civarında bir tasarruf sağlaması öngörülmektedir. Bu da Türkiye’nin halihazırda 120 milyar TL civarında olan bitkisel üretim hasılası içinde yılda 10 milyar TL’ye yakın bir milli tasarruf katkısı sağlanabileceğini göstermektedir."


“Türkiye’nin 18 noktasında model üretim alanları kurduk”
Yumaklı, tarımda farkındalığı tüm çiftçi gruplarına yaymak istediklerini ifade ederek, şirketinin son 15 yılda ziraat mühendisleri, tarımsal araştırma enstitüleri ve önder çiftçilerle iş birliğine giderek bilinçli tarım örneklerini yaygınlaştırdığını söyledi. Yüksek verim ve üstün kalite için model üretim alanları oluşturduklarını belirten İbrahim Yumaklı, “Bu alanlarda, bilimsel metotlara uygun gübreleme programları uyguluyoruz. 2018’de Türkiye’nin 18 noktasında model üretim alanları kurduk. Pamuktan zeytine 11 ayrı tarımsal bitki için deneme ekimleri yaptık. Optimum girdi kullanımıyla yüksek verimli ve kaliteli hasatlar elde ettik.” ifadelerini kullandı.

“Bilinçli gübreleme farkındalığı giderek artıyor”
Çiftçiler ve tarım sektörü mensuplarınca düğün gibi görülen hasat döneminde, yurdun çeşitli illerinde bahçe ve tarla günü etkinlikleri düzenlediklerini anlatan Yumaklı, bu etkinliklerde uygulamanın sonuçlarını bölgedeki üreticilerle paylaştıklarını söyledi.

Bu yıl yaptıkları deneme ekimlerinde Türkiye ortalamasına kıyasla yüksek verim artışları yakaladıklarını belirten Yumaklı, şunları kaydetti: “Biz her zaman bilinçli gübrelemenin önemine işaret ediyoruz. Bu yıl da ülke genelinde model üretim alanı çalışmalarının finalinde ‘Tarla Günü’ etkinlikleri yaptık. Örneğin Ordu’da üretilen milli değerimiz fındıkta dekar başına 300 kilogram verimlilik artışı sağladık, bu rakam fındık üretilen bölgelerimizin ortalama veriminin 3 katı seviyesinde.

Yine Bursa’da üretilen zeytinde, bilinçli gübreleme üzerine yaptığımız çalışmalarla ağaç başına 16 kilogramla bahçeden beklenen normal hasadın 2-3 katı verim artışını yakaladık. Eskişehir’de üretilen mısırda, Aydın ve Şanlıurfa pamuğunda kayda değer verimlilik artışları sağladık. İşin güzel yanı, bu potansiyel milli serveti o illerdeki tüm çiftçilerimizle paylaşıyoruz. Böylece bilinçli gübrelemenin ne kadar önemli olduğu konusundaki farkındalık giderek artıyor.”          ulusaltarim





150 bin liraya topraksız sera kurdu, marul yetiştirecek

Ordu'nun Kumru ilçesinde yaşayan İsmet Zeyrek, tarlasına kurduğu topraksız tarım serası ile yıllık yaklaşık 60 bin adet marul yetiştirecek. Zeyrek, serayı 150 bin liraya mal etti.

Kumru ilçesine bağlı Ağcaalantürk Mahallesi’nde yaşayan 55 yaşındaki İsmet Zeyrek, emekli olduktan sonra çiftçilik ile uğraşmaya başladı. 8 yıl önce kurduğu seralarda çeşitli sebzeler yetiştiren Zeyrek, geçtiğimiz yıl gittiği bir fuarda gördüğü hidroponik sistem (topraksız tarım) ile marul yetiştiriciliğine merak saldı. Gerekli araştırmaları ve incelemeleri yapan Zeyrek, kendi bahçesinde bulunan seraların yanına bu şekilde bir sistemi kurmak için çalışmalara başladı. 150 bin TL harcanarak, yaklaşık 1 yılda kuruldu
Yaklaşık 1 yıl süren çalışmaların ardından serasını tamamlayan çiftçi İsmet Zeyrek, yaklaşık 750 metrekare alana 150 bin TL harcayarak kurduğu sera ile topraksız bir şekilde marullarını yetiştirmeye başladı. Zeyrek, yaklaşık 1 buçuk ay önce ektiği tohumların olgunlaşmasının ve hasat zamanının yaklaşmasının sevincini yaşarken, kurduğu sistem ile yıllık ortalama 60 bin adet marul üretmeyi hedefliyor. Zeyrek ayrıca, topraksız tarımın Ordu’da ilk olduğunu belirterek, diğer çiftçilerin de örnek alması gerektiğini, kurduğu sistemin maliyeti olan 150 bin TL’yi 2 yılda kazanacağına inandığına dikkat çekiyor.

“Tamamen suyun içerisinde yetişiyor”
Yaklaşık 8 yıldır sebze üreten Çiftçi İsmet Zeyrek, bir fuarda gördükten sonra merak saldığı ve kurduğu serada yıllık 60 bin adet marul yetiştirmeyi hedeflediğini belirtti. Zeyrek, “Topraksız marul tamamen suyun içerisinde yetişiyor. Biz uzun araştırmalar sonucu bu seviyeye çıkartsak da halen bilgi eksikliğimiz var. Yıllık bu serada yaklaşık 60 bin marul üretmeyi hedefliyoruz. Serada üretime başlayalı 45 gün oldu ancak yaklaşık 1 yıldır çalışmalar devam ediyordu. 8 yıldır sebze üretiyordum ve sürekli yeniliğe gitmek istiyoruz. Bunu da tarım fuarında gördüm ve beğendim ve ben de kurmak istedim. Zorluklar çekerek başladım ve kurdum” dedi.
“Seraları büyüterek, örnek olmak istiyor”
Marulların yetiştiği serayı daha da büyütmeyi hedeflediğini anlatan Zeyrek, hedefinin 15 bin metrekare alana sera kurmak olduğunu aktardı. Seraların olduğu arazide fındık veriminin düşük olduğunu ve alternatif olarak başladığı seracılığı geliştirdiğini ileri süren Zeyrek, “Fındığın yanına ek gelir olarak bu işe baş koyduk. Yaklaşık 8 yıldır da devam ediyorum. Burada 6 bin kök marul var, yaklaşık 45 günde bu hale geldi. 45 günün sonunda hasat edeceğiz inşallah. Bu köyde örnek çiftçi olduğuma inanıyorum. İnşallah bu topraksız marul yetiştiriciliğinde de örnek olacağımıza inanıyorum. Nice arkadaşlar bunu görecek ve ek gelir kapısı olarak kurmak isteyecek” şeklinde konuştu.
“Yıllık 100 bin TL gelir bekliyor”
Kurulan sistemden yıllık ortalama 100 bin TL kazanç elde etmeyi hedeflediğini aktaran Zeyrek, “Bu da fındığın yanında bizim için büyük bir avantaj. Hedef sadece gelir değil, orta ölçekli sera çiftliği kurmak. Bu sayede de insanları da iş sahibi yaparak onların da kazanmalarını sağlamayı hedefliyoruz. Bu büyüme yolunda da devletimizin katkısını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.          ulusaltarim




Meslek liselerinde ‘et ve et ürünleri’ bölümü açılacak
Meslek liselerinde ‘et ve et ürünleri’ bölümü açılacak ile ilgili görsel sonucu

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), et ve et ürünleri üretimi alanında sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik eleman ihtiyacının karşılanması için mesleki eğitimde gıda teknolojisi alanı altında "et ve et ürünleri üretimi teknolojisi" dalı açacak

MEB, NAMET Entegre Et ve Et Ürünleri Tesisleri ile Gıda Teknolojisi alanında eğitim vermek üzere "Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği" protokolü imzaladı. İş birliği protokolüne, MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Vekili Recep Altın ve NAMET Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Kayar imza koydu.

İmza törenine, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, MEB Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Şennur Çetin ve NAMET Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. İş birliği protokolü kapsamında, mesleki eğitimde gıda teknolojisi alanı altında "et ve et ürünleri üretimi teknolojisi" dalı açılacak ve öğretim programı sektörle iş birliği içerisinde hazırlanacak.

Eğitimler, Şanlıurfa ve Kocaeli illerinde MEB’in belirleyeceği Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde verilecek. NAMET, her iki okulda atölye ve laboratuvar donatımlarını yapacak ve öğretmenlerin iş başı ve hizmet içi eğitimlerini üstlenecek.

Öğrencilerin beceri eğitimi ve stajları, NAMET üretim tesislerinde gerçekleştirilecek ve alan öğrencilerinin mezuniyetleri sonrasında yüzde 100 istihdamları firma tarafından sağlanacak. Ayrıca bu alanda eğitim alan başarılı öğrencilere NAMET tarafından burs desteği sağlanacak. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, "et ve et ürünleri üretimi teknolojisi" dalı mezunu öğrencilerin gıda sektöründe "gıda kalite kontrol" ve "gıda işleme alanlarında" çalışabileceğini bildirdi.            egitimcininsesi




Türk mühendis yaptı! Benzin fiyatı yarıya inecek


Balıkesir’in Edremit ilçesinde araştırma geliştirme yapan bir firmada dizel ve benzinli araçlar için daha çevreci, daha verimli, daha ucuz ve milli bir akaryakıt geliştirildi. Benzin ve mazottan yüzde 50 daha tasarruflu olan yakıtın bir litre mazotun fiyatını 3 liraya kadar da indirdiği belirtiliyor.

Türkiye’de bir çok buluşa imza atan AR-GE firması sahibi Faruk Durukan, son olarak dışa bağımlılık oranının yüksek olduğu akaryakıt sektöründe çalışmalar yaptı.

Çalışmalar sonucunda geliştirilen iki cins akaryakıt hem dizel motorlar için hem de benzinli araçlar için kullanılabiliyor.

Emisyonu yüzde 50 azaltıyor

Yeni geliştirilen yeni akaryakıt ile araçların emisyon değerlerinin yüzde 50 civarında azaldığını ifade eden Durukan, araçların performanlarında da önemli bir artış olduğunu söylüyor. Yerli imkanlar ile Türkiye’de geliştirilen ve üretilen yeni yakıt aynı zamanda fiyat oranıyla da benzeri ürünlerden daha ucuza mal edilebiliyor.

3 liraya kadar indiriyor

Çalışma hakkında bilgi veren Faruk Durukan, “Bu elde ettiğimiz yeni bir yakıt türüdür. Bu mazota göre şu an yüzde elli daha tasarruflu olmakta. Dünyada bir ilktir. Çevre dostudur.

Tam yanmayı sağladığı için havaya monoksit gazını bırakmıyor. Böylelikle yüzde 50 tasarruf sağlıyor. Bu gün 6 lira gibi düşündüğümüz bir litre mazotu 3 liradan kullanabiliyorsunuz.

Artı olarak tam yanmayı sağladığı için hava kirliliğinin de sonu olmuş oluyor. Bu çalışma için patent başvurularında da bulunduk. Testlerde yanma farkının yarı yarıya olduğu çok açık bir şekilde görüldü. Bu sadece araçlar için değil gemiler için, enerjinin çok kullanıldığı traktörler için, bir çok alanda yüzde elli tasarruf sağlayacak” dedi.          haber7





Meteoroloji, çiftçiyi 'cep'ten uyaracak

Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) arasında imzalanan protokolle, çiftçilerin ekili ve dikili alanlara zarar verebilecek her türlü kuvvetli meteorolojik hadiseyi SMS ile önceden haber alması sağlanacak.

TZOB Genel Merkezi'nde düzenlenen imza törenine, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Meteoroloji Genel Müdürü Volkan Mutlu Coşkun, Birlik Başkanı Şemsi Bayraktar ve ilgililer katıldı. Bayraktar, törende yaptığı konuşmada, bilim insanlarının, 2030 yılından sonra doğal afetlerde artış olacağı yönünde tespitlerde bulunduklarını söyledi.

Bu artışların özellikle Doğu Akdeniz havzasında beklendiğini ifade eden Bayraktar, son yıllarda üreticilerin her türlü afete maruz kaldığını hatırlattı. Bayraktar, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün hava olaylarının analizleri ve uyarı sistemleri konusunda önemli çalışmaları olduğuna işaret ederek, "1940 ile 2008 yılları arasında, yılda yaklaşık 300 civarında meteorolojik olay meydana gelirken, 2008 yılından günümüze kadar bu olayların sayısı yılda 600-700'ü bulmuş görünüyor. Hatta 2015 yılında 768 meteorolojik olayla karşılaşmış çiftçimiz. Bunun tarımı etkilememesi mümkün değil." dedi.

Ülke genelindeki oda başkanlarının bu süreçte tüm çiftçilerin yanında olduğunu, sürekli ziyaretler gerçekleştirdiğini vurgulayan Bayraktar, oluşan zararlar konusunda da çalışmaların aksatılmadan yapıldığını ve başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere tüm ilgililere ulaştırıldığını dile getirdi. Bayraktar, önemli olan hususun zararları en aza indirmek olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Meteorolojik bilgi ve tahminleri daha etkin kullanmak suretiyle zararları azaltmak mümkün görünüyor. İmzaladığımız protokole göre, Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz meteorolojik bilgileri Birliğimize gönderecek, biz de odalarımız marifetiyle 4 milyon 800 bin üyemize bu verileri ulaştırmış olacağız."

Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile alanda eğitim çalışmaları yapacaklarına dikkati çeken Bayraktar, bu eğitimde meteorolojik uyarıların ne anlama geldiğinin ve nasıl kullanılacağının öğretileceğini bildirdi.           ulusaltarim

 




Tarım Bakanlığı, elektrikli traktör için düğmeye bastı

Mazot ve benzin fiyatlarındaki artış elektrikli araçları daha cazip hale getirdi. Otomotiv şirketleri bütün neredeyse bütün yatırımlarını elektrikli araçlara kaydırırken, elektrikli traktörler de çiftçinin gündemine girmeye başladı. Türkiye'de de Tarım Bakanlığı, elektrikli traktör üretimi için harekete geçti.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Çiftçinin en büyük girdi maliyetlerinde biri mazot. Mazotla ilgili taleplerin ardı arkası kesilmiyor. Dünya bu kadar elektrikli araçları kullanırken, ben de 'neden elektrikli traktör olmasın' dedim. Hemen büyük üreticileri çağırdım. Bu elektrikli traktör konusuna, Türkiye'de de çok büyük bir sanayimiz olmasına rağmen hazır olunmadığını gördüm. Bu konuda şimdi prototip çalışmalarına başladık. Bunlara da devam ediyoruz"          ulusaltarim




Lapseki'ye Doğalgaz Verildi
Lapseki'ye Doğalgaz Verildi, System.String[]

Çanakkale’nin Lapseki ilçesine doğalgaz verildi.

Lapseki'ye doğalgaz verildi. Belediye Başkanı ve onlarca vatandaş abonelik işlemleri için AKSA Doğalgaz Dağıtım A.Ş. tarafından ilçede açılan şubeye müracaatlarını yaptı. İlk abonelik işlemi için sıra alan Eyüp Yılmaz sözleşmeye imza atarak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Büyük bir yatırımın gerçekleştiğine değinen Başkan Yılmaz, " İlçede yaptırdığımız anketlerde özellikle bayanlarımız %98 oranında temiz su ve %95 oranında doğalgaz yatırımlarının gerçekleşmesini talep ediyordu. Dün itibari ile ilçemize doğalgazı verdik.
 Aksa doğal yetkilileri Mayıs 2017 yılından buyana çalışma yaptıklarını hatırlatarak bu süre zarfında ilçeye 7 Milyon 500 bin liralık yatırımın gerçekleştiğini kaydetti. Yaklaşık 2 bin 500 abonenin gaz ağının bu günden itibaren sağlandığını belirten yetkililer, ilçedeki altyapı çalışmalarının da %80'inin tamamlandığını aktardı.
Biga ilçesinden gelen hat Çan ilçesinden gelen hatla birleşmesiyle Lapseki'de doğalgaz kesintisi yaşanmayacağı
taahhüt edildi.          sondakika





Genç Çiftçi Akademisi ilk mezunlarını verdi, sırada patronluk var

Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi'nin Ankara'daki ilk teorik eğitimleri tamamlandı. Eğitimi bitiren gençler, Ziraat Bankası'ndan desteğiyle kendi işini kuracak.

Ziraat Bankası'nın öncülük ettiği gençlere tarım eğitimi vermek için yapılan Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi’nin Ankara’daki ilk sınıfı teorik eğitimlerini tamamladı. Genç Çiftçi Akademisi, geçtiğimiz ay Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Ziraat Bankası arasında imzalanan protokolle hayata geçirilmiş ve pilot sınıfı Ankara’da eğitime başlamıştı.

Konuyla ilgili olarak bilgi veren Ziraat Bankası Tarım Politikaları Bölüm Başkanı Ferhat Pişmaf, “Ankara’daki ilk sınıf için teorik eğitim aşamasını geçtiğimiz hafta tamamladıklarını, ilk sınıftaki katılımcıların beş haftalık eğitim bölümünde teorik olarak öğrendikleri işleri fiilen yaparak tecrübe edecekleri ve pekiştirecekleri pratik eğitim aşamasına geçtiklerini” belirtti.

Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi’nin Adana, Bursa ve Şanlıurfa’da düzenlenecek eğitim programları için de başvuru kabul etmeye başladığını sözlerine ekleyen Ferhat Pişmaf, “Tanıtım toplantımızda duyurduğumuz üzere, büyükbaş süt hayvancılığı konusundaki programı önümüzdeki günlerde farklı şehirlerde de başlatacağız. Bu çerçevede Adana, Bursa ve Şanlıurfa’da Aralık ayında başlatmayı planladığımız eğitimler için Bankamızın internet sayfası üzerinden başvuru kabul etmeye başladık. Önümüzdeki haftadan itibaren Ankara’da ikinci sınıfımızı da başlatmak üzere hazırlıklarımızı yapıyoruz.” dedi.

Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi’nin tanıtımını yaptıkları günden itibaren yoğun bir ilgi uyandırdığını ve çok sayıda başvuru aldıklarını belirten Ferhat Pişmaf, “Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi’nin bir defaya mahsus yapılmadığını, yeni yeni sınıflar açılarak devam edecek bir program olduğunu, bu nedenle ilk sınıflara katılamayan gençlerin yaptıkları başvuruların daha sonra açılan sınıflar için sürekli olarak değerlendirildiğini, 2019 yılında eğitim konularını ve düzenleneceği şehirleri arttırarak Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi’ni devam ettirmeyi planladıklarını” ifade etti.          ulusaltarim

 



Defne yaprağı dünyaya ihraç ediliyor

Hatay’da ormanlardan elde edilen binlerce ton defne yaprağı, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılmak üzere çeşitli ülkelere ihraç ediliyor.

Gıda sanayinde, et yemeklerinde, balık konservelerinin yanında ve daha birçok yemek içerisinde tercih edilen defne yaprağı, kurutulup bazı işlemlerden geçmesinin ardından yurt dışına gönderiliyor.

Hatay’ın Yayladağı ilçesinde köy halkının belli başlı geçim kaynaklarından olan defne yağı ve defne yaprağı çok amaçlı değerlendiriliyor. Yağından sabun, yaprağından ise çeşitli dertlere deva baharatlar elde edilen defne, ilaç ve kozmetik sektörlerinde kullanılmak üzere dünyanın birçok ülkesine gönderiliyor.            gidatarim





Ayvacık ve Ezine Muhtarları Çanakkale Köprüsünde

Ayvacık ve Ezine Muhtarları Çanakkale Köprüsünde
Yapımı devam eden ve 2022 yılından tamamlanması beklenen ‘1915 Çanakkale Köprüsü’ şantiye alanını bu kez Ayvacık ve Ezine ilçesinden Muhtarlar gezdi.

Çanakkale Valiliğin koordinesinde Lapseki Kaymakamlığının ev sahipliğinde Ayvacık ve Ezine ilçesinden mahalle ve köy muhtarları, yapımı devam eden 1915 Çanakkale Köprüsü’nin Lapseki tarafındaki çalışmaları şantiyeyi ziyaret ederek yerinden gördü.

Muhtarlarla, Lapseki Kaymakamı Tahir Şahin, Hükümet Konağı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Salonunda bir araya gelerek bir konuşma gerçekleştirdi. Amaçlarının tüm muhtarların 1915 Çanakkale Köprüsü yapım çalışmalarını yerinde görmelerini sağlamak olduğunu belirten Kaymakam Şahin; “Bu anlamda yaptığımız organizasyonda Ayvacık ve Ezine ilçesi ve köylerinden muhtarlarımızla birlikteyiz. Ülkemiz, ilçemiz, ilimiz için çok değerli olan bir kamu yatırımı var. Bu yatırım ile ilgili ilçemizi tüm muhtarlarımız ziyaret ettiler. Bu yatırımı sizlerin de yerinde görmenizi istedik” dedi. 
 
Ardından1915 Çanakkale Köprüsü yetkili mühendisi tarafından köprü ve devam eden çalışmalar hakkında bilgilendirme sunumu yapıldı. Daha sonra  Programlarına 1915 Çanakkale Köprüsünün Lapseki şantiyesini inceleyerek devam muhtarlar Lapseki Öğretmenevinde gerçekleştirilen öğle yemeğinin ardından İlçeden ayrıldılar. İlçe Kaymakamı Tahir Şahin, Milli Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz, Özel İdare Müdürü Ahmet Alkan ve İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Latif Candan muhtarlara eşlik ettiler.            bogazgazetesi




Çanakkale’de jeotermal kaynak aranacak
Çanakkale’de jeotermal kaynak aranacak
Enther Enerji Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde iki adet sondaj kuyusu açarak jeotermal kaynak arayacak. 

Enther Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. Çanakkale İli, Ayvacık İlçesi, Taşboğaz; 156 ada, 26 parsel, AR: 17/207 numaralı ruhsatlı sahalarda, jeotermal kaynak arama amaçlı sondaj çalışmaları yapılması planlıyor. 

9 milyon lira bedelli proje kapsamında yürütülecek sondaj faaliyeti 4.500 m2 ‘lik alanda gerçekleşecek olup; iki adet sondaj kuyusu açılacak. Ruhsat sahası içerisinde belirlenmiş sondaj alanı içerisindeki kuyu lokasyonunda yaklaşık 100 cm çaplı kuyu ağzı açılacak. Sondaj işlemi 3.500 m derinliğe inildiğinde tamamlanacak.          Enerji Günlüğü





Ayvacık'ta Zeytin Şenliği Festivali Yapıldı
Ayvacık'ta Zeytin Şenliği Festivali Yapıldı - Çanakkale ile ilgili görsel sonucu
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin Şenliği Festivali yapıldı.

Ayvacık Atatürk Kültür Parkı'nda düzenlenen festivalde, ilçe genelindeki zeytinyağı üreticileri stant açarak ürünlerini sergiledi.
Ayvacık Belediye Başkanı, burada yaptığı konuşmada, Ayvacık'ın zeytinyağı üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"İlçemizde 50 bin ton zeytin ile 10 bin ton zeytinyağı üretimi yapılmaktadır. Geçen yıl ilkini düzenlediğimiz zeytin şenliğinde üreticilerimiz ürünlerini sergiledi. Geçen yıl kilosu 15 lira civarında olan zeytinyağı, şenliğimizden sonra fiyatları da biraz olsun arttı. Geçen yıl verim de güzeldi. Zeytin festivalimizi her yıl büyüterek sürdürüyoruz. Zeytin şenliğimizi ulusal boyuta da taşımak istiyoruz. Şenliğimizde zeytinyağı tadım yarışması da gerçekleştiriyoruz. Zeytin ağacımız kutsal bir ağaçtır ve yaprak dökmez. Zeytin ağaçlarımız bize her zaman baharı yaşatır. İlçemiz sınırlarında 2 milyona yakın bir zeytin ağacımız var."
İl Tarım ve Orman Müdürü ise Çanakkale'de 36 bin ton zeytinyağı üretimi yapıldığını söyledi.
Bunun Ayvacık ilçesindeki payının 10 bin ton civarında olduğunu anlatan Karadağ, "Bakıyoruz Ayvacık zeytinyağı üretiminde Çanakkale'nin üçte birini karşılıyor. Ayvacık zeytinyağı üretiminde önemli ilçelerimizden biridir. Bunun için bu ürünlerimizi piyasaya katma değeri yüksek bir biçimde sunmak gerekir." diye konuştu.
Festival kapsamında yapılan yarışmada, katılım gösteren 78 üreticinin zeytinyağı, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü personelinin yer aldığı jüri tarafından değerlendirildi.
Değerlendirme sonucunda birinciye tam, ikinciye yarım ve üçüncüye çeyrek altın verildi.
Festivalde "zeytin" konulu düzenlenen resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere de bisiklet ve altın hediye edildi.          sondakika




2700 yıllık antik kent keşfedildi
2700 yıllık antik kent keşfedildi
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tarih Bölümü Eski Çağ Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Reyhan Körpe başkanlığındaki ekip, 3 yıl süren araştırmaları neticesinde, geçmişi M.Ö. 7. yüzyıla dayanan Limnai antik kentini ortaya çıkardı.

Antik kaynaklarda varlığı bilinen ama daha önce yeri tespit edilemeyen Limnai antik kentini bulmak için birkaç yıldır Tuz Gölü ovasında çalışmalar yapan ekip, 2700 yıllık antik kentin Beşyol Ovası'nda olduğunu tespit etti. 

Geçmişi milattan önce 7. yüzyıla dayanan ve İonia'dan gelen göçmenler tarafından kurulan Limnai antik kentinin Roma dönemine kadar varlığını devam ettirdiğini ifade eden Doç. Dr. Reyhan Körpe, buranın o tarihte Gelibolu Yarımadası'nın en zengin kentlerinden biri olduğunu söyledi. 

2002'den bu yana ÇOMÜ Tarih Bölümü'nde görev yapan, 1990 yılından bu yana ise Çanakkale'de arkeolog olarak çalışan Körpe, 30 yıllık arkeoloji hayatında birçok kazıya katıldı. Troia kazısının başkan yardımcılığını görevine devam eden tecrübeli arkeolog, Limnai'nin bugüne dek sadece Gelibolu Yarımadası'nda keşfettiği 5. antik kent olduğunu kaydetti. 

Gelibolu Yarımadasının arkeolojik anlamda büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Körpe, şimdiye kadarki çalışmalarında Çanakkale Boğazı kıyısında Aigospotamoi kentini, Ece Gölü yakınlarında Drabos antik kentini ve Küçükkemikli Burnunda Alopekonnesos'u, Kilye koyuna ve ovasına ismini veren çok önemli bir Roma dönemi yerleşimi ve bölgenin başkenti olan Koela antik kentini tespit ettiklerini ayrıca dört adet prehistorik höyük bulduklarını dile getirdi. 

Limnai'nin Yunanca'da "küçük göller" ya da "bataklık alan" anlamına geldiğini ve Limnai antik kentinin tespit edilmesi esnasında bölgede sadece bu döneme ait değil, farklı dönemlere ait kalıntıları da bulduklarını belirten Doç. Dr. Körpe "Şehre ait mimari kalıntılar tamamen toprak altında olduğu için yüzeyde sadece çanak çömlek ve kiremit parçaları görülebiliyor. Fakat bu parçalar da bize antik şehrin kapladığı alan ile ne zaman kurulduğu ve ne zaman terk edildiği hakkında bilgi veriyor. Gelibolu Yarımadası'ndaki araştırmalarımız gelecek yıllarda da devam edecek. Bölgede tespit edilmeyi bekleyen daha çok sayıda antik yerleşim var. Ne yazık ki böyle pek çok antik yerleşim tespit edilemeden çeşitli nedenlerle yok olmakta. Bunların öncelikle bulunması ve bilim dünyasına tanıtılması gerekiyor" dedi.            bursadabugun









Türkiye yurt dışına çekirdeksiz limon satacak

Tarım Bakanlığı'na bağlı enstitülerde çekirdeksiz limon geliştirildi. Çekirdeksiz limonun ilk fidanları 2020 yılında çiftçiye dağıtılacak.

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne (TAGEM) bağlı Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen çekirdeksiz limon, yurt dışına da satılacak. TAGEM Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü tarafından “Işınlamayla Elde Edilmiş Kütdiken Limonu Mutantlarının Çekirdeksizlik Özelliklerinin Araştırılması” projesi sonucu Alata, Gülşen ve Uzun isimli üç adet çekirdeksiz limon çeşidi geliştirilerek tescil edilmişti.

5042 sayılı Kanun kapsamında koruma altına alınan çeşitlerin sertifikasyon sisteminin kaynağı olarak virüsten ari bitkileri de elde edilerek, üretim ve pazarlama hakkı satışı için çıkılan ihale sonucu, Erşahin Fidancılık ile fidan başına lisans ücreti modeli ile sözleşme imzalanmıştı. İlk sertifikalı fidanların 2020 yılı içerisinde çiftçilere sunulması öngörülüyor. Türkiye’de mutasyon ıslahıyla geliştirilerek tescil edilen ilk çekirdeksiz limon çeşitlerinin, dünyadaki fuarlarda tanıtımının yapılarak, yurt dışına da satılacağı bildirildi.

Çekirdeksiz limon yurt dışına da satılacak

Pakdemirli’ye TAGEM bünyesindeki enstitülerde geliştirilen çekirdeksiz limon çeşitlerini gösteren yetkililer, büyük talep gören bu ürünün dünyadaki fuarlarda tanıtımına başlanacağı ve yurt dışına satılacağını açıkladılar. Çekirdeksiz limonu bir bıçakla keserek test eden Pakdemirli, yine TAGEM enstitülerinde üretilen aronya meyvesini de tattı.

“Tohum üretiminde bardağın boş tarafına bakılıyor”

Ziyaretlerinin ardından yaptığı açıklamada, tarımsal ithalat bağımlılığının azaltılması gerektiğine vurgu yapan Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, “İthalat bağımlılığını azaltmak birinci önceliğimiz olmalı. İklimler değişiyor, bu ortamda kuraklığa dayanıklı tohumlar üretilmeli. Özel sektör ve sanayi ile iş birliği yapılmalı. Buradaki çalışmaların ticarileşmesi için biraz daha gayrete ihtiyacımız var. Yatırımcılarımızı ve özel sektörde iş yapan iş adamlarını davet etmeliyiz. Onları daha çok davet edip eldeki reçetelerle bunların ticari olarak pazarlanmasında daha aktif olmamız gerekiyor” dedi.

Bakan Pakdemirli, yerli tohum üretimine ilişkin olarak da, “Bardağın hep boş tarafından bakılıyor. Yerli tohumda yıllık üretim 145 bin tondan 1 milyon 50 bin tona çıktı. İthal ikamesini karşılama oranı yüzde 45’lerden yüzde 85’lere kadar yükseldi. Piyasada yerli oyuncular da olacak, yabancı oyuncular da ama yerli anlamda hiç de fena değiliz. Daha çok çalışarak, bunu yüzde 100’lerin ötesinde, çok ciddi ihracat yapar noktalara getirmemiz lazım. İnşallah oraları hedefleyerek yürüyeceğiz” ifadelerini ku

llandı.            haberler





Ayvacık Yukarıköy Deprem Konutları teslim edildi!
Ayvacık Yukarıköy Deprem Konutları teslim edildi! 
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi Yukarıköy Deprem Konutları 1. Etap teslimleri düzenlenen törenle gerçekleşti. Törende konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Çanakkale için daha çok çalışacaklarını söyledi.

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi Yukarıköy Deprem Konutları 1. Etap teslim töreni gerçekleşti. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile katıldığı törende konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, bu topraklara hizmet etmekten ve insanlarıyla beraber yol yürümekten çok büyük mutluluk ve bahtiyarlık duyduklarını söyledi.

Anadolu Ajansı'nda yer alan habere göre,  sözlerini yerine getirmenin onurunu yaşadıklarını söyleyen Turan, "O acı depremden sonra devletimizin, başta valimiz olmak üzere tüm kurumlarıyla, daha depremin sabahında burada olması çok kıymetliydi. Bizler, valilerin, kaymakamların il müdürlerinin, hatta bakanların sadece törenden törene gözüktüğü zamanları yaşadık. Ama şimdi köylerde valilerimiz, bakanlarımız, kaymakamlarımız var. Bu çok kıymetli bir şey. Belki de en büyük depremi millet, devlet kaynaşması şeklinde yapma imkanımız oldu. Yollar, hanlar, hamamlar yapılır. Ancak esas iş, bu huzuru, beraberliği, kardeşliği inşa etmek. Köylüsü, kentlisi, askeri, bürokratı, siyasetçi ve tüccarıyla aynı geminin içinde beraber olduğumuzu bilerek bu yola yürümek en güzeli.

Bir söz vermiştik ve o sözü tutmanın onurunu yaşıyoruz. Bugün villa kalitesinde köy evlerimizde, AFAD'ın öncülüğünde bu temellerin atılmasına ve şimdi de açılmasına şahitlik ediyoruz. İlk etapta evimizin teslimi yapıldığı gibi diğer etaplara  TOKİ  ile beraber başlıyoruz. Nerede ne söz vermişsek inşallah yerine getireceğiz. Şimdiye kadar vaat edip de yapmadığımız hiçbir sözümüz olmadı. Aynen devam edeceğiz" dedi.

Sadece Yukarıköy değil, diğer köylerin de aynı şekilde imarına devam ettiklerini söyleyen Turan, "Ayvacık'a her geldiğimizde başta altyapısı olmak üzere nasıl muazzam bir değişiklik olduğuna hep beraber şahitlik ediyoruz. Ayvacık Kruvaziyer inşaatının temelini attık ve inşaatına başladık. Bir yıl sonra bu sahillere, büyük limanlara büyük gemilerin yanaştığını görmek, buranın tarımının, zeytininin, peynirinin daha kıymetli olduğunu görmek en büyük onurumuz olacak. Küçükkuyu rampalarındaki tünellerin inşaatı devam ediyor. Bakanlığımız Ayvacık Ezine arasındaki Tarım, Gıda OSB'mizin altyapı projesini onayladı. Oranın tarım fabrikası ile hayata geçtiğini hep beraber yaşayacağız" ifadelerini kullandı.          emlakkulisi




Ayvacık'ta Afet Konutlarının 1. Etabının Teslimi Yapıldı
Ayvacık'ta Afet Konutlarının 1. Etabının Teslimi Yapıldı, System.String[]
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde 6 Şubat 2017’de 5.3 büyüklüğünde meydana gelen depremin sonrasında yapılan afet konutlarının 1. Etap 205 konutun teslimi Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katıldığı törenle gerçekleşti.

 6 Şubat 2017'de 5.3 büyüklüğünde meydana gelen depremin sonrasında yapılan afet konutlarının 1. Etap 205 konutun teslimi gerçekleşti. Törende konuşan Bakan Kurum, "6 Şubat 2017 tarihinde meydana gelen depremde yaklaşık 1071 konutumuz az veya orta hasarlı olarak zarar gördü. Hemen akabinde tüm dünyaya elini uzatan, mazlumun yanında olan AFAD, Kızılay, buraya geldi. Yapılması gereken her işi camisinden, sosyal alanına, çadır kent, konteyner kente kadar yaklaşık 4 bin vatandaşımıza hizmet verdi" dedi.

Tören saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Daha sonra Kur'an-ı Kerim Tilaveti okundu. Ardından Ayvacık depremini anlatan fotoğrafların yer aldığı slayt gösterimi sunuldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 40 milyon bedelli 205 Afet konutunun açılışı için bir araya geldiklerini belirterek, Çanakkale Ayvacık'ın ve bu bölgelerin kahramanlıklarıyla, destanlarıyla isimlerini tarihe her zaman altın harflerle yazdırdığını söyledi. Bakan Kurum, "6 Şubat 2017 tarihinde meydana gelen depremde yaklaşık bin 71 konutumuz bu depremlerden az veya orta hasarlı olarak zarar gördü. Hemen akabinde tüm dünyaya elini uzatan, mazlumun yanında olan AFAD, Kızılay, bir an önce buraya geldiler. Yapılması gereken her işi camisinden, sosyal alanına, çadır kent, konteyner kente kadar yaklaşık 4 bin vatandaşımıza hizmet verdi. Çok kısa zamanda da bu çadır ve konteyner kentlerinde yapımını gerçekleştirdi. Giyim ve gıdayla alakalı yardımlar ilgili kurumlarca yapıldı. Tabii bundan sonra yapılması gereken neydi. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bu konutların kalıcı konutlara dönüşmesi gerekiyordu. Bu talimatla birlikte AFAD ve TOKİ Başkanlığımız hızlı bir çalışmayla Eylül ayında buraya ilişkin projelerini geliştirdiler ve ihaleyi gerçekleştirdi. ve bugün 205 konutun, yaklaşık 1 yıllık zamanda bu bölgenin mimarisine uyan az katlı, örnek bir diyeceğimiz deprem konutlarını Ayvacık halkımıza kazandırmış oluyoruz" dedi.

Törende konuşan AK Parti Grup Başkan Vekili Bülent Turan ise bu topraklara hizmet etmekten, bu insanlarla beraber yol yürümekten çok büyük mutluluk ve bahtiyarlık duyduklarını belirtti.

Bugün bir sözlerini daha yerine getirmenin onurunu yaşadıklarını ifade eden Turan, "O acı depremden sonra devletimizin, başta Valimiz olmak üzere tüm kurumlarıyla, daha depremin sabahında burada olması çok kıymetliydi. Bugün villa kalitesinde köy evlerimizde, AFAD'ın öncülüğünde bu temellerin atılmasına ve şimdi de açılmasına şahitlik ediyoruz. Allah bir daha göstermesin. İlk etapta 205 evimizin teslimi yapıldığı gibi diğer etaplara TOKİ ile beraber başlıyoruz. Nerede ne söz vermişsek inşallah yerine getireceğiz" dedi.

Daha sonra Bakan Kurum ve protokol üyeleri hak sahiplerine anahtar tesliminde bulundu. Ardından Bakan Kurum ve beraberindekileri, 100 numaralı afet konutunda inceledi.          sondakika





İŞKUR'dan 'sertifikalı' çoban eğitimi

         İŞKUR'dan 'sertifikalı' çoban eğitimi ile ilgili görsel sonucu

Diyarbakır’da Tarım ve Orman Bakanlığı, Çalışma ve İş kurumu İl Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği'nin ortaklaşa düzenledikleri “Sürü Yöneticiliği Elemanı Benim Projesi” kapsamında eğitim verildi. 9 kursiyer, sertifikalı çoban oldu.

Sertifika dağıtımı Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle gerçekleşirken, törene Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, İŞKUR İl Müdürü İsmail Koç, Yenişehir Halk Eğitim Merkezi Müdürü Nuray Hurata, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Necattin Gönç, kurum personelleri ve kursiyerler katıldı.
Sertifika töreninde bir konuşma yapan Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, koyunculuğun ülke ekonomisindeki yeri ve önemine değinerek, “Bakanlığımızın uyguladığı desteklemelerle kırsalda hayvan sayısının artığı, yetiştiriciliğin cazip hale geldiği bu anlamda verilen eğitimin hem kalifiye eleman yetersizliğinin giderilmesi hem de eğitimli insanların yönettiği sürülerin daha sağlıklı daha işlevsel bir nitelik kazanacağını” söyledi.

“2018 yılında 44 kursiyere sertifika verildi”

Kursların Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün katkıları ile yapıldığını belirten Atalar, “2018 yılında toplam 3 adet kurs düzenlenmiş olup, bu kurslar sonucunda toplam 44 kursiyere “Sürü Yönetimi Kursu Katılım Belgesi” verilmiştir.2018 yılı için düzenlenen Kursiyerlere Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü tarafından her kursiyer için günlük 25 TL zaruri gider ödenmiş, iş ve meslek hastalıklarına karşı kursiyerler sigortalanmıştır. Tarım ve Orman Bakanlığı 2018 yılı hayvancılık desteklemeleri kapsamında 200 ve üstü anaç koyun- keçi varlığına sahip işletmelerde işletme sahibinin sürü yöneticiliği belgesine sahip olması veya bu belgeye sahip kişiyi yanında çalıştırıp en az 6 ay kesintisiz sigortasını yatırması durumunda 5 bin TL destekleme ödemesi almaktadır. İlimizde sürü yönetimi istihdam desteklemesi kapsamında 2014-2017 yılları arasında toplamda 325 işletme sürü yönetimi istihdam desteğinden faydalanmıştır” diye konuştu.            ulusalegitim




Kazdağları'nda Zeytin Sineği Ürünlerin Yüzde 80'ine Zarar Verdi

Kazdağları'nda Zeytin Sineği Ürünlerin Yüzde 80'ine Zarar Verdi, System.String[]
Bayramiç ilçesi sınırları içinde kalan Kazdağları'nın kuzey yamaçlarındaki bölgede, zeytin ağaçları zeytin sineği nedeniyle kurtlandı.
Kazdağlarının kuzey yamaçlarında kalan Bayramiç ilçesinin dağ köylerinde geçen kış mevsimi ılık geçti. Zeytin sineği zararlısı, zeytinlerde kurtlanmaya sebep oldu. 'Zeytin Sineği' olarak bilinen zararlı yüzünden, bazı üretim alanlarında neredeyse yüzde 80'e varan oranda 'kurtçuk' oluşturdu. Kurtçuk oluşan zeytinler ise ağaç diplerine dökülmeye başladı. Zeytinli, Çatalçam, Palamutoba, Ahmetçeli, Pıtıreli, Saçaklı, Doğancıköy ve Kutluoba köylerindeki üreticiler, zeytin sineğinin neden olduğu durum yüzünden hasada erken başladı. Zeytin kalitesinin düşmesi ve beklenen gelirin elde edilemeyecek olması nedeniyle büyük üzüntü yaşayan üreticiler, daha önce zeytinde böyle bir kurtlanma görmediklerini belirtti. Zararlarının büyük olduğunu söyleyen üreticiler, kurtlu da olsa zeytin tanelerini yere düşmeden önce toplamaya çalışıyor. Bazı zeytin üreticileri ise, işçi parasını kurtarmadığı için zeytini dalında bırakıyor.
Tarım ve Orman İl Müdürü Erdem Karadağ ise 2018 yılı iklim koşullarının, zeytin hastalık ve zararlıları lehine seyrettiğini belirtti. Çanakkale'de zeytin sineğinden kaynaklı kurtlu meyveler ve dökülmelerin bu yıl maksimum seviyede gözlendiğini ifade eden Karadağ, şunları söyledi:
"Bölgemizde akdeniz meyve sineğinden kaynaklanan zeytin zararı gözlenmemiştir. Yılın başlangıcı olan kış aylarında ortam sıcaklıklarının yüksek seyri, kış aylarının ılıman geçmesiyle, tüm bitki zararlısı etmenlerin popülasyon oranı yükselmiştir. Soğuk ve olumsuz hava koşullarıyla gerçekleşen zeytin sineği kış ölümleri bu yıl gözlenmemiştir. Konunun hassasiyeti tüm Bakanlık birimlerimizce alarm düzeyinde değerlendirilmiş, 2018 yılının bitki hastalık ve zararlılarıyla mücadelenin zor geçeceği bilinci ile üreticimize gereken uyarılar her fırsatta yapılmıştır. Müdürlüğümüz zeytin hastalık ve zararlılarıyla mücadele çalışmaları, hastalık ve zararlı durumuna göre tüm yıla ve üretim bölgelerimize yayılmaya çalışılmakta olup; bölgesel ve bireysel şikayetler anında değerlendirilip, ekiplerimizce sorunun kaynağına ulaşılmakta ve çözüm yolları konusunda ilgililer ve ilçe müdürlüklerimiz bilgilendirilmektedir.''          sondakika




AYVACIK Halk Eğitim Merkezi Kursları
çanakkale AYVACIK Halk Eğitim Merkezi Kursları ile ilgili görsel sonucu
Kurslara başvurulara sürekli (365 gün) alınmaktadır. İstediğiniz kursa her zaman başvuru yapabilirsiniz. Kurs için yeterli sayıya ulaşıldığında açılmaktadır. Kurslara ön başvurular “http://e-yaygin.meb.gov.tr” adresine yapılmaktadır.

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ KURSLARI
Bilgisayar İşletmenliği (Operatörlüğü)

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ KURSLARI
Ebru
Elde Antep İşi
Keçe Aksesuarları Yapımı
Kum İşi
Taş Bebek Yapımı
GİYİM ÜRETİM TEKNOLOJİSİ KURSLARI
Kadın Bluz Dikimi
Kadın Sabahlık Dikimi
MÜZİK VE GÖSTERİ SANATLARI KURSLARI
Keman Eğitimi (Batı Müziği)
Türk Halk Oyunları Aydın Yöresi
Türk Halk Oyunları Balıkesir Yöresi (Karma Oyunları)
Türk Halk Oyunları Bolu Yöresi

OKUMA YAZMA KURSLARI
Okuma-Yazma II. Kademe
Yoğunlaştırılmış Temel Düzey Okuma Yazma Eğitim Programı

SANAT VE TASARIM KURSLARI
Guaj Boya Resim
Resim Sanat Eğitimi

SPOR KURSLARI
Basketbol
Futbol
Futbol (8-9 Yaş)
Pilates Eğitimi 1. Seviye
Vücut Geliştirme Ve Fitness Kurs Programı
Yüzme

TESİSAT TEKNOLOJİSİ VE İKLİMLENDİRME KURSLARI
Katı Yakıtlı Kalorifer Ateşçisi

YABANCI DİLLER KURSLARI
Yabancılar İçin Türkçe Seviye A1


YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİ KURSLARI
Aşçı Yardımcısı

KURSLARA KAYIT için İSTENEN BELGELER ve KABUL ŞARTLARI

Kursa kayıt olacaklardan;

a) Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarasını gösterir Belge (Nüfus Cüzdanı),
b) Mesleki ve teknik kurslarda 13 yaşını doldurmuş olma, genel kurslarda ise programın özelliğine göre yaş durumu belgesi,
c) 18 yaşından küçük olanlardan Velisinin Yazılı İzni,
ç) Kursun ve programın özelliğine göre öğrenim belgesi ve diğer belgeler,
d) Kursun özelliğine göre gerektiğinde sağlık raporu,
e) Yabancı uyruklular için İçişleri Bakanlığınca verilen yabancı kimlik numarasını taşıyan belge veya ülkeye girişlerinde kendilerine geçici olarak tanzim edilen yabancı tanıtma belgesi,
f) Uluslararası göç kapsamında ülkemize gelen ve kalış süresi içerisinde kendilerine 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verilmeyenler, halk eğitimi merkezlerinde uygulanan programdan yararlanmak amacıyla pasaport veya kimlik belgelerinin Türkçe tercümesine göre, kimlik belgesi olmayanların ise beyan esasına göre valilik onayı,

istenir.

BAŞVURU ŞEKLİ VE ŞARTLARI

* Kursiyer kayıtları e-Yaygın sistemi üzerinde gerçekleştirilir. Kesin kayıt hakkını elde eden kursiyerlere sistem üzerinden onay verilir.
* Başvurular, kurumlara bireysel olarak doğrudan yapılabileceği gibi bilişim teknolojileri kullanılarak da yapılabilir. Ayrıca kurumlardan uzak yerleşim birimlerinde ikamet edenler, bulundukları yerdeki muhtarlıklar ve Bakanlığa bağlı okul veya kurum müdürlüklerine başvuruda bulunabilir.
* Kişiler aynı kursa en fazla iki defa devam edebilirler. Bu durumda olanların kurslara kabul edilmesi için en az yedi yeni kursiyerin kayıtlı olması şartı aranır. Aynı kursa ikinci defa devam edenlere tekrar kurs bitirme belgesi verilmez. Başarısız olunması durumunda, kurs tekrarında iki defa katılma şartı aranmaz.
* Kişiler farklı kurslara ders saatleri çakışmayacak şekilde kayıt yaptırabilirler.

KURSLARA KAYIT-DEVAM-DEVAMSIZLIK SÜRELERİ ve BİTİRME ŞARTLARI:

a) Modüler olmayan kurslarda Kursa kayıt işlemi, kursun başladığı tarihten itibaren kurs süresinin 1/5 oranını geçmemek şartıyla 10 gün içerisinde yapılmalıdır. Kursiyer kaydı, bu tarihten sonra e-Yaygın sisteminde kapatılır. Bu süre kursiyerin devamsızlığına sayılır.
b) Modüler kurslarda kurs süresince kayıt yaptırılabilir. Ancak her modülün devamsızlık süresi modül süresinin 1/5 oranını geçemez.
c) Modüler öğretim programları uygulanan kurslarda, devamsız veya başarısız olunan modüllerin bulunması hâlinde bu kurs için kurs bitirme belgesi düzenlenmez. Bu kursiyerlere Ek-4’teki Puan Döküm Çizelgesi düzenlenir. Ancak kursiyer başarısız olduğu modüllerini tamamlayıp başarılı olması hâlinde, kurs bitirme belgesi en son modülünün öğretimini tamamladığı kurumca düzenlenir.
d) Modüler olmayan kurslarda devamsızlık süresi kurs süresinin 1/5 oranını geçmesi hâlinde, kursiyerler devamsız ve başarısız sayılırlar.
e) Modüler kurslarda, her modülün devamsızlık süresi modül süresinin (kursun toplam ders saati süresinin) 1/5 oranını geçemez.

BAŞVURU ve KAYIT ile ilgili BİLİNMESİ GEREKENLER:

  1. Kurslar ÜCRETSİZDİR.
  2. Kurslara devam zorunludur.
  3. Kayıtlar TC Kimlik ile yapılmaktadır. Telefonla Kayıt yapılmamaktadır.
  4. Bazı özellikli kurs ve seminerlerde farklı özellikte belge istenebilir.
  5. Her kursun açılabilmesi için en az 12 müracaat olması gerekmektedir.
  6. Hiçbir kursa 1/5 devamsızlık süresi dolduktan sonra kontenjan açık olsa bile yönetmelik gereği kayıt yapılmamaktadır.
  7. Bütün kurslar planlanan tarihte başlatılır. Ancak sayı yetersizliği ve diğer sebeplerden dolayı açılamayan kurslar ertelenir.

Yukarıda sayılanların dışında, yeterli kursiyeri ve öğreticisi ile programı bulunan her dalda kurs açılabilmektedir.

İstediğiniz Kurs için Başvuruları İnternet Ortamından Online da yapabilirsiniz.

Online Başvuru için tıklayın.

Yukarıda adı geçen veya açılmasını talep ettiğiniz kurslarla ilgili detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerini kullanabilirsiniz.

İletişim Bilgileri:

Tel: 0286 712 31 55
Fax: 0286 712 11 45
E-posta: 136605@meb.k12.tr




Tarım lisesi öğrencilerine Avrupa'da hayvancılık eğitimiTarım lisesi öğrencilerine Avrupa'da hayvancılık eğitimi ile ilgili görsel sonucu
Fırat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı Alanı öğrencileri uygulama eğitimi için Avrupa’ya gidecek

Fırat Tarım Meslek Lisesi'nin Erasmus Programı çerçevesinde hazırladığı proje kabul edildi. Temel düzeyde mesleki eğitim alan öğrencilerin katıldığı ülkelerarası staj ve çalışma ziyareti olarak adlandırılan hareketlilik faaliyetine, Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı Alanından toplam 21 öğrenci katılacak.

Proje sorumlusu Selahattin Özmen, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığının faaliyetleri ile Hayat Boyu Öğrenme Programı hakkında şu bilgileri verdi: “ERASMUS+ AB’ye üye ve aday ülkelerin mesleki eğitime yönelik politikalarını desteklemek ve geliştirmek için yürütülen bir programdır. Bu program, ülkeler arası iş birliğinin kullanılarak mesleki eğitim sistemleri ile uygulamalarında kalitenin geliştirilmesini, yeniliklerin teşvik edilmesini ve Avrupa boyutunun yükseltilmesini amaç edinmektedir. 

Projemize katılacak ve yurt dışında mesleki eğitim alma fırsatı yakalayacak öğrencilerimizin, Hayvan Kırmızı Et Üretiminde Hayvan Sağlığı Uygulamalarının yeni yöntem ve tekniklerini uygulayarak öğrenecek öğrencilerimizin hayvan sağlığı ve yetiştiriciliği alanında yetkin ara eleman olarak yetiştirilmelerini hedeflenmektedir. Projemiz öğrencilerimizin girişimci, yenilikleri takip eden ve birlikte çalışan birer eleman olmalarına destek niteliği taşımaktadır. Bu proje ile AB müzakereleri çerçevesinde kırmızı et üretiminde hayvan sağlığının Türkiye için önemine ve AB ile karşılaştırmalar ışığında, ülkemizdeki mevcut duruma ve sorunlara çözüm arayacağız. 

Alacağımız 2 haftalık uygulama eğitimi ile hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde hastalıklardan arındırılmış, sağlıklı kırmızı et üretimi konusunda önemli bir deneyim ve kalite gelişimini sağlayacağız. Avrupa Birliği ülkelerindeki, sağlıklı kırmızı et üretiminde yeni uygulamaların öğrenilmesi ile okullarımızın, yönetim ve eğitim programları kapasitelerinde ilerleme kaydedeceğiz. Avrupa ülkelerinin başarılı bir şekilde uyguladığı ‘Sürdürülebilir Hayvancılığın’ temeli olan hayvan sağlığının korunması için alınan tedbirleri öğreneceğiz” şeklinde konuştu.

Proje kapsamında 7 öğrenci 1 refakatçi öğretmen Çek Cumhuriyeti’ne, 7 öğrenci 1 refakatçi öğretmen Macaristan’a ve 7 öğrenci 1 refakatçi öğretmen Almanya’ ya gidecekler. Yaklaşık 39 bin 000 Euro hibe desteği aldığımız projemizde katılımcıların uçak biletleri, konaklama, yeme-içme, yurtdışı seyahat sigorta giderleri, Yurt içi ve yurt dışı havaalanı transferleri, proje kapsamındaki alacakları kurs, seminer gibi eğitim giderleri bu hibeden karşılanacaktır. Katılımcılarımızın çok güzel kazanımlarla döneceklerine inanıyorum” diye konuştu.          ulusalegitim




Çomü'de Bir İlk Daha: Ayvacık Myo'da Çift Anadal
çomü ayvacık ile ilgili görsel sonucu

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ayvacık Meslek Yüksekokulu öğrencileri, Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelikte yapılan değişiklik ile ikinci bir ön lisans programında çift anadal yapma imkanı elde ettiler.

ÇOMÜ, bu uygulama ile önlisans düzeyinde de Türkiye genelinde ilkler arasında yerini aldı.
Ayvacık MYO Müdürü Prof. Dr. Selçuk İpek, bu değişiklikle birlikte, “Öğrencilerimiz anadallarının yanında ikinci bir programda diploma alma şansı elde edebilecekler. Böylece öğrencilerimizin gelecekte iş bulma imkânı artacak ve mesleki yeterlilikleri yükselecek. Ayrıca bu durum, Ayvacık Meslek Yüksekokulu’nda öğrencilerimizin başarılarını artıracak bir rekabet ortamı sağlayarak, okulumuzun kalitesinin artmasını destekleyecek ve öğrenci tercih edilirliğini artıracaktır” diyerek, Türkiye genelinde ilkler arasında olmaktan duyduğu memnuniyeti sözlerine ekledi.
Konuyla ilgili olarak, Ayvacık MYO Konferans Salonunda, Ayvacık MYO Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Erdem Temeloğlu tarafından 1. sınıf öğrencilerine yapılan bilgilendirme toplantısında çift anadal yapma koşulları ve başvuru şartları anlatıldı.            milliyet


 


Polat Enerji Çanakkale’ye MW’lık Çınar RES kuracak
Polat Enerji Çanakkale’ye MW’lık Çınar RES kuracak 
Polat Enerji, Çanakkale’nin Ayvacık ve Ezine ilçelerinde kuracağı 111 türbinden oluşan 100 MW’lık Çınar RES ile yılda yaklaşık 350 milyon kWh elektrik üretecek.

Polat Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. rüzgar yatırımlarına devam ediyor. Şirket Çanakkale İli, Ayvacık ve Ezine İlçesi sınırları içerisinde 111 türbinden oluşan 99,9 MWm / 99,9 MWe kurulu gücünde “Çınar Rüzgâr Enerji Santrali Projesi”ni hayata geçirip işletmeyi planlıyor.

Projenin inşaat çalışmalarının yaklaşık 9 ay sürmesi planlanıyor. Santralin inşaat aşamasında 40 kişi, işletme aşamasında ise 20 kişinin istihdam edilecek.

Yaklaşık 250 milyon lira bedelle kurulacak olan santralde yıllık azami 349.174.500 kWh elektrik üretilecek. Üretilen elektrik 154 kV gerilim değerinde 1272 MCM iletkeni ile yaklaşık 14 km uzaklıkta yer alan 154 kV Ayvacık Trafo Merkezi’ne ve 2 km uzaklıkta yer alan Köseler RES Trafo Merkezi’ne bağlanarak enterkonnekte sisteme verilecek.            enerjigunlugu



Zeytin sineğiyle mücadelede incir ağacı

 

Zeytin sineği, zeytin yetiştiricilerinin baş düşmanı. Meyvenin olgunlaşma döneminde ağaçları adeta istila ederek büyük zarar veren sinekten korunmanın yolu basit: Her bahçeye bir kaç adet incir ağacı dikmek..

Zeytin ağacı ile incir ağacı, olgunlaşma dönemleri farklı olsa da aynı dönemde meyve vermeye başlar. Bu dönem zeytin sineğinin üremeye başladığı zamandır. Zeytin sineğinin, zeytin meyvesine zarar vereceği dönemlerde, iyice olgunlaşan incir ağaçlarının meyveleri bal döker. İncirin balı, zeytin sineğine cazip gelir ve zeytin yerine incir meyvesini tercih eder. Zeytinliklerdeki incir ağaçları, tıpkı bir paratoner gibi zeytin sineklerini üzerine çeker. İncir balını yiyen zeytin sinekleri bir süre sonra zehirlenerek ölür. Mübadele öncesinde Anadolu’nun Ege kıyılarında yaşayan Yunanlıların her zeytin tarlasına 3-4 adet incir ağacıdikmiş olmasının sebebi budur. Oysa bizim yeni nesil zeytin üreticilerimizin bir çoğu bu gerçeği bilmedikleri için, zeytin bahçelerindeki incir ağaclarını sinek topluyor diye kesmişlerdir. (Kaynak: Ulusal Tohum Takas Derneği)          ulusaltarim




Sebze meyveye 'cep'ten takip

Artık pazarda satılan sebze-meyvenin de bir künyesi olacak. Künyedeki karekodu cep telefonuna okutan vatandaş, ürünün fiyatının hangi aşamada nasıl arttığını görecek.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ürün künyesi kapsamında geliştirilen “Hal Kayıt Sistemi (HKS) Mobil” uygulamasıyla vatandaşın, satın aldığı meyve ve sebzeye ilişkin üretim tarihi, yeri, alış ve satış fiyatı gibi her türlü bilgiyi cep telefonundan görebileceğini belirterek, “Bu şekilde fahiş fiyat artışı varsa tespit edebilecek, vatanda kendi denetimini kendisi yapacak” dedi.

Pekcan, sebze ve meyve ticaretinde bildirim modelinin hayata geçtiğini, bu modelin uygulanmasını sağlayan Hal Kayıt Sistemi’yle sebze ve meyvede güncel veri tabanının oluşturulmasının amaçlandığını bildirdi. Pekcan, bu kapsamda oluşturulan ürün künyesini şöyle anlattı:

“Künyelerde malın üretim ya da ithal tarihi, üreticinin adı soyadı, ticaret unvanı, malın miktarı, üretim yeri ya da gümrük kapısı, üretim şekli (iyi tarım, organik, geleneksel) malın alış fiyatı ve işletme adı gibi bilgiler yer alıyor. Malların toptan ve perakende satışında bulundurulması gereken bu künyeler, sebze ve meyveler için adeta bir kimlik. Künye numaralarının sorgulanmasıyla sebze ve meyvelere ilişkin perakendecinin alış fiyatı dahil her aşamada oluşan fiyat bilgilerine de ulaşabilmesi mümkün olacak.”


Karekod pazarda!
Tüketiciler tarafından sorgulama işleminin “www.hal.gov.tr” web adresi üzerinden ya da “444 0 425” numaralı HKS Çağrı Merkezi aracılığıyla yapılabildiğine işaret eden Pekcan, ayrıca, “HKS Mobil” uygulamasının tüketicilerin kullanımına sunulduğunu, böylece ürün künyelerinde yer alan karekodların sorgulanmasına imkan tanındığını anlattı. Pekcan marketlerde kullanılmaya başlanan ürün künyesi ve mobil uygulama sisteminin başta pazar yerleri olmak üzere tüm perakende satış noktalarında yaygınlaştıracaklarını bildirdi.           ulusaltarim





Çanakkale’de deniz canlıları koruma altına alındı
Çanakkale’de deniz canlıları koruma altına alındı
Mart ayından bu yana devam eden 1915 Çanakkale Köprüsü’nün inşaatı sırasında köprünün ayaklarının oturacağı yerde Akdeniz’de koruma altında olan ’Pinna nobilis’ türü yaklaşık 1000 midye, toplanarak denizde güvenli bölgeye taşındı.

1915 Çanakkale Köprüsü’nün ayaklarının oturacağı deniz tabanında bulunan ve Akdeniz’de koruma altında olan ’Pinna nobilis’ türü yaklaşık 1000 midye, zarar görmesin diye dalgıçlar tarafından toplanarak denizde güvenli bölgeye taşındı.

1915 Çanakkale Köprüsü çalışmalarında çevrenin korunmasına büyük önem veriliyor. Proje kapsamında ÇED Yönetmeliği’ne ek, uluslararası standartlarda ÇSED çalışması gerçekleştirildi. Hazırlanan raporlar doğrultusunda belirlenen çevresel ve sosyal önlemler, projenin devam eden inşaat döneminde titizlikle uygulanıyor. ÇSED kapsamında, deniz canlıları üzerine yapılan araştırmalar ve köprü kule temellerindeki kazık çalışmaları, Çanakkale Boğazı’nı kullanarak göç eden bazı yunus türlerini olumsuz etkileyebileceğini gösterdi. Bunun üzerine bazı önlemler alındı.

KAZIK ÇAKIMINDA ’YUNUS’ MOLASI

Bu yılın Mart ayından beri 1915 Çanakkale Köprüsü’nün inşası sırasında konusunda uzman 3 deniz memelileri gözlemcisi, 7 gün 24 saat görev yapmaya başladı. Gözlemciler, kazık çakma işlemlerinden önce bir ön izleme gerçekleştirerek, yunuslar 500 metreden fazla yaklaştığında yapım grubunu uyarıp, çalışmaları durdurdu. Geceleri ise dürbünle gözlem yapılamayacağından pasif akustik izleme cihazı kullanılarak, geçen yunusların tespiti ses dinleme yöntemi ile yapıldı. Bugüne kadar çalışmalar 5 kez durdurularak, toplamda 2 saatten daha uzun bir süre yunusların geçişleri beklendi.

1000’DEN FAZLA MİDYE TAŞINDI

ÇSED kapsamında, yunusların geçişi için gösterilen hassasiyet, nesli tükenmekte olan ve Akdeniz’de koruma altındaki türlerden ’Pinna nobilis’ adındaki midye türü için de gösterildi. Midyeler için Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile birlikte çalışma yapıldı. Köprünün deniz içinde kalacak ayakları nedeniyle olumsuz etkilenebileceği düşünülen, boyları 45 santimetreyi bulan 1000’in üzerindeki midye, dalgıçlar tarafından toplanarak benzer özellikteki güvenli bölgelere taşındı.          sondakika




Çanakkale'de Bin 500 Yıllık Tarım ve Marangoz Aletleri Bulundu

Çanakkale'de Bin 500 Yıllık Tarım ve Marangoz Aletleri Bulundu ile ilgili görsel sonucu

Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyü sınırlarındaki Alexandria Troas bölgesinde yapılan kazılarda bin 500 yıllık küplerde demir ve bronzdan imal edilmiş tarım ve marangozluk aletleri bulundu.

Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyü sınırlarındaki Alexandria Troas bölgesinde yapılan kazılarda bin 500 yıllık küplerde demir ve bronzdan imal edilmiş tarım ve marangozluk aletleri bulundu.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Alexandria Troas Kazı Başkanı Doç. Dr. Erhan Öztepe başkanlığında 2011 yılında başlayan kazıların bu yıl 8. sezonu gerçekleştirildi.

Ankara, Isparta Süleyman Demirel, Eskişehir Osmangazi, Anadolu, Gazi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi gibi farklı üniversitelerden gelen yaklaşık 30 kişilik akademik ekip tarafından yapılan kazı çalışmalarında, içinde demir ve bronzdan imal edilmiş pek çok tarım ve marangozluk aletinin bulunduğu, bin 500 yıllık küpler gün yüzüne çıkarıldı.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz, Alexandria Troas'ın, Çanakkale'de çalışmaların devam ettiği, önemli kazı alanlarından biri olduğunu vurguladı.

Bölgenin, inanç turizmi açısından da önemli bir antik kent olduğuna dikkati çeken Dokuz, "Aziz Pavlus bu kentte kalmıştır. Hristiyan dünyası açısından da Efes gibi önem arz eden bir şehirdir. Kültür ve Turizm Bakanlığımız son 5 yılda Alexandria Troas kazılarına 1 milyon lira para harcamıştır. Aynı zamanda bu yıldan itibaren İÇDAŞ AŞ kazıların ana sponsoru olmuştur, kendilerine teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Kazı Başkanı Doç. Dr. Öztepe de 2018 yılının en ilginç bulgularının gün yüzüne çıkarıldığını bildirdi.

Buluntuların antik kentin suru içerisinde özel mülkiyete ait bir alanda tarla sahibi tarafından tesadüfen tespit edildiğini, insan ölçülerine yakın yükseklikteki küplerin içinden çıkarılan ve bronzdan imal edilmiş tarım ve marangozluk aletlerinin, Geç Roma ve Erken Bizans dönemi çiftçisinin kullandığını Erhan Öztepe, şunları kaydetti:

"Erken Bizans döneminde antik kentin ekonomisinin ve tarımsal faaliyetlerin bir göstergesi olan demir tarım aletleri ve beraberinde ele geçmiş olan marangozluk aletleri üzerine geçekleştirilecek çalışmalar Alexandria Troas'taki ve yakın bölgelerdeki tarımsal yaşamın tanınmasına olanak sağlayacak. Yakın geçmişe kadar Ege yöresinde depolama amacıyla kullanılan pithosların, antik dönemde bakliyat türü gıda maddelerinin yanında mezar olarak da kullanıldığı bilinmektedir. Ancak nadiren de olsa bu yıl kazı sezonunda karşılaşıldığı gibi tarım aletleri gibi başkaca objelerin de saklandığı görülmektedir."

Öztepe, bulunan demir tarım aletlerinin, orak, toprak kazıyıcı çapa, yabani otların kesilmesini sağlayan pala, düzleştirici çapa, kara sabanın toprağı kazıyan demir kalın uçları gibi çeşitli aletler olduğunu belirterek, "Bu aletlerin yanında koşum takımı, sabanı çeken hayvanların birbirine bağlanmasını sağlayan tahta parçaya bağlantıyı sağlayan uzun çiviler de ele geçmiştir. Marangozluk aletleri olarak da adlandırılabilecek olan testere, el rendesi, ahşap delici ve kazıyıcı spatula gibi el aletlerinin varlığı MS 5. yüzyıla dayanmaktadır." ifadelerini kullandı.          sondakika




Ayvacık Bademli-Sokakağzı Asfaltlandı

Ayvacık Bademli-Sokakağzı Asfaltlandı
Ayvacık ilçesi köy yollarında yürütülen, 7+500 km Ayvacık Bademli-Sokakağzı 1. kat asfalt sathi kaplama çalışmasını tamamladı.

Çanakkale İl Özel İdaresi, il geneli tüm köylerde yol yapım, asfalt, sathi kaplama, ve kilitli parke taşı çalışmalarına devam ederken, 2018 yılı Yol Çalışma Programı kapsamında, Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, Ayvacık 7+500 km Bademli-Sokakağzı 1. kat asfalt sathi kaplama çalışmasını tamamlayarak, vatandaşların kullanımına açtı.          bogazgazetesi




Ayvacıklı Depremzedeler Kura Çekimiyle Konutlarına Kavuştu

Ayvacıklı Depremzedeler Kura Çekimiyle Konutlarına Kavuştu, System.String[]
 Ayvacık ilçesi Yukarıköy köyünde, 6 Şubat 2017 tarihinde meydana gelen Richter ölçeğine göre 5.3 büyüklüğündeki depremin ardında evleri hasar gören depremzedeler, yeni evlerine kavuşuyor
Ayvacık ilçesi Yukarıköy köyünde, 6 Şubat 2017 tarihinde meydana gelen Richter ölçeğine göre 5.3 büyüklüğündeki depremin ardında evleri hasar gören depremzedeler, yeni evlerine kavuşuyor. Yukarıköy'de yaptırılan 116 adet afet konutunun kura çekimi noter huzurunda yapıldı. Hak sahipleri kura ile belirlendi.

Ayvacık ilçesinde 6 Şubat 2017 tarihinde yaşanan 5.3 büyüklüğündeki deprem sonrasında, Çanakkale İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri, bölgedeki 36 yerleşim yerinde 1071 konut, 134 ahır ve 10 işyerinin yıkık ve ağır hasarlı olduğunu tespit etti. Bölgede depremden etkilenen 3 bin 450 vatandaş, kurulan 1052 yaşam konteynırına yerleştirildi. Ardından da başvuruda bulunan depremzedeler için AFAD Başkanlığı tarafından ihale edilen konutlar TOKİ tarafından yapılmaya başlandı.

TOKİ tarafından Yukarıköy köyünde yapımı tamamlanan 116 konutun hak sahipleri köy meydanında noter huzurunda yapılan kura çekimi ile belirlendi. Yukarıköy'deki 116 adet konutun kura çekiminin ardından, Gülpınar Köyü Kızılkeçili mahallesinde de 16 konut için kura çekimi gerçekleştirildi. Çamkalabak köyünde ise yapımı tamamlanan 73 konut için noter huzurunda kura çekimi yarın yapılacak.

Kura çekimine katılan Ayvacık Belediye Başkanı  Mehmet Ünal Şahin, evlerin hak sahiplerini belirlemek için kura çekimi yapıldığını belirterek, "Kura çekiminden sonra hak sahipleri konutlarına yerleşecek. Bakın bu sürecin ilerlemesinde devletimiz hep yanımızda oldu ve bizleri yalnız bırakmadı. İki yıldır bölgede jeolojik etütler yapıldı ve bir takım alanlar dere, sit alanları çıktı. Bunlarla tek tek uğraştık ve bu güne kadar geldik. Buradaki deprem konutları imrenilecek konutlar oldu. Burada yaşayan halk için depreme dayanıklı evler yapıldı. Halkta yapılan evlerden memnun, yüzleri gülüyor. Konteynerlerde yaşayan vatandaşlarımız evlerine yerleşmek için gün sayıyor. Buradaki vatandaşlarımızın yüzlerindeki mutluluk ve heyecanı görmek bizi de mutlu ediyor. Devletimize ve milletimize gösterdikleri duyarlılıktan dolayı çok teşekkür ediyorum" dedi.

Ayvacık'ta yapımı tamamlanan deprem konutları hakkında bilgi veren AFAD İl Müdürü Levent Yılmaz ise "6 Şubat 2017 tarihinde yaşanan depremden sonra müdahale çalışmalarımız gerçekleştirdik. Vatandaşlarımızın barınma sorunu için Ayvacık'ın 36 yerleşim yerinde konteyner evler kurduk. Bununla alakalı vatandaşlarımızın tüm hassasiyetleri göz önünde bulundurarak mağdur olmaması için elimizden gelen gayreti sarf ettik. Daha sonra kalıcı deprem konutlarının yapımı başladı. Ayvacık'ın Yukarköy köyünde 116 adet, Gülpınar Kızılkeçili mahallesinde 16 adet ve Çamkalabak ve mahallelerinde de 73 olmak üzere toplam 205 adet konutun yapımı tamamlandı. Vatandaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.              sondakika



Genç çiftçilere hem tarım eğitimi hem de uygun kredi

Ziraat Bankası genç çiftçi akademisi başvuruları başladı. Banka genç çiftçilere bu program dahilinde eğitim verecek ve ardından uygun koşullarda tarımsal kredi çekme hakkında kavuşacak.

Türkiye'nin tarım gücünü arttırmak ve tarımda dışa bağımlılığı sıfıra indirerek ihracat rakamlarını arttırmak için gençleri tarıma teşvik edecek yeni bir program hayata geçirildi. Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi adı verilen yeni program ile başvuru koşullarını taşıyan gençlerin çiftçi olmaları için gereken eğitimi ve maddi desteği alması amaçlanıyor. 

Kimler Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi Başvurusunda Bulunabilir?
•Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, 
•Türkiye'de ikamet eden,  
•18 yaşından büyük, 30 yaşından küçük, 
•Eğitim verilecek konularda tarımsal faaliyet yapmayı veya mevcut tarımsal faaliyetini büyütmeyi ya da bir tarımsal işletmede çalışmayı isteyen, 
•Öğrenim durumu en az lise mezunu olan, 
•Erkek adaylar için askerlik görevini tamamlayan ya da muaf tutulan, 
•Medeni haklarını kullanma hakkına sahip olan, 
•Kredi kullanmasına engel bir durumu bulunmayan kişiler başvuruda bulunma hakkına sahiptir. 


Eğitimi Tamamlayanlara Kredi
Eğitim programı boyunca tüm masraflar Ziraat Bankası tarafından karşılanırken bu eğitim programını başarılı bir şekilde bitiren kişiler Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi Başarı Sertifikası almaya hak kazanacaklar. Ziraat Bankası Genç Çiftçi Akademisi Başarı Sertifikası alan kişiler Ziraat Bankası üzerinden düşük faizlerle ve uygun koşullarla kredi çekerek tarımsal faaliyetlerde bulunma hakkı edecekler. Proje kapsamında şu anda pilot il olarak seçilen Ankara'da eğitim programı düzenleniyor.              ulusalegitim




Türkiye'de bir ilk: Dolu önleme makinası yaptı

Van İş Geliştirme Merkezi'nde (İŞGEM) faaliyet gösteren firma dolu önleme makinesi üretti. Yaklaşık bin dönümlük alana kurulan cihaz ile gökyüzünde 12 kilometreye gaz püskürtülüp, suyun kristalleşmesi engelleniyor ve buzun yere yağmur olarak düşmesi sağlanıyor. Bu cihaz sayesinde tarım alanlarının dolu yağışından zarar görmesi önleniyor.

Van’da, İŞGEM bünyesinde faaliyet gösteren 30 firmaya yenilerinin eklenmesi için ‘AB katılım öncesi mali yardım aracı’ projesi kapsamında, 2016’da 9 milyon 200 bin euroluk ‘Van İŞGEM büyüyor’ projesi hayata geçirildi. Projeyle 30 modern iş yeri yapıldı. Yeni firmaların eklendiği Van İŞGEM’de, dolu önleme makinesi üretilmeye başlandı.

İŞGEM Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Gedik, “Yapılacak tüm üretimlerde ihracat odaklı, teknolojiyi kullanan, yenilikçi iş fikirlerine yer vereceğiz demiştik. Burada bir ilki de başardık. Türkiye’de olmayan, ilk kez Van’da üretilen dolu önleme makinesini Van İŞGEM’de üretmeye başladık. Bir girişimci, bize müracaat etmişti, kendisine yer ve imkan verdik. Bu üretimi başardılar. İlk üretimimizi ihracatımızı Azerbaycan’a yaptık. İkinci üretimimizi de Yozgat’taki Türkiye’nin en büyük meyve bahçesine göndereceğiz” diye konuştu.

‘DOLU ÇİFTÇİLERE ZARAR VERDİ’
Mevsimlerin değiştiğini dile getiren Gedik, son dönemde etkili olan doluların çiftçi ve üreticilere zarar verdiğini söyledi. Cihazla bunun önüne geçeceklerini kaydeden Gedik, “Bu cihaz kurulduğu yaklaşık bin dönümlük alanda dolu yağmasını engelliyor. Sağlığa ve çevreye zararı yok. Bu ürün, ithal edilen bir üründür normalde; ama artık ithalatı yapılmıyor. Van’da üretimi yapılıyor ve yurt dışına ihracatı yapılıyor. Bu vesileyle çiftçilerimizin zarar görmesini engellemiş olacağız” dedi.

DOLU YAĞIŞI ENGELLENİYOR
Cihazın, Avrupa’dan getirilenlerden farkının, ‘tam otomasyon sistemi’ olduğunu belirten Gedik, “Makinenin başına gelmeden, cep telefonuyla direkt kumanda edip, talimat vererek, dolunun yağması engellenmiş olunuyor. Bu cihazın yukarı püskürttüğü gaz, yaklaşık 12 kilometrelik mesafe gidiyor. Bu gaz, suyun kristalleşmesini engelleyerek, yere yağmur olarak düşmesini sağlıyor. Bundan seralar, otoparklar da yararlanabilir. Kullanım alanı oldukça fazla, gittikçe de daha fazla ihtiyaç duyulan bir ürün” diye konuştu. Dolu önleme makinesinin üretiminin yapıldığı firmanın sahibi Yadullah Nesurullahi ise cihazın kullanım alanının geniş olduğunu belirterek, yurt içinden ve dışından talebin fazla olacağını söyledi.             ulusaltarim




Assos Antik Kentinde 2 Bin 300 Yıllık Aile Mezarlığı
Assos Antik Kentinde 2 Bin 300 Yıllık Aile Mezarlığı Ortaya Çıkarıldı, System.String[] 
 Assos antik kentinde yapılan kazı çalışmalarında 2 bin 300 yıllık aile mezarlığı ortaya çıkarıldı.

 (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü  başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarında nekropoliste (kabristanda) yapılması planlanan karşılama merkezinin sondaj kazısı sırasında 21 kişilik bir aileye ait 2 bin 300 yıllık aile mezarlığı ortaya çıkarıldı. Yakılarak gömülmüş kişilerin küllerine ve iskeletlerine ulaşıldı. Ayrıca mezarlıkta 21 farklı defin yapıldığı öğrenildi.

Kazılar sırasında nekropolis denilen bölgede bir aile mezarlığı ortaya çıkarıldığını ifade eden Prof. Dr. Nurettin Arslan, "Mezarın kapağında ailenin o dönem soy isim şeklinde anılan ismi olan Aristios yazılıydı. İncelediğimizde Aristios ailesine ait verilere ulaştığımız bu aile mezarlığının etrafı duvarlarla çevriliydi. İçinde 21 kişinin gömülü olduğunu tespit ettik. Bu alandaki defin adetleri Helenistik çağdaki Assos'ta nasıl bir gelenek olduğu hakkında bize önemli bilgiler verdi" şeklinde konuştu.

Aile fertlerinden birinin normal, diğerlerinin ise yakılarak gömüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Arslan, "Yakma işlemi sonrasında geriye kalan kemikler toplanarak taştan yapılmış küp biçimli urneler veya değişik toprak vazoların içine doldurulmuş. Kemiklerin yanına bazı hediyelerin bırakılmasının ardından üzerleri bir kumaş ile örtülmüş. Taş urnelerin içine yabancı maddelerin girmesini önlemek için kapaklar kireç ile yapıştırılmış. Her mezara gözyaşı şişesi olarak bilinen unguentariumlar ve birer sikke bırakılmış. Sikkeler (madeni paralar) arasında Büyük İskender ve Ephesos şehrine ait sikkeler dikkati çekmektedir" dedi.




Bu yıl üzüm üreticisinin yüzü güldü

Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde dünyaca ünlü çekirdeksiz üzümlerinin fiyatları bu yıl üreticisini sevindirdi. Sezon başında 2 liradan satılan üzümlerin kilogramı 5 liraya kadar ulaştı.

Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, yaş üzüm fiyatları hakkında açıklamalarda bulundu. Sarıgöl’de Sultaniye üzümlerinin kilosunun 3 ila 5 TL’den, Thomson cinsi üzümlerin kilosunun 5 ile 6 TL’den, çekirdekli sofralık üzümlerin kilosunun ise 4 ile 5 TL arasında satılmakta olduğunu belirten Ülgen, “Bu yıl üzüm üreticilerimizin yüzü gülüyor. Sezon başında bir dolu zararımız oldu. Bir de bu yıl üzümlerin az oluşu rekolteyi etkiledi. Rusya pazarının açılması piyasayı canlılık getirdi. Kuru üzümlerin açıklanan fiyatları da üreticilerimizi sevindirdi” dedi.          gidatarim




Domatesin ateşini ”sera” düşürecek

Geçen ayın zam şampiyonu domatesin fiyatının sera ürünlerinin piyasaya sunulmasının ardından düşmesi bekleniyor.

Türkiye Haller Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Faruk Akbaş, yaptığı açıklamada, tüketici fiyatları bazında eylülde yüzde 35,30 ile en yüksek fiyat artışının görüldüğü ürün olan domatesin, vatandaşın en çok tükettiği sebzelerin başında geldiğini söyledi.

Geçen yıl fiyatı düşük olduğu için çiftçilerin bu yıl çok fazla domates yetiştirmediğini belirten Akbaş, doğal afetler nedeniyle de yıl içinde ürün kayıpları yaşandığını hatırlattı.

Tarladaki hasadın sona erdiğini vurgulayan Akbaş, şöyle devam etti:

“Domates fiyatı sera ürünlerinin tam olarak piyasaya girmesiyle normal seyrine, 2-3 lira civarına bir aya kadar dönecektir. Çok büyük bir yükseliş oldu, bu durumdan biz de rahatsızız. İnşallah kısa süre içinde vatandaşımıza uygun fiyattan domates satışı yapacağız. Sıkıntının 15-20 gün daha devam edeceğini öngörüyoruz daha sonra piyasada ciddi bir rahatlama olacaktır.”

Akbaş, tüketici fiyatları bazında eylülde fiyatı yüzde 28,53 düşen limonun da hasat mevsiminde olduğunu ifade ederek, “Hasat döneminde fiyatlar makul olur. Bundan sonraki süreçte limon depolara girer, fiyata bu giderler de eklenince ay ay limonda da biraz fiyat artışı görülebilir. Limonda vatandaşımızın cebini yakacak düzeyde büyük bir fiyat artışı beklemiyoruz.” diye konuştu.

“Pazarda 7-8 lira”

Şanlıurfa Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Genel Sekreteri Yusuf Kılıç da domates fiyatlarının normalin çok üzerinde seyrettiğini söyledi.

Türkiye genelinde domatesin 5-8 liradan satıldığını belirten Kılıç, şöyle konuştu:

“Domates fiyatı olması gerekenin çok üzerinde seyrediyor. Normalde 2 lira olması gerekirken şu anda Şanlıurfa halinde 5 liradan satılmaktadır. Üretim bölgelerinde ortalama fiyat 3-4 lira arasındayken, pazarlarda fiyat 7-8 liraya kadar yükselmektedir. Elbette arada çalışan paydaşların kar payları da olacaktır. Ancak bazı yerlerde kar yüzdelerinin fazla konulduğu da aşikardır. Domates hangi fiyattan satılırsa satılsın şu anda esnaf gerçekten mağdurdur.”          gidatarim




Bu lisede 800 öğrenci çiftçiliği öğrenecek

Bu lisede 800 öğrenci çiftçiliği öğrenecek ile ilgili görsel sonucu

Bursa’nın Karacabey ilçesinde "Ticaret Borsası Harmanlı Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi" törenle açıldı. 24 derslikli okulda 800 öğrenci öğrenim görecek.

Bursa Valiliği, Ticaret Borsası ve Karacabey Belediyesi arasında imzalanan protokol çerçevesinde Harmanlı Mahallesi’ne inşa edilen "Ticaret Borsası Harmanlı Tarım Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi" açıldı. Harmanlı Mahallesi’nde öğrenci sayısının 10’un altına inmesi sebebiyle 2014 yılında eğitim öğretime kapatılan okul binası onarılarak 24 derslikli, 800 öğrenci kapasiteli olarak 2018-2019 eğitim öğretim yılında hizmete girdi.            ulusalegitim




MEB'den çok önemli düzenleme

MEB'den çok önemli düzenleme: Ücretsiz olacak 

MEB, ilkokullarda uygulanacak yeni programın ilkelerini belirledi. 3'üncü ve 4'üncü sınıfta okuyan öğrenciler için 'İlkokullarda Yetiştirme Programı' başlatılacak. Haftada toplam 10 ders saatini geçmeyecek ve velilerden hiçbir şekilde ücret talep edilmeyecek.

Milli Eğitim Bakanlığınca, ilkokulların 3'üncü ve 4'üncü sınıflarına devam eden ve önceki yıllarda Türkçe ve matematik derslerinden kazanımları yeterli düzeyde edinemeyen öğrenciler için planlanan "İlkokullarda Yetiştirme Programı" kasım ayında başlatılacak.

Öğrenciler, haftada toplam 10 ders saatini geçmeyecek şekilde eğitimlere alınacak. Okulda bir öğrenci için bile olsa program açılacak, velilerinden hiçbir ad altında ücret talep edilmeyecek.           haber7




Babadere JES kapasitesini 20 MW’a çıkaracak
Babadere JES kapasitesini 20 MW’a çıkaracak
Çanakkale`de bulunan MTN Enerji`ye ait Babadere Jeotermal Elektrik Üretimi Santrali 8 MW olan kapasitesini 19,8 MW’a çıkarıyor.

MTN Enerji Elektrik Üretim Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından Çanakkale ili Ayvacık ilçesi Babadere Köyü mevkiinde işletilen Babadere Jeotermal Elektrik Üretimi Santrali`nin daha önce 3 MW’dan 8 MW’a arttırılan kapasitesi ikinci defa arttırılacak.

93 milyon liradan fazla yatırım ile santral ruhsat sahası içinde yeni bir santral inşa edilecek. Planlanan santral, mevcut santralinde içinde yer aldığı İ.R. 17/15 numaralı jeotermal ruhsatlı alan içerisinde yer alacak ancak farklı parsellerde bulunacak. Projeye konu olan santralin kapasitesinin 11,8 MWe olması planlanmakta ve Jeotermal İ.R. 17/15 ruhsat numaralı sahanın toplam kapasitesinin 19,8 MWe olması öngörülüyor.

Santralde yılda 72.216.000 kWh elektrik enerjisi üretilecek. Jeotermal kaynağın elektrik enerjisinde kullanılması için üretim ve re-enjeksiyon amaçlı derinlikleri yaklaşık 600 – 2000 m arasında olan 4 adet üretim kuyusu ve 2 adet de reenjeksiyon kuyusu açılacak.            enerjigunlugu




Ücretsiz Analizini Yaptır, Toprağını Da Cebini De Koru

 

Tarım ve Orman Bakanlığı, çiftçilere ücretsiz toprak analizi yaptırma çağrısında bulundu. Tohum ekiminden 1-1,5 ay önce toprak analizini yaptırarak, sonuçlara göre uygun gübre cinsleri, miktarları, kullanım zamanları ve yöntemleri belirleniyor.

Laboratuvarlarda yapılan tahliller sonrasında alınacak sonuçlar ile gübre kullanımında tasarruf sağlandığı gibi,  girdi maliyetleri azalırken, kimyevi gübrelerden kaynaklanan çevre ve su kirliliği ile ilgili pozitif koruma sağlanmasının yanında toprakların çoraklaşması engelleniyor. Konu hakkında açıklama yapan Bolu İl Tarım ve Orman Müdürü İzzet Murat şunları söyledi: 
“Kurumumuz Toprak Analiz Laboratuvarında İl Özel İdaresinin %60 ve Ziraat Odası Başkanlığının %40 desteği ile toprak analizleri ücretsiz olarak yapılmaya devam etmektedir. Laboratuvarımızdan azami ölçüde faydalanmak üzere hububat üretimi için Eylül – Ekim aylarında topraklarımızda eksilen bitki besin elementlerinin ve toprağımızın verim durumunu ölçülebilmek, toprağımızı ve cebimizi korumak için mutlaka ücretsiz toprak analizlerimizi yaptıralım.
Unutmayalım sahip olduğumuz topraklar bizlere dünlerimizden kalmış olup yarınlarımıza bunu en iyi şekilde aktarabilmek öncelikli sorumluluğumuzdur. Üreticilerimizin bu bilinçle hareket ederek hem toprağını hem de sağlanan düşük girdi maliyetleri ile ceplerini korumalarını rica ediyorum."


TOPRAK ANALİZİ YAPILMASI NEDEN GEREKLİDİR?
Fazla gübre atılırsa paranız boşa gider.
Fazla gübre toprağın yapısını bozar.
Fazla gübre doğal çevreyi kirletir.
Hangi çeşit gübre kullanacağımızı bilemeyiz.
Ne kadar gübre atacağımızı bilemeyiz.


TOPRAK NUMUNESİ NE ZAMAN ALINMALIDIR?
Toprak örneğinin en ideal alınma zamanı SONBAHAR mevsimidir. Hasattan hemen sonra alınması daha uygundur.

TOPRAK NUMUNESİ NERELERDEN ALINMAZ?
Çamurlu yerlerden
Su birikintili çukur ve tümsek yerlerden
Çit ve yol kenarlarından
Harman yerlerinden
Hayvanların sürekli yatmış olduğu yerlerden
Gübre yığını olarak kullanılan yerlerden


TOPRAK NUMUNESİ NE KADAR OLMALIDIR?
Toprak numunesi araziyi temsil edecek şekilde arazinin en az 9-10 değişik noktasından alınmış, en az 1 kg. kadar olmalıdır. 

TOPRAK NUMUNESİ NASIL ALINMALIDIR?
Toprak örneği almak için önce bel, kürek, kazma, toprak sondası, toprak burgusu gibi aletler hazırlanmalıdır. Arazinin toprak yapısı farklılıklar göstermek de ise, her farklı toprak yapısından ayrı numune alınarak tahlil yaptırmalısınız.
Fındık bahçesinde sıra üzerinden yani fındık ocaklarının sağ ve sol tarafındaki son dalın 40–50 cm. dışarısından toprak numunesi alınmalıdır.
Örnek alınacak yerin üst yüzeyi (çimen tabakası) ince bir tabaka halindeki otlardan temizlenerek açılır. Temizlenen bu alanda 25 cm. derinliğinde bir çukur açılır. Çukurun yüzeyi düzeltilir. Düzeltilen bu yüzeyden kürekle 3–4 cm.  kalınlığında bir toprak kesiti helva dilimi şeklinde alınıp, bir torbaya konur.
Büyük keseler el ile parçalanarak ufalandıktan sonra iyice karıştırılarak harman edilir. Hazırlanan bu topraktan 1 kg. kadarı alınarak laboratuvara götürülmek üzere bir poşete koyulur. Eğer toprak nemli ise gölge bir yerde bir süre kurutulmalıdır. 
Bu işlemlerden sonra 2 adet etiket hazırlanıp bir tanesi poşetin içine bir tanesi de poşetin dışına takılır. Hazırlanan etiketlerde aşağıdaki bilgiler yer alır.          ulusaltarim


ETiKET ÖRNEĞİ                                                                  
ÜRETİCİNİN ADI SOYADI:
İLİ/İLÇESİ:
KÖYÜ:
ARAZİNİN MEVKİİ:
ARAZİ ÜZERİNDEKİ ÜRÜN:
NUMUNE ALMA TARİHİ:



Yılda 44 milyonluk domates üretiyorlar

Isparta’nın merkeze bağlı 2 bin nüfuslu Deregümü köyünde yılda ortalama 44 milyon liralık domates üretiliyor. 1400 dönüm serada üretilen domatesler, iç pazarın yanı sıra Bahreyn, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelere ihraç ediliyor.

 Yıllar önce gül ve sebze üretimi yapılan Isparta merkeze bağlı Deregümü köyünde, 2000’li yıllarınÿbaşında kesme çiçekçilikle örtü altı sera üretimi başladı. 2004 yılında deneme amacıyla serada domates yetiştiriciliğine yönelen köy halkı iyi verim alınca üretim de arttı. 1400 dönüm sera alanında dönüm başına yaklaşık 15 ton domates yetiştirilen köyde yılda yaklaşık 21 bin ton domates üretilirken, 44 milyon liralık gelir elde ediliyor. Üretilen domateslerin bir bölümü ihracata giderken, bir bölümü de yurt içi piyasada alıcı buluyor.              gidatarim





Kağıt krizine kenevirli çözüm! Daha çok üretmeliyiz çünkü…
kenevir-880-dha-3
Kağıt fiyatlarının dövize bağlı olarak artması nedeniyle gazetelerin yanı sıra kitap ve dergiler de yeni çözüm arayışına girdi. Uzmanlar Türkiye’de kenevir ekim alanlarının artmasıyla daha dayanıklı ve uzun ömürlü kağıt üretilebileceğini söyledi.

Türkiye Kenevir Platformu Kurucu Üyesi Ercüment Degidiben, kenevirin birçok faydası olduğunu aktararak, “Kenevirden kağıt üretilir ve çok da iyi olur. Gelecek 3-4 yıl içerisinde yerli kağıdımıza kavuşuruz. Ağaçtan yapılan kağıt 100 sene dayanır kenevir kağıdı 10 bin sene dayanır” dedi.

DAHA DAYANIKLIDIR, AZ YIPRANIR

Kenevirden yapılan kağıdın yüzeyinin biraz daha kaba olacağını söyleyen Degidiben, “Arap ülkelerindeki paraların birçoğu kenevir kağıdından basılır. Daha dayanıklıdır, az yıpranır. Nemi alıp atar, rutubet olmaz. Tahtada çürüme olur, sağlıklı değildir” diye konuştu.

1 MİLYON DÖNÜMDEN FAZLA EKİM ALANINA İHTİYACIMIZ VAR

Yerli tohuma ihtiyaç olduğunu vurgulayan Degidiben, “Kenevir çok marifetli bir bitki. 50 bin adet ürün yapılabilir. Yerli üretim, yerli tüketim ondan sonra ihracatı hedefliyoruz. Tohum sıkıntımız var, bu yıl Samsun ve Kastamonu’da 200 dönümde ekim yaptık ama gelecek yıl 2 ilden çıkıp 19 ile gitmeyi hedefliyoruz, talep de var. Kenevirden daha hesaplı kağıt üretmek için1 milyon dönümden daha fazla yere ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

İLK KAĞIT KENEVİRDEN YAPILDI

Milattan 140 yıl önce ilk kağıdın kenevirden yapıldığını belirten Degidiben, “Kenevir lifinden selüloz hamuru yapılıyor, ardından silindir onu ince tabak haline getiriyor. Tarlalar mart ayında ekime hazırlanıyor ardından kenevir tohumu ekiliyor. Fakat bu tohum hint keneviri diye bilinen tohum değil. Esrar amaçlı kullanılan kenevir türleri bizim hedefimizde değil. Ekim yapıldıktan sonra 120 gün içinde çapası, sulaması yapılıyor” dedi.

kenevir-880-dha-4

TOPRAKTAKİ SUYU YUKARI ÇEKİP, DETOKS YAPIYOR

Kenevir köklerinin derine kadar gittiğini ve  topraktaki suyu yukarı çektiğini söyleyen Degidiben,”O yüzden  toprağı nemlendiriyor, detoks ediyor. Ağır metalleri temizliyor. Kenevirden sonra aynı yere kış bitkisi buğday veya arpa etkiyorsanız ürüne destek verir yüzde 10 verimini artırır. Kenevir lifi kadar tahtasında kıymetli tuğla, sıva ve çimento, tekstil ürünleri yapılıyor” diye konuştu.

KARBONDİOKSİTİ YOK EDİP OKSİJEN ÜRETİYOR

Kenevirinin lif uzunluğu daha düşük olduğu için 9 kez kağıda dönüştürülürken ağacın 4 kez dönüştürülebildiği vurgulayan Ercüment Degidiben,”120 günde 4-5 kat daha fazla selüloz miktarı elde ediliyor. Büyüyken karbondioksiti yok edip oksijen üretiyor. Yerli üretimde çok daha ekonomik ama Türkiye’de 1 milyon dönüm kenevir ekilmesi gerekiyor. Yaşadığımız dünyayı daha sağlıklı bir hale getirebilir. Sağlık ve ekonomik açıdan yaşam zenginliğimizi artırıp bizi daha varlıklı yapabilir. Kenevir 120 günde bir ağaç 20 yılda yetişiyor” ifadelerini kullandı.

TARIM İLACI İSTEMİYOR

“Tarım ilacı istemiyor çünkü kenevirin var olan kokusunu  sinekler, böcekler, insanlar da sevmiyor” diyen Degidiben,  THC’si düşük olan kenevir türünü Türkiye genelinde ekip, tarıma destek vermeyi ve sanayi, ticaret boyutunu geliştirip, ilerletmeyi hedeflediklerini söyledi.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Selim Aytaç ise, kenevirin odunsu kısımlarından orta kalitede liflerinden ise üstün kalitede kağıt üretilebileceğini belirtti.  Doç. Dr. Aytaç, “Geriye dönüşümü de mümkün olan kağıt yapılır. Türkiye’de kenevirden kağıt yapılması gerekiyor. Çünkü yurt dışına endeksli olduğumuz için döviz kurlarına göre kağıt fiyatları da yükseliyor. Kenevir lifinden kağıdın yapılması daha basittir, çevreyi daha az kirletir, daha sağlamdır” dedi.

KENEVİR ÇEVREYİ KORUYAN BİR BİTKİDİR

Kenevirin çevreyi koruduğunu dile getiren Doç. Dr. Aytaç, “Kimyasal ilaçları kullanmadan üretimi yapılabiliyor. Bol yapraklıdır, hızlı büyür karbondioksiti emer, oksijen üretir. 4 ayda 5 metre boyuna ulaşır. Keneviri ister yakın ister kullanın ürettiği oksijenden daha az oksijen tüketir” diye konuştu.

ENDÜSTRİYEL KENEVİR ÇEŞİTLERİ ESRAR İÇERMEZ

Endüstriyel kenevir çeşitlerinin esrar içermediğini aktaran Doç. Dr. Selim Aytaç,”2017 yılında Almanya’da üretim izni verilen 51 adet endüstriyel kenevir çeşidi var. Bizim ülkemizde endüstriyel kenevir çeşidi yok. Hatta şu anda Türkiye’de tescil edilmiş bir kenevir çeşidimiz bile yok. Halbuki bu topraklarda bizim bildiğimiz 400-500 yıldan beri, hatta yapılan kazılarda bulunan ve öğrenilen belki de binlerce yıldır kenevir tarımı yapılıyor. Bununla ilgili kenevir tescili yapmak için yaptığımız çalışmalar var. Onun dışında içinde esrar bulunmayan endüstriyel kenevir çeşitleri ortaya çıkarmak istiyoruz” dedi.          gidatarim




Volvo, sürücü kabini olmayan elektrikli ve otonom tırını tanıttı

İsveçli üretici Volvo, geleceğe yönelik tanıttığı elektrikli ve otonom konseptleriyle şaşırtmaya devam ediyor. Şirket bu kez de sürücü kabini olmayan elektrikli ve otonom çekicisi Vera ile karşımızda.

Geçtiğimiz günlerde kabini yatak odasına dönüşebilen 360c konsepti ile bizleri şaşırtmayı başaran Volvo, bu kez de Vera adını verdiği elektrikli ve otonom çekicisini görücüye çıkardı. Geleceğe yönelik pek çok konsept gibi sürücüsüz olarak geliştirilen Volvo Vera, kabin bölümünü tamamen devreden çıkaran tasarımıyla da bir hayli dikkat çekici görünüyor.
 

Almanya’nın Berlin kentindeki özel bir etkinlikte tanıtılan Volvo Vera, markanın büyük lojistik merkezlerinde ve limanlarda kullanıma sunacağı seri üretim modelinin ön gösterimi olarak karşımızda duruyor. Tamamen elektrikli aktarma organlarından güç alan Volvo Vera’da, İsveçli üreticinin bu yılın başında tanıttığı ilk elektrikli çekicisindeki elektrik motoru ve batarya paketi kullanılıyor.

Bulut teknolojisi üzerinden kontrol edilebiliyor 

Elektrikli ve otonom Volvo Vera’nın teknik verileri henüz belli değil. Fakat söz konusu çekicide 185 kW’lık elektrik motoru, 100 ve 300 kWh kapasitede lityum iyon batarya bulunuyordu. Bu da İsveçli markanın ilk elektrikli çekicisine 300 km’ye kadar menzil sağlıyordu. Vera’nın açıklanan özelliklerinden biri ise tüm standart dorselere bağlanabiliyor olması ve 32 tona kadar yük çekebilmesi oldu.

Üzerinde sürücü kabini bulunmayan Volvo Vera, bulut teknolojisi üzerinden ulaşım kontrol merkezine bağlanabiliyor. Bu sayede araca gerektiğinde müdahale edilebilmesinin yanı sıra, yoldaki pozisyonu, yük içeriği, servis ihtiyaçları ve diğer parametreler de kolaylıkla takip edilebiliyor. Volvo, sürücüsüz ticari araçların çok yakında hayatımıza gireceğinin altını çiziyor.            donanimhaber

 


Vali Tavlı, Ayvacık-Yukarıköy’de deprem konutlarını inceledi

Vali Tavlı, Ayvacık-Yukarıköy’de deprem konutlarını inceledi
Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Ayvacık ilçesinde vatandaşlar için yapılan deprem konutlarında incelemelerde bulundu.

Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Vali Orhan Tavlı, inşaatları tamamlanan ve çevre düzenlemesi devam eden Yukarıköy’deki 116 konutla ilgili Vali Yardımcısı-İl Özel İdare Genel Sekreteri Abdullah Köklü ve İl Afet ve Acil Durum Müdürü Levent Yılmaz’dan bilgi aldı. Depremzede vatandaşlar için yaptırılan konutların en kısa sürede hak sahibi vatandaşlara teslim edilmesi hedefleniyor.            istecanakkalegazetesi





 
HİCRİ 1440



1915 Çanakkale Köprüsü'nde Çalışmaların Son Hali Havadan Görüntülendi
1915 Çanakkale Köprüsü'nde Çalışmaların Son Hali Havadan Görüntülendi, System.String[] 
Türkiye’nin gurur projelerinden biri olan 1915 Çanakkale Köprüsü’ndeki çalışmalar hızla devam ediyor.

 1915 Çanakkale Köprüsü'ndeki yapılan çalışmaların bulunduğu bölgenin son hali drone ile havadan görüntülendi.

Proje kapsamında kule keson temellerinin 1. aşamasının imal edileceği kuru kavuz çalışmaları tamamlanırken, kule temeli keson imalatı çalışmalarına başlandı. Kule keson temellerinin oturacağı deniz tabanında zemin iyileştirmesi için 192 adedi kuzey kulede, 165 adedi güney kulede olmak üzere toplam 357 adet 2,5 metre çapındaki çelik kazık çakımı gerçekleştiriliyor. Güney kulede 18 Mart 2018 tarihinde başlanan çalışmalarda bugüne kadar 165 adet kazığın tamamı çakılıp, 192 adet kazığın çakılacağı kuzey kulede ise bugüne kadar 157 adet kazık çakıldı.

 Çanakkale 1915 Köprüsü'nde çalışmalar hızlanarak devam ediyor. 1915 Çanakkale Köprüsü'ndeki yapılan çalışmaların bulunduğu bölgenin son hali drone ile havadan görüntülendi. Çanakkale Boğazı'nın inci gerdanlığı için süren çalışmalarda gelinen aşamalar ve yapılan hummalı çalışma görüntülere yansıdı.

Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale- Otoyolu Projesi kapsamındaki Malkara-Çanakkale (1915 Çanakkale Köprüsü dahil) otoyolu kesimi yap - işlet - devret projesi, 88 kilometre otoyol ve 13 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 101 kilometre uzunluğunda.

 Gelibolu'nun kuzeyinden geçerek ilerleyen otoyol, Sütlüce - Şekerkaya mevkileri arasında yer alan 1915 Çanakkale Köprüsü ile Lapseki ilçesi Şekerkaya mevkiine ulaşacak.

Proje için  2017 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen ihale sonucunda, Limak-Yapı Merkezi-SK-Daelim OGG tarafından verilen 16 yıl 2 ay 12 gün teklif en uygun teklif olarak belirlendi.

Proje ile Türkiye ekonomisinin en gelişmiş bölgesi olan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara ve Ege bölgelerindeki limanlar, demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin karayolu ulaşım projeleri ile entegrasyonu sağlanarak, bu bölgelerde ekonomik gelişime ve sanayinin ihtiyaç duyduğu dengeli bir planlama ve yapılanmanın oluşturulmasına imkan sunulacak.

Gebze-Orhangazi-Bursa-Balıkesir- İzmir otoyolunun tamamlanması ile birlikte Edirne-Kınalı-İstanbul- Ankara otoyolu, İzmir- Aydın otoyolu ile entegre olarak Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi'ne otoyol ağıyla bağlanacak. Diğer taraftan, yapım çalışmaları devam eden Kuzey Marmara otoyolu ve Malkara-Çanakkale (1915 Çanakkale Köprüsü dahil) otoyolu kesimi ile birlikte Marmara Bölgesi'nin otoyol ringi tamamlanmış olacak.

1915 Çanakkale Köprüsü; 2 bin 23 metrelik orta açıklığıyla, tamamlandığında dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü unvanına sahip olacak 1915 Çanakkale Köprüsü, 770'er metre yan açıklıklar ile birlikte toplam 3 bin 563 metre uzunluğunda olacak.

365 ve 680 metrelik yaklaşım viyadükleri ile toplam geçiş uzunluğunun 4 bin 608 metre olması öngörülüyor. Köprü 2x3 trafik şeritli olacak. Köprü tabliyesinin yaklaşık 45,06 metre genişlikte ve 3,5 metre yükseklikte olması öngörülmekte olup, tabliyenin her iki tarafında bakım onarım amacıyla kullanılacak yürüme yolları teşkil edilecek. Her iki kule temeli yaklaşık 40 metre derinlikte deniz tabanında konumlandırılacak ve çelik kule yüksekliği yaklaşık 318 metre uzunluğunda olacak.

Proje kapsamında, 1 adet asma köprü, 2 adet yaklaşım viyadüğü, 4 adet betonarme viyadük, 6 adet alt geçit köprüsü, 38 adet üst geçit köprüsü, 5 adet köprü, 43 adet alt geçit, 115 adet çeşitli ebatlarda menfez, 12 adet kavşak (devlet yolu üzerindeki kavşaklar dahil), 4 adet otoyol hizmet tesisi, 2 adet bakım işletme merkezi, 6 adet ücret toplama istasyonu inşa edilecek.

Asma köprü ve otoyol güzergahında proje çalışmaları devam ediyor. 19 Aralık 2017 tarihinde başlanan Kamulaştırma çalışmaları devam ediyor. 1915 Çanakkale Köprüsü kule kesonlarının oturacağı konumlarda deniz dibi tarama çalışmaları tamamlandı. Kule keson temellerinin 1. aşamasının imal edileceği kuru havuz çalışmaları tamamlanmış olup, kule temeli keson imalatı çalışmalarına başlandı. Kule keson temellerinin oturacağı deniz tabanında zemin iyileştirmesi için 192 adedi kuzey kulede, 165 adedi güney kulede olmak üzere toplam 357 adet 2,5 metre çapındaki çelik kazık çakımı gerçekleştiriliyor. Güney kulede 18 Mart 2018 tarihinde başlanan çalışmalarda bugüne kadar 165 adet kazığın tamamı çakılıp, 192 adet kazığın çakılacağı kuzey kulede ise bugüne kadar 157 adet kazık çakıldı. Islak havuz iskele inşaatı, Asya ve Avrupa ankraj imalatları devam etmekte. Asya kule temeli için çakıl yataklama çalışmaları tamamlandı. Proje başlangıcı olan Malkara kavşağı ile Koru arasındaki kesimlerde toprak işleri ve sanat yapıları çalışmalarına başlandı.

Lapseki Belediye Başkanı, "Bu boğaz köprüsünün yapılmasıyla birlikte hem bölgemize hem Lapseki ilçemize hem ekonomik yönüyle hem sosyal ve kültürel yönüyle birçok katkısı var. Burada belki en önemli konulardan bir tanesi insanlar için artık zaman çok değerli. Burada gelip saatlerce gemi kuyruğunda bekliyorlar. Lapseki'ye birçok yatırımcı gelip yatırım yapmak istiyorr. Biz bunu görüyoruz. Şuanda gelip giden buraya yatırım yapmak isteyen insanlar var. Buradaki araştırmalarını yapıp zaman içerisinde değerlendirmelerini yapacaklarını düşünüyorum. Boğaz köprüsünün yapımı ile birlikte Malkara-Gelibolu 101 kilometrelik otoyol ve boğaz köprüsünün yapımı bu ihalenin içindeydi. Buradaki bağlantı yollarıyla beraber bütün çalışmalar devam ediyor. Bizim bölgemizdeki kamulaştırmalarda sona ermek üzere. Kamulaştırmalar bir taraftan devam ediyor ama bu yol çalışmaları ve köprü çalışmaları da şu anda hızlı bir şekilde devam ediyor" dedi.          sondakika




Apollon Tapınağı Mitolojik Farelerine Kavuştu
Apollon Tapınağı Mitolojik Farelerine Kavuştu, System.String[]
 Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar köyünde bulunan ve mitolojiye göre 2 bin yıl önce Apollon Smintheus Kutsal Alanı'nda yaşadığı rivayet edilen fareler, minyatür heykellerle canlandırılarak tapınağın basamaklarına yerleştirildi.

Ziyaretçileri tapınağın basamaklarında karşılayan ve büyük ilgi gören 73 adet fare heykelinden, 100 adet daha yaptırılacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü adına bölgedeki kazı çalışmalarının başkanlığını yürüten Prof. Dr. Coşkun Özgünel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1980 yılından bu yana bölgede çalıştıklarını hatırlattı.
Bölgenin Troia Savaşları'na da büyük katkısı olduğunu dile getiren Özgünel, buradaki Apollon Smintheus Tapınağı'nın frizlerinde, Homeros'un İlyada destanında anlattığı Troia Savaşları'nın betimlendiğine işaret etti.
Kazılara 2011'den bu yana ana sponsorları olan İÇDAŞ AŞ'nin büyük destek verdiğini anlatan Özgünel, bu sayede önemli çalışmalar için adım attıklarını belirtti.
Özgünel, tapınağın onarımının da yine aynı yıl içinde hızlandığını belirterek, şöyle konuştu:
"Bizim burada tapınağımız kadar önemli bir de farelerimiz var. Bu fareler de Apollon kültürüyle ilgili. Smintheus bu bölgede 'fare' adı ile anılıyor. Apollon'un da birçok önemli görevleri var. Bu fareli Apollon'un en büyük görevi halkına zulmeden idarecileri cezalandırmak. Tarlaları, çiftçileri rahatsız eden, yok eden fareleri de oklarıyla öldürmek. Veba mikrobunu, daha çok halkına eziyet edenlere oklarıyla veriyor ve onları cezalandırıyor. Bu anlamda Apollon'un fareleri bölge içinde çok önemli. Biz de bu konuya dikkati çekmek için minyatür fareler hazırladık ve onları tapınağın zemininden üst noktaya kadar olan alana yerleştirdik."
"Gelenler fareleri görünce çok şaşırdılar"
Tapınaktaki farelerin önemini göstermek için 73 adet fare heykeli yaptıklarını belirten Özgünel, bu sayede belki de Apollon Smintheus Kutsal Alanı içinde çok önemli bir yere sahip olan bir noktayı da hayata geçirdiklerini vurguladı.
Özgünel, mitolojik farelerin tapınak çevresine yerleştirilmelerinin ardından bölgeye gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşı karşıya kaldıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Burada Apollon'un bölgemiz için çok önemli olan mitolojik fareleri için gerçek boyutta yani tarla faresi olarak tabir ettiğimiz büyüklükte fare heykelleri yaptırdık. İlk etapta 73 adet heykeli tapınak çevresine yerleştirdik. Önümüzdeki süreçte 100 adet daha yaptıracağız. Buraya gelenler fareleri görünce çok şaşırdılar. Çok ilgilerini çekti. Fareleri ve tapınağı fotoğraflayıp cep telefonlarıyla arkadaşlarına gönderiyorlar. Bu paylaşımlar bizi de çok sevindirdi."
Prof. Dr. Özgünel, İÇDAŞ'ın bölgedeki 6 kazıya sponsorluk yaptığını belirterek, "Şirketin genel müdürü Bülend Engin'in eğitimden tarıma kadar olan desteği, bizim buralarda yaptığımız kazılara da ulaştı. Kendilerine 2011 yılından bu yana bizlere destek verdikleri için çok teşekkür ediyorum. İÇDAŞ gibi sponsorlarımız olduğu sürece Türkiye'nin hem kültür hem sosyo ekonomik hem eğitim problemlerine büyük ışık tutulacağını ve büyük çözümler geleceğini umut ediyorum." ifadelerini kullandı.          sondakika




Elazığ’da kurutup dünyaya satıyor

Elazığ’da bir girişimci 60 kişilik ekiple ürettiği 200-300 ton domatesi kurutup başta ABD, Avustralya ve Çin olmak üzere dünyaya satıyor.

Yurtbaşı Beldesinde yaklaşık 10 yıl önce 5 kişilik ekiple 10 bin dönüm alanda domates üretmeye başlayan Mehmet Tosun (48), devletten aldığı hibe desteği ile 100 bin dönüm alanda 60 kişilik ekiple çalışıyor. Domates üretimi yapan Tosun şimdi dünyaya kuru domates ihraç etmeye başladı. 100 bin dönüm arazide üretilen domatesler önce kadın işçiler tarafından toplanıp ikiye bölünerek güneşte kurutulmaya bırakılıyor. Daha sonra kükürtlenip makineyle tuzlanan domatesler, günlerce güneşte kurutuluyor. Ardından paketlenen kuru domatesler, ABD, Avustralya ve Çin olmak üzere dünyanın birçok bölgesine gönderiliyor. Yıllık 200 ile 300 ton yaş domates işleten girişimci, üretimin çok olduğu dönemlerde bu rakamın 500 tona kadar çıktığını ifade ediyor.          gidatarim

 




  Duyurular

  Resim Galerisi
 



































































Site içi Arama
   

E-posta Bülteni
   


Tasarım & Programlama: Met Tasarım