Ana Sayfa         Hakkımızda        HAVA DURUMU        RADYO-TV        İletişim

Kategoriler
İstanbul Hal Fiyatları


TUZLA KÖYÜ


TUZLA TARİHİ


HARİTA-COGRAFİ YAPI-İKLİM-NUFUS-TANITIM

Ulaşım haritası


Bölgenin uzaydan görünümü


TUZDAĞI


DOGAL ZENGİNLİKLER


TARİHİ ZENGİNLİKLER


TUZLA RESİMLERİ


YEREL ADETLER-YEMEK-MÜZİK

Köy Hayırları


Deve güreşi


Tuzla Deve Güresi


KOMŞU KÖYLER


EKONOMİ-İŞ HAYATI


EĞİTİM

Tuzla İlköğretim Okulu


Küçüklere tavsiye siteler


ZİRAAT-HAYVANCILIK

Faydalı ziraat linkleri


Ziraat Makaleleri


Ziraat Hatıraları


LİNKLER


PRATİK BİLGİLER


TUZLA OVASI


ÇANAKKALE SAVAŞLARI HATIRASI


TUZLADAN HATIRALAR


ESKİ ÇANAKKALE HATIRALARI


  Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buldunuz ?


     Anket Sonuçları

  Sayaç
Şu An 93
Tekil
Bugün 56
Toplam 56
Sayfa Görüntülenme
Bugün 103
Toplam 838708


Kızılcatuzlalı önemli isimler
Bahrî Hasan Çelebi

Balıkesir’in Kızılcatuzla kasabasında dünyaya gelmiştir. Ailesi hakkında fazla bir bilgi yoktur. Dayısı İbrahim Efendi, Sultan III. Murad’ın ilk hocasıdır. Şair ve bilgin olan Dürri Abdülbakî Efendi de şairimizin oğludur. II. Selim’in hocası Ataullah Efendi’den icazet almıştır. Saraya yakınlığı sebebiy­le de, kısa zamanda önemli görevle atanmıştır. Müderrislik, kadılık görevleri bunların başında gelmektedir.

 

Dervişler dervişi, egosunu yenmiş, övünmesini hiç sevme­yen, ilmî derecelerin üstün noktasına erişmiş, kemalât merte­besinde bir zat diye tarif ederler.

Kınalızade, “şiir ve inşada denize olan dalgıç gibiydi” ifa­desini kullanır.

Son derece konuksever, misafirlerine izzet ve ikramda bu­lunmaya bayılan bir kişiliği varmış.

Üç dil bildiğini ve üç dille de şiirlerini kaleme aldığı belir­tilir.

 

NA’T

Hâdi-i vâdî -i Hudâ talebî

Fahr-i âlem Muhammed-i Arabî

 

Nakş-i ser-levha -i kitâb-i vücûd

Nakş-bend-i kitâbe-i der-i cûd

 

Ser-i dil-cûy-i ravza-i ezelî

Şem-i halvet-serây-i lem yezelî

 

Sun’-ı pîşîn-i kâr-kâhı vücûd

Hâce-i sad-bâr-gâh-i vücûd

 

Hatem ü pîşvây-ı her mürsel

Evvel-i âhır, âhır-ı evvel

 

Şâhid-i nâzenîn-i bezm-i şühûd

Şâhid ammâ hakîkaten meşhûd.

1586 Yılının Haziran’ında Kudüs kadılığına atanınca, Kudüs’e gitmek için yola çıkan, asıl adı Hasan olan şairimiz Bahrî, yolculuk sırasında bir grup Dürzî eşkiyâsı tarafından yolu kesilerek öldürülür. Mezarı Trablusşam’dadır.   (ÇİFTÇİ, Cemil, a.g.e)



Diğer bir kaynak

Asıl ismi Hasan’dır. Karasi (Balıkesir) vilayetinin Kızılca Tuzla kasabasında dünyaya geldi. Sultan Murad’ın hocası İbrahim Efendi’den ders aldı. İbrahim Efendi, Bahrî Hasan Çelebi’nin dayısıdır. Bahrî, Yavuz Sultan Selim’in hocası Ataullah Efendi’den mülazım oldu. Zilhicce 986 / şubat 1579’da Nikâbî Efendi yerine Hayreddin Paşa medresesine müderris oldu. 987 zilhiccesinde / şubat 1580’de Suûdî Efendi yerine geçti. 990 rebiülevvelinde / mart 1582 Ebussuûd-zâde Mustafa Efendi yerine Sahn-ı Semân’a müderris oldu. 991 zilhiccesinde/ aralık 1583’te Urus Mustafa Efendi yerine Trablus-Şâm kadısı oldu. 994 recebinde/ haziran 1586’da Arec Seydi Çelebi yerine Kudüs kadısı oldu. Kudüs’e giderken Dürzîler tarafından yolu kesildi ve öldürüldü (Recep 994/ Temmuz 1586) (Özcan 1989: 289). Sicill-i Osmânî’nin ölüm tarihini 996/1588 göstermesi yanlıştır (Tuman 2001: 90) . Mezarı Trablus’tadır. Bahrî, Harem Ağalarından Davud Ağa ve Musahib Mehmet Ağa’nın hocası olmuştur (Özcan 1989: 290).

 

Nev’îzâde’de (Özcan 1989: 290) Bahrî Efendi için şu anekdot yer alır: Bahrî Hasan Çelebi afyon ve berş kullanan ve sohbet meclislerini çok seven biriydi. Hanesine gelen kişilerin kalmasına ısrar eder ve bunu yaparken de şu beyti okurdu:

 

Bast u bisât u inbisât eyleyelüm sizünle biz

Şîr ü şekerveş ihtilât eyleyelüm sizünle biz

 

Biyografik kaynaklarda Bahrî Hasan Çelebi’nin üç dilde şiirleri olduğu söyleniyorsa da bu şiirlerin özelliği hakkında bir bilgi mevcut değildir.    (Prof.Dr.KILIÇ, Filiz)



 

Eserlerinden Örnekler :

 

Kâşâne-i vücûdda bir encümen-cihân

Ruhsâr-ı âteşîn ile her mâh pâre şem’

Serkeşlik itme âh-ı derûnumdan it hazer

Serkeşlik ile kaldı mı gör rûzgâra şem’

Berbâd oldugın ser-i Hüsrev külâh-ı Key

Söyler zebân-ı hâl ile her tâcdâra şem’

 

(Kaside yazılan kişinin övgüsü hakkında)

 

Zâtun gibi senün yed-i meş’al fürûz-ı sun’

Yakmadı bu serâçe-i zengâr-ı kâra şem’

Tab’undan itdi rûzda nûr istifâde şems

Zihninden itdi gice ziyâ isti’âre şem’

Meh-rütbetâ sipihr-cenâbâ ki tal’atun

Kasr-ı zücâc-ı dîde-i ümmîd-vâra şem’

Tab’um fürûgı rûşen ide ‘arş-ı tâkını

Dil hücresinde lutfun eli çün uyara şem’

 

Mesnevîlerinde na’t-ı Resûlde dimişdir.

 

Hâdî-i vâdî-i Hudâ talebi

Fahr-ı‘âlem Muhammed-i ‘Arabi

Nakş-ı ser-levha-i kitâb-ı vücûd

Nakş-bend-i kitâbe-i der-i cûd

Serv-i dil-cûy-ı ravza-i ezelî

Şem’-i halvet-serây-ı lem-yezelî

Sun’-ı pîşîn-i kârgâh-ı vücûd

Hâce-i sad-bârgâh-ı vücûd

Hâtem ü pîşvây-ı her mürsel

Evvel-i âhir âhir-i evvel

Şâhid-i nâzenîn bezm-i şühûd


 




  Duyurular
  TUZLA 2019 GÜZ DEVE GÜREŞLERİ (Lütfen tıklayın)

  2019 Tuzla Köy Hayrı (Lütfen tıklayın)

  Resim Galerisi
 



































































Site içi Arama
   

E-posta Bülteni
   


Tasarım & Programlama: Met Web Tasarım